Ileus hastalarında bun/kreatinin oranının hastalık şiddeti ile ilişkilendirilmesi
The relationship between bun/creatinine ratio and intestinal obstruction-ileus patients disease severity
- Tez No: 628087
- Danışmanlar: PROF. DR. ÖZGÜR KARCIOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
- Anahtar Kelimeler: İleus, intestinal obstrüksiyon, BUN, üre, kreatinin, Bağırsaklar, Kreatin, Nitrojen, Ileus, intestinal obstruction, BUN, Creatinine, Urea, Intestines, Creatine, Nitrogen, Intestinal obstruction
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İntestinal obstrüksiyon, bağırsak içeriğinin ileri geçişini önleyen bağırsağın tıkanıklığı veya peristaltizminin durmasıdır. Tıkanıklık bölgesinin proksimalinde intestinal içeriğin birikimine neden olur İntestinal içeriğin geçişi kısmi ya da total olarak engellenebilir. (subileus-tam ileus,parsiyel-total) İntestinal obstrüksiyon hastalarında üçüncü boşluğa kayıp ve dirençli kusmalara bağlı sıvı kaybı ve dehidratasyon bulguları görülebilmektedir. Bu dehidratasyonun biyokimyasal parametrelerinden biri de prerenal azotemidir. Prerenal azotemi dehidratasyonla doğru orantılıdır. Bu hastalarda geliş laboratuvar değerlerinin hastalığın şiddetini öngörmedeki yeri net değildir. Bu çalışmada hastaların geliş BUN/Kreatinin değerinin hastalık şiddeti ile ilişkisi araştırılmaktadır. Böylelikle erken dönemde BUN/Kreatinin değerinin hastalığın şiddetini öngörmede prediktif bir değer olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Gereç ve Yöntem: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği'ne 01.01.2019-31.12.2019 tarihleri arasında başvuran ve intestinal obstrüksiyon tanısı almış, dışlama kriterleri bulunmayan hastalar retrospektif olarak hastane kayıtları üzerinden incelenmiştir. K91, K56, R11, R10, K59, R10 ICD kodlu hastalar taranarak radyolojik ve klinik olarak intestinal obstrüksiyon tanısı netleşmiş olan hastalar alınmış olup, bu hastaların BUN/Kreatinin oranı ile hastalık şiddeti ve sonlanımı arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Çalışmada, istatistiksel alfa anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya acil servise intestinal obstrüksiyon semptomları ile başvuran ve intestinal obstrüksiyon tanısı ile takip edilen ve/veya cerrahi kliniğine sevk edilen 201 hasta dahil edilmiştir. Hastaların cinsiyet dağılımı erkek 124 (%61,7), kadın 77 (%38,3) idi. Hastaların acil serviste takip edilerek taburcu edilenler 49 (%24,4) kişi, serviste takip edilerek taburcu edilen 145(%72,1) kişi, İleus nedeni ile eksitus olan hasta sayısı 7(%3,5) kişi idi. Eksitus olan ileus tanılı 5 kişiye operasyon yapılmış iken 2 kişi opere edilmeden eksitus olmuştu.Eksitus olan hastaların 2 si erkek (%28,6 ) 5 i ise kadın idi (% 71,4 ) Hastaların opere olup olmamaları ile laboratuar bulguları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Opere olan ve olmayan hastaların vital bulguları karşılaştırıldığında oğere olanların SKB-DKB ve nabız değerlerinin daha düşük olduğu gözlenmiştir. ( p<0.05) Laboratuar bulguları ile hastalık şiddeti ile igili bulguları değerlendirildiğinde BUN/Kreatinin oranının prognozla güçlü ilişkili olduğu gözlemlenmiştir (p<0,05). ix Sonuç: İntestinal obstrüksiyon hastalarında BUN/Kreatinin oranı hastalık şiddetini öngörmede yardımcı bir parametredir.
Özet (Çeviri)
Intestinal obstruction is stoppage enteral movements called peristaltism or mechanical obstruction of an intestinal lumen (from several reasons) which prevents further passage of digested nutrients and fluids. It causes accumulation of intestinal contents at the proksimal of blockage. A blockage can be partial or total. These patients can be presented with dehydration findings due to persistent vomiting and third space losses. One of biochemistrically marker of this dehydration status is prerenal azotemia. Prerenal azotemia is proportional to the severity of dehydration. The role of initial laboratory studies predicting the severity of illness at these patients is uncertain. In this study, it is aimed to fınd relevance of the severity of illness and the initial BUN/Creatinine ratio of patients. So that it is aimed to find that if BUN/Creatinine ratio is a predictive value for the severity of the illness or else at the early stages hospital admission Materials and Methods: Patients admitted to the Emergency Medicine Clinic of Istanbul Training and Research Hospital between 01.01.2019 and 31.12.2019 and did not have any eksclusion criterion that was diagnosed with intestinal obstruction were retrospectively reviewed on the hospital records. The relationship between the BUN/Creatinine ratio severity of disease were evaluated. P values <0,05 were considered statistically significant. Findings: The 124 (%61.7) of patients were male and remaining 77 (38.3%) were female.49(%24.4) of patients have been discharged from emergency department,145(72.1%) of them were admitted to surgery department. Patients who have died from obstruction and its complications were 7 (%3,5). 5 (71.4%) of them were operated and 2 (28.6%) of them had not been operated. 2 of patients who have died were male and 5 of them were female. A meaningful relationship between laboratory studies and operation situations (operated-not operated) has not been found. When systolic and diastolic blood pressures were compared it is detected that patients who have been operated had lower blood pressures and pulse rates. xi Results: 201 patients were enrolled in study. The BUN/Creatinine ratio was significantly higher at the patients who have been operated and who have died. Conclusion: The BUN/Creatinine ratio is a helpful parameter to predict the mortality and severity of the intestinal obstruction patients.
Benzer Tezler
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Akut renal disfonksiyon gelişen renal transplant alıcılarında Tc-99m DTPA ve Tc-99m MAG3 renal sintigrafilerinin tanısal değerinin karşılaştırılması
Comparison of the diagnostic values of Tc-99m DTPA and Tc-99m MAG3 renal scintigraphy in acute renal allograft dysfunction
FATMA SEVİN COŞAR AYAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Radyoloji ve Nükleer TıpBaşkent ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE AKTAŞ
- Acil servise başvuran İleus tanısı alan hastalarda laboratuvar parametreleri, görüntülemeler ve bıg skorunun prognoza etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the prognostic impact of laboratory parameters, imaging findings, and the big score in patients diagnosed with Ileus presenting to the emergency department
YAŞAR URAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Acil TıpSüleyman Demirel ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NESRİN GÖKBEN BECEREN
- İnflamatuvar barsak hastalığı tanılı hastalarda meselazin kullanımına bağlı nefrotoksisite gelişimi
The development of nephrotoxicity due to the use of meselazine in patients with A diagnosis of inflammatory bowel disease
FUAT ALBAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıTokat Gaziosmanpaşa Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ABDURAHMAN ŞAHİN
- Diabetik nefropatisi olan Tip-2 diabetes mellitus hastalarında renal Doppler ve B-mod ultrasonografi bulgularının diabetik nefropati evresi ile ilişkisi
Comparison of Doppler and B-mode ultrasonography findings with the clinical stage in patients with diabetic nephropathy
HASAN VURAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Radyoloji ve Nükleer TıpEskişehir Osmangazi ÜniversitesiDahili Tıp Bilimleri Bölümü
PROF. DR. NEVBAHAR AKÇAR DEĞİRMENCİ