Geri Dön

Psikiyatrik bozukluk eş tanısının, Obsesif Kompulsif Bozukluk'ta hastalık şiddeti ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

The effect of psychiatric disorders on diagnostic violence and quality of life in Obsesive Compulsive Disorders

  1. Tez No: 632474
  2. Yazar: MERVE METİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. YUSUF ÖZAY ÖZDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Hastalık şiddeti indeksi, Obsessif kompülsif bozukluk, Psikiyatrik hastalar, Psikiyatrik hastalıklar, Yaşam kalitesi, Severity of illness index, Obsessive compulsive disorder, Psychiatric patients, Psychiatric sickness, Quality of life
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tanılı hastalarda Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı-5'e (DSM-5) göre tanılanan psikiyatrik bozukluk eş tanılarının görülme oranları ile psikiyatrik bozukluk eş tanısı olan ve olmayan OKB olgularının sosyodemografik ve klinik özellikler, hastalık şiddeti, depresyon ve anksiyete düzeyleri ile yaşam kalitesi açılarından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmamız kesitsel bir çalışma olup, çalışmaya Ekim 2019 – Mart 2020 ayları arasında, S.B.Ü. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde OKB tanısı ile ayaktan tedavi görmekte olan 127 hasta dahil edildi. Hastaların OKB tanıları DSM-5 ile kondu. Hastalara sosyodemografik veri formu, klinisyen için DSM 5 Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5-CV) formu, Yale Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (YBOKÖ) ve Semptom Çizelgesi, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDDÖ), Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği (HADÖ) ve Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu Türkçe Sürümü (WHOQOL-BREF TR) uygulandı. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların %91.3'ünde yaşam boyu herhangi bir psikiyatrik bozukluk eş tanısı vardı. En yaygın görülen psikiyatrik bozukluk eş tanısı majör depresyon (%60.63) idi. Bunu sırası ile ayrılma anksiyetesi bozukluğu (%46.6), özgül fobi (%38.58) ve panik bozukluk (%37.01) takip etmekte idi. OKB olgularında, psikiyatrik bozukluk eş tanısı olan ve olmayan grup sosyodemografik ve klinik özellikler açısından karşılaştırıldığında anlamlı tek fark çalışma durumu idi. Her iki grupta hastalık şiddeti ile HDDÖ ve HADÖ puanları arasında pozitif yönde korelasyon saptandı (p<0.05). Tüm popülasyonda en sık görülen obsesyonlar kirlenme (%57.48) ve şüphe (emin olamama) (34,65) iken; temizleme-yıkama (%59.84) ve kontrol etme (%36.2) en sık görülen kompulsiyonlardı. Eş tanısı olan ve olmayan gruplar obsesyon ve kompulsiyonlar açısından karşılaştırıldığında; dini obsesyonlar (p=0.049), kontrol etme kompulsiyonları (p=0.048) ve tekrarlayıcı törensel davranışlar (p=0.044), eş tanısı olan grupta daha yüksek saptandı (p<0.05). Eş tanısı olan ve olmayan gruplar yaşam kalitesi alt ölçek puanları ile karşılaştırıldığında, gruplar arasında psikolojik alt ölçek puanı açısından ileri derecede anlamlı fark varken (p:0.004); genel sağlık, fiziksel sağlık, sosyal ilişkiler ve çevre alt ölçekleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05). Eş tanısı olan grupta YBOKÖ obsesyon puanları ile genel sağlık durumu (p:0,003), fiziksel sağlık (p:0,003) ve sosyal ilişkiler (p:0,024) alt ölçek puanları arasında, YBOKÖ kompulsiyon puanları ile genel sağlık (p:0,014) ve sosyal ilişkiler (p:0,015) alt ölçek puanları arasında, YBOKÖ total puanları ile genel sağlık (p:0,006), fiziksel sağlık (p:0,037), sosyal ilişkiler (p:0,010) ve çevre (p:0,046) alt ölçek puanları arasında ters yönlü zayıf düzeyde anlamlı korelasyon saptandı. Eş tanısı olmayan grupta ise fiziksel sağlık ile YBOKÖ kompulsiyon puanı ve YBOKÖ total puanı arasında aynı yönde yüksek düzeyde anlamlı korelasyon görüldü. Sonuç: OKB hastalarında yaşam boyu psikiyatrik bozukluk eş tanısı yüksek oranda görülmektedir. En sık görülen eş tanılar DSM-5'e göre majör depresyon ve ayrılma anksiyetesi bozukluğudur. Psikiyatrik bozukluk eş tanısının olması OKB'de hastalık şiddetini arttırırken yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.

