Geri Dön

Selçuklular Devri önemli sağlık kurumlarından Sivas Dârü's-sıhhası ve Divriği Dârü'ş-şifâsı

Important helath institutions from the Seljukid Period hospital of Kaykᾱwῡs and Dᾱr al-Shifᾱ' of Diwrīgī

  1. Tez No: 640630
  2. Yazar: ÖZCAN SALMAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUHARREM KESİK, DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLKIZILCA YÜRÜR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Darüşşifa, Hastaneler, Sağlık kuruluşları, Selçuklular, Selçuklular Dönemi, Sivas, Sivas-Divriği, Tıp tarihi, Hospital, Hospitals, Health institutions, Seljuks, Seljuks Period, Sivas, Sivas-Divriği, History of medicine
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Ortaçağ Tarihi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Henüz VII. yüzyılda İslâm orduları İran topraklarını ele geçirdikten sonra İslâm tıbbı Cündişâpûr tıp okuluyla karşılaştı. Burada sentezlenmiş olan Yunan-İran-Hint tıp bilgisi İslâm tıbbının gelişmesinde büyük rol oynadı. Büyük Selçuklu Devleti'nin Ortadoğu'ya hükmetmeye başlamasıyla ise bu bilgi vse birikim birçok değerli hastanenin oluşturulmasını sağladı. Büyük Selçuklular ve onlara bağlı atabeglikler tarafından kurulan Adudî Hastanesi, Nûreddin Mahmud Zengî Hastanesi ve Gökbörü Müessesesi'nin içinde yer alan hastane gibi önemli kurumlar Anadolu'yu pek çok yönden etkilediler. Bu hastanelerden yetişen pek çok hekim Anadolu'ya geldi. Burada eğitimler verdiler ve öğrendikleri tıp bilgisini bölgeye aktardılar. Haçlı saldırıları Akdeniz'deki İslâm egemenliğini kesintiye uğratırken, İslâm Devletlerinin ticaret için Anadolu'ya yönelmesine de vesile oldu. XIII. yüzyılda Anadolu'da önemli sayıda kervansaray inşâ edilirken Türkiye Selçukluları'nın başarılı politikasıyla nüfusta ve bölgedeki canlılıkta da ciddi bir artış meydana geldi. Yaşanan toplumsal canlılık, sağlık hizmetlerini de zorunlu hâle getirdi. Ortadoğu'dan getirilen tıp bilgisi bu konuda önemli adımlar atılmasını mümkün kıldı ve Anadolu'da hastaneler kuruldu. İlk inşâ edilen hastanelerden ikisi konumuzu oluşturan Sivas Dârü's-sıhhası ve Divriği Dârü'ş-şifâsı'dır. Bu hastaneler toplumsal hayatla iç içe yaşayan canlı birer kurum olarak varlıklarını sürdürdüler. Anadolu sosyal yapısı içinde birçok görevi îfâ ettiler. Divriği Dârü'ş-şifâsı'nda çalışan Abdüllatîf el-Bağdâdî Ortadoğu'daki okullarda tıp bilgisini kazanmıştı. Anadolu'da bir taraftan hastalıklarla uğraşırken diğer taraftan ders veriyor ve bölgeyi gezerek bitki araştırmaları yapıyordu. Binalar onun gibi entelektüellere sahip çıkıyor, bölgeden tedarik edilmesi imkânsız olan gerekli malzemeyi temin etmek için kervansarayları ve ticaret yollarını kullanıyorlardı. Diğer taraftan sadece hastaneye gelen hastalarla ilgilenmiyorlar, kervansaraylarda ciddi rahatszlıklar var ise buralarda da hekimlik hizmeti veriyorlardı. Ayrıca sarayla da irtibatları vardı. Sultanlar hastalandığında en iyi hekimler onlarla ilgileniyor ve hatta bazen bu isimler sarayda çalışıyorlardı. Gerekli görüldüğü taktirde ise sultanlarla savaşa dahi katılıyorlardı. Bu müesseselerin varlığını sürdürmeleri için önemli vakıflar tahsis edilmişti. Bu gelirler sayesinde Divriği Dârü'ş-şifâsı varlığını XIV. yüzyıla Sivas Dârü's-sıhhası ise XV. yüzyıla kadar devam ettirebilmiştir. Çalışmamızda bu iki hastanenin bânilerini, kuruldukları mekânları, çalıştırdıkları görevlileri, ekonomik kaynaklarını, arkeolojik kalıntılarını ve işlevlerini ne zaman ve ne sebeple kaybetmiş olabileceklerini ele aldık. Çeşitli yönleriyle bu iki binayı karşılaştırmalı olarak irdeledik.

