Obstrüktif uyku apnesi olan adenotonsiller hipertrofili çocuklarda sistemik ve pulmoner hipertansiyon, kardiyak fonksiyonlar ve bunlara etki eden faktörlerin pre ve post adenotonsillektomi dönemlerinde değerlendirilmesi
Evaluation of systemic and pulmonary hypertension, cardiacfunctions and the factors affecting them in pre and post adenotonsillectomy periods in children with obstructive sleep apnea secondary to adenotonsillar hypertrophy,
- Tez No: 627701
- Danışmanlar: PROF. DR. HAYRİYE UĞUR ÖZÇELİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Adenoidler, Hipertansiyon-pulmoner, Kalp fonksiyon testleri, Pulmoner hipertansiyon, Tonsillektomi, Tonsillit, Uyku, Uyku apne sendromları, Uyku bozuklukları, Adenoids, Hypertension-pulmonary, Heart function tests, Tonsillectomy, Tonsillitis, Sleep, Sleep apnea syndromes, Sleep disorders
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Obstrüktif uyku apne sendromunun (OUAS) çocuklarda %2- 3,5 sıklığında görüldüğü tahmin edilmektedir. Adenotonsiller hipertrofi (ATH) çocuklarda OUAS' ın en sık nedenidir. OUAS çocuklarda hipertansiyon, sağ kalp yetmezliği, sol kalp yetmezliği, pulmoner hipertansiyon, aritmi gibi kardiyovasküler komorbiditelere ve oksidatif stres artışına yol açmaktadır. ATH'ye ikincil OUAS gelişen hastalarda ilk tedavi seçeneği olarak adenotonsillektomi operasyonu uygulanmaktadır. Çalışmamızda ATH'ye ikincil OUAS gelişen ve ek dahili hastalığı olmayan hastalarda adenotonsillektomi operasyonu öncesi ve sonrasında kardiyovasküler değişiklikler, hipertansiyon ve oksidatif stres varlığının araştırılması planlanmıştır. Çalışmaya Kasım 2018- Ekim 2019 tarihleri arasında Kulak-Burun-Boğaz Polikliniği'ne adenotonsiller hipertrofisi olan ve horlama şikayeti ile başvuran 28 hasta dahil edilmiştir. Hastaların yaş ortalama± standart sapma değeri= 8,2± 2,06 (4,51-12,69) olarak bulunmuştur. Hastalara polisomnografi (PSG) uygulanarak OUAS tanısı konulmuştur. OUAS tanısı alan hastalara Ekokardiyografi (EKO) ve elektrokardiyografi (EKG) tetkikleri yapılmış, 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ölçümü (ABPM) gerçekleştirilmiştir. Hastalardan kan serum örneği alınarak oksidan ve antioksidan parametreleri değerlendirilmiştir. Tüm hastalara adenotonsillektomi operasyonu uygulanmıştır. Postoperatif 6. ayda (3-9 ay) hastaların 22' si kontrol değerlendirme için başvurmuştur. Kontrol değerlendirmede PSG, EKO, EKG ve ABPM tekrar uygulanmıştır, oksidan ve antioksidan parametrelerin değerlendirilmesi için kontrol kan serum örneği alınmıştır. Hastaların PSG parametrelerinden postoperatif dönemde apne-hipopne indeksi (AHİ) (p<0,001), oksijen desaturasyon indeksi (p=0,042), oksijen desaturasyon yüzdesi (p=0,019), horlama zamanı (p=0,013) ve horlama yüzdesi (p=0,010) değerleri istatistiksel açıdan anlamlı ölçüde azalmıştır. Hastaların EKO verilerinde; sağ ventrikül fonksiyonunu değerlendiren triküspit anülüs düzleminin sistolik hareketi (TAPSE) (p=0,010) değeri postoperatif dönemde artmıştır. Sol ventrikül fonksiyonunu değerlendiren trans-mitral E dalga hızı (mitral E) değeri (p=0,014) postoperatif dönemde artmıştır. Sol ventrikül global ortalama gerginlik eğrisi (GLPS–AVG) (p=0,002) değeri postoperatif dönemde istatistiksel açıdan anlamlı ölçüde azalmıştır. TAPSE ve AHİ değerleri arasında anlamlı negatif korelasyon saptanmıştır (r=-0,553, p=0,009). GLPS-AVG ve oksijen desaturasyon yüzdesi değerleri arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0,518, p=0,016). Preoperatif ve postoperatif EKG verileri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Hastalarda preoperatif ve postoperatif dönemlerde oksidatif stres belirteçlerinden Malondialdehid (MDA), Total Oksidan Seviye (TOS); antioksidan belirteçlerden Total Antioksidan Seviye (TAS), İndirgenmiş Glutatyon (GSH), Süperoksit Dismutaz (SOD), Katalaz (CAT) düzeylerine bakılmıştır. Postoperatif dönemde TOS (p<0,001) ve MDA (p<0,001) düzeyleri azalmıştır; TAS (p<0,001), SOD (p<0,001), CAT (p<0,001) ve GSH (p=0,001) düzeyleri artmıştır. Hastalarda ABPM ile sistolik kan basıncı (SKB), diyastolik kan basıncı (DKB), ortalama arteriyal basınç (OAB), kalp hızı (KH) parametreleri değerlendirilmiştir. Elde edilen ABPM kayıtları ile SKB, DKB, OAB, KH değerlerinin gündüz saat 08.00-20.00 arasındaki değerleri ile gündüz uyanıklık ortalaması; 24.00-06.00 saatleri arasında gece uyku ortalaması ve 24 saat boyunca günlük ortalamaları hesaplanmıştır. Bu değerler hastaların boylarına göre standart sapma deviasyon skoruna (SDS) çevrilmiştir. 