Geri Dön

İskemik ventriküler taşikardisi olan hastalarda radyofrekans kateter ablasyonu tedavisinin hastalık sonlanımlarına etkisinin değerlendirilmesi

Evaluating the effect of radiofrequency catheter ablation treatment on the disease outcomes of the patients with ischemic ventricular tachycardia

  1. Tez No: 625465
  2. Yazar: METİN OKŞUL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HİKMET YORGUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: İskemik Kalp Hastalığı, Kateter Ablasyonu, Ventriküler Taşikardi, Ablasyon, Kalp hastalıkları, Kateterizasyon, Radyofrekans, Taşikardi, Taşikardi-supraventriküler, İskemi, Ischemic heart disease, Catheter ablation, Ventricular tachicardia, Ablation, Heart diseases, Catheterization, Radiofrequency, Tachycardia, Tachycardia-supraventricular, Ischemia
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Tekrarlayıcı ventriküler taşikardi (VT) atakları olan iskemik kardiyomiyopatili hastalarda skar homojenizasyonu temelli kateter ablasyonunun klinik VT ablasyonuna göre daha düşük rekürrens oranına sahip olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı; iskemik kardiyomiyopatisi olan ve VT saptanan hastalarda skar homojenizasyonu temelli radyofrekans (RF) kateter ablasyonunun, bu hasta grubunda başarı ve rekürrens oranlarını, işleme bağlı komplikasyonları, peri ve post-prosedürel mortaliteyi ve bu sonlanımların hastaya ve işleme bağlı öngördürücülerini belirlemektir. Çalışmaya 01.06.2014-30.11.2018 tarihleri arasında iskemik VT nedeniyle kateter ablasyonu yapılmış olan hastalar alındı. Hastaların yaş, cinsiyet, komorbidite gibi bazal karakteristik özellikleri, işlem öncesi rutin laboratuvar parametreleri, kullandıkları ilaçlar ve ekokardiyografik parametreleri kaydedildi. Çalışmanın sonlanım noktaları olarak hastaların takiplerinde sürekli VT atağı gelişimi, implante edilebilir kardiyoverter defibrilatörü (İCD) olan hastaların VT'ye tedavi öyküsü, hastane içi, erken ve geç mortalite oranları ve peri-prosedürel komplikasyonlar değerlendirildi. Araştırma popülasyonu 120 erkek (%93,8) ve 8 kadın (%6,2) hasta olmak üzere 128 hastadan oluştu. Hastaların ortalama yaşı 66±10 yıl olarak saptandı. Ablasyon öncesi elektriksel fırtına ile başvuran hasta oranı %40,6 (52) olarak saptandı.. Hastaların ortalama sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (SolV EF) %29,6±7,2 idi ve tüm hastaların %57,8'inde SolV EF <%30 olarak belirlendi. Tüm popülasyonun %4,7'sinde peri-prosedürel komplikasyon, %2,3'ünde minör komplikasyon ve %2,3'ünde majör komplikasyon saptandı. Ortanca 22,5 (1-54) aylık izlem süresince %34,4 hastada VT rekürrensi saptandı. Takip boyunca tüm nedenlere bağlı mortalite oranı %30,5 olarak hesaplandı. Bu çalışma sonucunda iskemik kardiyomiyopatisi (İKMP) olan ve RF ile VT ablasyonu yapılan hastalarda rekürrensin en önemli prediktörleri olarak perkütan koroner girişim (PKG) öyküsü, elektriksel fırtına ile başvuru ve EF'nin %30'un altında olması (sırasıyla; HR:2,65; %95 GA:1,28-5,58; p=0,010; HR:1,96; %95 GA:1,07-3,58; p=0,039; HR:6,31; %95 GA:1,48-26,94; p=0,013); tüm nedenlere bağlı mortalitenin bağımsız prediktörleri olarak Diyabetes Mellitus (DM) varlığı, NYHA>2 olması, SolV EF yüzdesi ve Beyin natriüretik peptid (BNP) düzeyi (sırasıyla; HR:2,86; %95 GA:1,48-5,51; p=0,002; HR:1,91; %95 GA:1,05-3,66; p=0,045; HR:0,95; %95 GA:0,91-0,98; p=0,038; HR:1,10; %95 GA:1,03-1,18; p=0,004) ; kardiyovasküler mortalitenin en önemli prediktörleri olarak da SolV EF düzeyi, BNP düzeyi ve ilk ablasyon işlemi sonrası uygun şok sayısı (sırasıyla; HR:0,93; %95 GA:0,88-0,98; p=0,013; HR:1,07; %95 GA:1,02-1,11; p=0,002; HR:1,12; %95 GA:1,03-1,22; p=0,011) olarak belirlendi.