Özet (Çeviri)

Islamic medicine learned about the Gundī-Shᾱpῡr Medical School after the İslamic armies captured Iran in the 7th A.D. The knowledge of Greco-Iranian-Indian medicine synthesized here played a major role in the development of Islamic medicine. As the Great Saldjῡḳs State started to rule over the Middle East, this knowledge and experience made possible the foundation of many valuable hospitals. Important institutions such as the 'Aḍudī hospital, Nῡr al-Dīn Maḥmῡd b. Zankī Hospital and the Hospital within the Gökbörü Complex, founded by the Great Saldjῡḳs and their affiliates, had an influence over the social and cultural World of Anatolia in many ways. A number of physicians trained in these hospitals came to Anatolia. They trained students and transferred the medical knowledge they learned to the region. Because of the Crusader attacks undermining Islamic sovereignty in the Mediterranean, Islamic States had to turn to Anatolia for trade XIIIth century is a time of intense increase in the number of caravanserais in the Anatolian peninsula, triggered by the successful policies of the Anatolian Saldjῡḳs and leading to a significant increase in the vitality of trade movements. High social and economic activity made health services compulsory. The medical knowledge coming from the Middle East made it possible to take important steps in this regard and hospitals were established in Anatolia. Two of the first built hospitals were Hospital of Kaykᾱwῡs and Dᾱr al-Shifᾱ' of Diwrīgī, the two focus points of this study. These hospitals continued to exist as living institutions that are intertwined with social life. They performed many duties within the social structure of Anatolia. Abdüllatîf al-Bağdâdî, who worked in Dᾱr al-Shifᾱ' of Diwrīgī, had gained medical knowledge in the schools of the Middle East. While he was treating diseases, he was also teaching in Anatolia and doing plant researches in the region. Intellectuals like him used the trade routes alongside of which caravanserais were located to supply the necessary material for preparing drugs that was not available in the region. These medical professionals were not only interested in patients coming to the hospital, but they were also visiting patients with serious discomfort lodged in a caravanserai, where a special room was mostly reserved for the doctor's visit and the most commonly used drugs were kept at hand. The hospitals also had contacts with the palace. When sultans got sick, the best physicians took care of them and sometimes these names worked in the palace. When necessary, they even participated in wars with the sultan. Significant resources were allocated for the financial needs of these hospitals, through hospital foundations. Thanks to these revenues, The Divriği Hospital was able to continue its existence until the XIVth century and the Sivas Hospital until the XVth century. In this study, we focused on the founders, structures, staff, economical resources and the archeological remains of these two medieval hospitals. We also discussed how and why they lost their function. We examined these two buildings in a comparative way.

Benzer Tezler

  1. Mimarlıkta rasyonel ve irrasyonel biçimlendirmenin ekonomik göstergelere bağlı olarak değişimi ve bu değişimin 11. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Türk ve Avrupa uygarlıklarında örneklenmesi

    The Change of rational and irrational styles in architecture duetotho economicaldata and the illustration of this change on the Turkish and European Civilizations between 11th and 19th centuries

    AYŞE ZEYNEP ONUR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UMUR ERKMAN

  2. Anadolu Selçukluları ve beylikler dönemi Türk denizciliği

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA OFLAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    TarihGazi Üniversitesi

    DOÇ. DR. REŞAT GENÇ

  3. Ilgın'da Türk devri yapıları

    Başlık çevirisi yok

    TAHSİN SAMUR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Sanat TarihiGazi Üniversitesi

    PROF. DR. M. OLUŞ ARIK

  4. Kayseri yöresinde halıcılık ve yöre ekonomisine katkısı üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    KASIM KARAHAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    El SanatlarıGazi Üniversitesi

    DOÇ. DR. TAMER ARPACI

  5. Bir Türk müessesesi olarak vakıfların tarihi tekamülü

    Başlık çevirisi yok

    M.UYGUR TAZEBAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    TarihAnkara Üniversitesi

    PROF. DR. AYDIN TANERİ