Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesine başvuran 28 hafta üzeri nullipar gebelerin doğum korkusu ve doğum şekli tercihleri arasında ilişki: Kesitsel araştırma
A cross -sectional study: the relationship between the fear of chi̇ldbi̇rth and the preference for the deli̇very method for above 28 weeks -nulliparous pregnants. Who applied to Kocaeli University Medi̇cal Faculty
- Tez No: 674034
- Danışmanlar: PROF. DR. TUNCAY MÜGE ALVUR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Doğum korkusu, doğum tercihi, sezaryen doğum, Doğum, Gebelik, Korku, Sezaryen operasyonu, Tercih, Fear of birth, preference of birth mode, cesarean delivery, Delivery, Pregnancy, Fear, Cesarean section, Preference
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu araştırmada Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Obstetri polikliniğine 15.11.2019-15.02.2020 tarihlerinde başvuran, 28 hafta ve üzeri gebelik haftalarında olan, nullipar gebelerde doğum korkusu ve doğum şekli tercihini etkileyen faktörleri bulmak, doğum şekli tercihi ile Wijma doğum beklentisi/deneyimi Ölçeği (W- Deq) A versiyonu arasında ilişki olup olmadığını araştırmak amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte yapılan araştırmanın örneklemini Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Obstetri polikliniğine 15.11.2019- 15.02.2020 tarihlerinde herhangi bir nedenle başvuran, 28 hafta ve üzeri gebelik haftalarında olan, araştırmaya katılmaya gönüllü olan nullipar gebeler oluşturmuştur. Veri toplama formu sosyodemografik özellikler, obstetrik özellikler, doğum hakkında bilgi ve tutumlarını içeren 27 sorudan ve Wijma Doğum Beklentisi/Deneyimi ölçeği(W-DEQ) A versiyonu sorularından oluşmaktadır. İstatistiksel analizde t testi ve Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Ki-Kare testleri kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Gebelerin %26'sının düşük derecede, %44'ünün orta derecede, %22'sinin ağır derecede , %8'inin klinik derecede doğum korkusu yaşadığı belirlenmiştir. Eğitim durumu ve Wijma medyan puanı arasında anlamlı fark vardır (p=0,021). Gebelik deneyimi yaşayanların önceki gebelik deneyimi ve Wijma medyan puanı arasında anlamlı fark vardır. Tıbbi nedenle kürtaj olanlarda kendiliğinden düşük olanlara göre daha yüksek doğum korkusu tespit edilmiştir (p=0,044). Doğum hakkında bilgiyi arkadaşlarından alanlarda doğum korkusu yüksek tespit edilmiştir (p=0,032). Doğum izlemenin korku etkisi yarattığını ifade edenlerde doğum korkusu yüksek saptanmıştır (p=0,042). Evlilik süresi ve doğum tercihi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmış olup (p=0,04) evlilik süresi arttıkça sezaryen tercihi artmaktadır. Gebe kalmak için tedavi görme ile doğum tercihi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p=0,001). Gebelikte sorun yaşama ile doğum tercihi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p=0,009). Karın bölgesinden ameliyat öyküsü ve doğum tercihi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p=0,034). Anne ve bebek sağlığı için sezaryen doğumun vajinal doğuma göre daha iyi doğum yöntemi olduğunu düşünenlerde sezaryen tercihi artmıştır (p=0,03). Sağlık personelinden bilgi alanlarda sezaryen oranı daha yüksek saptanmıştır (p=0,038). Doğum şekli tercihinde etkili birey ile doğum şekli tercihi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p=0,00). Doğum korkusu ile doğum şekli tercihi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05) ve sezaryen doğum şekli daha çok doktorların kararı olmuştur. Sonuç: Üniversite mezunlarında ilk ve orta okul mezunlarına göre, tıbbi nedenle kürtaj olanlarda kendiliğinden düşük olanlara göre, doğum hakkında bilgiyi arkadaşlarından alanlarda diğerlerine göre daha yüksek doğum korkusu tespit edilmiştir. Sezaryen tercihi daha uzun süredir evli olanlarda, gebe kalmak için tedavi görenlerde, karın bölgesinden ameliyat öyküsü olanlarda artmıştır. Doğum şekli tercihinde doktorları etkili olanlarda sezaryen oranı artmıştır. Doğum korkusu ile sezaryen tercihi arasında anlamlı fark saptanmamıştır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study is to find the factors affecting the fear of childbearing and the preference of delivery method in nulliparous pregnant women who applied to Kocaeli University Research and Application Hospital Gynecology Polyclinic at 28 weeks and above between dates of 15.11.2019-15.02.2020 and to investigate the relationship between W-Deq A version and birth mode preference in these women. Method: The samples of the descriptive and relationship-seeking study consisted of nulliparous pregnant women at 28 weeks and above who applied to Kocaeli University Research and Application Hospital Obstetrics Outpatient