Obez ve fazla kilolu hastalarda viseral ve perirenal yağ doku kalınlığının akım aracılı dilatasyon (DMD) yöntemi ile ölçülen endotel fonksiyonları ile ilişkisi
The relationship of visceral and perirenal fat tissue thickness and endotel functions measured BY flow-mediated dilatation (FMD) method in patients with obese and overheat
- Tez No: 635212
- Danışmanlar: PROF. DR. TURGUT KARABAĞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Kardiyoloji, Internal diseases, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Obezite, koroner arter hastalığı, viseral yağ doku kalınlığı, perirenal yağ doku, endotel disfonksiyonu, akım aracılı dilatasyon (FMD), intima media kalınlığı, Adipoz doku, Dilatasyon, Karotis intima media, İç organlar, Obesity, coronary artery disease, visceral adipose tissue thickness, perirenal fat tissue, endothelial dysfunction, flow-mediated dilation (FMD), intima- media thickness, Adipose tissue, Dilatation, Carotid intima media, Viscera
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Obezite vücutta yağ dokusunun aşırı birikimi sonucu meydana gelen, diyabetes mellitusa ,kardiyovasküler hastalıklara (özelikle kalp hastalığı ve inme), kas iskelet sistemi hastalıklarına, hipertansiyona, hiperlipidemiye, kanserlere (endometriyum, meme, kolon gibi) neden olabilen kronik, kompleks ve multifaktöryel bir hastalıktır. Yağ dokusu büyük bir endokrin organ olarak kabul edilmektedir. Obezite ile ilişkili hastalıkların patogenezinde yağ dokusundan salgılanan birçok molekülün (adipokin veya adipositokinler) doğrudan yahut dolaylı olarak rolü mevcuttur. Aterogenezis öncesi gelişen bir fonksiyon bozukluğu olan endotelyal disfonksiyonu sonucunda damar duvarında düz kas hücre proliferasyonu, lökosit adezyonu ve trombozise yatkınlık oluşmaktadır. Endotelyal disfonksiyonunun aterosklerozisin erken evrelerinde ortaya çıktığı gösterilmiştir. Obez bireylerde artmış yağ dokusundan sekrete edilen otokrin parakirin ve endokrin etkileri olan adipositokinlerin, kronik inflamasyon, artmış oksidadif stress ve insulin rezistansı gibi birçok mekanizmayla endotelyal disfonksiyonu gelişmesine katkıda bulunduğu gösterilmiştir. Biz de çalışmamızda; tanımlanmış kardiyovasküler hastalığı olmayan fazla kilolu ve obez hastalarla normal kilolu hastalar arasında viseral yağ dokusu kalınlığı ile akım aracılı dilatasyon yöntemiyle saptanan ve erken aterosklerozun belirteci olarak kullanılabilen endotel disfonksiyonu arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hasta gruplarının seçiminde 01.01.2020-01.06.2020 tarihleri arasında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç hastalıkları polikliniği'ne başvuran ve vücut kitle indeksi (VKİ) >25 kg/m2 olup kanıtlanmış koroner arter hastalığı olmayan obez ve fazla kilolu hastalar ile VKİ 18,55-24,99 arasında sağlıklı kontrol grubu prospektif olarak dahil etme/hariç tutma kriterlerine göre araştırmaya dahil edildi. Çalışmaya alınan her bireye çalışma hakkında bilgi verilerek, aydınlatılmış onam formu okutuldu ve imzalatıldı. Olguların ilk başvurusunda boy (m) ve vücut ağırlıkları (kg) ölçülerek, kg/ m2 cinsinden vücut kitle indeksleri (VKİ) hesaplandı. Hastaların ve kontrol gruplarının bel ve kalça çevresi ölçümleri kaydedildi. Her iki grupta aşikar koroner arter hastalığı anamnez, fizik muayene, ekg ve ekokardiyografi çekilerek ekarte edildi. Ve gerekli görülen olgularda efor testi ve miyokart sintigrafisine başvuruldu. Her iki gruba aynı radyoloji uzmanı tarafından karın ultrasonu yapılarak perirenal ve viseral yağ doku kalınlıkları ölçüldü. Sonrasında her iki gruba ekokardiyografi yapıldı ve akım aracılı dilatasyon (FMD) ölçüldü. Her iki çalışma grubundaki olguların; 8-12 saat açlık sonrasında, açlık kan glukozu, trigliserit, LDL, HDL, açlık insülini, üre-kreatinin, aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz, HBA1C, HOMA-IR serum düzeylerine bakmak için antekubital bölgeden venöz kan örnekleri alındı. Bulgular: Vaka grubu (fazla kilolu ve obez) ve kontrol grubu olarak iki grup alındı. Vaka ve kontrol grupları arasında perirenal ve viseral yağ doku kalınlığı vaka grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Yine vaka ve kontrol grupları arasında akım aracılı dilatasyon oranlarının vaka grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak azaldığı saptanmıştır (p<0,001). Ayrıca perirenal ve viseral yağ doku kalınlık artışıyla akım aracılı dilatasyon arasında zayıf negatif korelasyon saptanmıştır (sırasıyla r:-0,192, p<0,02, r:-0,244, p<0,005). Sonuç: Erken dönemde brakiyal arterden non invaziv yol ile elde edilen endotel fonksiyonları bireylerin viseral yağ doku kalınlıkları ile ilişkili olması kilo vermenin ateroskleroz gelişmesinden önce primer korunmada önemli olabileceğini düşündürmektedir. Bu hastalarda ultrasonografi ile ölçülen viseral yağ doku kalınlıkları korunmada tedavi hedefi olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Bunun yanı sıra brakiyal arterden kolayca ölçülebilecek intima media kalınlığı da endotel fonksiyonları ile ilişkili göründüğü için kalınlaşmış intima media kalınlığı da endotel fonksiyonlarının durumu hakkında bize dolaylı bilgi verebilir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Obesity is a chronic, complex, and multifactorial disease that occurs as a result of excessive accumulation of adipose tissue in the body and may result in diabetes mellitus (DM), cardiovascular diseases (CVDs) (particularly heart disease and stroke), musculoskeletal disorders (MSDs), hypertension, hyperlipidemia, and cancer (e.g. endometrium, breast, colon). Adipose