Geri Dön

Das konfrontationsrecht eine rechtsvergleichung der Deutsch- Türkischen strafprozessordnung

Türk-Alman ceza yargılamasında karşılaştırmalı olarak“gizli tanık”

  1. Tez No: 669161
  2. Yazar: BETÜL ÖZŞERBETÇİ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ JOACHIM KRETSCHMER
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Adil yargılanma hakkı, gizli tanık, Türk- Alman ceza muhakemesi kanunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Alman hukuku, Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu, Ceza yargılaması, Karşılaştırmalı hukuk, Türk hukuku, Right to a fair trial, the right of confrontation, German- Turkish code of criminal procedure, European Convention on Human Rights, German law, European Court Human Rights, European Convontion on Human Rights, Code of Criminal Procedure, Criminal procedure, Secret witness, Comparative law, Turkish law
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Almanca
  9. Üniversite: Türk-Alman Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Söz konusu tez çalışmasında Türk ve Alman Ceza Muhakemesi Hukuku çerçevesinde“gizli tanık”incelenmiştir. Bunun ötesinde iddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde de düzenlenmiştir. Dolayısıyla gizli tanık Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi kapsamında da ele alınmıştır. Öncelikle Türk ve Alman Ceza Hukuku Muhakemesi düzenleri tek tek açıklanmıştır. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine işaret edilmiştir. Buna bağlı olarak sadece Türk Alman içtihatlarına değil aynı zamanda Avrupa İnsan hakları Mahkemesinin içtihatlarına da yer verilmiştir. Adil yargılanma hakkı çerçevesinde iddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanıklarıyla aynı koşullar altında davet edilmelerinin ve dinlenmelerinin sağlanmasını istemek hukuki dinlenilme hakkı ile silahların eşitliği ilkesi ile bağlantılıdır. Suçlanan kimseye yargılamada süje olarak etkili olma imkânı verilmeli böylelikle kişi sadece yargılamanın bir objesi haline gelmeyecektir ve gelmemelidir. Kural olarak deliller suçlunun huzurunda açık yargılama sürecinde değerlendirilir. Burada önemli olan ve sorun teşkil edip ihlallere yol açan nokta, vuku bulan olayda suçlunun ve /veya müdafinin gizli tanık ile yüzleşmenin gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Şayet gerçekleşmedi ise mahkemenin dengeleyici tedbirlere başvurup vurmadığı incelenecektir. Çünkü burada büyük bir ölçüde savunma hakkı kısıtlanmış oluyordur. Fakat bir hususu belirtmek gerekir ki, suçlunun veya müdafinin tanık ile yüzleşmemesi her zaman tek başına bir ihlale yol açmaz. Burada bütün yargılama süreci dikkate alınarak yargılamanın adil olup olmadığı değerlendirilecektir. Silahların eşitliği ilkesini ve meramını anlatma hakkını zedelememek için yasal düzenlemelerin olması zaruridir. Çünkü söz konusu her iki ilke adil yargılanma hakkının bir uzantısıdır. Burada kasıt gizli tanığı korumak ve aynı zamanda savunmanın haklarının zedelenmesini engellemektir. Bu her zaman her davada kolay gerçekleşmiyor. Bu bağlamda konu ile ilgili ihlalleri ve sorunları daha iyi ortaya koymak için çeşitli mahkeme kararları incelenmiştir. Burada Türk- Alman mahkeme kararlarına ve bunun yanında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da atıfta bulunulmuştur. Bunların bir sonucu olarak çeşitli hukuk düzenleri araştırılmış ve açıklanmıştır. Farklı mahkemelerin aynı konu hakkında nasıl karar verdikleri gösterilmiştir. Böylece gizli tanık konusu farklı açılar ile ele alınmıştır. Çeşitli ihlallere atıf yapılarak savunma haklarının ne derece ve nasıl kısıtlandığı gösterilmiştir. Tez Çalışması ağırlıklı olarak Türk- Alman mahkeme kararlarından ve Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin kararlarından oluşmuştur. Söz konusu örnek kararlar savunma haklarının ne derece nasıl kısıtlandığını göstermiştir. Gizli tanık aynı zamanda Türk- Alman Ceza Muhakemesi Hukuku açısından da ele alınmıştır. Farklı hukuk düzenlerin incelenmesi çeşitli bakış açıların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Farklı hukuk düzenlerin çeşitli mahkeme kararları ile birlikte incelenmesi sadece teoriyi göstermemekle birlikte uygulamayı da perdelemektedir.

Özet (Çeviri)

This master's thesis is fundamentally about the right of confrontation, which was analyzed in the German und Turkish law on criminal procedure. İn addition, the right of confrontation is also present in the European Convention on Human Rights. The law of confrontation was researched with the German and Turkish law on criminal procedure and the European Convention on Human Right. The right of confrontation is relevant in the European Convention on Human Rights and reflects the principle of equality of arms. According to European Convention on Human Rights Article 6 Paragraph 3 (d): "Everyone charged with a criminal offence has the following minimum right; to examine or have examined witnesses against him and to obtain the attendance and examination of witnesses on his behalf under the same conditions as witnesses against him. The accused must have the opportunity to participate in the proceedings as a subject and should not only be the object of the proceedings. İn principle, all evidence should be presented in the presence of the accused in court at the public trial. İt is important to have preventive measures and procedural rules to equalize the restricted right of confrontation if the confrontation with the witness did not happen. According to the European Court of Human Rights, the whole process must be observed in order to judge the process as fair or not. The witness statement ist very important in order to find out the truth case. Because of this, it is possible to keep the identity of the witness secret in order to receive the statement. So, the anonym witness will not appear in the proceeding and the defensive will not be able to examine the witness. As a result, it is relevant to have preventive measures and procedural rules to equalize the restricted rights of the defensive. The principle of equality of arms should not be violated. The aim is to protect the anonym witness and at the same time the rights of the defensive. The problem was presented and explained in connection with the various decisions of the European Court of Human Rights and German- Turkish courts.

Benzer Tezler

  1. Das Hörspiel im Fach Deutsch als Fremdsprache in der Türkei

    Başlık çevirisi yok

    ACLAY ASUTAY ARTUN

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1988

    Alman Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    PROF. DR. WİLFRİED BUCH

  2. Das Glaubensbekenntnis und das Polaritatsproblem in dem Werk“Siddhartha”von Hermann Hesse

    Başlık çevirisi yok

    CANAN TEZEL

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1988

    Alman Dili ve EdebiyatıHacettepe Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN YILDIZ

  3. Das Frauenbild bei Heinrich Böll in den Werken“Gruppenbild mit Dame”und“Frauen vor Flusslandschaft”

    Başlık çevirisi yok

    NALAN ERGÜN

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1988

    Alman Dili ve EdebiyatıHacettepe Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN YILDIZ

  4. Das Polaritaetsproblem in Hermann Hesses Erzahlung“Narziss und Goldmund”

    Başlık çevirisi yok

    SIRMA BELİN

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1989

    Alman Dili ve Edebiyatıİstanbul Üniversitesi

    Alman Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YÜKSEL ÖZOĞUZ