Geri Dön

Postmenopozal Osteoporozun Tedavi Takibinde Kemik Turnover Markerlarının Rolü

The Role of Bone Turnover Markers In the Follow up of the Treatment of Osteoporosis

  1. Tez No: 644444
  2. Yazar: NAZİFE YASEMİN ARDIÇOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BAHATTİN ADAM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Biyokimya, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Biochemistry, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Fatih Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Biyokimya Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Background : Although bone mineral density (BMD) measurement is the common method for the diagnosis of postmenopausal osteoporosis (PMO, bone turnover markers have been proposed as good indicators for monitoring the efficiency of antiresorptive treatment. We aim to evaluate course of bone turnover markers in the follow-up of treatment osteoporosis and compare the results of these markers with bone mineral densities. Methods : 47 postmenopausal patients were included in this study. The age average of the patients was 59.17.6 (48-81). Patients were divided into 5 groups depending on the type of the treatment: Calcium and vitamin D (8 patients); calcium, vitamin D and risendronate (10 patients); calcium, vitamin D and alendronate (10 patients); calcium, vitamin D and hormone replacement therapy (tibolone) (9 patients) and calcium, vitamin D and calcitonine (10 patients). Samples were taken from each group, prior to treatment and in the third and sixth months of the treatment. Bone mineral density measurements were carried out before the treatment and in the sixth month. The basal concentrations of bone turnover markers serum Type I collagen C-telopeptide (CTX), N-mid-Osteocalcin (OC) and urinary deoxypridinoline (Dpd) and Interleukin-1 (IL-1) were compared to the values in the third and sixth month of the therapy and also to BMD. Results : OC, CTX and Dpd are good markers for the evaluation the effectiveness antiresorptive therapy. The changes in CTX and OC seems to be reflect the changes in bone mass in the early period. However, the changes in Dpd levels come out later. HRT (tibolone) and biphosphonates especially risendronate are thought to be effective therapeutic approaches, because a significant decrease in bone turnover markers and an improvement in BMD – especially in lombar vertebra - were observed in the follow up of treatment. Conclusion : A good correlation found between the changes in levels of CTX and Dpd and changes in BMD during treatment, which suggest that these two markers would be useful for monitoring response to antiresorptive therapy.

Özet (Çeviri)

Giriş : Kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü, postmenapozal osteoporoz (PMO, kemik döngüsü belirteçleri) teşhisinde kullanılan yaygın yöntemdir ve antiresorptif tedavinin etkinliğini izlemek de kullanılmaktadır. Bu çalışmada amacımız postmenapozal osteoporoz tedavisinin takibinde Kemik turnover markerları ile kemik mineral yoğunluğunu karşılaştırmaktır. Materyal-Method: Çalışmaya 47 postmenopozal hasta dahil edilmiştir. Hastaların yaş ortalaması 59.17.6 (48-81) idi. Hastalar tedavi türüne göre 5 gruba ayrıldı: Kalsiyum ve D vitamini (8 hasta); kalsiyum, D vitamini ve risendronat (10 hasta); kalsiyum, D vitamini ve alendronat (10 hasta); kalsiyum, D vitamini ve hormon replasman tedavisi (tibolon) (9 hasta) ve kalsiyum, D vitamini ve kalsitonin (10 hasta). Tedaviden önce ve tedavinin üçüncü ve altıncı aylarında her gruptan örnekler alındı. Tedavi öncesi ve altıncı ayda kemik mineral yoğunluğu ölçümleri yapıldı. Kemik turnove markerları serum Tip I kollajen C-telopeptid (CTX), N-mid-Osteokalsin (OC) ve üriner deoksipridinolin (Dpd)  ve Interlökin-1 (IL-1) 'nın bazal konsantrasyonları tedavinin üçüncü ve altıncı ayındaki BMD sonuçları ile karşılaştırıldı. Bulgular: OC, CTX ve Dpd, antirezorptif tedavinin etkililiğinin değerlendirilmesi için iyi belirteçlerdir. CTX ve OC'deki değişiklikler erken dönemde kemik kütlesindeki değişiklikleri yansıtıyor gibi görünmektedir. Ancak, Dpd seviyelerindeki değişiklikler daha sonra ortaya çıkmaktadır.HRT (tibolon) ve bifosfonatların, özellikle risendronatın etkili terapötik yaklaşımlar olduğu düşünülmektedir, çünkü tedavinin takibinde kemik döngüsü belirteçlerinde önemli bir azalma ve KMY'de - özellikle lombar omurda - iyileşme gözlenmiştir. Sonuç: Tedavi sırasında CTX ve Dpd düzeylerindeki değişiklikler ile KMY'deki değişiklikler arasında iyi bir korelasyon bulunmuştur. Bu durumda da bu iki belirtecin antiresorptif tedaviye yanıtı izlemek için yararlı olacağını düşündürmektedir

Benzer Tezler

  1. Raloksifen ve risedronatın serum biyokimyasal belirteçleri üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması

    The effect of raloksifen and risedronate therapy on serum biochemical markers

    ABDURRAHMAN YETER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonAfyon Kocatepe Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VURAL KAVUNCU

  2. Subklinik hiperkortizolemisi olan menopoz dönemindeki kadınlarda kemik döngüsü ile ilişkili biyokimyasal belirteçlerin 12 aylık izlemdeki değişimi ve normal kortizol aksı olan menopoz sonrası kadınlar ile karşılaştırılması

    Comparison of 12-month follow-up of biochemical markers associated with bone turnover in menopausal women with subclinical hypercortisolism and postmenopausal women with normal cortisol axis

    ÖZLEM KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULLAH SERKAN YENER

  3. Postmenopozal osteoporoz hastalarında bifosfonatların mandibular radyomorfometrik indekslere ve kemik yoğunluğuna etkisi

    The effect of bisphosphonates on mandibular radiomorphometric indeces and bone density in post-menopausal osteoporosis patients

    SİNAN ATEŞ

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Diş HekimliğiDicle Üniversitesi

    Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BELGİN GÜLSÜN

  4. Kapsaisin maddesinin kemik metabolizması üzerine olan etkisi

    Effect of capcaisin on bone metabolism

    ISMAHAN GÜRGEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonHarran Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. PELİN YAZGAN

  5. Postmenopozal osteoporotik hastalarda bilgi düzeyi ve ağrının yaşam kalitesine etkisinin değerlendirilmesi

    The evaluation of the effects of knowledge and pain levels on the quality of life in patients with postmenopausal osteoporosis

    DAMLA KOTİLOĞLU BÖTKE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE ZEYNEP TUZCULAR VURAL