Geri Dön

Meme kanseri olgularının aksiller USG ve biyopsi bulguları ile moleküler alt tipleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 664205
  2. Yazar: ANIL DEDİĞİDOĞRU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞEGÜL AKDOĞAN GEMİCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: meme kanseri, aksiller ultrasonografi, üçlü negatif tümörler, hormon reseptörleri, Biyopsi, Hormonlar, Meme hastalıkları, Meme neoplazmları, Neoplazmlar, Reseptörler, Ultrasonografi, breast cancer, axillary imaging, diagnosis and staging, triple negative tumors, hormone receptors, Biopsy, Hormones, Breast diseases, Breast neoplasms, Neoplasms, Receptors, Ultrasonography
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç:Amacımız meme kanserli hastalarda, aksiller ultrasonografi (AUS) bulgularının ortaya koyulması, bu bulguların metastatik hastalığı yakalama başarısını ve meme kanseri moleküler alt tiplerinin AUS'un etkinliği açısından fark yaratıp yaratmadığını araştırmaktır. Meme kanserinde hastalığın aksiller lenf nodlarına yayılımının bilinmesi tedavi planlamasında büyük önem taşımaktadır. Gereç-Yöntem: Bu çalışmaya Ocak 2017-Kasım 2019 tarihleri arasında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalında AUS yapılan, Genel Cerrahi Kliniğinde cerrahi tedavisi gerçekleştirilen ve patoloji sonucu invaziv meme karsinomu ile uyumlu bulunan 433 hasta dahil edildi. Hastalar histopatolojik çalışmalar sonucu hormon reseptör durumuna (östrojen, progesteron, HER2) ve ki-67 düzeyine göre moleküler alt tiplere ayrılarak lenf nodu tutulumu, AUS bulguları, TNM sınıflaması gibi parametreler bu alt tipler için değerlendirildi. Bulgular: Toplam 433 meme kanseri olgusu dahil edildi. Popülasyonumuzda en sık görülen alt tip 187 olguda (% 43,2) Luminal B idi, bunu 174 Luminal A tümör vakası (% 40,2), 43 adet üçlü negatif tümör (% 9,9) ve 29 HER2 tümör vakası (% 6,7) izlendi. AUS'un sensitivitesi alt tipler arasında önemli ölçüde farklılık göstermedi. Üçlü negatif tümörler ile diğer moleküler alt tipler arasında (% 90'a karşı Luminal A % 72, Luminal B %67, HER2 %70, p<0,001) pozitif kestirim değeri (PKD) için anlamlı bir fark vardı. 251 olguda normal aksiller bulgular, 81'inde kalın korteksli, 49'unda asimetrik korteksli, 44'ünde hilusu baskılanmış ve 8'inde düzensiz sınırlı lenf nodu saptanmıştır. Metastazı saptama açısından PKD'si %100 ile en yüksek düzensiz sınır, %98 ile hilus baskılanması, %88.7 ile kalın korteks ve %81.8 ile asimetrik korteks bulgusuydu. Sonuç: Lenf nodu morfolojik özelliklerinden hilus baskılanması ve düzensiz sınır bulguları kullanıldığında, malign lenf nodlarının ayırt edilmesinde US'nin performansı artmaktadır. Moleküler alt tipler arasında US'nin PKD'si ve spesifitesi, üçlü negatif tümörlerde diğerlerine oranla daha yüksek bulunmuş olup aksillanın tedavi yönetiminde göz önüne alınabilir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: The aim of this study is to reveal the findings of axillary ultrasonography (AUS) in breast cancer patients, the success of these findings in detecting metastatic disease and to investigate whether the molecular subtypes of breast cancer make a difference in terms of the effectiveness of AUS. Materials and Method: This study was conducted between January 2017 and November 2019 in the Radiology Department of Bakırköy Training and Research Hospital, 433 patients who underwent AUS and surgical treatment, whose pathology results were found to be compatible with invasive breast carcinoma were included. As a result of these histopathological studies, the patients were divided into molecular subtypes according to their hormone receptor status (estrogen, progesterone, HER2) and ki-67 level, AUS findings were used for these subtypes. Results: A total of 433 breast cancer cases were included. The most common subtype in our population was Luminal B in 187 cases (% 43.2), including 174 Luminal A tumor cases (% 40.2), 43 triple negative tumors (% 9.9) and 29 HER2+ tumor cases (% 67) detected. There was a significant difference for PPV between triple negative tumors and other molecular subtypes (% 90 vs. Luminal A % 72, Luminal B % 67, HER2 % 70, p <0.001). Normal axillary findings in 251 cases, 81 with thick cortex, 49 with asymmetric cortex, 44 of them with suppressed hilus and irregularly bordered lymph nodes were found in 8 patients. In terms of detecting metastasis, PPV was the highest in irregular border (% 100), hilus suppression (%98), thick cortex (% 88.7) and asymmetric cortex (% 81.8) finding. Conclusion: AUS shows a consistent performance in differentiating malignant lymph nodes, especially when hilus suppression and irregular border findings are used among the morphological features of the lymph node. Among the molecular subtypes, the performance of AUS was detected higher in triple negative tumors compared to others.

Benzer Tezler

  1. İdiyopatik granülomatöz mastitte görüntüleme bulguları ve invaziv meme kanseri ile radyolojik bulgularının karşılaştırılması

    Imaging findings in idiopathic granulomatous mastitis and comparison of radiological findings with invasive breast cancer

    MUHAMMET ÖZGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET NEDİM KAHRAMAN

  2. Meme kanseri olgularında aksiller lenf nodu durumunun mamografi, usg ve mrg ile değerlendirilmesi, bu sonuçların, intraoperatif slnb ve postoperatif patoloji sonuçları ile karşılaştırılması

    Evaluation of axillary lymph node status with mammography, usg and mri in breast cancer cases, comparison of these results with intraoperative slnb and postoperative pathology results

    FARUK TÜRKEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Genel CerrahiMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÖZCAN DERE

    DOÇ. DR. FUNDA DİNÇ

  3. Puberte prekoks nedeniyle polikliniğimize başvuran kız çocukların klinik ve laboratuvar özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    ÜLKÜ ACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULLAH BEREKET

  4. Meme kanseri olgularında cerrahi öncesi aksiller bölgeye yönelik ultrason ve PET CT görüntüleme sonuçları ile cerrahi sonrası aksiller lenf nodu patoloji sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Evaluation of pre-surgical axillary ultrasound and pet CT imaging results and post-surgical axillary lymph node pathology results in breast cancer cases

    AKIN DEDEMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Genel CerrahiHatay Mustafa Kemal Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EROL KİLİÇ

  5. Erken evre meme kanserinde preoperatif aksillanın ultrasonografi ile değerlendirmesinin sentinel lenf nodu yönetiminde değerliliği

    The value of preoperative ultrasound assessment of the axillary region in early-stage breast cancer for sentinel lymph node management

    RAMAZAN ONUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELİH AKINCI