Acil serviste kan transfüzyonu yapılan hastalarda thiol-disülfid homeostazisinin araştırılması
Evaluation of thiol-disulfid homeostasis in patients with blood transfusion in the emergency service
- Tez No: 668545
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HALİL KAYA, DR. ÖĞR. ÜYESİ MELİH YÜKSEL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
- Anahtar Kelimeler: Kan transfüzyonu, oksidatif stres, thioldisülfid, anemi, acil servis, Acil servis-hastane, Acil tıp, Disülfitler, Homeostaz, Tiyoller, Blood transfusion, oxidative stress, thiol disulfide, anemia, emergency room, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Disulfides, Homeostasis, Thiols
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Hastalıkların etyolojisinde oksidatif stresin önemli rolü bulunmaktadır. Tiyol grubu içeren bileşikler indirgeyici özellikleri ile oksidatif strese karşı savunmada önemli bir görev üstlenirler. Dinamik tiyol - disülfit homeostazisinin bozulması ise pek çok hastalığın gelişiminde rol oynar. Acil servislerde kan transfüzyonunu çeşitli nedenlerle yapmaktayız. Öncelikli olarak travma ve hemorajik şok durumunda transfüzyon yapmakla birlikte gerek hastanelerin yataklarının dolu olmasından gerekse daha öznel nedenlerle acil servislerde, acil transfüzyonlar haricinde yarı-elektif kan transfüzyonları da yapmak zorunda kalınmaktadır. Transfüzyon işlemi ciddi komplikasyonları nedeni ile yakın hasta takibi gerektiren durumların başında gelmektedir. Transfüzyon sonrası hastaların klinik seyirlerini öngörebilecek spesifik bir veri yoktur. Biz çalışmamızda transfüzyon yapılan hastalarda, thiol disülfit homeostaz ölçümlerinin inflamatuvar bir belirteç olabileceğini düşündük. Böylelikle çalışmamızda acil serviste farklı miktarlarda ve farklı kan ürünleriyle transfüzyon yaptığımız hastalarda oksidatif stres faktörlerinden thiol - disülfit homeostazisinin değerlendirilerek; hastaların oksidatif stres düzeyini ucuz, kolay ulaşılabilir bir biyomarker (thiol- disülfit) ile öngörmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2019 yılı mayıs ve kasım ayları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne başvuran; 18 yaş ve üzeri, gebe olmayan, acil serviste alınan anamnez ve fizik muayenede semptomatik olduğu kararı verilen ve bununla birlikte yapılan tetkiklerinde hemoglobin değeri <7g /dl ve/ veya hematokrit <%21 olan hastalar alınmıştır. Çalışmaya alınan 150 hastadan128 hasta değerlendirmeye alınabilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastalardan, transfüzyon öncesinde ve transfüzyondan 1 saat sonra sarı kapaklı biyokimya tüpüne thiol-disülfit homeostaz düzeyi çalışılması için kan alınmıştır. Ayrıca hastaların yaş, boy, kilo, bilinen hastalık öyküsü, transfüzyon öncesi laboratuar değerleri, hangi kan ürünü ile tranfüzyon yapıldığı ve transfüzyon miktarı hazırladığımız olgu formlarına kaydedilmiş ve bu toplanan veriler arasında kıyaslama yapılmıştır. Bulgular: Çalışma grubunda acil serviste kan transfüzyonu yapılan, 67(%52.30)'si kadın 61(%47.70)'i erkek olmak üzere ortalama yaş grubu 65.5 olan 128kişilik hasta grubunu değerlendirdik. Hastaların transfüzyondan önce ve sonra native thiol, total thiol ve disülfid değerleri karşılaştırıldığında değerlerde artış olmakla birlikte, p değerleri sırası ile 0.124, 0.103, 0.247 olarak hesaplanmış ve anlamlı istatistiksel değer elde edilmemiştir. Çalışma grubundaki hastalar mevcut kronik hastalıklarına göre bilinen kronik hastalığı bulunmayan, bir kronik hastalığı ve çoklu kronik hastalığı bulunanlar olarak gruplandırılmıştır. Gruplandırılan hastaların transfüzyon öncesi ve sonrası thiol–disülfid parametrelerinde anlamlı değişiklik saptanmamıştır. Aynı şekilde uygulanan transfüzyon ünitesi miktarındaki farklılıklarda karşılaştırıldığında anlamlı veriye ulaşılamamıştır. Sonuç: Çalışmamıza alınan hasta grubunda tranfüzyondan önce ve sonrasındaki 1. saatte yapılan oksidatif stres değerlendirmesinde thioller tarafına veya disülfid tarafına kayma gözlenmemiştir. Kısıtlamalarında göz önünde bulundurularak yapılacak olan geniş çaplı araştırmaların; kolay, ucuz ve hızlı sonuçlanan biyokimyasal bir parametre ile hastalardaki oluşan oksidatif stresi değerlendirerek gereksiz transfüzyondan kaçınılacağı ve komplikasyonları öngörebileceği düşüncesindeyiz.
