Early maladaptive schemas and mental health: The sequential mediator role of neuropsychological personality traits and cognitive emotion regulation
Erken dönem uyum bozucu şemalar ve psikolojik sağlık: Nöropsikolojik kişilik özelliklerinin ve bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin sıralı aracı rolü
- Tez No: 683879
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ELVİN DOĞUTEPE
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Psikoloji, Psychology
- Anahtar Kelimeler: Bilişsel duygu düzenleme, Erken dönem uyum bozucu şemalar, Kişilik özellikleri, Nöropsikoloji, Psikolojik sağlık, Ruh sağlığı, Ölçekler, Cognitive emotion regulation, Early maladaptive schemas, Personality traits, Neuropsychology, Psychological health, Mental health, Scales
- Yıl: 2021
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Başkent Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Klinik Psikoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmanın amacı, erken dönem uyum bozucu şema alanları ile psikolojik sağlık arasındaki ilişkide nöropsikolojik kişilik özelliklerinin ve bilişsel duygu düzenlemenin rolünü incelemektir. Bu amaçla, Türkiye'de 18-65 yaş aralığındaki 497 katılımcı araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Veriler, Young Şema Anketi-Kısa Form 3, Bilişsel Duygu Düzenleme Anketi, Davranışsal İnhibisyon Sistemi/Davranışsal Aktivasyon Sistemi Ölçekleri, Kısa Semptom Envanteri ve Yaşamdan Memnuniyet Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Nöropsikolojik kişilik özelliklerinin ve bilişsel duygu düzenlemenin (bilişsel başa çıkma stratejileri olarak da adlandırılır) aracı rolünü araştırmak için Hayes'in seri aracılık analizi prosedürü uygulanmıştır. Sonuçlar, nöropsikolojik kişilik özelliklerinin ve bilişsel duygu düzenlemenin, erken dönem uyum bozucu şema alanları ile psikolojik sağlık arasındaki ilişkiye sırayla aracılık ettiğini göstermektedir. Genel olarak, güçlü şemalar, davranışsal inhibisyon sisteminin yüksek düzeyde aktivasyonu ile ilişkilidir. Bu durum işlevsel olmayan bilişsel başa çıkma stratejilerinin (kendini suçlama, başkalarını suçlama, ruminasyon ve felaketleştirme) kullanımının artması veya işlevsel olan bilişsel başa çıkma stratejilerinin (planlamaya yeniden odaklanma, olumlu yeniden odaklanma, olumlu yeniden değerlendirme ve perspektife yerleştirme) kullanımının azalması ile ilişkilidir. Ayrıca, bu bulgu katılımcıların psikopatolojik semptomlarının fazlalığı ile ilişkilendirilmiştir. Son olarak, kabulün işlevsel olmayan başa çıkma stratejileri gibi davrandığı yani, güçlü şemaların davranışsal inhibisyon sisteminin yüksek aktivasyon seviyeleri ile, bu da kabulün daha fazla kullanımı ile ve bu da katılımcıların psikopatolojik semptomlarının fazlalığı ile ilişkili bulunmuştur. Şema alanları ve yaşam doyumu arasındaki ilişki ile ilgili olarak ise, güçlü şemalar davranışsal inhibisyon sisteminin yüksek düzeyde aktivasyonu ile, bu da işlevsel bilişsel başa çıkma stratejilerinin azalan kullanımı ile, bu da katılımcıların yaşam doyum düzeylerinin azalması ile ilişkili bulunmuştur. Bunun yanı sıra, kopukluk/reddedilme ve zedelenmiş otonomi/diğeri yönelimlilik şema alanlarındaki güçlü şemalar, davranışsal aktivasyon sisteminin düşük düzeyde aktivasyonu ile bu da işlevsel bilişsel başa çıkma stratejilerin daha az kullanımı ile, bu da yaşam doyum düzeyinin azalması ile ilişkili bulunmuştur. Fakat, zedelenmiş sınırlar/yüksek standartlar şema alanındaki güçlü şemalar, davranışsal aktivasyon sisteminin artan aktivasyonu ile, bu da işlevsel başa çıkma stratejilerinin artan kullanımı ile ve bu da artan yaşam doyum seviyeleri ile ilişkili bulunmuştur. Yine, zedelenmiş sınırlar/yüksek standartlar şema alanındaki güçlü şemalar, davranışsal aktivasyon sisteminin artan aktivasyonu ile, bu da kendini suçlama ya da felaketleştirmenin azalan kullanımı ile, bu da artan yaşam doyum seviyeleri ile ilişkili bulunmuştur. Ayrıca, kendini suçlamanın ve felaketleştirmenin, zedelenmiş sınırlar/yüksek standartlar ve zedelenmiş otonomi/diğeri yönelimlilik şema alanındaki şemalar ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide davranışsal inhibisyon sistemi ile sıralı olarak aracılık ettiği bulunmuştur. Son olarak ise, çalışmanın bulguları ilgili literatür bilgisi doğrultusunda tartışılmıştır. Çalışmanın sınırlılıkları ve gelecek çalışmalara yönelik öneriler de sunulmuştur.
