Geri Dön

1-24 ay arası idrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklardaki antibiyotik direnci ve antimikrobiyal profilaksinin antibiyotik direncine etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 665643
  2. Yazar: BETÜL ÜNVERDİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. FATMA ŞEMSA ÇAYCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, profilaksi, antibiyotik direnci, recurrent urinary tract infection, prophylaxis, antibiotic resistance
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Ġdrar yolu enfeksiyonları çocukluk çağında üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en sık görülen enfeksiyondur. Günümüzde ĠYE Ģüphesi olan bütün hasta bireylerde tedavi gecikmesi; ürosepsis, ürolitiyazis, böbrek absesi, renal skar gibi bazıları geri dönüĢsüz komplikasyonlar ve kalıcı böbrek parankimal hasarına neden olabilileceği için tedaviye mümkün olduğunca erken baĢlamak gerekmektedir. Ampirik tedaviyi seçerken de antimikrobiyal ajanların bazılarına karĢı artan direnç oranlarını göz önünde bulundurarak uygun bir antibiyotik seçimi gerekmektedir. ArtmıĢ antibiyotik dirençlerinin bir sebebi de profilaktik antibiyotik kullanımıdır. ÇalıĢmamızda çocukluk çağında tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarında profilaksi amacıyla antibiyotik kullanımının direnç geliĢimine etkisinin araĢtırılması amaçlanmıĢtır. Gereç ve Yöntemler: ÇalıĢmaya Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim AraĢtırma Hastanesi'ne 1 Ocak 2016- 1 Ağustos 2019 arasında baĢvuran idrar yolu enfeksiyonu tanısı almıĢ 1-24 ay yaĢ grubu profilaksi alan 133, profilaksi almayan 86 olmak üzere toplam 219 hasta dahil edilmiĢtir. Hastaların laboratuvar bulguları retrospektif olarak IBM SPSS Statistics Version 25.0 programı kullanılarak analiz edildi. Bulgular: ÇalıĢmamıza dahil edilen 219 hastadan; 113'ü (%51,6) kız, 106'sı (%48,4) erkekti. Hastaların mevcut yaĢ ortalaması 9,68±5,74 ay iken; kızlarda 11,83±5,65 ay, erkeklerde 7,41±4,92 aydı. Kızların yaĢ ortalamasının erkeklerden yüksek olması istatistiksel olarak anlamlıydı. (p<0,001) . 1-12 ay yaĢ grubunda, erkek hasta sayısı ile 13-24 ay yaĢ hasta grubunda kız hasta sayısının yüksek olması istatistiksel olarak anlamlıydı.(p<0,001) 219 hastanın; 133'ü antibiyotik proflaksisi alırken, 86 hasta almıyordu. Antibiyotik proflaksisi alan 63 hasta kız, 70 hasta erkek iken; antibiyotik proflaksisi almayan hastaların ise 50'si kız, 36'sı erkekti. Proflaksi kullanma durumuna göre kız ve erkek cinsiyet arasında anlamlı fark yoktu. (p=0,119) Proflaksi alan hastaların yaĢ ortalaması, proflaksi almayan hastaların yaĢ ortalamasından anlamlı derecede yüksekti. (10,33±5,88 ay ve 8,66 ± 5,38 ay, p=0,036). Cinsiyet ve profilaksi süresi açısından hastaları değerlendirdiğimizde, istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. (p=0,059) Proflaksi almayan grupta ix ĠYE sayısı 1,24 ± 0,5 iken, proflaksi alan grupta 3,04 ± 1,39 bulundu ve proflaksi alanlarda ĠYE sayısının daha yüksek olması anlamlıydı. (p<0,000) Ġdrar kültüründe en sık izole edilen mikroorganizma üremeleri sırasıyla; Escherichia coli (%65,8), Klebsiella spp. (%21,9) ve Enterobacter spp. (%4,6) olarak bulundu. Antibiyotik proflaksisi alan grupta Klebsiella spp. üremesinin yüksek olması istatistiksel olarak anlamlı bulundu. (p=0,001) Cinsiyete göre kültür sonuçları değerlendirildiğinde ise Klebsiella spp. mikroorganizma üremesinin erkek hastalarda fazla olması istatistiksel olarak anlamlıydı. (p=0,028) Tekrarlayan ĠYE'lerde Klebsiella spp. mikroorganizma üremesinin yüksek olması istatistiksel olarak anlamlıydı. (p=0,000) ÇalıĢmamızda hastaların genel antibiyotik direncine bakıldığında; en çok antibiyotik direnci; ampisilin (%74), TMP-SXT (%66) ve seftazidimde (%64), en az antibiyotik direnci ise fosfomisin ve imipenemde (%7), amikasin (%6) görülmüĢtür. Antibiyotik proflaksisi alan ve almayan hastaların antibiyotik direnci karĢılaĢtırıldığında, antibiyotik dirençleri arasında istatistiksel anlamlı bir farklılık saptanmamıĢtır. (p>0,05) Tekrarlayan ĠYE geçiren çocuklarda amoksisilin klavulanik asit direncinin daha yüksek olduğu gözlendi ve bu istatistiksel olarak anlamlıdı. (p<0,05)Ġlk defa ĠYE geçiren çocuklarda ise sefazolin direncinin yüksek olduğu gözlendi ve bu istatistiksel olarak anlamlıydı.(p<0,05) Sonuç: ÇalıĢmamızın sonuçlarına bakıldığında; profilaktik antibiyotik kullanan hastaların antibiyotik direncinin artıĢında anlamlı bir fark saptanmamakla beraber ampisilin ve amikasinin direncinin daha yüksek olduğu görüldü. Tekrarlayan ĠYE geçiren çocuklarda amoksisilin klavulanik asit direncinin, ilk defa ĠYE geçiren çocuklarda ise sefazolin direncinin yüksek olması istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Hastanemize ĠYE ile gelen hastalarda ampirik tedavi baĢlarken bu sonuçların dikkate alınarak antibiyotik seçimi yapılmasını öneriyoruz. Bu nedenle ampirik antibiyotik seçimi için, her kurumun kendine özgü direnç oranlarını düzenli aralıklarla yapması ve tedavi planlarının bu raporlara göre revize edilmesini önermekteyiz.