Geri Dön

Yaş gruplarına göre kadın ve erkek obstrüktif uyku apneli hastaların klinik ve polisomnografik farklılıkları

Clinical and polysomnographic differences of female and male obstructive sleep apnea patients according to age groups

  1. Tez No: 669506
  2. Yazar: LEYLA YÜKSEL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SELMA FIRAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: OSAS, PSG, Yaş, Cinsiyet, OSA Ağırlık, Uyku apne sendromları, Uyku bozuklukları, Uyku kalitesi, Yaş faktörleri, OSAS, PSG, Age, Gender, OSA Severity, Sleep apnea syndromes, Sleep disorders, Quality of sleep, Age factors
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: OSAS uyku sırasında üst solunum yollarının tekrarlayıcı tam veya kısmi daralmaların olması ve sıklıkla kan oksijen saturasyonunda azalma ile karakterize bir sendrom olarak tanımlanmaktadır. OUAS'da kesin tanı yöntemi polisomnografi (PSG) olup bu yöntemle uyku dönemleri, solunum ve gaz değişimindeki anormallikler saptanabilir, vücut pozisyonu, kalp ritmi, kas tonusu ve kontraksiyonları hakkında bilgi edinilebilmektedir. Bu nedenle kadın ve erkek olgularda OSAS'ın farklılıklarının ortaya koymak öönemlidir. Amaç: Bu çalışma yaş gruplarına göre kadın ve erkek obstrüktif uyku apneli hastaların klinik ve polisomnografik farklılıklarının karşılaştırmayı amaçladı. Yöntem: Çalışmaya 2019-2020 tarihleri arasında hastanemizde OSAS tanısı alan 1069 hasta dahil edildi. Çalışmaya, 18 yaşından küçük ya da dosya bilgisi eksik olan olgular alınmadı. PSG testi ile toplam uyku süresi ve REM uyku süresi yetersiz olan olgular çalışmaya alınmadı. Olguların yaş, cinsiyet, vücut-kitle indeksi, medikal özgeçmiş, sigara içme öyküsü, alkol kullanımı, uyku ile ilişkili yakınmaları, Epworth uykululuk ölçeği bilgilerine uyku kliniğine başvurduklarında açılan uyku dosyalarından ulaşıldı. Olgular 18-40, 40-60 ve 60 yaş üstü olmak üzere üç farklı yaş grubuna ayrılarak her yaş grubu için kadın ve erkek olguların demografik, klinik ve polisomnografik özellikleri retrospektif olarak karşılaştırıldı. Veriler IBM SPSS Statistics 22.0 istatistik paket programında değerlendirildi. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 374'ü kadın 695'i erkek toplam 1069 hasta alındı. Hastaların medyan yaşı 50 idi. Olguların uyku ile ilişkili şikayetleri incelendiğinde en sık yakınmaların sırasıyla, horlama, tanıklı apne, uykuyu sürdürme güçlüğü ve gündüz aşırı uyku hali olduğu görüldü. Çalışma popülasyonundaki 313 (%29.3) hastada hafif, 301 (%28.2) hastada orta, 455 (%42.6) hastada ağır OSAS vardı. Kadın ve erkek olgularda uyku ile ilişkili şikayetler karşılaştırıldığında, kadın ve erkeklerde horlama, gündüz aşırı uyku hali, Epworth uykululuk ölçeği ve uykuda boğulma hissi sıklığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Tanıklı apne sıklığının erkek olgularda kadınlara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Erkek olguların kadınlara göre istatistiksel olarak anlamlı daha erken uykuya daldığı görüldü. Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme güçlüğünün kadın olgularda daha yüksek olduğu izlendi. Kadınlarda medyan uyanma sıklığı daha fazlaydı. Uykuda göğüs ağrısı, çarpıntı ve sabah baş ağrısı kadınlarda erkek olgulara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek bulundu. Kadın ve erkek olgular polisomnografik olarak karşılaştırıldığında, uyku letansı kadın olgularda erkeklere kıyasla daha uzun olduğu izlendi. Toplam uyku süresi erkek olgularda fazla idi. Uyku etkinliği medyan değeri erkek olgularda kadın olgulara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Evre 3 uyku süresi ve yüzdesi kadın olgularda erkek olgulara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. REM uyku süresi erkek olgularda kadınlara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksekti. Kadın ve erkek olgularda saptanan uykuda solunumsal olaylar karşılaştırıldığında, erkek olgularda medyan AHİ değeri istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Uykuda ortalama SpO2 medyan değeri kadın olgularda daha düşük izlendi. Supin AHİ değerinin erkek olgularda daha yüksek olduğu izlendi. REM AHİ değerinin kadın olgularda daha yüksek olduğu izlendi. OSA subtipleri karşılaştırıldığında, kadın olgularda REM bağımlı OSA sıklığı istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Erkek olgularda supin pozisyon bağımlı OSA sıklığı istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Santral olayların eşlik ettiği OSAS erkek olgularda daha yüksek olduğu izlendi. OSA'ya eşlik eden uyku ile ilişkili hipoksemi ve hipoventilayon varlığı kadın olgularda istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Erkek/kadın oranı 40 yaş altı grupta belirgin olarak daha yüksekti. Yakınmalar ve komorbiditeler 40-60 yaş grubunda istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterirken, 40 yaş altı grupta yakınmalar ve komomorbiditeler arasında istatistiksel anlamlı fark yoktu. 60 yaş üstü hastalarda ise hipertansiyonun kadın hastalarda daha sık görülmesi dışında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. 