Özet (Çeviri)
The aim of the study was to examine the role of neuropsychological personality traits and cognitive emotion regulation (also called cognitive coping strategies) in the relationship between early maladaptive schemas (EMSs) and mental health. For this purpose, 497 participants with ages 18 to 65 years in Turkey voluntarily participated in the research. The data was gathered through Young Schema Questionnaire–Short Form 3, Cognitive Emotion Regulation Questionnaire, Behavioral Inhibition System/Behavioral Activation System Scales, Brief Symptom Inventory, and Satisfaction with Life Scale. In order to investigate their mediator role, Hayes's procedure for serial mediation analysis was conducted. The results revealed that neuropsychological personality traits and cognitive emotion regulation sequentially mediated the relationship between EMSs and mental health. In general, stronger schemas predicted higher levels of activation in the Behavioral Inhibition System (BIS), which in turn predicted the increased use of the Less Adaptive Cognitive Coping Strategies (LACCS) or decreased used of the More Adaptive Cognitive Coping Strategies (MACCS) which in turn predicted more psychopathological symptoms. However, although Acceptance was categorized under MACCS, it was found to have a negative impact on this relationship; meaning that stronger schemas predicted higher levels of activation in BIS, which in turn predicted the increased use of Acceptance, which in turn was associated with more psychopathological symptoms. Regarding the relationship between EMSs and life satisfaction, stronger EMSs predicted increased levels of activation in BIS, which in turn predicted the decreased use of MACCS, which in turn decreased levels of life satisfaction. Furthermore, stronger EMSs in Disconnection/Rejection schema domain (DR) and the Impaired Autonomy/Other Directedness schema domain (IAOD) predicted decreased levels of activation in the Behavioral Activation System (BAS), which in turn predicted the decreased use of MACCS, which in turn decreased levels of life satisfaction. However, stronger schemas in the Impaired Limits/Exaggerated Standards schema domain (ILES) predicted the increased activation in BAS, which in turn the increased use in MACCS, which in turn increased levels of life satisfaction. Furthermore, only Self-Blame and Catastrophizing among LACCS serially mediated the relationship between EMSs and life satisfaction with BIS for only ILES and IAOD, but not for DR. Also, Self-Blame was found to serially mediate with BAS in this relationship for only IAOD. Lastly, Acceptance was found not to be associated with this relationship. Finally, implications of these findings were discussed in line with the relevant literature. Limitations and suggestions for future studies were also presented.
Benzer Tezler
- Mod Modeli temelli çevrimiçi grupla psikolojik danışmanın beliren yetişkinlerin şema modları ve psikolojik ihtiyaç doyum düzeylerine etkisinin incelenmesi
Investigation of the effect of Mode Model-based online group counseling on the schema modes and satisfaction levels of psychological needs of emerging adults
ECE EKEN
Doktora
Türkçe
2024
PsikolojiEge ÜniversitesiEğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DİLEK YELDA KAĞNICI
- Ergenlerde algılanan ebeveyn tutumları erken dönem uyumsuz şemalar bilişsel esneklik ve ruh sağlığı sorunları arasındaki ilişki
The relationship between perceived parental attitudes, early period maladaptive schemas, cognitive flexibility and mental health problems in adolescents
İPEK TANRIVERDİ
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
HemşirelikVan Yüzüncü Yıl ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ CEMİLE HÜRREM AYHAN
- Ruh sağlığı çalışanlarında ikincil travmatik stres ile uyum bozucu şemalar, çocukluk çağı travmaları ve mesleki ve sosyodemografik değişkenlerin ilişkileri
The relationship between secondary traumatic stress, maladaptıve schemas, childhood traumas, occupational and sociodemographıc variables in mental health workers
BUSENUR ALTAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
PsikolojiIşık ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FERYAL ÇELİKEL
DOÇ. DR. HANİFE ÖZLEM SERTEL BERK
- Birinci basamak sağlık kurumuna başvuran hastalarda erken dönem uyumsuz şemalar ile depresyon ve anksiyete bozukluğunun ilişkisi
The relationship between early maladaptive schemas and depression and anxiety disorder in patients admitted to primary health care
HÜSEYİN FİŞEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Aile HekimliğiDokuz Eylül ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİLGÜN ÖZÇAKAR
- Sağlık çalışanlarında erken dönem uyumsuz şemalar, algılanan sosyal destek ve stresle başa çıkma stratejilerinin tükenmişlik düzeyini yordayıcı etkisi
The predictive effect of health workers' early maladaptive schemas, perceived social support and coping strategies with stress
SEBANUR SARISOY ÇUKAY
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Psikolojiİstanbul Arel ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ALP GİRAY KAYA