Kök kanal tedavisi uygulanacak hastalarda video modelleme tekniğinin dental anksiyete üzerine etkisinin belirlenmesi
Determining the effect of video modeling technique on dental anxiety in endodontic patients
- Tez No: 665746
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HİCRAN DÖNMEZ ÖZKAN
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Dental anksiyete, Elektrodermal aktivite, Kök kanal tedavisi, Tedavi öncesi bilgilendirme, Video modelleme, Anksiyete, Görsel bilgi, Modelleme, Video, Dental anxiety, Electrodermal activity, Pretreatment information, Root canal treatment, Video modeling, Anxiety, Visual information, Root canal therapy, Modelling, Video
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Endodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu araştırmanın birincil amacı; kök kanal tedavisi öncesi video modelleme tekniği ile bilgilendirmenin, dental anksiyete seviyeleri üzerine etkisinin anksiyete ölçekleri kullanılarak (MDAS, STAI, VAS) belirlenmesidir. İkincil amacı video modelleme tekniği ile bilgilendirmenin kök kanal tedavisi aşamaları sırasında hastalarda oluşan stres düzeyi üzerine etkisinin elektrodermal aktivite ölçümü yöntemi kullanılarak değerlendirilmesidir. Üçüncül amacı ise; hastalarda kök kanal tedavisi öncesinde belirlenen dental anksiyete düzeyinin, anksiyete etiyolojisinde rol oynadığı düşünülen sosyodemografik veriler ve dental tedavi geçmişleri ile ilişkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya asemptomatik irreversible pulpitis ve/veya preprotetik kök kanal tedavisi gereksinimi olan tek köklü ve tek kanallı dişlere sahip, 18-65 yaş aralığındaki gönüllü 120 hasta dahil edildi. Hastaların tedavi öncesi dental anksiyete seviyelerinin belirlenmesi amacıyla anksiyete ölçekleri (MDAS, STAI-S, STAI-T, VAS) ve sosyodemografik/dental geçmişleri ile ilgili olan formları doldurmalarının ardından hastalar rastgele ve eşit olacak şekilde iki gruba ayrıldı. Hastalar tedavi koltuğuna oturduklarında; video grubu hastalarına video görsel bilgilendirmesi yapılırken, kontrol grubu hastalarına rutinde uygulanan sözlü bilgilendirme yapıldı. Tüm hastaların bileklerine tedavi süresince elektrodermal aktivite seviyelerini değerlendirmek amacıyla GSR cihazı yerleştirilerek tek seansta kök kanal tedavisi işlemleri tamamlandı. Tedavi sonunda tüm hastalara anksiyete ölçekleri (MDAS, STAI – S, VAS) ve ek olarak geri bildirim- memnuniyet formu uygulandı. Bulgular: Bu araştırmaya dahil edilen 120 hastadan; 2 hasta araştırmaya katılmayı kabul etmemiş, 1 hasta işlem sırasında lastik örtü kullanımına izin vermemiş, derin çürük tanısı bulunan dişlere sahip 7 hastaya dolgu/kuafaj tedavileri uygulanmış, 50 hastanın ise GSR verilerine eksiksiz ulaşılamamıştır. Belirtilen gerekçeler nedeniyle, ilgili araştırma 60 hasta üzerinde tamamlanarak, veriler analiz edilmiştir. Tedavi öncesinde uygulanan dental anksiyete ölçeklerine göre her iki grup hastalarının tedavi öncesi dental anksiyeteleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Hastaların tedavi öncesi uygulanan tüm anksiyete ölçekleri (MDAS, STAI-S, STAI-T, VAS) skor ortalamalarının her bir ölçek için tanımlanan kesme (cut-off) değerlerinden düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir. Tedavi öncesi uygulanan MDAS, STAI-S ve VAS anksiyete ölçekleri birbirileriyle anlamlı bir ilişki içindeyken (p<0,05), STAI-T ölçeği ile diğer ölçekler arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Hastaların sosyodemografik verileri ve dental tedavi geçmişlerinin dental anksiyete seviyeleri üzerinde etkileri olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Tüm hastaların tedavi öncesi uygulanan anksiyete ölçekleri skor ortalamalarının tedavi sonrasında istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş gösterdiği, fakat bu düşüşün gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Bu bulguya paralel olarak, tedavi sırasında anksiyete değerlendirme yöntemi olarak kullanılan GSR değerleri ortalamalarının da gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Tedavi aşamaları birbirileriyle karşılaştırıldığında koronal restorasyon ve bitim aşaması GSR değerlerinin; anestezi uygulaması, kavite preparasyonu, lastik örtü uygulaması, kök kanal şekillendirmesi ve kök kanal dolumu aşamalarına göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu tespit edilmiştir. (p<0,05) Tedavi sonrası video grubu hastalarının %76,7'sinin video bilgilendirmeden memnun kaldığı, hastaların tamamının bilgilendirmeyi yeterli bulduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar: Bu araştırmanın bulguları incelediğinde; video modelleme ile bilgilendirilen hastaların dental anksiyete seviyelerinin, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın bulunmadığı belirlenmiştir. Dental anksiyete ölçekleri ve GSR değerleri bulgularının birbirileriyle uyumlu olması, elektrodermal aktivitenin anksiyete seviyesinin belirlenmesinde objektif bir değerlendirme yöntemi olarak kullanılabileceğini göstermiştir. Bunun yanı sıra dental anksiyete seviyelerinin hastaların sosyodemografik verileri ve dental tedavi geçmişleriyle ilişki içinde oldukları tespit edilmiştir. Literatürde Türk toplumunda endodontik tedavi ve dental anksiyetenin değerlendirildiği az sayıda klinik araştırma olması nedeniyle bulgularımızın kültürel olarak uyumlanmış ölçüm yöntemlerinin kullanıldığı yeni araştırmalar ile desteklenmesinin klinik açıdan faydalı olacağını düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Aim: The primary aim of this research is to determine the effect of preoperative information with video modeling technique on dental anxiety levels of patients by using anxiety scales (MDAS, STAI, VAS). The secondary aim is to evaluate the effect of preoperative information with video modeling technique on the stress level occurring in patients during the root canal treatment steps by determine using electrodermal activity measurements. The third aim is to investigate the relationship between dental anxiety level determined before root canal treatment in patients with sociodemographic characteristics and dental treatment histories, which are thought to play a