Geri Dön

Akciğer tutulumu olan sjögren sendromlu olgularda kantitatif volümetrik bilgisayarlı tomografi indekslerinin değerlendirmesi

Evaluati̇on of quantitative-volumetric computed tomgragraphy indexes in patients with sjögren syndrome with lung involvment

  1. Tez No: 649295
  2. Yazar: HEFDHALLAH ALI ALI HEFDHALLAH
  3. Danışmanlar: PROF. DR. RECEP SAVAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: İnterstisyel akciğer hastalığı(İAH), Sjögren Sendromu(SS), Yüksek Çözünürlüklü Bilgisayarlı Tomografi(YÇBT), Kantitatif-Volümetrik Bilgisayar Tomografi indeksleri, Akciğer hastalıkları, Akciğer hastalıkları-interstisyel, Sjögren sendromu, Tomografi-x ışınlı-bilgisayarlı, Interstitial lung disease(ILD), Sjogren's Syndrome(SS), High Resolution Computed Tomography(HRCT), quantitative-volumetric Computer Tomography indices, Lung diseases, Lung diseases-interstitial, Sjogren's syndrome, Tomography-x ray-computed
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akciğer tutulumu olan Sjögren Sendromlu olgularda Kantitatif-Volümetrik Bilgisayarlı Tomografi İndekslerinin değerlendirilmesi Çalışmamızda akciğer tutulumu olan Sjögren sendromu olgularında kantitatif-volümetrik bilgisayarlı tomografi indekslerini analiz etmeyi ve elde olunan sonuçları radyolog değerlendirmesi ile elde olunan görsel BT bulgularıyla ve sağlıklı kontrol grubuna ait kantitatif-volümetrik BT indeksleriyle kıyaslamayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM 01 / 01 / 2009 – 01 / 11 / 2019 tarihleri arasında Sjögren Sendromu tanılı 64 olgu YÇBT görüntüleri retrospektif olarak incelendi. Aynı dönemde interstisyal akciğer hastalığı öyküsü olmayan ve normal YÇBT bulguları olan 62 olgu kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edildi. Kantitatif-volümetrik BT indeksleri hesaplamak için SECTRA iş istasyonu kullanıldı. YÇBT görüntüleri sisteme aktarıldı ve kantitatif-volümetrik indeksleri (Akciğer hacmi , akciğer parankimi ortalama atenuasyonu ve amfizem oranı ) otomatik olarak hesaplandı. YÇBT toraks radyolojisinde uzman iki tecrübeli radyolog tarafından değerlendirildi. Hava hapsi, hava kisti, buzlu cam alanları, retiküler opasite, traksiyon bronşektazi ve bal peteği görünümünün varlığı ve dağılımı kaydedildi. Çalışmamız için etik kurulu onayı alındı. Çekim öncesi tüm hastalardan aydınlatılmış yazılı onam formu alındı. BULGULAR Total olgu sayısı 125, kadın sayısı 94 (%75,2), erkek sayısı 31 (%24,48 ) olarak bulundu. Total olgular için ortalama yaşı 59,36 standart sapma değeri 12,8 olarak hesaplandı. En genç hasta 25, en yaşlı hasta 79 yaşındaydı. Görsel BT bulguları; Retiküler opasite ve septal kalınlaşma 55 olguda (% 87,3), buzlu cam densiteleri 49 olguda (% 77,8), traksiyon bronşektazi 31 olguda (%49,2), hava hapsi 19 olguda (% 30,2), bal peteği görünümü 12 olguda (% 19 ) ve hava kisti 13 olguda (%20,06) gözlendi. Her iki akciğerde en sık etkilenen alt loblar(%93,7),ikinci en sık etkilenen alt loblarla birlikte sağ orta lob(%27) ve sol lingual segmentlerdi.(%25,04). En az etkilenen üst loblardı (%15). Tutulum paterni olarak NSIP 22 olguda ( % 34,9 ), UIP 13 olguda ( %20,06), LIP 6 olguda (% 9,5 ), NSIP+UIP birlikteliği 4 olguda (% 6,3 ) ve diğerleri (Organize pnömoni ve sınıflandırılamayan) 18 olguda ( % 28,6 ) izlendi. Hasta ve kontrol grubunda Kantitatif-Volümetrik BT İndeksleri arasında istatistiksel açıdan önemli farklılıklar gözlendi. Hasta ve kontrol grubundaki bireylerin her iki akciğer hacim ortalaması ve ortalama parankim atenuasyonları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptandı. Görsel YÇBT bulgularından septal kalınlaşma, traksiyon bronşektazi ve bal peteği görünümü ile ilk YÇBT Kantitatif-Volümetrik verileri arasında istatistiksel açıdan anlamlı korelasyon saptandı. Hasta ve kontrol grubundaki bireylerin amfizem oranı ortalama değerleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmadı. İlk ve takip Kantitatif-Volümetrik indeksleri arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon gözlendi. SONUÇ Çalışmamızda bilgisayar tabanlı yazılım ile otomatik ölçülen BT atenuasyon histogram temelli kantitatif analizle elde edilen indeksler özellikle fibrozisi yansıtan görsel BT bulguları ile korelasyon gösterdi. Sağlıklı kontrol grubu ile, SS ile ilişkli İAH olan çalışma grubunun kantitatif-volümetrik indekslerinin ortalamaları arasında anlamlı farklılıklar saptandı. Çalışma grubundaki ilk ve takip Kantitatif-Volümetrik indeksleri arasında korelasyon gözlendi. Kantitatif metodlar, radyologlar arası kişisel yetenek farklılıklarından etkilenmeden kantitatif, tekrarlanabilir ve nesnel yöntemler oldukları için SS ile ilişkili İAH'ın saptanması, prognozunun belirlenmesi ve uzun süreli takiplerde şiddetinin değerlendirilmesinde yardımcı olabilir. Daha önemlisi; hastalığın şiddetini