24 saatlik dönemde ve uyanıklık döneminde KH değerinde postoperatif dönemde istatistiksel açıdan anlamlı bir düşme görülmüştür. Postoperatif dönemde hipertansiyon bulgusunda azalma görülmemiştir. Hipertansiyon ve AHİ arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Adenotonsillektomi operasyonu öncesinde normotansif izlenen ancak postoperatif dönemde hipertansiyon gelişen hastalar izlenmiştir. Sonuç olarak; ATH'ye sekonder OUAS'ı olan hastaların EKO ve ABPM uygulanarak hipertansiyon ve kardiyovasküler patolojiler açısından değerlendirilmesi önerilir. Preoperatif dönemde hasta normotansif izleniyor olsa bile postoperatif dönemde hipertansiyon açısından değerlendirilmesi önem taşır. Çünkü adenotonsillektomi operasyonundan sonra baroreseptör fonksiyonlarının ne kadar sürede iyileştiği bilinmemektedir. Kardiyovasküler sistemde geri dönüşümsüz hasar gelişmeden adenotonsillektomi operasyonunun uygulanması, postoperatif dönemde EKO ve ABPM değerlendirmelerinin tekrarlanması önerilir.
Özet (Çeviri)
It is estimated that obstructive sleep apnea syndrome (OSAS) is seen with a frequency of 2- 3.5% in children. Adenotonsillar hypertrophy (ATH) is the most common cause of OSAS in children. OSAS leads to cardiovascular comorbidities such as hypertension, right heart failure, left heart failure, pulmonary hypertension, arrhythmia and increased oxidative stress. Adenotonsillectomy operation is applied as the first treatment option in patients who develop OSAS secondary to ATH. In our study, it was planned to investigate the presence of cardiovascular changes, hypertension and oxidative stress before and after adenotonsillectomy operation in patients with OSAS secondary to adenotonsillar hypertrophy and without additional internal disease. This study included 28 patients with adenotonsillar hypertrophy who admitted to otolaryngology clinics between November 2018 and October 2019. The mean age ± standard deviation value of the patients was found to be 8.2 ± 2.06 (4.51-12.69). OSAS was diagnosed by polysomnography (PSG). Echocardiography (ECHO) and electrocardiography (ECG) was performed on patients diagnosed with OSAS, and 24-hour ambulatory blood pressure measurement (ABPM) was performed. Oxidant and antioxidant parameters were evaluated in blood serum samples from patients. Adenotonsillectomy operation was applied to all patient. At the 6th postoperative month (3-9 month) 22 of the patients applied for control evaluation. In the control evaluation, PSG, ECHO, ECG and ABPM were reapplied, and control blood serum sample was taken. Among the PSG parameters; Apnea-hypopnea index (AHI) (p <0.001), oxygen desaturation index (p = 0.042), percentage of oxygen desaturation (p = 0.019), snoring time (p = 0.013) and percentage of snoring (p = 0.010) values decreased statistically significant postoperatively. In ECHO; the systolic motion of the tricuspid annulus plane (TAPSE) (p = 0.010), which evaluates the right ventricular function, increased in the postoperative period. The trans-mitral E wave velocity (mitral E) value (p = 0.014), which evaluates left ventricular function, increased in the postoperative period. Left ventricular global longitudinal peak systolic strain - average (GLPS –AVG) (p = 0.002) value decreased statistically significantly in the postoperative period. Significant positive correlation between GLPS-AVG and percentage of oxygen desaturation (r: 0.518, p: 0.016) and significant negative correlation (r:-0.553, p: 0.009) was detected between TAPSE and AHI. No statistically significant relationship was found between preoperative and postoperative ECG