Geri Dön

St elevasyonlu miyokard enfarktüsü sonrası advers remodelingin t1 haritalama ve ekstrasellüler volüm fraksiyonu ile değerlendirilmesi“3t kardiyak mrg çalışması”

Evaluation of adverse remodeling by t1 mapping and extracellular volume fraction after st-elevation myocard infarcus“3t cardiac mri study”

  1. Tez No: 656633
  2. Yazar: ÖMER FARUK ATEŞ
  3. Danışmanlar: UZMAN KARABEKİR ERCAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmanın amacı, miyokard enfarktüsü (MI) geçiren hastalarda, enfarkte olmayan miyokardda oluşan advers remodelingin yeni gelişen yöntemler olan T1 haritalama ve ekstrasellüler volüm (ECV) hesaplama teknikleri ile gösterilmesi, T1 relaksasyon değerleri ve ECV'nin prognostik değerinin gösterilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışma populasyonu, en az 6 ay önce ST elevasyonlu MI (STEMI) geçiren hastalar ve sağlıklı kontrol grubundan oluşmaktadır. Remodelingi etkileyebilecek MI dışındaki patolojiye sahip olan hastalar ve yeterli görüntü kalitesine ulaşılamayan olgular çalışmadan dışlanmıştır. Olguların 2. hafta ve 6. ay ejeksiyon fraksiyon değerleri (EF), diastol sonu volümleri, MI hacmi, MI yaygınlığı, transmuralite, mikrovasküler obstrüksiyon (MVO), kardiyak manyetik rezonans görüntüleme yöntemi ile değerlendirildi. MVO ve fokal enfarkt değerlendirmek için geç faz kontrastlı görüntüler (LGE) kullanıldı. STEMI grubunda T1 haritalama ve ECV ölçümleri enfarkte olmayan miyokarddan yapıldı. T1 haritalama yöntemi olarak MOLLI tekniği kullanıldı. Başlangıç EF'si %40'ın altında olan ve takip sırasında EF'si %40'ın üzerine geçmeyen hastalar ile EF'si başlangıçta %40'ın üzerinde olmasına rağmen takip sırasında %40'ın altına gerileyen olgular, advers remodeling grubuna dahil edildi. Advers remodelingi olan ve olmayan grup ile STEMI grubu ile kontrol grubu arasında nativ T1 ve ECV değerleri karşılaştırıldı. Ayrıca STEMI grubunda prognostik belirteçler ile T1 relaksasyon değerleri ve ECV ilişkisi de değerlendirildi. Korelasyon analizleri için Spearman ve Pearson korelasyon analizleri kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya 31 hasta, 22 kontrol grubu dahil edildi. 31 hastanın 11'inde advers remodeling, 7'sinde MVO tespit edildi. MI ve kontrol grubu arasında, nativ T1 değerleri arasında fark olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı ölçüde değildi (p=0.624). Ancak ECV değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark mevcut olup, STEMI grubu enfarkte olmayan miyokard ECV değerleri, kontrol grubuna göre yüksek olarak bulundu (p<0.001). Kontrol grubunda miyokardın ortalama ECV değeri 27.5 iken, STEMI grubunda enfarkte olmayan miyokardiyumda 29.6 olarak bulundu. MI oranı, MI yayılımı, transmuralite, MVO, enfarkte olmayan miyokardın ECV ve Native T1 değerleri, advers remodeling ile istatistiksel olarak anlamlı korelasyon gösterdi. ECV ile değişkenler arasında yapılan korelasyon analizinde, ECV ile MI yayılımı (segment), 2. hafta LVEDV, 6. ay LVEDV ve MI oranı arasında anlamlı korelasyon bulundu. ECV ile nominal değişkenler arasında yapılan Spearman korelasyon analizinde, ECV ile MVO ve transmuralite arasında anlamlı korelasyon bulundu. ECV ile cinsiyet arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Sonuç: MI sonrası, enfarkttan primer olarak etkilenmeyen miyokardda, advers remodelinge bağlı fibrozis başta olmak üzere bir takım değişiklikler olmaktadır. Bu çalışmada çıkan sonuçlara göre kardiyak MRG ile ölçülen ECV değerleri bu değişiklikleri oldukça başarılı bir şekilde gösterebilmektedir. ECV değerleri, kötü prognostik belirteçlerle de korelasyon göstermektedir. Enfarkte olmayan miyokardın bu değişikliklerini göstermede nativ T1, ECV kadar olmamakla birlikte başarılıdır.