Özet (Çeviri)

Objectives: In our study, it was aimed to compare the prevalence rates of comorbid psychiatric disorders in Obsessive Compulsive Disorder (OCD) patients diagnosed with The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders- 5 (DSM-5) and their socio-demographic and clinical features, disease severity, depression and anxiety levels and quality of life. Method: Our research is a cross-sectional study, and 127 outpatients undergoing treatment with the diagnosis of OCD were included on between October 2019 - March 2020, in Erenköy Mental Health and Neurological Diseases Training and Research Hospital. OCD diagnoses of the patients were made with DSM-5. Sociodemographic data form for patients, Structured Clinical Interview for DSM 5 Disorders (SCID-5-CV) form for clinician, Yale Brown Obsession Compulsion Scale (YBOCS) and Symptom Chart, Hamilton Depression Rating Scale (HDRS), Hamilton Anxiety Rating Scale (HADS) and the Turkish version of the World Health Organization Quality of Life Scale Short Form (WHOQOL-BREF TR) were applied. Results: In 91.3% of the patients participating in the study, there was a lifelong comorbid psychiatric disorder. The most common psychiatric disorder comorbidity was major depression (%60.63). This was followed by separation anxiety disorder (%46.6), specific phobia (%38.58) and panic disorder (%37.01). When the group with and without comorbid psychiatric disorders in OCD was evaluated in terms of sociodemographic and clinical features, the only significant difference was the working status. There was a positive correlation between disease severity and HDRS and HADS scores in two groups (p <0.05). The most common obsessions in the entire population were contamination (%58.62) and suspicion (not being sure) (%32.76), and compulsions were cleaning-washing (%61.21) and control (%32.62). When groups with and without comorbidity are compared in terms of obsessions and compulsions; religious obsessions (p = 0.049), control compulsions (p = 0.048) and repetitive ritual behaviors (p = 0.044) were higher in the comorbid group (p <0.05). In the group with comorbid psychiatric disorders, the overall health, physical health, psychological health, social relationships and environmental sub-scores were found lower. Significance was seen in terms of social relations and environmental subscales and socio-demographic data of QOLS. In the group with comorbid psychiatric disorders, between YBOCS obsession scores and general health status (p: 0.003), physical health (p: 0.003), and social relations (p: 0.024) subscales; YBOCS compulsion scores and general health (p: 0.014) and social relations (p: 0.015) sub-scores; YBOCS total scores and general health status (p: 0.006), physical health (p: 0.037), social relations (p: 0.010) and environment (p: 0.046) subscores were found weak level of significant negative correlation was detected. In those who did not have comorbid psychiatric disorders, there was a high level of significant positive correlation between physical health and YBOKÖ compulsion score and YBOKÖ total score. Conclusion: It is seen that the comorbidity rate of lifelong psychiatric disorders in OCD patients is high. The most common comorbidities are major depression and separation anxiety disorder according to DSM-5. Having a comorbid psychiatric disorder increases the severity of the disease in OCD, while adversely affecting the quality of life.

Benzer Tezler

  1. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan ergenlerde internet bağımlılığının prevalansı ve prediktörleri

    Prevalence and predictors of internet addiction in adolescents with attention deficit and hyperactivity disorder

    ÖZGÜR ÖNDER DEMİRTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT COŞKUN

  2. Obsesif-kompulsif bozukluğu olan hastalarda motor kortekse eksitabilite ölçümleri ve ölçümlerin klinik seyir ile ilişkisini araştıran kontrollü bir çalışma

    The evaluation of motor cortex excitability measures and the association of these measures with the clinical course in patients with obsessive - compulsive disorder

    SELÇUK ŞİMŞEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUNÇ ALKIN

  3. Bipolar afektif bozuklugu olan hastalarda eriskin tipi dikkat eksikligi ve hiperaktivite bozuklugunun yaygınlıgı.

    Comorbidity of adult attention-deficit hyperactivity disorder and bipolar disorder

    ELİF KARAAHMET

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    PsikiyatriZonguldak Karaelmas Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. LEVENT ATİK

  4. Obsesif kompulsif bozuklukta ilaç tedavisine direncin yordayıcıları

    Predictors of resistance to pharmacotherapy in obsessive compulsive disorder

    ESRA ÜNVERDİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikiyatriOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE GÜZ

  5. Obsesif kompulsif bozuklukta bilişsel davranışçıgrup psikoterapisinin etkinliğinin değerlendirilmesi

    The effectiveness of cognitive behavioral group psychotherapyfor obsessive-compulsive disorder

    YASİR ŞAFAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET HAKAN TÜRKÇAPAR