Geri Dön

Toplum kökenli idrar yolu enfeksiyonlarında antibiyotik dirençli mikroorganizmalar ve risk faktörleri

Antibiotic resistant microorganisms and risk factors in community-acquired urinary tract infections

  1. Tez No: 658790
  2. Yazar: RÜVEYDA KORKMAZER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HATİCE RAHMET GÜNER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Toplum kökenli, genişlemiş spektrumlu beta laktamaz, üriner sistem enfeksiyon, çoklu ilaç direnci risk faktörleri, Antibiyotikler, Beta laktamazlar, Risk faktörleri, Üriner sistem, Üriner sistem enfeksiyonları, İlaçlara direnç, İlaçlara direnç-mikrobiyal, Community acquired, extenden spectrum beta lactamase, urinary tract infections, rısk factors of multidrug resistant microorganisms, Antibiotics, Beta lactamases, Risk factors, Urinary tract, Drug resistance, Drug resistance-microbial
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda, toplum kökenli üriner sistem enfeksiyonu tanısıyla hastanemizde takip edilen hastaların, idrar kültüründe üreyen mikroorganizmalar ve direnç profillerini saptamak, hastalardaki risk faktörlerini değerlendirmek ve ampirik tedavi seçiminde başarı oranlarımızı belirlemek hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Ankara Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği'nde Şubat 2019 ve Şubat 2020 tarihleri arasında toplum kökenli üriner sistem enfeksiyonu (ÜSE) tanısı alan hastalar, prospektif olarak incelenmek üzere çalışmaya dahil edildi. Son altı ay içerisinde hospitalizasyon öyküsü bulunanlar ve üriner sondası olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların klinik ve demografik özellikleri, idrar kültürlerinde üreyen mikroorganizmalar ve bunların antibiyotik duyarlılık oranları incelendi. Hastaların klinik ve demografik özellikleri, izole edilen etkenin geniş spektrumlu beta laktamaz (GSBL) üretmesi ya da çoklu ilaç direnci (ÇİD) olması açısından karşılaştırıldı. Hastalara başlanan ampirik tedaviler ve başarı oranları değerlendirildi. Çalışmada yer alan verilerin istatistiksel analizleri için Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) Statistics Windows sürümü 20.0 kullanıldı; p<0.05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda, toplum kökenli ÜSE tanısı alan hastaların %68.7'si (169/246) kadın, %31.3'ü (77/246) erkek cinsiyetti. Hastaların %64.2'ine (158/246) komplike piyelonefrit, %25.2'sine (62/246) komplike olmayan piyelonefrit, %10.6'sına (26/246) sistit tanısı kondu. Hastaların idrar kültüründe en fazla tespit edilen mikroorganizmalar, Escherichia coli %63.8 ve Klebsiella spp. %24.4 idi. ÇİD olan etkenlerin oranı %30.9 iken GSBL üreten etkenlerin oranı %46.6 idi. En yüksek direncin tespit edildiği ajanlar; ampisilin %77.2, sefuroksim %49.6, seftriakson %49, TMP-SXT %48.9 idi. Erkek cinsiyet, komplike edici faktör varlığı, immunsupresyon, böbrek transpantasyonu öyküsü ve antibiyotik kullanım öyküsü, etkenin GSBL üretmesi açısından anlamlı risk faktörleri olarak belirlendi. ÇİD olan etken için risk faktörleri değerlendirildiğinde ise antibiyotik kullanım öyküsü ve bakımevinde kalma öyküsü istatiksel olarak anlamlı idi. GSBL üreten etken için bağımsız risk faktörleri olarak, 'erkek cinsiyet', 'immunsupresyon varlığı' ve 'antibiyotik kullanım öyküsü' tespit edildi. Literatür incelendiğinde, bugüne kadar belirlenmiş risk faktörleri ROC (Reciever Operator Characteristics) analizi ile GSBL üreten ve üretmeyen etkenlerin izole edildiği hasta grupları arasında karşılaştırıldı. Erkek cinsiyet, ≥60 yaş olmak, malignite varlığı, immunsupresyon, üriner patoloji varlığı, bakımevinde kalma, antibiyotik kullanımı ve ÜSE öyküsü değişken olarak analize dahil edildiğinde, ≤ 2 değişkene sahip olan hastalarda GSBL üreten etkenin düşük oranda izole edildiği, ≥ 3 değişkene sahip olan hastalarda ise GSBL üreten etkenin daha fazla izole edildiği görüldü. Ampirik tedavide en sık tercih edilen ajan seftriakson %41.1 ve ertapenem %35.8'di. GSBL üreten etkenlerin izole edildiği hasta grubunda ampirik tedavi başarısı anlamlı derecede düşük bulundu. GSBL üreten ve üretmeyen etkenlerin izole edildiği hasta grupları arasında bakteremi oranları ve tedavi sürelerinde istatiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi (p=0.853, p=0.126). Sonuç: Çalışmamızda tespit ettiğimiz direnç oranları, yakın tarihli yapılan çalışmalara göre oldukça yüksektir. Erkek cinsiyet, antibiyotik kullanım öyküsü ve immunsupresyon GSBL üreten etken için bağımsız risk faktörleri olarak tespit edilmiştir. Hastada saptanan risk faktörlerinin sayısı ne kadar fazla ise GSBL üreten etken ile enfeksiyon riskinin o kadar yüksek olduğu görülmüştür. Hastaları, iyi bir anamnez ve klinik değerlendirme ile dirençli mikroorganizma riski açısından değerlendirmek, en uygun tedaviyi en kısa sürede başlamak için en önemli noktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: In our study, we aimed to determine the microorganisms growing in urine culture of the patients who were followed up in our hospital with the diagnosis of community-acquired urinary tract infection and their resistance profiles, to evaluate the risk factors in patients and to determine the appropriateness rates of our empirical treatments. Materials and Methods: Patients diagnosed with community acquired urinary tract infection (UTI) between February 2019 and February 2020 in Yıldırım Beyazıt University Medical Faculty and Ankara City Hospital Infectious Diseases and Clinical Microbiology Clinics, were included in the study for prospective analysis. Those with a history of hospitalization in the last six months and patients with urinary catheters were excluded. The clinical and demographic characteristics of the patients, microorganisms grown in urine cultures and their antibiotic susceptibility rates were examined. Clinical and demographic characteristics of the patients were compared between extended spectrum beta lactamase (ESBL) + and ESBL - or multi-drug resistance (MDR) + and MDR – groups. Empirical treatments and their success rates were evaluated. For the statistical analysis of the data,“Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) Statistics Windows version 20.0”was used, p <0.05 was considered significant. Results: In our study, 68.7% (169/246) of the patients diagnosed with community acquired UTI were female and 31.3% (77/246) were male. 64.2% (158/246) of the patients were diagnosed with complicated UTI, 25.2% (62/246) as uncomplicated pyelonephritis, 10.6% (26/246) of them were diagnosed with cystitis. Escherichia coli 63.8% and Klebsiella spp. 24.4% were the most common microorganisms detected in the urine culture of the patients. The rate of MDR microorganism was 30.9%, while the rate of ESBL + microorganism was 46.6%. Agents with the highest resistance rates were ampicillin 77.2%, cefuroxime 49.6%, ceftriaxone 49%, TMP-SXT 48.9%. Male gender, presence of complicating factor, immunosuppression, history of kidney transplantation and history of antibiotic use were determined as significant risk factors for ESBL + microorganisms. When the risk factors for MDR + agent were evaluated, the history of antibiotic use and staying in the nursing home were found to be statistically significant. As independent risk factors for ESBL + agent; 'Male gender', 'immunosuppression' and 'history of antibiotic use' were detected. Risk factors for ESBL producing agents determined in the literature so far, were compared with ROC (Reciever Operator Characteristics) analysis between the patient groups in which ESBL-producing and non-producing microorganisms were isolated. Male gender, being ≥60 years of age, malignancy, immunosuppression, presence of urinary pathology, staying in nursing home, use of antibiotics and UTI history were included in the analysis as variables, ESBL-producing microorganisms were isolated less in patients with ≤2 variables, while in those with ≥ 3 variables ESBL-producing agents were isolated more. The most preferred agents in empirical treatment were ceftriaxone 41.1% and ertapenem 35.8%. In patients in whom ESBL + agent was isolated, appropriate empirical treatment rate was found to be significantly lower. There was no statistically significant difference in bacteremia rates and duration of treatment between the patient groups in which ESBL-producing and non-producing microorganisms were isolated (p = 0.853, p = 0.126). Conclusion: Resistance rates in our study are quite high compared to recent studies. Male gender, history of antibiotic use, immunosuppression have been identified as the independent risk factors for ESBL + microorganisms. The higher the number of risk factors detected in the patient, the higher the risk. It is the most important point to start the appropriate treatment as soon as possible, is to evaluate the patient's risk factors for resistant microorganism.