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Objective: Urinary tract infections are the most common infection after upper respiratory tract infections in childhood. Today, delay in treatment in all patients with suspected UTI; Since some of them, such as urosepsis, urolithiasis, kidney abscess, renal scar, may cause irreversible complications and permanent renal parenchymal damage, treatment should be started as early as possible. When choosing empirical treatment, an appropriate antibiotic selection is required, considering the increasing rates of resistance to some of the antimicrobial agents. One reason for increased antibiotic resistance is the use of prophylactic antibiotics. In our study, it was aimed to investigate the effect of antibiotic use on the development of resistance for prophylaxis in recurrent urinary tract infections in childhood. Material and Methods: The study included a total of 219 patients, 133 of whom were diagnosed with urinary tract infection between 1 January 2016 and 1 August 2019, who received prophylaxis and 86 who did not receive prophylaxis. has been. Laboratory findings of the patients were analyzed retrospectively using IBM SPSS Statistics Version 25.0 program. Results: Of the 219 patients included in our study; 113 (51.6%) were girls and 106 (48.4%) were boys. The current age of the patients was 9.68 ± 5.74 months; It was 11.83 ± 5.65 months for girls and 7.41 ± 4.92 months for boys. It was statistically significant that the average age of girls was higher than boys. (p <0.001). The high number of male patients in the 1-12 month age group and the number of female patients in the 13-24 month age group was statistically significant. (P <0.001) 219 patients; While 133 of them were receiving antibiotic prophylaxis, 86 patients were not. While 63 patients who received antibiotic prophylaxis were female and 70 patients were male; 50 of the patients who did not receive antibiotic prophylaxis were girls and 36 were boys. There was no significant difference between male and female gender according to the use of prophylaxis. (p = 0.119) The mean age of patients who received prophylaxis was significantly higher than that of patients who did not receive prophylaxis. (10.33 ± 5.88 months and 8.66 ± 5.38 months, p = 0.036). When we evaluated the patients in terms of gender and duration of prophylaxis, no statistically significant difference was found. (p = 0.059) While the xi number of UTIs in the group not receiving prophylaxis was 1.24 ± 0.5, it was found to be 3.04 ± 1.39 in the group receiving prophylaxis, and the higher number of UTIs in the prophylaxis group was significant. (p <0.000) The most frequently isolated microorganism growths in urine culture; Escherichia coli (65.8%), Klebsiella spp. (21.9%) and Enterobacter spp. (4.6%). In the group receiving antibiotic prophylaxis, Klebsiella spp. The high growth rate was found to be statistically significant. (p = 0.001) When the culture results according to gender are evaluated, Klebsiella spp. The higher microorganism growth in male patients was statistically significant. (p = 0.028) Klebsiella spp. The high microorganism growth was statistically significant. (p = 0.000) When we look at the general antibiotic resistance of the patients in our study; most antibiotic resistance; Ampicillin (74%), TMP-SXT (66%) and ceftazidime (64%), the least antibiotic resistance was observed in fosfomycin and imipenem (7%), and amikacin (6%). When the antibiotic resistance of the patients who received and did not receive antibiotic prophylaxis was compared, no statistically significant difference was found between antibiotic resistance. (p> 0.05) It was observed that amoxicillin clavulanic acid resistance was higher in children who had recurrent UTIs, and this was statistically significant. (p <0.05) It was observed that cefazolin resistance was higher in children who had UTI for the first time, and this was statistically significant. (p <0.05) Conclusion: Looking at the results of our study; Although no significant difference was found in the increase of antibiotic resistance in patients using prophylactic antibiotics, it was observed that the resistance to ampicillin and amikacin was higher. It was found statistically significant that amoxicillin clavulanic acid resistance was higher in children with recurrent UTI, and cefazolin resistance was higher in children who had UTI for the first time. When starting empirical treatment in patients with UTI, we recommend choosing antibiotics by taking these results into consideration. Therefore, for empirical antibiotic selection, we recommend that each institution make its own resistance rates regularly and that treatment plans be revised according to these reports.

Benzer Tezler

  1. Çocukluk çağı idrar yolu enfeksiyonlarında etken mikroorganizmaların ve antibiyotik direncinin değerlendirilmesi

    Evaluation of factoring microorganisms and antibiotic resistance in childhood urine path infections

    GÜNDÜZ MAMMADOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BETÜL SÖZERİ

    UZMAN FERHAT DEMİR

  2. Çimentonun sertleşmesi üzerinde kimyasal komponentlerin etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE TÜRKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE

  3. Buğdayda farklı melezleme teknikleri kullanarak tohum tutma oranının saptanılması

    Başlık çevirisi yok

    İSMAİL TÜZÜN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZiraatUludağ Üniversitesi

    Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALİS RUHİ EKİNGEN

  4. Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi

    Başlık çevirisi yok

    MERİH BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM

  5. Pik demiri ve karbon çeliğinin sulu çözeltiler içindeki korozyon hızının tayini

    Determination of the rate of corrosion of the cast iran and carbon steel in the aqueous solutions

    EMİNE NAZAN ÜNAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Kimya MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAYRİ YALÇIN