Clinic on 15.11.2019-15.02.2020 for any reason and volunteered to participate in the study.The data collection form consists of 27 questions including sociodemographic characteristics, obstetric characteristics, knowledge and attitudes about birth, and W-DEQ A version questions. In statistical analysis, t test and Mann Whitney U, Kruskal Wallis and Chi-square tests were used. Statistical significance was evaluated as p <0.05. Results: It was determined that the 26% of the pregnant women had low level , 44% moderate, 22% severe, 8% clinically relevant fear of birth. There is a significant statistically correlation between educational status and Wijma median score (p = 0.021). There is a significant positive correlation between the previous pregnancy experience and Wijma median score of those who experienced pregnancy. Patients with medical abortion had higher fear of birth than those with spontaneous abortion (p = 0.044).Fear of birth was found to be high in those who received information about birth from their friends (p = 0.032). Fear of birth was found to be high in those who expressed that watching delivery produced a fear. (p = 0.042). A statistically significant correlation was found between the duration of marriage and delivery mode preference (p = 0.04). Cesarean preference increases as the duration of marriage increases. A statistically significant difference was found between receiving treatment for pregnancy and birth mode preference (p = 0.001). A statistically significant difference was found between experiencing problems during pregnancy and birth mode preference (p = 0.009). A statistically significant difference was found between the history of surgery in the abdominal region and delivery mode preference (p = 0.034). The preference for cesarean section increased in those who think that cesarean delivery is a better delivery method than vaginal birth for maternal and neonatal safety (p = 0.03). The rate of cesarean section was found to be higher in those who received information from healthcare personnel (p = 0.038). A statistically significant difference was found between the effective individual in the delivery type preference and the delivery type preference (p = 0.00). There was no statistically significant difference between the fear of delivery and the preferred method of delivery (p> 0.05) and the cesarean delivery method was mostly decided by the doctors. Conclusion: Fear of birth is higher among university graduates than primary and secondary school graduates, and those with medical abortion than those with spontaneous abortion, and in those who received information about birth from their friends than others. The preference for cesarean has increased in those who have been married for a longer time, those who have been treated for pregnancy, and those who have a history of abdominal surgery. The cesarean rate has increased in those whose physicians are effective in the method of delivery. There was no significant correlation between the fear of delivery and cesarean section preference.
Benzer Tezler
- Acil servise başvuran kanser hastalarının klinik karakteristikleri ve aciliyet durumlarının değerlendirilmesi
Evaluation of clinical characteristics and emergency cases of cancer patients presented to emergency department
İBRAHİM ERDEM
- Habituel abortusu olan hastalarda endometriyum lenfosit subtiplerinin etkisi
The effect of lymphocyte on habituel abortiin
NAGİHAN YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Kadın Hastalıkları ve DoğumKocaeli ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYDIN ÇORAKÇI
- Gölcük merkez aile sağlığı merkezine başvuran tip 2 diyabet hastalarının ozon tedavisi hakkında bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi
Evaluation of knowledge, attitudes and practices regarding ozone therapy among type 2 diabetes patients attending Gölcük central family health center
ALPEREN PAYZA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Aile HekimliğiKocaeli ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TUNCAY MÜGE ALVUR
- Üç seviyeli triyaj sistemine göre düşük tıbbi aciliyeti olan yaşlı hastalarda kırılganlığın prognostik değeri
Prognostic value of frailty in elderly patients with lowmedical acuity according to the three-level triage system
GAMZE NUR TAŞ
- Vazovagal senkop hastalarında otonom disfonksiyon skorlamasının (COMPASS-31) öngördürücülüğünün değerlendirilmesi
Assessment of the predictive value of the composite autonomic symptom score (COMPASS-31) in patients with vasovagal syncope
MEHMET BEŞİROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
KardiyolojiKocaeli ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. UMUT YENGİ ÇELİKYURT