Geri Dön

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli kadın hekimlerde premenstrüel sendrom sıklığı ve yaşam kalitesine etkisi

Premenstrual syndrome frequency and its effect on quality of life in female physicians working at the U.H.S İstanbul Bağcılar training and research hospital

  1. Tez No: 670916
  2. Yazar: HİVİDAR NEHİR ŞAHİN
  3. Danışmanlar: UZMAN MURAT ALTUNTAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Premenstrüel Sendrom, yaşam kalitesi, risk faktörleri, Premenstrual Syndrome, quality of life, risk factors
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Üreme dönemindeki kadınların menstrüel sikluslarının ikinci evresi olarak adlandırılan luteal fazda oluşan; bilişsel, somatik, davranışsal ve emosyonel bozuklukların, mentsrüasyonun başlaması ile yok olması durumu Premenstrüel Sendrom (PMS) olarak tanımlanmaktadır. PMS'nin yaşam kalitesini birçok yönden olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Bu çalışma ile S.B.Ü Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 24-49 yaş aralığındaki kadın hekimlerde PMS sıklığının saptanması, PMS'nin ilişkili olduğu faktörler yanında yaşam kalitesi üzerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Prospektif, tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte yapılan araştırmada; Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 01.12.2020-01.02.2021 tarihleri arasında çalışan 24-49 yaş arası 157 kadın hekime, Premenstrüel Sendrom Ölçeği (PMSÖ), DSÖ Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu Türkçe Versiyonu (WHOQOL-BREF-TR) ve tarafımızca oluşturulan sosyodemografik form yüz yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Bu çalışmada istatistiksel analizler SPSS 25 programı kullanılarak yapılmıştır. Normal dağılımı kontrol etmek için çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiş olup, ölçekler ve alt boyutları -2 ve +2 değerleri arasında olduğu için verilerin normal dağılım gösterdiğine karar verilmiştir (George ve Mallery, 2010). Normal dağılıma karar verildikten sonra parametrik analizler kullanılmıştır. Bağımsız Örneklemler T-testi, iki bağımsız grubu karşılaştırırken tercih edilmiştir. İkiden fazla grubu karşılaştırırken Tek Yönlü Varyans (ANOVA) testi kullanılmıştır. ANOVA'nın varsayımlarının karşılanmadığı durumlarda Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Pearson Korelasyon analizi ile ölçekler arasındaki ilişki ve ölçek ile sürekli değişken arasındaki ilişki incelenmiştir. Beden kitle indeksi ve adetliyken günlük kanama miktarı kategorik değişken; ölçeklerden alınan puanlar ise sürekli değişken olduğundan dolayı, bu değişkenler arasındaki korelasyonun hesaplanmasında Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyonu kullanılmıştır. Son olarak bağımsız değişkenlerin, bağımlı değişkenleri yordamasını analiz etmek için Doğrusal Regresyon analizi tercih edilmiştir. Uygulanan analizlerde %95 güvenilirlik düzeyi esas alınmıştır. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 değeri referans alınmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 33 ± 7/yıl, %59.9'u evli, %64.3'ü uzmanlık öğrencisi olup, %69.4'ü dahili branşlarda çalışmaktaydı. Çalışmamızda PMS prevalansı %43.95 olarak saptanmıştır. Katılımcıların; kilo, menstrüasyon dönemindeki kanama miktarı, premenstrüel dönemde yaşanan şikayetler için doktora başvurma veya tedavi alma durumu, dismenore, birinci derece akrabaları içerisinde PMS tanısına veya PMS semptomlarına sahip olma durumu ile PMS arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. PMSÖ toplam puanı ve tüm alt boyutları ile DSÖ Yaşam Kalitesi Ölçeği alt alanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde bir ilişki saptanmıştır. PMSÖ alt boyut puanları arttıkça, yaşam kalitesi puanları düşmektedir. Sonuç: Premenstrüel Sendrom, çalışan kadınlar arasında da oldukça yaygın görülmekte ve PMS varlığı ile ilişkili birçok etken bildirilmektedir. Kadınlarda PMS'nin yaşam kalitesine yansıması olan olumsuz etkileri azaltmak adına; risk faktörlerinin tanımlanması, etkin tanı ve tedavi metodlarının geliştirilmesi ve PMS farkındalığının arttırılması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda tüm sağlık çalışanlarına bilhassa; kapsamlı, sürekli ve bütüncül sağlık hizmetinden sorumlu aile hekimlerine önemli rol düşmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Premenstrual Syndrome (PMS) is defined as the disappearance of cognitive, somatic, behavioral and emotional disorders that occur in the luteal phase of the menstrual cycle of women in the reproductive period, with the onset of menstruation. It is known that PMS negatively affects quality of life in many ways. In this study, it was aimed to determine the frequency of PMS in female physicians aged 24-49 working in S.B.U Bagcilar Training and Research Hospital, and to examine the effects of PMS on quality of life as well as the factors associated with it. Materials and Methods: In the prospective, descriptive and cross-sectional research; Premenstrual Syndrome Scale (PMSS), Turkish version of brief form of WHO Quality of Life Scale (WHOQOL-BREF-TR) and the sociodemographic form created by us was applied by face-to-face interview technique with 157 female physicians between the ages of 24-49 working at Health Sciences University (SBU) Istanbul Bağcılar Training and Research Hospital between the dates of 01.12.2020-01.02.2021. Statistical analyzes in this study were performed using the SPSS 25 program. In order to control the normal distribution, skewness and kurtosis values were examined and it was decided that the data showed normal distribution because the scales and sub-dimensions were between -2 and +2 values (George & Mallery, 2010). After deciding on the normal distribution, parametric analyzes were used. The Independent Samples T-test was preferred when comparing two independent groups. One-Way Variance (ANOVA) test was used when comparing more than two groups. In cases where the assumptions of ANOVA were not met, the Kruskal Wallis-H test was used. The relationship between Pearson correlation analysis and the scales, and the relationship between the scale and the continuous variable were examined. Since body mass index and the amount of daily bleeding during menstruation are categorical variables and the scores obtained from the scales are constantly variable, Spearman Brown Rank Correlation was used to calculate the correlation between these variables. Finally, Linear Regression analysis was preferred so as to analyse how independent variables predict dependent variables . The analyzes applied were based on 95% credibility level. The p<0.05 value was taken as a reference for statistical significance. Results: The mean age of the women participating in the study was 33 ± 7/year, 59.9% of them were married, 64.3% of them were specialty students, and 69.4% of them were working in internal medicine branches. In our study, the prevalence of PMS was found to be 43.95%. It was observed that there was a significant relationship between the weight of the participants, the amount of bleeding during menstruation, the status of consulting a doctor or receiving treatment for premenstrual complaints, dysmenorrhea, having a diagnosis of PMS or PMS symptoms in first-degree relatives and PMS. A statistically significant and negative correlation was found between both PMSS total score and all its sub-dimensions, and the sub-domains of WHO Quality of Life Scale. As PMSS sub-dimension scores increase, quality of life scores decrease. Conclusion: Premenstrual Syndrome is also very common among working women and many factors associated with the presence of PMS have been reported. In order to reduce the negative effects of PMS on the quality of life of women; It is of great importance to define risk factors, develop effective diagnosis and treatment methods, and increase PMS awareness. In this context, family physicians, who are responsible for comprehensive, continuous and holistic health care, and especially all health workers are supposed to take role for that problem.

