Geri Dön

Aortik ateroskleroz ve artmış epikardiyal yağ volümü ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişkinin araştırılması

Can aortic atherosclerosis or epicardial adipose tissue volume be used as a marker for predicting coronary artery disease?

  1. Tez No: 631867
  2. Yazar: GÖKHAN YÜCE
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYSEL TÜRKVATAN CANSEVER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Aorta, Atherosclerosis, Coronary artery disease, Epicardial adipose tissue, Multidetector computed tomography
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Amaç: Bu çalışmada; koroner arter hastalığı ile aortik ateroskleroz, epikardiyal yağ volümü ve kardiyovasküler risk faktörleri arasındaki ilişkinin araştırılması, aortik ateroskleroz veya artmış epikardiyal yağ volümünün koroner arter hastalığının tahmininde bir markır olarak kullanılıp kullanılamayacağının belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve yöntem: Koroner arter hastalığından şüphelenilen toplam 202 olguya (129 erkek, ortalama yaş: 55.39, 26-84 yaş) 64-dedektörlü BT cihazı kullanılarak, koroner arter kalsiyum (KAK) skoru ve ardından koroner bilgisayarlı tomografik anjiyografi (BTA) incelemesi yapıldı. KAK skoru Agatston methodu kullanılarak hesaplandı. Koroner BTA'da saptanan plakların neden olduğu darlık derecesi anlamlı sınırın altında (<%50) ve anlamlı sınırın üstünde (%≥50) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Aortik aterosklerozun varlığını belirlemek için; kontrastsız görüntülerden inceleme alanına giren inen aortada kalsifikasyon olup olmadığına bakıldı. İnen aorta duvar kalınlığının ölçümü kontrastlı görüntülerden, inceleme alanına giren inen aortanın duvarı en kalın olan yerinden yapıldı. Epikardiyal yağ dokusu volümü, aksiyel kesitlerde, aorta kökünden kalp apeksine kadar her dört kesitte bir pariyetal perikardın manuel olarak işaretlenmesi ve bu kesitlere atenuasyon değerleri olarak -30 HU ile -250 HÜ atanmasının ardından bilgisayar yazılımı tarafından otomatik olarak hesaplandı. Koroner BTA'da anlamlı darlığı olan ve olmayan olgular demografik özellikleri, kardiyovasküler risk faktörlerinin (diyabetes mellitus, hipertansiyon, aile öyküsü, sigara kullanımı ve hiperlipidemi) varlığı, inen aortada kalsifikasyon varlığı, inen aorta duvar kalınlığı ve epikardiyal yağ dokusu volümü açısından karşılaştırıldı. İstatiksel analizde ki-kare, lojistik regresyon testleri ve ROC analizi kullanıldı. Bulgular: 202 olgunun 110'unda (%54.5) koroner BTA'da anlamlı darlık saptanmazken, 92'sinde (%45.5) anlamlı darlık saptandı. Anlamlı darlığı bulunmayan olguların %50.9'u, bulunan olguların ise %79.3'ü erkekti (p=0.001). Anlamlı darlığı bulunan olguların yaş ortalaması (60.84), bulunmayanlarınkinden (50.71) anlamlı derecede daha yüksekti (p=0.0001). Diyabet, hipertansiyon, aile öyküsü, sigara kullanımı ve dislipideminin prevalansı anlamlı darlığı bulunan olgularda anlamlı derecede daha yüksekti (p değerleri sırasıyla; 0.003, 0.011, 0.044, 0.001, 0.006). İnen aortada kalsifikasyon varlığı, anlamlı darlığı olan olguların %54.3'ünde, olmayanların ise %15.4'ünde mevcuttu (p=0.0001). İnen aortada kalsifikasyon varlığının anlamlı koroner arter darlığının varlığını tahmin etmekteki duyarlılık, özgüllük, PKD, NKD ve doğruluk oranları sırasıyla %53.8, %84.4, %74.6, %68.1 ve % 70.3 olarak tespit edildi. İnen aorta duvar kalınlığı, anlamlı darlığı olanlarda, olmayanlara göre anlamlı derecede daha yüksekti (sırasıyla 3.33±1.11 mm, 2.22±1.87 mm, p=0.0001). ROC eğrisi analizinde inen aorta duvar kalınlığı için cut-off değeri 2.45 mm olarak bulundu. İnen aorta duvar kalınlığının ≥2.45 mm olmasının anlamlı koroner arter darlığının varlığını tahmin etmekteki duyarlılık, özgüllük, PKD, NKD ve doğruluk oranları sırasıyla %75.3, %74.3, %71.4, %77.9 ve %74.8 olarak saptandı. Epikardiyal yağ dokusu volümü anlamlı darlığı olan grupta daha yüksek olarak saptanmasına rağmen iki grup arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı değildi (sırasıyla 92.60±40.45 cm3, 84.32±35.54 cm3, p=0.123) Sonuç: Torasik aortik ateroskleroz ile koroner arter hastalığı arasında oldukça güçlü bir ilişki vardır. Ancak epikardiyal yağ dokusu volümü ile anlamlı koroner arter hastalığı arasındaki ilişki anlamlı değildir. Rutin toraks BT incelemelerinde saptanan aortik ateroskleroz varlığı, özellikle kardiyovasküler risk faktörleri bulunan olgularda koroner arter hastalığının tahmininde bir markır olarak kullanılabilir.