tissue is considered a large endocrine organ. Many molecules secreted by adipose tissue (adipokine or adipocytokines) have a direct or indirect role in the pathogenesis of obesity-related diseases. Smooth muscle cell proliferation, leukocyte adhesion, and predisposition to thrombosis occur in the vessel wall due to endothelial dysfunction, a dysfunction that develops before atherogenesis. Endothelial dysfunction has been shown to develop in the early stages of atherosclerosis. Adipocytokines with autocrine, paracrine, and endocrine effects, which are secreted by increased adipose tissue in individuals with obesity, have been shown to contribute to the development of endothelial dysfunction through many mechanisms such as chronic inflammation, increased oxidative stress, and insulin resistance. In this study, we aimed to investigate whether there was a relationship between visceral adipose tissue (VAT) thickness and endothelial dysfunction, which is detected by the flow-mediated dilation (FMD) method and can be used as a marker of early atherosclerosis, in overweight and obese patients without any defined CVDs and individuals with normal weight. Materials and Methods: In the selection of patient groups, obese or overweight patients with a body mass index (BMI) of >25 kg/m2, who were admitted to the Istanbul Training and Research Hospital Internal Medicine outpatient clinic between 01.01.2020 and 01.06.2020 and had no proven coronary artery disease, and healthy individuals with a BMI of 18.55-24.99 kg/m2 were included in this prospective study according to the study inclusion and exclusion criteria. All individuals participating in the study were informed about the study and they read and signed informed consent forms. The height (m) and body weights (kg) of the patients were measured at initial admission and BMI was calculated in kg/m2. The waist and hip circumference measurements of the patient and control groups were recorded. In both groups, coronary artery disease was ruled out through anamnesis, physical examination, electrocardiography (ECG), and echocardiography. Cardiac stress test and myocardial scintigraphy were performed, when necessary. In both groups, an abdominal ultrasound was performed by the same radiologist, and perirenal adipose tissue (PAT) and VAT thicknesses were measured. Then, echocardiography was performed in both groups and FMD was measured. Following 8-12 hours of fasting, venous blood samples were collected from the antecubital region of the patients in both groups to examine fasting blood glucose, triglycerides, low-density lipoprotein (LDL), high-density lipoprotein (HDL), fasting insulin, urea, creatinine, aspartate aminotransferase (AST), alanine aminotransferase (ALT), Hemoglobin A1c (HbA1c), and homeostasis model assessment of insulin resistance (HOMA-IR) serum levels. Results: The participants were divided into two groups: the patient group (including overweight and obese individuals) and the control group. The PAT and VAT thicknesses were found to be significantly higher in the patient group compared to the control group (p<0.001). There was a significant decrease in the FMD levels of the patient group compared to those of the control group (p<0.001). Furthermore, there was a weak negative correlation between increased PAT and VAT thicknesses and FMD (r:-0,192, p<0.02, r:-0.2244, p0.005, respectively). Conclusion: The relationship between endothelial function obtained in the early period from the brachial artery using a non-invasive method and the VAT thicknesses of individuals suggests that weight loss may be important in primary prevention before the development of atherosclerosis. We believe that VAT thicknesses measured via ultrasonography in these patients can be used as a treatment goal in prevention. Moreover, increased intima-media thickness (IMT), which can be easily measured from the brachial artery, can provide indirect information about the status of endothelial functions since it seems to be associated with endothelial functions.
Benzer Tezler
- Epikardiyal yağ dokusunun transtorasik ekokardiyografi ile vertikal, horizontal ve alansal değerlerinin koroner arter hastalığı ve antropometrik ölçümler ile ilişkisi
The relationship of vertical, horizontal thickness and area of epicardial fat tissue on echocardiography between coronary artery disease and antropometric measurements
IŞIK TEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
KardiyolojiPamukkale ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ASUMAN KAFTAN
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Obezitede asprosin düzeyinin önemi
The significance of asprosin level in obesity
ALPAY DÜŞGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZÜBEYDE ŞEBNEM AKTARAN
- Prediyabetik hastalarda aralıklı açlığın antropometrik ölçümler ve metabolik parametreler üzerine etkisi
The effect of intermittent fasting on anthropometric measurements and metabolic parameters in prediabetic patients
RABİA KARATOPRAK PEKER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Aile HekimliğiAtatürk ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YASEMİN ÇAYIR
- Kayseri ve yöresindeki crohn hastalarının özellikleri ve komplikasyonlarının visseral adipozite ile ilişkisi
The relationship of characteristics and complications of chrohn's patients with visceral adiposity in kayseri and its region
ORKUN TURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
GastroenterolojiErciyes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞEBNEM GÜRSOY