Benzer Tezler

  1. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan hekimlerin sosyal medya kullanımının uyku kalitesine etkisi

    The effect of social media use on sleep quality of physicians working at Bağcilar training and Research Hospital

    MESUT ÇOĞAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT ALTUNTAŞ

  2. İstanbul ili'nde Sağlık Bilimleri Üniversitesi dahilinde eğitim alan aile hekimliği uzmanlık öğrencilerinin düzenlenen sağlık raporları hakkındaki bilgi düzeyi ve farkındalıklarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the knowledge level and awareness of the health reports of the family medicine specialist students who received education within the health Sciences University in İstanbul Province

    FATİH GÜMÜŞAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT ALTUNTAŞ

  3. Bir eğitim araştırma hastanesindeki hekimlerin sigara bağımlılık düzeyi ve değişim aşamaları

    Smoking addiction level and stages of change of medi̇cal doctors in an education and research hospital

    BEGÜM ÖZCAN YARAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT ALTUNTAŞ

  4. Erişkin yoğun bakım ünitesinde kör, ultrasonografi ve bronkoskopi ile perkütan dilatasyonel trakeostomi yöntemlerinin retrospektif karşılaştırılması

    A retrospective comparison of blind, ultrasonography and bronchoscopy with percutaneous dilatational tracheostomy in an adult intensive care unit

    ELİF SELVA TAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET SALİH SEVDİ

  5. Endometrial polibi olan kadınlarda malignite riski ve öngören faktörler

    In women with endometrial polyb malignancial risk and forecasting factors

    MERVE YASTI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TOLGA KARACAN