data. In serum samples, total oxidant status (TOS) and malonildialdehyde (MDA) levels were measured to determine the oxidant level and total antioxidant status (TAS), reduced glutathione (GSH) level, superoxide dismutase (SOD) activity, catalase (CAT) levels were measured to determine the antioxidant activity. In postoperative period TOS (p<0,001) and MDA (p<0,001) levels decreased statistically significant and TAS (p<0,001), SOD (p<0,001), CAT (p<0,001) and GSH (p=0,001) levels increased statistically significant. Systolic blood pressure (SBP), diastolic blood pressure (DBP), mean arterial pressure (MAP), heart rate (HR) parameters were evaluated with ABPM. Average daytime wakefullnes values of SKB, DKB, MAP, HR parameters between 8.00 and 20.00, average night sleep values of these parameters between 00.00 and 6.00 and day long average values of these parameters were calculated with all data recorded by ABPM. The values obtained were translated into standard deviation deviation score (SDS) according to the height of the patients. There was a statistically significant decrease in 24 hours HR and daytime wakefulness HR. There was no decrease in hypertension finding in the postoperative period. No significant relationship was found between hypertension and AHI. There were patients who were normotensive in the preoperative period but were observed hypertensive after the adenotonsillectomy operation. As a result; the patients with OSAS secondary to ATH are recommended to be evaluated in terms of hypertension and cardiovascular pathologies by applying ECHO and ABPM. Even if patients are observed normotensive in the preoperative period, it is important to evaluate for hypertension in the postoperative period. Because it isn't known how long the baroreceptor functions recover after adenotonsillectomy operation. Adenotonsillectomy operation should be performed before irreversible damage develops in the cardiovascular system. It is recommended to perform adenotonsillectomy operation before the irreversible damage develops in the cardiovascular system and to repeat ECHO and ABPM evaluations in the postoperative period.
Benzer Tezler
- Obstrüktif uyku apnesi olan hastalarda pozitif hava yolu basınç tedavisinin oksidatif stres ve hava yolu inflamasyonu üzerine etkisi
Influence of CPAP treatment on airway and systemic inflammation in OSAS patients
HARUN KARAMANLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Göğüs HastalıklarıFatih ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DUYGU ÖZOL
- Obstrüktif uyku apnesi olan hastalarda koblatörle dil kökü rezeksiyonu cerrahisi sonuçlarının polisomnografi ve manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi
Evaluation of coblator assisted tongue base resection surgery results with polysomnography and magnetic resonance imaging in patients with obstructive sleep apnea
HASAN MUTLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Kulak Burun ve BoğazHacettepe ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET EMRE SÜSLÜ
- Obstrüktif uyku apnesi olan hastalarda laringofaringeal reflü varlığı ve etkisinin araştırılması
Investigation of the presence of laryngofaringeal reflux in patients with obstructive sleep apnea and its effect
ÖZGÜR ERDEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri ÜniversitesiKulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. HÜLYA EYİGÖR
- Obstrüktif uyku apnesi olan hastalarda pozitif hava yolu basınç tedavisinin oksidatif stres üzerine etkisi
Effect of positive airway pressure therapy on oxidative stress in patients with obstructive sleep apnea
MUSTAFA MURAT ÖZTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
BiyokimyaYozgat Bozok ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUHAMMET FEVZİ POLAT
- Obstrüktif uyku apnesi sendromu olan hastalarda göz bulgularının değerlendirilmesi
Evaulation of ocular findings in patients with obstructive sleep apnea
FUNDA DİKKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Göz Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SENİHA RENGİN YILDIRIM