Geri Dön

Minimal invaziv ve geleneksel aspirasyon yönteminin hastaların hemodinamik durumuna, ağrı düzeyine ve havayolu travması üzerine etkileri

Effects of minimally invasive and traditional suction methods on hemodynamic status, pain level and airway trauma of patients

  1. Tez No: 659348
  2. Yazar: BÜŞRA HANÇERLİOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. DİLEK SARI
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hemşirelik, Nursing
  6. Anahtar Kelimeler: Aspirasyon, Ağrı, Havayolu Travması, Hemodinamikler, Solunum sistemi, Yaralar ve yaralanmalar, Suction, Pain, Airway trauma, Aspiration, Hemodynamics, Respiratory system, Wounds and injuries
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç Bu araştırma minimal invaziv ve geleneksel aspirasyon yönteminin hastaların hemodinamik durumuna, ağrı düzeyine ve havayolu travması üzerine etkilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem Araştırma randomize kontrollü çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma örneklemini Şubat-Ağustos 2020 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Kliniği'nde tedavi gören örneklem seçim kriterlerine uyan 66 hasta oluşturmuştur. Örnekleme alınan hastaların 33'üne minimal invaziv aspirasyon, 33'üne ise geleneksel aspirasyon yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Veri Toplama Formu, Davranışsal Ağrı Ölçeği, Havayolu Travması Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Araştırma verileri aspirasyona başlamadan hemen önce, aspirasyondan sonra 1. dakika, 5. ve 15. dakikada hasta başı monitöründen araştırmacı tarafından toplanmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın tanımlayıcı verilerin sunulmasında sayı, yüzde ve ortalama kullanılmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk analizi değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde bağımsız örneklerde t-testi, tekrarlı ölçümlerde ANOVA ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırmada istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiştir. Bulgular Araştımamıza yaş, cinsiyet, yatış süresi, entübasyon süresi, PEEP düzeyi, ventilatör modu, GKS puanı, tanı ve kronik hastalık gibi tanımlayıcı özellikler açısından minimal invaziv ve gelenekel aspirasyon uygulanan gruptaki hastalar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (p>0.05). Minimal invaziv ve geleneksel aspirasyon uygulanan gruptaki hastaların aspirasyondan hemen önce, aspirasyondan sonra 1. dakikada, 5. dakikada ve 15. dakikada sistolik kan basıncı, diastolik kan basıncı, ve etCO2 ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Minimal invaziv ve geleneksel aspirasyon uygulanan hastaların aspirasyondan hemen önce, aspirasyondan sonra 1. dakikada, 5. dakikada ve 15. dakikada nabız sayısı ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (p<0.05). Çalışmamızda minimal invaziv ve geleneksel aspirasyon uygulanan hastaların aspirasyondan hemen önce ve aspirasyondan sonra 15. dakikada SpO2 ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı (p>0.05), aspirasyondan sonra 1. dakika ve aspirasyondan sonra 5. dakikada SpO2 ortalamaları arasındaki farkın ise istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.05). Çalışmamızda iki grup arasında aspirasyondan hemen önce DAÖ puan ortalamaları arasında anlamlı fark yokken (p>0.05), aspirasyondan sonra 1. dakikada, 5. dakikada ve 15. dakikada DAÖ puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır (p<0.05). Grup içi değişimler değerlendirildiğinde sistolik kan basıncı ve etCO2 değeri ortalamalarının zamana göre değişimleri arasında anlamlı fark saptanmamışken, diastolik kan basıncı, nabız sayısı, SpO2 değeri ve DAÖ puan ortalamalarının zamana göre değişimleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Grup*zaman etkileşimleri değerlendirildiğinde iki grup arasında sistolik kan basıncı, diastolik kan basıncı, SpO2 değeri ve etCO2 değerleri açısından etkileşim anlamlı bulunmazken, nabız sayısı ve DAÖ puanı için etkileşim istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Gruplar arasında 1. aspirasyondan sonra havayolu travması yönünden anlamlı fark bulunmazken, 2. ve 3. aspirasyondan sonra aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur (p=-, p<0.00, p<0.00). Ayrıca geleneksel aspirasyon uygulaması grubundaki hastalarda kanama görülme olasılığı minimal invaziv aspirasyon uygulaması gerçekleştirilen gruptaki hastalara göre 8.7 kat daha fazla olduğu bulunmuştur. Sonuç Araştırmamızdan elde ettiğimiz bulgular doğrultusunda; minimal invaziv aspirasyon uygulamasının rutin uygulanmakta olan geleneksel aspirasyona göre hemodinamik parametrelerde kötüleşmeye neden olmadığı aksine SpO2 değerini olumlu yönde etkilediği, hastada daha az ağrı oluşturduğu ve daha az mukozal travma oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Özet (Çeviri)