kantitatif şekilde ortaya koyduğu için sağaltım etkinliğini değerlendirmede yararlı bir yöntem olarak kullanılabilir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Evaluation of Quantitative-Volumetric Computed Tomography Indexes in Patients with Sjögren Syndrome with Lung Involvement. OBJECTIVE: In our study, we aimed to analyze quantitative-volumetric computed tomography indices in patients with Sjögren Syndrome with lung involvement and compare the results indices belonging to the healthy control group. MATERIAL AND METHODES: 64 patients diagnosed with Sjögren Syndrome between 01/01/2009 - 01/11/2019 were examined retrospectively. In the same period, 62 cases with no history of interstitial lung disease and normal HRCT findings were included in the study as a control group. SECTRA Workstation was used to calculate quantitative-volumetric indices. HRCT images were transferred to the system and their quantitative-volumetric indexes (Lung volume , lung parenchyma mean attenuation , emphysema rate ) were calculated automatically. HRCT was evaluated by two experienced radiologists specialized in thorax radiology. Presence and distribution of air trapping, air cyst, ground glass density, reticular opacity, traction bronchiectasis and honeycomb appearance were recorded. Our study has ethics committee approval and a written informed consent form from all patients before the study. RESULT: The total number of cases was 125, the number of women was 94(%75.2), and the number of men was 31(%24.48). For total cases, the average age 59.36, standard deviations was calculated as 12.8. The youngest patient was 25 years old and the oldest was 79 years old. Visual CT findings; Reticular opacity and septal thickening in 55 cases(%87.3), ground-glass density in 49 (%77.8), traction bronchiectasis in 31 cases (%49.2), air trapping in 19 cases (%30.2), honeycombing appearance was observed in 12 cases (%19) and air cyst in 13 cases(%20.06). Lower lobes most affected in both lungs (%93.7),then lower lobes with the middle lobe on the right (%27) and the lingaul segment(%25.04) on the left. Upper lobes least affected (%15). As the pattern of involvement NSIP in 22 cases(%34.9), 18 cases (organizing pneumonia and non-classifiable) (%28.6), UIP 13 cases (%20.06), LIP in 6 cases (%9.5) and NSIP + UIP association in 4 cases (%6.3) was observed. In the patient and control groups, statistically significant differences were observed between the quantitative-volumetric CT indices. Statistically significant differences were found between the mean of both lung volume and mean parenchyma attenuation of individuals in the patient and control groups. A statistically significant correlation was found between the visual HRCT findings (septal thickening, traction bronchiectasis , honeycombing appearance ) with the first HRCT volumetric data. No statistically significant difference was found between the average values of emphysema in the patient and control groups. There was a statistically significant correlation between initial and follow-up CT quantitative indices. CONCLUSION: In our study, it was observed that the indexes obtained by quantitative analysis based on CT attenuation histogram, which was measured automatically by computer-based software, were particularly correlated with visual CT findings reflecting fibrosis. Since quantitative methods are a quantitative, reproducible and objective method without being affected by personal ability differences between radiologists, detection of SS-related İLD can assist in determining prognosis and assessing its severity in long-term follow-up. More importantly; It can be used as a useful method in evaluating the treatment effectiveness, as it quantitatively demonstrates the severity of the disease.

Benzer Tezler

  1. Akciğer adenokarsinomunun radyolojik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    ORHAN SARIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    OnkolojiTrakya Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CAHİT BABUNA

  2. Akut miyokard infarktüsünde intravenöz heparin tedavisi ile alınan sonuçlar (karşılaştırmalı bir çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ALİ ÇOBANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REMZİ ÖZCAN

  3. Tavşanlarda, tavşan beyin tromboplastini enjeksiyonu ile yaygın damar içi pıhtılaşmasının deneysel olarak gösterilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE İŞBİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    FizyolojiUludağ Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. KASIM ÖZLÜK

  4. Akut miyokard infarktüsü seyrinde sodyum nitroprussid etkisi

    Başlık çevirisi yok

    MEFKURE PLATİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    DOÇ. DR. NURAN YAZICIOĞLU