Major depresif bozukluk tanılı hastalarda aleksitimi, çocukluk çağı travmaları ve klinik içgörü ilişkisi
Alexithymia, childhood traumas and clinical insight in patients with major depressive disorder
- Tez No: 659611
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MELİHA ZENGİN EROĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: major depresyon, aleksitimi, içgörü, kendine yansıtma, Affektif semptomlar, Depresif bozukluk-majör, Depresyon, Çocukluk çağı travmaları, major depression, alexithymia, insight, self-reflection, Affective symptoms, Depressive disorder-major, Depression, Childhood traumas, Insight
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Major depresyon; çökkün duygudurumu ve anhedoni ile birlikte vejetatif ve bilişsel birçok semptomla karakterize, dünyada en çok tanı konulan psikiyatrik bozukluktur. Aleksitimi, duyguların farkında olma, ayırt etme ve ifade etme güçlüğüdür ve major depresif bozukluk gelişmesiyle ilişkilidir. Bu çalışmada amacımız, major depresif bozuklukta bireylerin içgörü ve kendine yansıtma becerisinin, aleksitimi ve çocukluk çağı travmaları ile ilişkisini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: SCID-5'e göre MDB tanısı alan 40 kadın ve 40 erkekten oluşan hasta grubu ve aynı sayıda bireyden oluşan kontrol grubuna; Sosyodemografik ve Klinik Veri Formu, Hamilton Depresyon Ölçeği (HAMD), Hamilton Anksiyete Ölçeği (HAMA), Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAS-20), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ-28) ve Kendine Yansıtma ve İçgörü Ölçeği (KYİÖ) uygulanarak toplam 160 birey ile çalışılmıştır. Bulgular: Hasta grubunda depresyon, anksiyete, aleksitimi ve tüm alt boyutları, çocukluk çağı travma yükü ve tüm alt tipleri puanları, kontrol grubundan anlamlı derecede yüksek; KYİÖ-içgörü puanı ise anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0,001). Hasta ve kontrol gruplarında, KYİÖ-içgörü ile TAS-20 toplam puan, duyguları tanımlamada güçlük, söze dökmede güçlük ve dışa dönük düşünme puanları arasında negatif yönde anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). Hasta ve kontrol grubunda KYİÖ-içgörü alt boyutu, TAS-20 toplam puan ve tüm alt boyutlarını negatif yönde anlamlı düzeyde yordamıştır. MDB tanılı hasta grubunda bu yordama daha güçlüdür. KYİÖ-içgörü ile CTQ-28 toplam puanı (p<0,001), duygusal istismar (p=0,013) ve ihmal (p=0,008) puanları arasında hasta grubunda pozitif yönde anlamlı ilişki saptandı. Sonuç: Elde edilen verilere göre depresif bireylerin; anksiyete düzeyi, çocukluk çağı travma yükü, aleksitimi düzeyi ve aleksitimik özellikleri daha yüksek ve içgörüleri daha düşüktür. İçgörü; depresif bireylerde daha güçlü olmak üzere, tüm bireylerde aleksitimi ve tüm aleksitimik özellikleri yordamaktadır. İçgörü düşüklüğü, hastalık prognozuyla ilişkilidir; bu sebeple depresif bireylerde aleksitimik özelliklerin, hastalık farkındalığını azaltarak ve belirtilerin ruhsal hastalığa atfedilmesini güçleştirerek hekime başvuruyu ve tedaviyi olumsuz etkileyeceği ileri sürülmüştür. Hekimlerin hastalardaki aleksitimik belirtilere dikkat etmesinin, tanı, takip ve tedavi sürecine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Major depression is the most commonly diagnosed psychiatric disorder in the world, characterized by depressed mood and anhedonia, as well as many vegetative and cognitive symptoms. Alexithymia is the difficulty of being aware, distinguishing and expressing emotions and it's associated with development of major depressive disorder. In this study we aimed to reveal the relationship between insight and self-reflection skills in major depressive disorder and childhood traumas with alexithymia. Materials and Methods: Groups are defined with equal sample sizes (40 male, 40 female n=80). The patient group that is diagnosed with MDD according to SCID-5 and the control group; totally 160 individuals were studied. Sociodemographic and Clinical Data Form, Hamilton Depression Scale (HAMD), Hamilton Anxiety Scale (HAMA), Toronto Alexithymia Scale (TAS-20), Childhood Trauma Questionnaire (CTQ-28) and Self-Reflection and Insight Scale (SRIS) were applied to all individuals. Results: In the patient group; depression, anxiety, alexithymia and all sub-dimentions, burden of childhood trauma and all trauma subtypes were significant higher; SRIS- insight score is significant lower than the control group (p<0,001; p<0,01). A negative significant correlation was found between SRIS-insight and TAS-20 total score, difficulty in identifying emotions, difficulty in verbalizing emotions, extroverted thinking scores in both patient and control groups (p<0.001). In both patient and control groups; TAS-20 total score and its sub-dimensions were negatively predicted to SRIS-insight significantly. It has been shown that this prediction is stronger in patient group with MDD. There was a positive significant relation between SRIS- insight and CTQ-28 total score (p<0.001), emotional abuse (p=0.013) and emotional neglect (p=0.008). Conclusion: According to the data obtained, depressive individuals have higher depressive, anxiety, childhood traumas, alexithymia and alexithymic features; and have lower insight levels. Insight predicted to alexithymia and all alexithymic features in all individuals, especially stronger in with MDD. Considering that lack of insight is related to prognose of disorder; therefore it has been suggested that alexithymic features of depressive individuals make it difficult to be aware of disease and attribute symptoms to mental illness. As a result, consultating a physician or treatment will be adversely affected. We think that physicians' attention to alexithymic symptoms may positively affect the diagnosis, follow-up and treatment of the disease.
Benzer Tezler
- Borderline kişilik bozukluğu saptanan hastalarda çocukluk çağı travmalarının ve aleksitiminin zihin kuramı becerileri ile ilişkisi
The relationship of childhood trauma and alexithymia with theory of mind skills in patient with borderline personality disorder
SELDA UYSAL ATASOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHTAP ARSLAN
- Anoreksiya nervoza tanısı olan ergenlerde duygu düzenleme zorlukları ve aleksitiminin, anksiyete bozukluğu ve depresif bozukluk semptomlarıyla ilişkisi
The relationship of emotional regulation difficulties and alexitimia with anxiety disorder and depressive disorder symptoms in adolescents diagnosed with anorexia nervosa
OYA GÜLEŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET AYHAN CÖNGÖLOĞLU
- Major depresif bozukluk ve fibromiyalji sendromu hastalarında işlevsel somatik semptomların belirleyicileri
Predictors of functional somatic symptoms in patients with major depressive disorder and fibromyalgia syndrome
NİLÜFER SUBAŞI TEKİNTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
PsikiyatriMarmara ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA KEMAL SAYAR
- Major depresif bozukluk tanılı hastalarda epizod sayısının remisyon sırasındaki nörokognitif fonksiyonlarla ilişkisi
The relatıon of epısode number wıth neurocognıtıve functıons ın remıtted patıents wıth major depressıve dısorder
SERCAN YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
PsikiyatriOndokuz Mayıs ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. GÖKHAN SARISOY
- Major depresif bozukluk tanılı hastalarda hastalık şiddeti, klinik özellikleri ile otomatik düşünceler ve işlevsiz şemalar arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of the relationship between clinical characteristics, automatic thought, and dysfunctional schemas in major depressive disorders
FATİH YIĞMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KADİR ÖZDEL