Aim This research was carried out to determine the effects of minimally invasive and traditional suction methods on hemodynamic status, pain level, and airway trauma of patients. Method The research was conducted as a randomized controlled study. The research sample consisted of 66 patients who were treated in the Department of Intensive Care, Department of Anesthesiology and Reanimation, Ege University Faculty of Medicine, between February and August 2020, who met the sample selection criteria. Minimally invasive suction was applied to 33 patients and the traditional suction method was applied to 33 patients. Data Collection Form (blood pressure, pulse rate, SpO2, etCO2 values), Behavioral Pain Scale, Airway Trauma Evaluation Form were used as data collection tools in the study. Data were collected by the researcher from the bedside monitor just before the suction, at the 1st minute, 5th, and 15th minutes after suction. IBM SPSS 25.0 package program was used to analyze the data. Number (n), percentage (%), and mean (± standard deviation) were used to present the descriptive data of the study. Shapiro-Wilk analysis was used for the normal distribution of the research data. Independent samples t-test, ANOVA, and chi-square test were used in the evaluation of the data. The statistical significance value in the study was determined as (p <0.05). Results In our study, it was found that there was no statistically significant difference between the patients in the minimally invasive and traditional suction group in terms of descriptive characteristics such as age, gender, length of stay, intubation time, PEEP level, ventilator mode, GCS score, diagnosis and chronic disease (p> 0.05). There was no statistically significant difference between the mean systolic blood pressure, diastolic blood pressure, and etCO2 in the minimally invasive and traditional suction groups just before aspiration, at the 1st minute, at the 5th minute, and the 15th minute after suction (p> 0.05). It was determined that the difference between the mean pulse rate of patients who underwent minimally invasive and traditional suction, just before suction, at 1 minute, at 5 minutes, and at 15 minutes after suction was statistically significant (p <0.05). It was found that the difference between the mean SpO2 levels of the patients immediately before and at 15 minutes after suction was not statistically significant (p> 0.05), and the difference between the mean SpO2 levels at the 1st minute after suction and at the 5th minute after suction was statistically significant (p <0.05). While there was no statistically significant difference between the mean BPS (behavioral pain scale) scores of patients in the minimally invasive and traditional suction groups just before suction (p> 0.05), it was found that the difference between the mean BPS scores at the 1st minute, 5th minute and 15th minute after suction was statistically significant (p < 0.05). When the group*time interactions were evaluated, there was no statistically significant interaction between the two groups in terms of systolic blood pressure, diastolic blood pressure, SpO2 value, and etCO2 values, while the interaction was statistically significant for pulse rate and BPS score. When the changes within the group were evaluated, there was no statistically significant difference between the changes of the mean systolic blood pressure and etCO2 values over time, while a statistically significant difference was found between the changes of diastolic blood pressure, pulse rate, SpO2 value and mean BPS scores over time. While there was no statistically significant difference between the groups in terms of airway trauma after the 1st suction, a statistically significant difference was found between the groups after the 2nd and 3rd suction (p = -, p <0.00, p <0.00). Besides, it was found that the probability of bleeding in patients in the traditional suction group was 8.7 times higher than the patients in the minimally invasive suction group. Conclusion In line with the findings we obtained from our research; It has been concluded that the minimally invasive suction method does not cause deterioration in hemodynamic parameters compared to the traditional suction method, which is routinely applied, on the contrary, it positively affects the SpO2 value, creates less pain in the patient and causes less airway trauma.

Benzer Tezler

  1. Minimal invaziv ve geleneksel endodontik giriş kavitesi açılmış dişlerde farklı eğelerin şekillendirme etkisinin değerlendirilmesi

    Effect of traditional and conservative access cavity design on instrumentation efficiancy of two different Ni-Ti file systems using Micro-CT

    MEHRDAD KOOHNAVARD

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Diş HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Endodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BERKAN ÇELİKTEN

  2. Açık kalp cerrahisinde, vakum destek kullanılan robotik ve minimal invaziv cerrahi ile vakum destek kullanılmayan geleneksel açık kalp ameliyatlarının karşılaştırılması

    Comparison of robotic and minimally invasive surgery using vacuum support with traditional open heart surgeries without vacuum support in open heart surgery

    TAYFUN SOLAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiMarmara Üniversitesi

    Perfüzyon Teknikleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZAN ATALAN ÖZLEN

  3. Minimal invaziv ve konvansiyonel endodontik preparasyonun enstrümante edilmiş yüzey oranı ve kök kanal geometrisine etkisi açısından karşılaştırılması: Mikro-bt çalışması

    Comparison of minimally invasive and traditional endodontic preparation in effect of instrumented surface area and root canal geometry: A Micro-CT study

    BURÇAK GÜRSOY EMEK

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Diş HekimliğiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Endodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE DİLJİN KEÇECİ

  4. Endodontik kavite ve kök kanalı şekillendirilmesinde minimal invaziv yaklaşımın biyofilm eliminasyonuna etkisi

    Effect of minimally invasive approach on biofilm elimination in endodontic cavity and root canal shaping

    KÜBRA BAYAZIT

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Diş HekimliğiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Endodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE DİLJİN KEÇECİ

  5. Minimal invaziv video yardımlı tiroidektomi ile standart açık tiroidektominin postoperatif komplikasyonlar ve yaşam kalitesi açısından karşılaştırılması

    Comparison of minimally invasive video-assisted thyroidectomy and standard open thyroidectomy in terms of postoperative complications and quality of life

    KADİR AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kulak Burun ve BoğazErciyes Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İMDAT YÜCE