Geri Dön

Ratlarda ana safra yolunun bağlanması sonucu oluşturulan kolestatik karaciğer hasarı üzerine rosa pimpinellifolia l. meyvesi ekstraktının antioksidan etkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of antioxidant effect of rosa pimpinellifolia l. fruit extract on common bile duct ligation induced cholestatic liver injury in rats

  1. Tez No: 639372
  2. Yazar: MAHMUT KAAN DEMİRCİOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. PINAR YAZICI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: kolestaz, karaciğer hasarı, antioksidan tedavi, Rosa pimpinellifolia L, Antioksidanlar, Bitki özütü, Hayvan deneyleri, Karaciğer, Karaciğer hastalıkları, Rosa pimpinellifolia L., Safra kanalları, Safra kesesi hastalıkları, Sıçanlar, cholestasis, liver damage, antioxidant therapy, Rosa pimpinellifolia L, Antioxidants, Plant extract, Animal experimentation, Liver, Liver diseases, Rosa pimpinellifolia L., Bile ducts, Gallbladder diseases, Rats
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Antioksidan kullanımı oksidatif stresle ilişkili karaciğer hastalıklarını önlemek ve tedavi etmekte önem arz etmektedir. Her ne kadar klinik çalışmalardan elde edilen sonuçlarda kesin bulgular elde edilmese de deneysel çalışmalar antioksidanların karaciğer hastalıklarındaki in vivo teröpatik etkisini ortaya çıkartmakta başarılı sonuçlar ortaya koymaktadır. Biz de bu çalışmada son dönemlerde antioksidan etkinliği in vitro ortaya konulan yöresel bir bitki olan Rosa pimpinellifolia L. meyvesinin in vivo etkinliğini deneysel sarılık modeli oluşturulan ratlarda incelemeyi amaçladık. Gereç-Yöntem: Bu deneysel çalışma 25 adet erkek Sprague - Dawley rat kullanılarak planlandı. Deneysel sarılık modeli ana safra yolu iki kere 5/0 ipekle bağlanarak gerçekleştirildi. Mevsiminde toplanan Rosa Pimpinellifolia L. meyveleri ekstraktı hazırlandı. Rastgele 5 gruba ayrılan deneklere sırasıyla: (1) sadece laparotomi-sham-, (2) ana safra yolu bağlanması –kontrol-, (3) 250 mg/kg tedavi, (4) 500 mg/kg tedavi, (5) 750 mg/kg tedavi işlemleri uygulandı. On günün sonunda ratlar incelemek üzere alınan kan ve karaciğer doku örnekleri sonrası sakrifiye edildi. Rat serumlarından karaciğer fonksiyon testleri ve hem serum hem de karaciğer homojenatlarında çeşitli oksijen radikalleri ölçüldü. Bulgular: Rat serum ve karaciğer dokusundaki lipit hidroperoksit (LOOH) düzeyi ekstrakt verilen gruplarda anlamlı düşme kaydetti (p<0,001 ve 0,014; sırasıyla). Benzer şekilde glikooksidatif stresin erken belirteçlerinden olan Amadori de ekstrakt verilen gruplarda ise sham grubunun düzeyine yaklaşmış olması ile istatistiksel anlamlılık gösterdi (p=0,027 ve p<0,001). Glikooksidatif stresin geç aşamasını gösteren ileri glikasyon son ürünleri(AGE) düzeylerinde ise anlamlı değişiklik tespit edilmedi. Ekstrakt verilen gruplarda hem serum hem de homojenat sonuçlarında demir iyonu indirgeyici antioksidan güç (FRAP) seviyelerinde anlamlı istatistiksel artış mevcuttu (p<0,001 ve p=0,017). Sonuç: Ratlarda oluşturulan sarılık modelinde, Rosa pimpinellifolia L. meyvesi ekstraktının 250 mg/kg'lık doz uygulamasında çok anlamlı teröpatik etki oluşmasa da, en iyi sonuçların 500 mg/kg'lık doz uygulanan grupta sağlandığını ve 750 mg/kg'lık doz grubunda ise proinflamatuar etkinin belirginleştiğini saptadık. Geç dönem parametrelerinde herhangi bir değişiklik saptanmazken erken dönem lipit peroksidasyon ürünlerinden Lipit hidroperoksit ve yine erken dönem glikooksidasyon ürünlerinden olan Amadori parametrelerinde özellikle tedavi gruplarında anlamlı düşüklükler saptanması üzerinde çalıştığımız Rosa pimpinellifolia L. nın antioksidan etkisinin karaciğer hasarının erken dönemlerinde etkili olduğunu ortaya çıkarmaktadır. İleride daha geniş çalışma grupları ile geç dönemi de değerlendirilerek yapılacak çalışmaların bu bitkinin etkilerine daha detaylı ışık tutabileceğini düşünüyoruz.

