İmmünosüpresif tedavi veya sitotoksik kemoterapi alan, resolved hepatit B virüslü olgularda viral reaktivasyon
Viral reactivation in patients with resolved hepatitis B virus with immunosuppressive treatment or cytotoxic chemotherapy
- Tez No: 665112
- Danışmanlar: DOÇ. DR. TUNCER TEMEL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
- Anahtar Kelimeler: anti-HBs, HBV reaktivasyonu, çözülmüş hepatit B, rituximab, Hepatit B, Hepatit B virüsü, Rituksimab, Sitotoksisite, İlaç tedavisi, İmmünosupresif ajanlar, İmmünosüpresyon, anti-HBs, HBV reactivation, resolved hepatitis B, rituximab, Hepatitis B, Hepatitis B virus, Cytotoxicity, Drug therapy, Immunosuppressive agents, Immunosuppression
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
HBV enfeksiyonu çözülmüş hastalarda (hepatit B yüzey antijeni (HBsAg) negatif, hepatit B çekirdek antikoru (anti-HBc) pozitif ve hepatit B yüzey antikoru pozitif) hepatit B virüsünün (HBV) reaktivasyonunu önlemek için kemoterapi veya immünosupresif tedaviden önce antiviral profilaksinin rolü açık değildir. Bu çalışma, kemoterapi veya immünosüpresif tedavi alan resolved HBV (HBsAg-negatif, anti-HBc-pozitif ve Anti-HBs pozitif) olgularinda reaktivasyon oranını ve profilaktik antiviral tedavinin etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. 2010-2019 yılları arasında tek bir üniversite hastanesinde kemoterapi veya immünosupresif tedavi gören HBsAg-negatif, anti-HBc-pozitif ve Anti-HBs pozitif hastaların tıbbi kayıtlarını geriye dönük olarak değerlendirdik. Hastaların %54,5'ü (n=486) erkek, %45,6'sı (n=408) kadın, yaş ortalaması 61,83±12,73'dür. Çalışmaya dahil edilen hastaların %11,5'nin (n= 103) HBV reaktivasyon riski yüksek derecede, %74,8'in (n=669) orta, %13,6 (n=122) düşük derecededir. 34 (%3,8) hastaya immünosüpresif tedavi sırasında HBV reaktivasyonu teşhisi konuldu. Tanı grupları ile HBV reaktivasyonu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardı. HBV reaktivasyonu gelişen hastaların %11,4 (n=24) hematolojik malıgnıte, %1,6 (n=7) solid organ kanserleri, %6,9 (n=2) immünosüpressif tedavi alan nefroloji, %1,5 (n=1) ve dermotolojik tanısı olan hastalarıdır (p:0,01<0,05). Toplam hasta sayısının %2,6'ı (n=23) oluşturan kök hücre nakli olanların %50'sinde (n=11) HBV reaktivasyonu gelişmiştir (p:0,01<0,05). HBV reaktivasyonu gelişen hastaların kullandığı immünosüpresif ajanların risk gruplarına göre dağılımında istatistiksel olarak anlamlı farklılık mevcut (p:0,01<0,05). Reaktivasyon gelişen yüksek risk grubu hastalarında tedavide en çok %36,8 (n=7) Rituksimab bazlı kemoterapiler, orta risk grubu hastalarda ise en %40'ı (n=6) platin grubu ajanlar kullanılmıştır. HBV profilaksisi durumu ile risk grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır (p:0,01<0,05). Yüksek risk grubu hastalarında %86,1 (n=31) Rituksimab tedavisi görenlere profilaksi verilmişdir. Yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda yüksek risk grupunda Anti -HBs değerleri, düşük ve orta risk grubu değerlerine göre istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha düşüktür (p<0,016). HBV reaktivasyonu durumuna göre HBV reaktivasyonu olmayanların Anti-HBs değerleri, HBV reaktivasyonu olanların medyan değerlerine bakıldığında daha yüksektir (p<0,05).HBV reaktivasyonu gelişen hastaların ALT, AST, GGT direkt ve total bilirubin değerlerinde zaman diliminde anlamlı derecede fark vadır (p<0,05).
Özet (Çeviri)
In patients with resolved HBV infection (hepatitis B surface antigen (HBsAg) negative, hepatitis B core antibody (anti-HBc) positive and hepatitis B surface antibody positive) the role of antiviral prophylaxis before chemotherapy or immunosuppressive therapy to prevent reactivation of hepatitis B virus (HBV) isunclear. This study aims to evaluate the reactivation rate and the effectiveness of prophylactic antiviral therapy in resolved HBV (HBsAg-negative, anti-HBc-positive and Anti-HBs positive) cases receiving chemotherapy or immunosuppressive therapy. Between the years 2010-2019 in a single university hospital receiving chemotherapy or immunosuppressive therapy HBsAg-negative, anti-HBc-positive and anti-HBs positive patients and their medical records were retrospectively evaluated. 54.5% (n = 486) of the patients were male, 45.6% (n = 408) were female the average age was 61.83 ± 12.73. 11,5 % of the patients included in the study (n = 103) a high degree of risk of HBV reactivation, 74.8% (n = 669) medium, 13.6% (n = 122) is at a low degree HBV reactivation was diagnosed in 34 (3.8%) patients during immunosuppressive therapy. There was a statistically significant relationship between the diagnostic groups and HBV reactivation. Of the patients who developed HBV reactivation, 11.4% (n =24) hematological malignancy, 1.6% (n=7) solid organ cancers, 6.9% (n =2) nephrology receiving immunosuppressive therapy, 1.5% (n =1) and patients with a diagnosis of dermatology (p: 0.01 <0.05). HBV reactivation developed in 50% (n =11) of those with stem cell transplantation, which constitutes 2.6% (n =23) of the total number of patients (p: 0.01 <0.05). There is a statistically significant difference in the distribution of immunosuppressive agents used by patients with HBV reactivation according to risk groups (p: 0.01 <, 05). Rituximab-based chemotherapies were used the most in 36.8% (n =7) in the treatment of high-risk group patients who developed reactivation, and platinum group agents were used at most 40% (n =6) in medium-risk group patients. There is a statistically significant relationship between HBV prophylaxis status and risk groups (p: 0.01 <0,05). In the treatment of high risk patients developing reactivation most 36.8% (n =7) rituximab-based chemotherapy, while 40% of patients at intermediate risk group (n=6) kullanılmışd agents are platinum group. There is a statistically significant relationship between HBV prophylaxis status and risk groups (p: 0.01 <0,05). Prophylaxis was given to 86.1% (n=31) of high risk group patients who received rituximab treatment. As a result of paired comparisons, Anti-HBs values in the high risk group are statistically significantly lower than the low and medium risk group values (p <0.016). According to the HBV reactivation status, the Anti-HBs values of those without HBV reactivation are higher when looking at the median values of those with HBV reactivation (p <0.05). Patients with HBV reactivation show a significant difference in ALT, AST, GGT direct and total bilirubin values (p <0.05).
Benzer Tezler
- Kanserli hastalarda nötrofil adesivitesi, nötrofil fagositozu ve trombositlerin lökositlere adheransı fenomeni
Başlık çevirisi yok
ERHAN ÇOLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
OnkolojiCumhuriyet Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. LEVENT ÜNDAR
- Kronik idiopatik trombositopenik purpura (91 olgunun klinik ve laboratuvar bulgularının, uygulanan tedavi yöntemleri ve sonuçlarının değerlendirilmesi)
Başlık çevirisi yok
A. ADİL ÇAMLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Hematolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURAN AKMAN