Özet (Çeviri)
Introduction: Oxidative stress plays an important role in the etiology of diseases. Compounds containing thiol groups play an important role in defending against oxidative stress with their reducing properties. The disruption of dynamic thiol - disulfide homeostasis plays a role in the development of many diseases. In emergency departments, blood transfusion is performed primarily in trauma and hemorrhagic shock situations. In addition to emergency transfusions, semi-elective blood transfusions are also carried out in daily emergency practice in order to avoid interrupting the treatment during the waiting period as a result of the hospital beds being full or for subjective reasons. Transfusion is a treatment that requires significant follow-up due to complications and there is no specific data to predict the clinical course of patients afterwards. In our study, we aimed to predict the oxidative stress level of patients with an inexpensive, easily accessible biomarker (thiol - disulfide). thiol - disulfide homeostasis, which is one of the oxidative stress factors, in patients in whom we transfused in different amounts and different blood products in the emergency room. Materials and Methods: The study was conducted in the Emergency Department of the Health Sciences University Bursa Yuksek Ihtisas Training and Research Hospital between May 2019 and November 2019. Patients over 18 years with hemoglobin value <7g / dl and / or hematocrit <21%, and patients and who were reported as symptomatic at the anamnesis and initial physical examination in the emergency department were included in the study. Pregnant women were excluded from the study. Blood samples were collected from the patients to study the level of thiol-disulfate homeostasis in a yellow capped biochemistry tube before and 1 hour after transfusion. In addition, patients' age, height, weight, known disease history, laboratory values before transfusion, transfusion with which blood product and the amount of transfusion we prepared were recorded and evaluated. Results: A total of 128 patients were included in the study. The average age group was 65.5, of which 67 (52.30%) were women and 61 (47.70%) were men. Although the values of native thiol, total thiol and disulfide were increased before and after the transfusion, p values were calculated as 0,124-0,103-0,247 and no statistically significant difference was found. There was no significant change in thiol - disulfide parameters before and after transfusion of patients. Similarly, there was no significant difference in the amount of transfusion unit applied when compared. Conclusion: In the patient group included in our study, there was no shift in thioller side or disulfide side in the oxidative stress assessment performed at the 1st hour before and after the transfusion. Large-scale researches to be carried out by considering their restrictions; We think that by evaluating the oxidative stress in patients with an easy, cheap and fast biochemical parameter, unnecessary transfusion can be avoided and complications can be predicted.
Benzer Tezler
- Acil serviste kan transfüzyonu uygulanan hastalarda serum iyonize kalsiyum düzeyinin akut anemi ve kronik anemiyi ayırt etme gücü
The power of discrimination of serum ionized calcium level from acute and chronic anemia in patients which were blood transfusion in the emergency department
TOLGA AYTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜGE GÜLEN
- Acil serviste kan ve kan ürünü transfüzyonu yapılan hastaların özellikleri ve maliyetlerini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
Investigation of patients' feature getting blood/blood components transfusion in E.R. and cost-effecting factors
ASİYE HÖBEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
İlk ve Acil YardımPamukkale ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İBRAHİM TÜRKÇÜER
- Acil serviste gastrointestinal sistem kanaması tanısı konulan hastalarda baz defisiti, laktat ve kan üre azotu/albümin değerinin kan transfüzyonu gerekliliğini ve mortaliteyi öngörmedeki rolü retrospektif çalışma
The role of base deficit, lactate and blood urea nitrogen (BUN)/albumin values in predicting blood transfusion requirement and mortality in patients diagnosed with gastrointestinal bleeding in the emergency department.
METİN ÖNER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU GENÇ YAVUZ
- Acil Serviste kan ve kan ürünleri alan hastalarda kalsiyum düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of calcium levels in patients taking blood and blood products in the Emergency Department
HALİL EMRE KOYUNCUOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İlk ve Acil YardımGazi ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET AKİF KARAMERCAN
- Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Acil Servisinde kan ve kan ürünleri transfüzyonu yapılan hastaların epidemiyolojik incelenmesi
Uludag University Medical Faculty Research Hospital Emergency Service, the epidemiological investigation of blood and blood products transfusion
MEHMET ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
İlk ve Acil YardımUludağ ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞULE AKKÖSE AYDIN