role in anxiety etiology. Material and Methods: One hundred and twenty patients aged between 18-65 with single rooted teeth with single canal that needed asymptomatic irreversible pulpitis and/or preprosthetic root canal treatment were included in this study. Patients were randomly and equally divided into two groups after completing anxiety scales (MDAS, STAI-S, STAI-T, VAS) and sociodemographic / dental habits form to determine pre-treatment dental anxiety levels. When the patients sat on the treatment chair, visual video information was given to the video group patients, while the control group patients were informed verbally as routinely applied. At the beginning of the treatment, a GSR device was placed on the wrist of all the patients to evaluate electrodermal activity levels during the treatment, and root canal treatment procedures were performed in a single visit. Anxiety questionnaires (MDAS, STAI-S, VAS) and feedback-satisfaction form were administered to all patients after the treatment process. Results: Of the 120 patients included in this research; 2 patients did not agree to participate in the research, 1 patient did not allow the placement of rubber dam during the procedure, 7 patients with teeth diagnosed with deep caries were given coronal restoration / pulp capping treatments, and GSR data of 50 patients could not be reached completely. For these reasons, this research was completed and analyzed using 60 patients. According to the dental anxiety scales applied before the treatment, there was no statistically significant difference between the pretreatment dental anxiety scores of both patient groups (p>0.05). It was determined that the mean scores of all anxiety scales (MDAS, STAI-S, STAI-T, VAS) applied before treatment were lower than the cut-off scores defined for each questionnaire. While the MDAS, STAI-S and VAS anxiety scales applied before treatment showed a significant correlation with each other (p<0.05), there was no significant correlation between the STAI-T scale and the other scales (p>0.05). It was determined that sociodemographic characteristics and dental treatment habits of the patients had a statistically significant effect on dental anxiety scale scores (p<0.05). There was a statistically significant decrease in the mean scores of the anxiety scales applied before and after the treatment, but this decrease was not statistically significant between the groups (p> 0.05). Similarly, informing patients by video modeling did not have a significant difference between the groups in terms of GSR measurements during treatment (p> 0.05). When the treatment steps were compared with each other, it was found that the GSR values of the 'coronal restoration and finishing' step were significantly lower than injection of local anesthetic, cavity preparation, rubber-dam application, root canal shaping and root canal obturation steps. (p <0.005) It was determined that 76,7% of the patients in the video group after the treatment were satisfied with the video information, and all of the patients found it sufficiently informative. Conclusions: The findings of our research revealed that there was no statistically significant difference between the dental anxiety levels of the patients who were informed by video modeling and the control group patients who were informed verbally. The compatibility of the results of dental anxiety scales' scores and GSR values showed that electrodermal activity can be used as an objective assessment method in determining the level of anxiety. In addition, it was found that dental anxiety levels were associated with sociodemographic characteristics and dental treatment habits of the patients. Due to the limited number of clinical studies evaluating endodontic treatment and dental anxiety in the Turkish population in the literature, we think that it will be clinically beneficial to support our findings with new studies with culturally adapted anxiety measurement methods.
Benzer Tezler
- Farklı yıkama solüsyonları ile tek veya çok seans kanal tedavileri uygulanmış hastalarda post-operatif ağrı protokollerinin karşılaştırılması
Comparison of post-operative pain protocols in patients undergoing single or multi-sized root canal treatments with different irrigation solutions
ARİFE MERSİNLİOĞLU
Doktora
Türkçe
2018
Diş HekimliğiSüleyman Demirel ÜniversitesiEndodonti Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT MADEN
- İntrakoronal ağartma işlemlerinin in vitro ve in vivo olarak değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
UMUT TUNGA
Doktora
Türkçe
1998
Diş HekimliğiAnkara ÜniversitesiDiş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BADE SONAT
- Süt dişlerinin kök kanal tedavisinde Diod Lazer ışınlaması, PAD uygulaması, ozon uygulaması ve sodyum hipoklorit irrigasyonunun antibakteriyel etkinliklerinin in vitro koşullarda karşılaştırılmalı olarak incelenmesi ve klinik başarı düzeylerinin değerlendirilmesi
In primary teeth root canal treatment, comparison of the antibacterial efficacy of Diode Laser irradiation, PAD application, ozone application and sodium hypochlorite irrigation in in-vitro conditions and examination of clinical success rates
SERPİL NAZLI
- Üç farklı kanal içi medikamentin retreatment vakalarında, postoperatif ağrı ve ve flare-up insidansı üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Comparison of the effects of three different intracanal drugs on postoperative pain and flare-up incidence in the retreatment cases
ADİLE ESEN
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2020
Diş HekimliğiAydın Adnan Menderes ÜniversitesiEndodonti Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HİCRAN DÖNMEZ ÖZKAN
- Kök kanal tedavisi sonrası ağrı ve kaygı seviyesinin işlem öncesi ağrı ve kaygı seviyesi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship of the pain and anxiety level after root canal treatment with the pain and anxiety level before the procedure
MİNE TOPALOĞLU
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2024
Diş HekimliğiTrakya ÜniversitesiEndodonti Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BURHAN CAN ÇANAKÇİ