Özet (Çeviri)

Aim: Application of antioxidants signifies a rational curative strategy to prevent and cure liver diseases involving oxidative stress. Although conclusions drawn from clinical studies remain uncertain, animal studies have revealed the promising in vivo therapeutic effect of antioxidants on liver diseases. In this study, we aimed to investigate the in vivo efficacy of Rosa pimpinellifolia L., a local plant whose in vitro antioxidant activity had been previously demonstrated in an experimental obstructive jaundice. Material and Methods: The experimental jaundice models in 25 male Sprague - Dawley rats were developed by double main bile duct binding using 5/0 silk. Rosa Pimpinellifolia L. fruit extract prepared from seasonal products collected from restricted geographical areas. All rats randomly divided into 5 groups, respectively: (1) laparotomy-sham- only, (2) biliary tract binding –control-, (3) 250 mg / kg applied, (4) 500 mg / kg applied, (5) 750 mg / kg applied. At the end of the 10th day, the rats were sacrificed after blood and liver tissue samples were collected. Liver function tests and several oxidative stress markers were examined to assess oxidative damage at the cellular level. Results: The lipid hydroperoxide (LOOH) level in the rat serum and liver tissue was significantly decreased in all treatment groups, (p < 0.001 and p=0,014, respectively). Likewise, Amadori, which is one of the early markers of glycol-oxidative stress, showed a statistical significance in the treatment groups approaching the level of the sham group (p=0,027 and p<0,001). On the other hand, no significant difference was found in the level of advanced glycation end products (AGE), which indicates the advanced stage of glycol-oxidative stress. Ferric reducing activity of plasma (FRAP) levels, which reflects bioactive antioxidant molecules, showed statistically significant increase in both serum and homogenates of all therapeutic groups (p=0,001, p=0,017). Conclusion: To sum up, although there was no significant therapeutic effect in the application of 250 mg / kg of Rosa pimpinellifolia L. fruit extract, best results were found in 500 mg / kg dose group while results in 750 mg / kg dose group were consistent with quite proinflammatory response. While there was no significant difference in late-period parameters for liver damage, it was revealed that the antioxidant effect of Rosa pimpinellifolia L., was more prominent in the early stages of liver damage related to the oxidative stress. Both lipid hydroperoxide and Amadori parameters which have been one of the early lipid peroxidation and glycooxidation products, respectively, showed significant decreases. We believe that the further studies carried out with larger sample size and longer length of observation are warranted to demonstrate more detailed data, particularly long-term, on the antioxidant effects of Rosa Pimpinellifolia L.

Benzer Tezler

  1. Metil paratiyonla zehirlenmiş ratlarda geleneksel tedaviyle (atropin-pralidoksim) lipit emülsiyonunun etkinliklerinin karşılaştırılması

    A comparison of efficiency of lipid emulsion and conventional therapy (atropine-pralidoxime) on tissues of rats poisoned with methyl parathion

    AFŞİN EMRE KAYIPMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    İlk ve Acil YardımBaşkent Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BETÜL GÜLALP

  2. Ratlarda deneysel safra yolu obstrüksiyonuna bağlı karaciğer harabiyetinde endotokseminin rolü

    Endotoxins as co-factors of liver injury in obstructive juandice

    B. BÜLENT MENTEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Genel CerrahiGazi Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

  3. N-nitrozodietilamin'in (NDEA)) rat karaciğer dokularında DNA Turn-Over'ında görev alan enzim aktiviteleri üzerine etkisinin araştırılması: Ellajik asidin etkisi

    Investigation of DNA Turn-Over enzyme activities in rat tissues treated with n-nitrosodiethylamine: The effect of ellagic acid

    ASLIHAN ÇAVUNT BAYRAKTAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    BiyokimyaGazi Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA KAVUTÇU

  4. Tıkanma ikteri yapılan ratlarda etanercept'in karaciğer hücrelerine ve apoptoza etkilerinin araştırılması

    Investigation of the effects of etanercept on hepatic cells and apoptosis in rats with obstructive jaundice

    ERKAN KARACAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Genel CerrahiAdnan Menderes Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PARS TUNÇYÜREK