Özet (Çeviri)

Abstract Purpose: To investigate whether aortic atherosclerosis or epicardial adipose tissue (EAT) volume on multidetector computed tomography (CT) can predict the presence of significant coronary artery disease (CAD). Materials and methods: Coronary CT angiography was performed in 202 cases of CAD that were known or based on suspicion. Based on coronary CT angiography results, the patients with significant stenosis (≥50%) and without significant stenosis (<50%) were compared in terms of demographic characteristics, traditional cardiovascular risk factors, aortic atherosclerosis, and EAT volume. Results: Significant coronary artery stenosis was detected in 92 cases (45.5%). Although EAT volume was higher in the patients with significant stenosis, the difference between the two groups was not statistically significant. The presence of calcification in the descending aorta was significantly higher in the patients with significant stenosis than the patients without significant stenosis (50.4% and 15.4%, respectively, p=0.0001). The sensitivity, specificity, positive predictive value (PPV), negative predictive value (NPV), and accuracy rates of the presence of calcification in the descending aorta in predicting the presence of significant coronary artery stenosis were respectively found as 53.8%, 84.4%, 74.6%, 68.1%, and 70.3%. The sensitivity, specificity, PPV, NPV, and accuracy rates of the ≥2.45mm wall thickness of the descending aorta in predicting the presence of significant coronary artery stenosis were respectively found as 75.3%, 74.3%, 71.4%, 77.9%, and 74.8%. Conclusion: There is a strong relationship between thoracic aortic atherosclerosis and CAD. However, the relationship between EAT volume and CAD is not significant. The presence of aortic atherosclerosis can be used as an additional marker together with traditional cardiovascular risk factors for predicting CAD.

Benzer Tezler

  1. Down sendromlu çocuklarda ateroskleroz risk faktörlerinin klinik, laboratuvar ve ekokardiyografik olarak değerlendirilmesi

    Clinical, laboratory and echocardiographic evaluation of atherosclerosis risk factors in children with down syndrome

    AYŞE BÜŞRA PEKAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    ÖĞR. GÖR. MÜNEVVER YILMAZ

  2. Ebeveyn sigara kullanımının pediatrik yaş grubunda erken aterosklerotik değişiklikler üzerine etkisi

    Effect of parental smoking on early atherosclerotic changes in pediatric age group

    NESRİN COŞKUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖYKÜ İSAL TOSUN

  3. Subklinik hipotiroidili hastalarda aortik elastik özellikler ve ekokardiyografik parametrelerin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ALİ EVSEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    KardiyolojiDicle Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA OYLUMLU

  4. İskemik inmeli hastalarda, epikardial yağ dokusu kalınlığı ve aortik propagasyon velositesinin, karotis intima media kalınlığı ile ilişkisi

    The association of epicardial adipose tissue and aortic propagation velocity with carotis intima media thickness in patients with ischemic stroke

    KORAY CELAL DEMİREL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    KardiyolojiYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKKI ŞİMŞEK

  5. Primer hiperparatiroidide paratiroidektomi sonrası MCP-1 düzeylerindeki değişikliklerin erken ateroskleroz belirteçleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of changes in MCP-1 levels after parathyroidectomy in primary hyperparathyroidism in relation to markers of early atherosclerosis

    ECE ÖZKAN ACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSüleyman Demirel Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN KORKMAZ

    PROF. DR. MUSTAFA KARABACAK