Özet (Çeviri)

Background: T1 mapping and extracellular volume (ECV) estimation are emerging techniques in radiology that may be used as a valuable tool for assessment of ischemic myocardial injury. This study aims to demonstrate adverse remodeling in the non-infarcted (remote) myocardium of post myocardial infarct (MI) patients as well as comparison of native T1 values and ECV values between post-MI patients and normal controls. We also evaluate the prognostic value of T1 relaxation and ECV scores post-MI patients. Methods: Following the approval of institutional review board, patients with history of ST elevated MI (STEMI) and healthy controls were included the study between (February 2015- June 2015) in Ataturk Training and Research Hospital Department of Radiology. Patients with diseases that may affect myocardial remodeling other than MI, and patients having suboptimal imaging quality were excluded. Follow-up were scheduled at two weeks and sixth month post-MI; prognostic indicators including ejection fraction (EF), end-diastolic volume, MI volume and MI extent, transmurality, and microvascular obstruction (MVO) were assessed using cardiac magnetic resonance imaging (cMRI). Remote myocardium were used to perform T1 mapping (MOLLI method) and ECV calculation. Adverse remodeling was classified in MI patients with initial and follow up EF of less than 40% or patients with initial EF of equal or more than 40% but worsening follow up EF. Native T1 values and ECV scores were compared between patients with MI and adverse remodeling, patients with MI without adverse remodeling and control group. Association of prognostic indicators and T1 values and ECV scores were also evaluated. Spearman and Pearson analysis was performed for correlation analysis. Results: 31 patients and 22 healthy control were included to study. Of the 31 patients, 11 had adverse remodeling, whereas 7 had MVO. There was no difference in native T1 value between MI and control group (p=0.624), but ECV scores were significantly higher in MI group (ECV scores in MI group vs. Control are %29.6 and %27.5, respectively; p<0.001). In MI group; MI ratio and MI extent, transmurality, microvascular obstruction (MVO), native T1 values and ECV scores of remote myocardium had significant correlasyon with adverse remodeling. Moreover, ECV scores alone had significant correlation with MI extent (segment), 2. weeks LVEDV, 6. months LVEDV, and MI. Spearman correlation analysis showed correlation between ECV scores and nominal variables including MVO, transmurality, and MI extent. Conclusion: ECV estimation may be used to demonstrate adverse remodeling in post-MI remote myocardium and ECV scores may also be correlated with poor prognostic factors. Native T1 is also able to demonstrate advers remodeling after STEMI in evaluating remote myocardium, but not as useful as ECV.

Benzer Tezler

  1. ST segment elevasyonlu miyokard enfarktüsü' nde N -terminal pro - brain natriüretik peptid'in prognostik önemi

    The prognostic value of N - terminal pro - brain natriuretic peptide in patients with ST segment elevation myocardial infarction

    UFUK ERYILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    KardiyolojiUludağ Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. OSMAN AKIN SERDAR

  2. Akut Koroner Sendrom sonrası istenmeyen ikincil kardiyak olay gelişme sıklığının kardiyovasküler risk faktörleri ve bazı kardiyak parametrelerle ilişkisi

    Relationship of adverse cardiac event rate after acute coronary syndrome to cardiovascular risk factors and some cardiac parameters

    MURAT CİVAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kardiyolojiİstanbul Bilim Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT GÜLBARAN

  3. Akut st elevasyonlu miyokard enfarktüsünde prokalsitonin düzeylerinin uzun dönem prognoz ile ilişkisi

    The relationship between procalcitonin levels in long-term prognosis in acute ST elevated myocardial infarction

    TURAB YAKIŞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    UZMAN MUHAMMET HULUSİ SATILMIŞOĞLU

  4. ST elevasyonlu miyokard infartüsü için primer anjiyoplasti yapılan hastalarda 24 saatlik tirofiban infüzyonuna karşılık 12 saatlik tirofiban infüzyonun etkilerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    The safety and efficacy of 12-hours versus 24-hours tirofiban infusion in patients underwent to primary percutaneous coronary intervention

    SELİM TOPCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiAtatürk Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERDAR SEVİMLİ

  5. Bozulmuş sol ventrikül sistolik fonksiyonları bulunan ST elevasyonlu miyokard infarktüsü hastalarında global longitudinal strain değerinin takip döneminde İKD takılmasını predikte ettirmedeki rolünün araştırılması

    Investigation of the role of global longitudinal strain value in predicting icd placement during the follow-up period in patients with imparied left ventricular systolic function in ST- elevation myocardial infarction

    ÖMER FERUDUN AKKUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    KardiyolojiTrakya Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHAMMET GÜRDOĞAN