Benzer Tezler

  1. Komplike olmayan idrar yolu enfeksiyonlarında ampirik tedavi öncesi kültür yapılan ve yapılmayan hastalarda maliyet analizi

    Cost effectiveness of two strategies for treatment of uncomplicated urinary tract infections:pre-emptive urine culturing and without culturing before empirical treatment

    EVRİM YANMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FÜGEN YÖRÜK

  2. Toplum kökenli idrar yolu enfeksiyonu tanısı alan hastalardan izole edilen bakterilerde genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) varlığının araştırılması ve antimikrobiyal direnç durumunun belirlenmesi

    The frequency of extended spectrum beta-lactamase (ESBL) and detection of antimicrobial resistance in bacteria isolated from the patients with community acquired urinary tract infections

    AYTAÇ KAPLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRAGÜL AKINCI

  3. Akut komplike olmayan alt üriner sistem enfeksiyonlarında ampirik antibiyoterapi uygulaması

    Empiric antibiotic therapy in acut uncomplicated urinary tract infections

    CENK AYPAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Aile HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURŞEN DÜZGÜN

  4. Hastanemiz yatan hastalarından laboratuvarımıza gönderilen kültürlerden üreyen nonfermenter bakterilerin antibiogramlarının belirlenmesi

    The antibiotic suspectility rates of nonfermentative bacteria which izolated from hospitalized patients from our hospital

    MUHAMMET GÜLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    MikrobiyolojiKırıkkale Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLEK KILIÇ

  5. Klinik örneklerden üretilen E.coli suşlarının antibiyotik duyarlılıklarının ve“pulsed-field gel electrophoresis”genotipik profillerinin araştırılması

    Klinik örneklerden üretilen E.coli suşlarinin antibiyotik duyarliliklarinin ve“pulsed-field jel elektroforezi”genotipik profillerinin araştirilmasi

    TUTKU ARSLANTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    MikrobiyolojiFatih Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ULUKANLIGİL