Tıp fakültesi öğrencilerinde yeme tutumu ile depresyon, anksiyete ve dürtüsellik arasındaki ilişki
The relationship between eating attitudes and depression, anxiety and impulsivity in medical students
- Tez No: 649477
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ FİSUN SÖZEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Beslenme, Beslenme alışkanlıkları, Depresyon, Dürtüsel davranış, Tıp eğitimi, Yeme tutumu, Öğrenciler-tıp, Anxiety, Nutrition, Nutritional habits, Depression, Impulsive behavior, Education-medical, Eating attitudes, Students-medical
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Başkent Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Yeme tutumu bozuklukları yeme davranışlarında ve tutumlarındaki bozulmaları kapsayan, kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz yönde etkileyen kompleks psikiyatrik bir hastalıktır. Yeme bozukluklarının, kişilerin yaşamlarının pek çok yönüne etki etmesi, sık rastlanan bir rahatsızlık olması, çok sayıda bedensel belirti ortaya çıkarması, fiziksel sağlığı ve hatta yaşamı tehdit eden bir boyutunun olması, tedavi sürecinin zorlu, uzun ve maliyetli olması, tekrarlama ihtimalinin yüksek olması, ayrıca depresyon-anksiyete gibi duygu durum bozukluklarının eşlik etmesi ve özellikle gençlerde görülme sıklığının artması nedeniyle günümüzde toplum ruh sağlığı açısından önemi artan ve sıklıkla incelenen bir hastalık grubu haline gelmiştir. Yeme tutumu bozukluğu ile depresyon, anksiyete ve dürtüsellik arasındaki ilişkinin tam olarak anlaşılamaması, bütüncül bir tedavinin yapılamamasına ve hastalık sürecinin uzamasına neden olmaktadır. Çalışmamız kesitsel tanımlayıcı bir araştırma niteliğinde olup; tıp fakültesinde okuyan öğrencilerde yeme tutumu bozukluğu varlığını, depresyon, anksiyete, dürtüsellik düzeyini ve aralarındaki ilişkiyi sosyodemografik özellikler ile birlikte değerlendirmeyi amaçlayan, katılımcılarla yüz yüze yürütülen anket formu uygulama yöntemiyle yapılmıştır. Çalışma kapsamında, 2019-2020 eğitim döneminde Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenim gören ve çalışmaya katılmayı kabul eden 588 öğrenci araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada kullanılan anket formunda 15 soru sosyodemografik özellikleri, 10 soru beslenme ve spor yapma durumu, 6 soru hastalık durumu, 4 soru sigara/alkol kullanma durumu, 2 soru riskli davranış durumu ile ilgili olmak üzere toplam 37 soru bulunmaktadır. Ayrıca 40 sorudan oluşan“Yeme Tutumu Testi”, 21 sorundan oluşan“Beck Depresyon Ölçeği”, 21 sorundan oluşan“Beck Anksiyete Ölçeği”ve 15 sorudan oluşan“Barratt Dürtüsellik Ölçeği”katılımcılara uygulanmıştır. Öğrencilerin %9,4'ünde bozulmuş yeme tutumu ya da bozulmuş yeme davranışı olduğu saptanmıştır. Yeme tutumu bozukluğu; kız öğrencilerin %11,9'unde, erkek öğrencilerin %4,4'ünde görülürken yeme tutumu ile cinsiyet arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Yeme tutumu bozukluğu ile depresyon ve anksiyete arasında pozitif, plan yapmama dürtüselliği arasında negatif ilişki saptanmıştır. Bozulmuş yeme tutumu ile motor dürtüsellik ve dikkat dürtüselliği arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Öğrencilerde depresyon ve anksiyete şiddeti arttıkça yeme bozukluğu görülme sıklığının arttığı belirlenmiştir. Ayrıca yeme tutumu ile ilişkili diğer faktörler; ilaç kullanmasını gerektirecek hastalık durumu, BKİ, kilo problemi ile ilgili düşüncesi, diyet yapma durumu ve riskli davranış gösterme olarak bulunmuştur (p<0,05). Bu araştırma ile ülkemizde ve dünyada sıkça görülen yeme tutumu bozukluğu ile depresyon, anksiyete ve dürtüsellik arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak tedavi yaklaşımında bütüncül bir yol izlenmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda birbirinden bağımsız konular olmadığını göstererek hekimler ile konuyla ilgili diğer meslek grupları tarafından sürecin daha iyi yönetilmesine yardımcı olacak veriler elde edilmesi hedeflenmiştir. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, yapılan benzer araştırmalarda bulunan sonuçlarla uyumludur. Yeme tutumu bozukluğu ile depresyon, anksiyete, dürtüsellik ve diğer etkili faktörler ile ilişkisi tespit edilerek özellikle erken dönemde genç bireylerin en kısa sürede ve en uygun şekilde tedavi edilmesine yönelik müdahalelerin yapılması gerek toplum sağlığı ve birey sağlığı açısından gerekse sağlık giderleri açısından birçok olumsuzluğun engellenmesinde önemli rol oynayacaktır. Ayrıca toplum ve birey sağlığında en önemli görevi üstlenen ve gerekli donanıma sahip olan aile hekimlerinin de bu konudaki farkındalıklarını artırmada yararlı olacağı öngörülmüştür.