40-60 yaş grubundaki hastalara bakıldığında diğer yaş gruplarına göre, uykuda solunumsal olayların kadın erkek hasta popülasyonundaki farklılıkların en çok gözlemlendiği yaş grubu olduğunu gördük. Bu yaş grubunda kadınlarda REM AHİ daha yüksek minimum SpO2 daha düşük, uyku ile ilişkili hipoksi ve hipoventilasyon daha sık, erkeklerde ise AHİ ve supin pozisyonda artan AHİ daha yüksekti. Sonuç: Yaş gruplarına göre kadın ve erkek obstrüktif uyku apneli hastaların klinik ve polisomnografik farklılıkları mevcuttur ve bu durum ilerleyen dönemlerde hastalığın tanı ve tedavisinde farklılıklara neden olabilecektir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Obstructive sleep apnea syndrome (OSAS) is defined as a syndrome characterized by recurrent complete or partial narrowing of the upper respiratory tract during sleep and a frequent decrease in blood oxygen saturation. The definitive diagnostic method in OSAS is polysomnography (PSG), which can be used to detect abnormalities of respiratory and gas changes, body position, heart rhythm, muscle tone and contractions in sleep periods. Therefore, it is important to reveal the differences of OSAS in male and female cases. Objective: This study aimed to compare the clinical and polysomnographic differences of male and female obstructive sleep apnea patients according to age groups. Methods: A total of 1069 patients diagnosed with osas in our hospital between 2019-2020 were included in the study. Cases younger than 18 years of age or missing file information were not included in the study. Cases with insufficient total sleep duration and REM sleep duration with PSG test were not included in the study. The patients' age, gender, body-mass index, medical history, smoking history, alcohol use, sleep-related complaints, and Epworth sleepiness scale information were obtained from the sleep files opened when they applied to the sleep clinic. Demographic, clinical and polysomnographic characteristics of male and female cases were compared retrospectively for each age group by dividing the cases into three different age groups, 18-40, 40-60 and over 60 years old. The data were evaluated in the IBM SPSS Statistics 22.0 statistical package program. A p value of <0.05 was considered statistically significant. Results: A total of 1069 patients, 374 women and 695 men, were included in the study. The median age of the patients was 50 years. When the sleep-related complaints of the cases were examined, it was observed that the most common complaints were snoring, witnessed apnea, difficulty in maintaining sleep, and excessive daytime sleepiness, respectively. OSA was mild in 313 (29.3) patients, moderate in 301 (28.2) patients, and severe in 455 (42.6) patients in the study population. When sleep-related complaints were compared in men and women, no statistically significant difference was found in the frequency of snoring, excessive daytime sleepiness, Epworth sleepiness scale, and feeling of drowning in sleep. It was observed that the frequency of witnessed apnea was statistically significantly higher in male cases compared to females. It was observed that male subjects fell asleep statistically significantly earlier than females. It was observed that the difficulty in falling asleep and maintaining sleep was higher in female cases. The median frequency of awakening was higher in women. Chest pain, palpitations and morning headaches during sleep were found to be statistically significantly higher in women than in men. When the female and male cases were compared polysomnographically, it was observed that the sleep latency was longer in female cases compared to males. Total sleep time was higher in male cases. It was observed that the median value of sleep efficiency was statistically significantly higher in male subjects compared to female subjects. It was observed that stage 3 sleep duration and percentage were statistically significantly higher in female cases compared to male subjects. REM sleep duration was statistically significantly higher in male subjects compared to females. When the respiratory events during sleep in female and male subjects were compared, it was observed that the median AHI value was statistically significantly higher in male subjects. The median SpO2 value during sleep was lower in female patients. It was observed that the supine AHI value was higher in male cases. It was observed that REM AHI value was higher in female cases. When OSA subtypes were compared, it was observed that the frequency of REM-dependent OSA was statistically significantly higher in female cases. It was observed that the frequency of supine position dependent OSA was statistically significantly higher in male cases. OSAS accompanied by central events was observed to be higher in male cases. It was observed that the presence of sleep-related hypoxemia and hypoventilation accompanying OSA was statistically significantly higher in female cases. The male/female ratio was significantly higher in the under 40 age group. Complaints and comorbidities showed statistically significant differences in the 40-60 age group, while there was no statistically significant difference between complaints and comorbidities in the 40-60 age group. In patients over 60 years of age, no statistically significant difference was found, except that hypertension was more common in female patients. When we look at the patients in the 40-60 age group, we found that compared to other age groups, the differences in respiratory events during sleep are the age group in which the differences in the male and female patient population are most observed. In this age group, females had higher REM AHI, lower minimum SpO2, more frequent sleep-related hypoxia and hypoventilation, and higher AHI and increased AHI in the supine position in males. Conclusion: There are clinical and polysomnographic differences in patients with obstructive sleep apnea according to age groups, and this may cause differences in the diagnosis and treatment of the disease in the future.