Özet (Çeviri)

Scar homogenization based catheter ablation has lower recurrence rates than clinical ventricular tachycardia (VT) catheter ablation in patients with recurrent ischemic VT episodes. The purpose of this study is to define the success and recurrence rates of the scar homogenization based radiofrequency (RF) catheter ablation, complications of this procedure, pre and post-procedural mortality and the predictors of the outcome depending on patient and procedure in patients with ischemic cardiomyopathy and VT. Patients that received catheter ablation between the dates of 01.06.2014 - 30.11.2018 due to ischemic VT were included in the study. The basic characteristic features of the patients such as age, gender, comorbidity and routine pre-procedural laboratory parameters, prescribed drugs and echocardiographic parameters were recorded. As the endpoints of the study, continuous VT attack development, history of treatment of the patients with implantable cardioverter defibrillator (ICD), in-hospital, early and late mortality rates and pre-procedural complications were evaluated. The study population included 128 patients as 120 male (93.8%) and 8 female (6.2%) patients. The mean age of the patients were found as 66±10 years. The ratio of the patients that applied to the hospital with electrical storm before ablation was found as 40.6% (52). Mean left ventricular ejection fraction (LVEF) of the patients was 29.6%±7.2 and LVEF was found as <%30 in 57.8% of the patients. When the complications were evaluated in all population, it was found that 4.7% of the patients had pre-procedural complication, 2.3% had minor complication and 2.3% had major complication. VT recurrence was observed in 34.4% of the patients during the median follow-up of 22,5 (1-54) months. All-cause mortality rate was 30.5% during the follow-up period. LVEF was found as an independent risk factor in terms of mortality. According to the results of this study, in patients with ischemic cardiomyopathy (ICMP) and that received RF VT ablation; percutaneous coronary intervention (PCI) history (HR:2,65; %95 CI:1,28-5,58; p=0,010), applying to the hospital with electrical storm (HR:1,96; %95 CI:1,07-3,58; p=0,039) and LVEF lower than 30% (HR:6,31; %95 CI:1,48-26,94; p=0,013) were found as the most significant predictors of recurrence; Diabetes Mellitus (DM) presence (HR:2,86; %95 CI:1,48-5,51; p=0,002), having NYHA>2 (HR:1,91; %95 CI:1,05-3,66; p=0,045), LVEF (HR:0,95; %95 CI:0,91-0,98; p=0,038) and brain natriuretic peptide (BNP) levels (HR:1,10; %95 CI:1,03-1,18; p=0,004) were found as the most significant predictors of the all-cause mortality; LVEF level (; HR:0,93; %95 CI:0,88-0,98; p=0,013), BNP level (HR:1,07; %95 CI:1,02-1,11; p=0,002) and proper shock amount after first ablation procedure (HR:1,12; %95 CI:1,03-1,22; p=0,011) were found as the most significant predictors of the cardiovascular mortality.

Benzer Tezler

  1. Süreksiz ventriküler taşikardisi olan hafif sol ventrikül disfonksiyonlu koroner arter hastalarında skar boyutu ile ventriküler aritmi indüklenebilirliği arasındaki ilişkinin saptanması

    The relationship between ventricular arrhythmia induciblity and scar size in post MI patients with nonsustained ventricular tachycardia and mild systolic dysfunction

    KIVANÇ YALIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAMİL ADALET

  2. Karbon monoksid zehirlenmesi ile başvuran hastalarda iskemiye bağlı miyokard hasarının araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    ŞAHİN ASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    İlk ve Acil YardımAtatürk Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. M. KEMAL EROL

  3. Dilate kardiyomiyopati hastalarında fragmente qRS ve fragmente geniş qRS'in mortalite ve aritmik olayları öngördürücülüğü

    Predictive value of fragmented qrs and wide fragmented qPR in nonischemic dilated cardiomyopathy patients who receive implantable cardioverter defibrillators for primary prevention

    EDİS DEMİRİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KardiyolojiHacettepe Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GİRAY KABAKCI