Özet (Çeviri)
Eating behavior disorders are a complex psychiatric illness that includes impairments in eating behaviors and attitudes and negatively affects the physical and mental health of the person. Nowadays, eating disorders; affecting many aspects of people's lives, being a common disorder, causing many physical symptoms, having a physical health and even life-threatening dimension, the treatment process being difficult, long and costly, the possibility of recurrence, also due to the accompanying mood disorders such as depression-anxiety and the increasing prevalence especially in young people, it has become a group of diseases that are increasingly important in terms of public mental health and are frequently examined. Incomplete understanding of the relationship between eating attidute disorders and depression, anxiety and impulsivity; causes inability to provide a holistic treatment and prolong the disease process. Our study is a cross-sectional descriptive research; the questionnaire, which aims to evaluate the presence of eating attitude disorder, depression, anxiety, impulsivity level and the relationship between them, together with sociodemographic characteristics, was conducted with the method of applying a face-to-face questionnaire in students studying at medical school. Within the scope of the study, 588 students studying at Başkent University Faculty of Medicine during the 2019-2020 academic year and agreeing to participate in the study were included in the research. In the questionnaire form used in the study, there are a total of 37 questions, including 15 questions about sociodemographic characteristics, 10 questions about nutrition and sports status, 6 questions about illness, 4 questions about smoking/alcohol, and 2 questions about risky behavior. In addition, the“Eating Attitude Test”consisting of 40 questions, the“Beck Depression Inventory”consisting of 21 questions, the“Beck Anxiety Scale”consisting of 21 questions and the“Barratt Impulsivity Scale”consisting of 15 questions were applied to the participants. It was determined that 9,4% of the students had impaired eating attitude or impaired eating behavior. Eating attitude disorder; while it was observed in 11,9% of female students and 4,4% of male students, the relationship between eating attitude and gender was found to be significant (p<0,05). A positive relationship was found between eating attitude disorder and depression and anxiety, and a negative relationship between impulsivity not to plan. No significant relationship was found between impaired eating attitude and motor impulsivity and attention impulsivity. It was determined that as the severity of depression and anxiety increased in students, the prevalence of eating disorders increased. In addition, other factors related to eating attitude; the disease state that requires drug use, BMI, thought about weight problem, dieting status and showing risky behavior (p<0,05). With this study, it was aimed to follow a holistic approach in the treatment approach by revealing the relationship between eating attitude disorder, which is common in our country and in the world, and depression, anxiety and impulsivity. At the same time, by showing that there are no independent subjects, it is aimed to obtain data that will help the physicians and other relevant professional groups to manage the process better. The results obtained in this study are consistent with the results found in similar studies. Determining the relationship between eating attitude disorder and depression, anxiety, impulsivity and other influential factors and making interventions to treat young individuals as soon as possible and in the most appropriate way, especially in the early period, will play an important role in preventing many negativities both in terms of public health and individual health and health costs. In addition, it has been predicted that family physicians who have the most important role in public and individual health and have the necessary equipment will be useful in raising their awareness on this issue.
Benzer Tezler
- Edirne il merkezindeki lise öğrencilerinde yeme bozuklukları yaygınlığı ve eştanıları
Evaluation of the prevalence rates and comorbidity of eating disorders in high school students in centre Edirne city
MÜCADELE ERZENGİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PsikiyatriTrakya ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. ERDAL VARDAR
- Adölesanlarda ortoreksiya nervoza prevalansı ve ilişkili faktörler
Prevalence and determinants of orthorexia nervosa among adolescents
SELMAN YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
PsikiyatriKaradeniz Teknik ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BAHADIR TURAN
- Tıp fakültesi öğrencilerinde yeme tutumu ile depresyon ve yaşam doyumu arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Determination of the relationship between eating attitude, depression and life satisfaction in students of faculty of medicine
KEZİBAN ÇAYIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Aile HekimliğiGaziantep ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAMİT SIRRI KETEN
- Çukurova Üniversitesi'nde okuyan kadın fakülte öğrencilerinde yeme bozukluğu prevalansı ve etki eden faktörlerin araştırılması
The prevalence and the factors that affects the eating disorders of the women that are studying at Cukurova University
SEMA ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Halk SağlığıÇukurova ÜniversitesiDahili Tıp Bilimleri Bölümü
PROF. DR. BANU ELÇİN YOLDAŞCAN
- Tıp fakültesi öğrencilerinde yeme tutumları ile algılanan stres ve stresle başa çıkma arasındaki ilişkinin incelenmesi
Examining the relationship between eating attitudes, perceived stress and coping with stress among medical students
ESRA DOĞRUEL
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
PsikolojiBursa Uludağ ÜniversitesiKlinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELÇUK KIRLI