Benzer Tezler

  1. Obstrüktif uyku apne sendromu olan bireylerde metabolik sendrom ve beslenme durumlarının değerlendirilmesi

    Assessment of metabolic syndrome and nutritional status of individuals with obstructive sleep apnea syndrome

    YETER ÇELİK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Beslenme ve DiyetetikBaşkent Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜL KIZILTAN

  2. Obstrüktif uyku apne sendromu izole pozisyonel ve izole rem bağımlı fenotiplerinin klinik, demografik özelliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of clinical and demographic characteristics of isolated positional and isolated rem-dependent phenotypes of obstructive sleep apnea syndrome

    MUHAMMED SEMİH NERGİS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıDüzce Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZLEM ATAOĞLU

  3. Obstruktif uyku apne sendromunda otonomik tutulum varlığının r-r interval değişkenliği ve sempatik deri yanıtı ile araştırılması

    Investigation of the presence of autonomic involvement in obstructive sleep apnea syndrome with r-r interval variability and sympathetic skin response

    CANER BAYDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NörolojiSağlık Bakanlığı

    Nörobilim Ana Bilim Dalı

    PROF. TAHİR KURTULUŞ YOLDAŞ

  4. Obstrüktif uyku apnesi sendromlu hastalarda pulmoner hipertansiyon sıklığı ve belirleyicileri

    Pulmonary hypertension frequency and its determinants in patients with obstructive sleep apnea syndrome

    BETÜL CENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göğüs HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEŞE DURSUNOĞLU

    PROF. DR. SİBEL PEKCAN

  5. Obstruktif uyku apne sendromu için tetkik edilen hastalarda gün içi artmış uykululuk hali ve depresyon

    Increased daytime sleepnees and depression in patients examined for obstructive sleep apnea syndrome

    FUNDA MERVE ÇETİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göğüs HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAYKAL TÜLEK

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MEMDUHA AYDIN