Hanefî mezhebinde gâlibiyet ilkesi
The principle of dominanceaccording to Hanafî sect
- Tez No: 628695
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AHMET AYDIN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Hanefî Fıkhı, Örf, Âdet, Mecelle, Külli Kaideler, Hanefiler, Kaide, Mezhepler, Örf-adetler, İslam Hukuku, İslamiyet, Hanafi fiqh, custom, tradition, Mecelle, general basis, Hanifies, Base, Sects, Traditions customs, Islamic Law, Islam
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmada, Hanefî fıkıh literatüründe önemli bir yere sahip olan ve mezhep imamlarının görüşlerine rehberlik eden“itibar gâlib-i şayiadır nadire değildir”ilkesi ele alınmaktadır. Mecelle'de önemli bir yere sahip olan gâlibiyet ilkesinin kullanım alanlarının tespiti öncelikli amaçlardan biridir. Araştırmanın giriş bölümünde“araştırmanın konusu ve alanı”belirtilerek çalışma süresince kullanılan“kaynaklar”ve“takip edilen metod”hakkında bilgilere yer verilmiştir. Araştırmanın birinci kısmında gâlibiyet ilkesiyle önemli ilişkisi dolayısıyla örf ve bu bağlamında“âdet muhakkemdir”kaidesi ve şamil olduğu diğer kaidelerin muhtevası değerlendirildi. Bunun yanı sıra kavaid-i külliyenin İslam hukukundaki yerine ve mezhepler arası ihtilaflardaki rolüne temas edilmektedir. İkinci bölümde ise Hanefî fıkıh kaynaklarının birçok alanında, fakihlerin meselelerin çözümünde kendisinden istifade ettiği gâlibiyet ilkesine yer verilmiştir. Araştırmamızda belirtildiği üzere gâlibiyet ilkesinin klasik fıkıh eserlerinde,“hüküm nadir olana değil gâlip olana bina edilir”,“az olan çoğa tabidir”,“nadir karşılaşılan bir durumda kaçınılması zor olan şey (belva) gibi değildir”,“hüküm çoğunluğa göredir”,“nadir olan yok hükmündedir”ve“yaygın olan nadir olanı içinde eritir”şeklinde farklı biçimlerde ifade edildiği görülmektedir. Sonuç bölümü araştırma konusu üzerinde genel bir değerlendirme yapılarak tamamlanmıştır. Çalışmamız ortaya koymaktadır ki İslam hukukunun önemli kaynaklarından Mecelle'nin külli kaidelerinden“gâlibiyet ilkesi”, Hanefî fıkıh literatüründebirçok içtihadın dayanağı olarak gösterilmiştir. Örneğin savunulan görüşü temellendirmek için destekleyici bir delil olarak kaidelere başvurmuşlardır. Ayrıca nassların yorumlanmasında bu kaidelere müracaat edilmiştir. Sonraki dönem hukukçularının belli bir görüşü tercih ederken kaidelerden yararlandıkları görülmektedir. Nassın bulunmadığı meselelerde kaideler delil hükmünde sayılmıştır.
Özet (Çeviri)
İn this study, we handle the principal of“itibar gâlib-i şâyiadır, nadire değildir”which guides the opinions of cult's imams and someone who is important in the fıqh literature of Hanafi. The priority is the determining of usage area of the principal of Dominance which has an important place in Mecelle.“The subject and field of the research”is stated and the information about“sources”and“methods”is given in the introduction of the research. The first part of the research gives important informations about the basis of“adet muhakkemdir”in the context of custom which is related to the Principal of Dominance. İt also refers to the position of Kavaid-i Külliye in the law of Islam and to it's role on controversies between the cults. İn the second part of the research, it is mentioned that scribes take advantage of the Principal of Dominance to solve the problems. As we state, the Principal of Dominance in the classic fıqh works is expressed in different ways as“ the judgement is given according to the victor not the rare”,“the minority is liable to the majority ”,“ what we should avoid in the rare situation is not a (calamity)”,“ the judgement is given according to majority”,“the rare is not exist ”,“ the common melts the rare one ”the conclusion takes up by a general evaluation of the research. Our work shows that the Principal of Dominance which is the general basis of Mecelle which is one of the most important sources of İslamic law, it is shown as a source to many consultation in the Hanafi fiqh literature. For instance, they refer to rules as a supportive evidence to make ground to the supported views. They also refer to this rules for interpreting the nass . İn the late , legists benefit from the basis when they prefer a certain opinion. The basis is considered as evidence when the nass is unavailable.
Benzer Tezler
- Hanefî kaynaklara göre gâlibiyet ilkesinin fıkhî açıdan değerlendirilmesi ve fürû-i fıkıhtaki yeri
According to Hanafi sources the evaluation of the principle of predominance from a fiqh perspective and its place in fürû-i fiqh
HİLAL ÇAVUŞİSMAİL
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
DinUludağ ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET SALİH KUMAŞ
- Hanefi mezhebinde istihsan anlayışı ve uygulaması
İstihsan understandign and its application in Hanefi denomination
MUHARREM ÖNDER
- Hanefî mezhebinde mekruh kavramı, gelişimi ve tenzîhî-tahrîmî mekruh ayrımı
The concept of mekrooh in hanefi sect, its evolution and distinction between makrooh tahrimi and makrooh tenzihi
SELMA ÇAKMAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
DinUludağ ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YUNUS VEHBİ YAVUZ
- Hanefî mezhebinde kavâ`id ilmi ve gelişimi
The development of legal maxims? (qaw?`id) genre in the Hanaf? school of law
NECMETTİN KIZILKAYA
- Hanefi mezhebinde namaz ve oruç ahkâmı ile ilgili içtihat farklılıklarının usul açısından değerlendirilmesi
The evaluation of the differences of interpratation related to namaz and oruç in hanafid jurisprudence in the point of methodology
ERTUĞRUL COŞKUN
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
DinKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. İZZET SARGIN