Geri Dön

Larenksin skuamöz hücreli karsinomlarında tümör tomurcuklanması ve hücre grup büyüklüğü ile histopatolojik ve prognostik kriterlerin ilişkisinin araştırılması ve yeni derecelendirme sistemine göre değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 623703
  2. Yazar: ÇAĞLA ŞAFAK KARAOĞLAN YILDIRIM
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EMİNE DİLEK YILMAZBAYHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Histopatoloji, Karsinoma-yassı hücreli, Laringeal hastalıklar, Laringeal neoplazmlar, Neoplazmlar, Prognoz, Histopathology, Carcinoma-squamous cell, Laryngeal diseases, Laryngeal neoplasms, Neoplasms, Prognosis
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Larengeal skuamöz hücreli karsinomlarda prognozun belirlenmesi ve tedavi planlanmasında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Amerikan Ortak Kanser Komitesi (AJCC) tarafından belirlenen tümör evreleme sistemleri kullanılmaktadır. Ancak bu sistemlerin patologlar arası tekrarlanabilirliği düşüktür ve prognozu öngörmede kısıtlılıkları olduğu düşünülmektedir. Yerleşim bölgesinden bağımsız olarak tüm skuamöz hücreli karsinomlarda son yıllarda önem kazanan parametreler olan tümör tomurcuklanması ve hücre grup büyüklüğünün tümörün evresi ve prognoz ile yakından ilişkili olduğu gösterilmiştir. Çalışmamızda bu parametreler kullanılarak yapılan yeni derecelendirme sisteminin kullanılabilirliğinin değerlendirilmesi, klinikopatolojik ve histomorfolojik parametrelerle ilişkisininin belirlenmesi ve prognozun öngörülmesindeki rolünün araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: 2006-2016 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı'nda incelenmiş ve total larenjektomi materyalinde skuamöz hücreli karsinom tanısı almış 152 vaka retrospektif olarak değerlendirildi. Hematoksilen-Eozin kesitler üzerinde tümör tomucuklanması ve hücre grup büyüklüğü değerlendirilerek skorlandı ve bu skorların toplamıyla vakalar önerilen yeni derecelendirme sistemine göre yeni grad 1 (yG1), yeni grad 2 (yG2) ve yeni grad 3 (yG3) olarak gruplandı. Ayrıca bu üç parametrenin DSÖ derecelendirme sistemi, T, N, AJCC evreleri, stromal komponent, lenfositik infiltrasyon, keratinizasyon derecesi, nükleer grad, mitotik aktivite, kıkırdak invazyonu, lenfovasküler invazyon, perinöral invazyon, lokal nüks, uzak metastaz ve sağkalım süreleri ile ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Vakaların 137'sinde (%90,1) tümör tomurcuklanması görülmüştür. Bu vakaların 85'inde (%55,9) düşük tomurcuklanma aktivitesi (<15/10 büyük büyütme alanı), 52'sinde (%34,2) yüksek tomurcuklanma aktivitesi (≥15/10 büyük büyütme alanı) izlenmiştir. Hücre grup büyüklüğü değerlendirildiğinde 76 vakada (%50) tek hücre invazyonu görülürken, 60 vakada (%39,4) küçük küme, 15 vakada (%9,9) orta büyüklükte küme, 1 vakada (%0,7) ise büyük küme izlenmiştir. Boxberg ve arkadaşları tarafından önerilen yeni derecelendirme sistemine göre 15 vaka (%9,9) Grade 1 (yG1), 90 vaka (%59,2) Grade 2 (yG2), 47 vaka (%30,9) Grade 3 (yG3) olarak yeniden sınıflandırılmıştır. Tümör tomurcuklanması, hücre grup büyüklüğü ve yeni derecelendirme sistemi hastalık rekürrensi (lokal nüks ve/veya uzak metastaz) ile ilişkili bulunmuş olup hastalıksız sağkalım süresinin yüksek tomurcuklanma aktivitesi ile tek hücre invazyonu saptanan ve yG3 olan vakalarda kısaldığı belirlenmiştir. Ancak genel sağkalımla anlamlı ilişki tespit edilememiştir. Yüksek tomurcuklanma aktivitesi ile tek hücre invazyonu saptanan ve yG3 olan vakalarda nükleer grad yüksek, keratinizasyon düşük olup perinöral invazyon görülme sıklığı artmıştır. Ayrıca metastatik lenf gangliyonundaki metastazın boyutu ve kapsül dışı yayılım görülme sıklığı da bu hastalarda daha yüksektir. Tümör tomurcuklanması, hücre grup büyüklüğü ve yeni derecelendirme sistemi ile tümörün içerdiği stromal komponent, lenfositik yanıt, mitotik aktivite ve lenfovasküler invazyon arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Yalnızca histomorfolojik değerlendirme ile belirlenebilecek olan tümör tomurcuklanması ve hücre grup büyüklüğüne dayanan yeni derecelendirme sistemi daha objektif bir değerlendirme yapılmasına olanak sağlar. Gradlar arasında daha homojen bir dağılım sağlayarak hastaların prognozunu öngörmede yol gösterici olabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: Larengeal squamous cell carcinoma grading systems based on World Health Organization (WHO) and American Joint Committee on Cancer (AJCC) are used to predict prognosis and to select appropriate treatment modalities. However, these systems have low repeatability among pathologists and their prognostic significance are critically limited. Tumor budding and cell nest size, which are important parameters in all squamous cell carcinomas regardless of the location, have been shown to be closely related to tumor stage and prognosis in recent years. The aim of this study was to evaluate the usability of the new grading system using these parameters, to determine its relationship with clinicopathological and histomorphological parameters and to investigate its role in predicting prognosis. Materials and Methods: 152 total laryngectomy materials with a diagnosis of squamous cell carcinoma at Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine, Department of Pathology between 2006-2016 were evaluated. Tumor budding and cell nest size were scored on Hematoxylin-Eosin (HE) sections and the cases were grouped based on the sum of these scores as new grad 1 (nG1), new grad 2 (nG2) and new grad 3 (nG3) according to the proposed new grading system. In addition, the relationship between these three parameters and the WHO grading system, T, N, AJCC stages, stromal component, lymphocytic infiltration, degree of keratinization, nuclear grade, mitotic activity, cartilage invasion, lymphovascular invasion and perineural invasion, local recurrence, distant metastasis and survival times were evaluated. Results: Tumor budding was seen in 137 (90.1%) cases. Low budding activity (<15/10 high power field) was observed in 85 (55.9%) cases and high budding activity (≥15 / 10 high power field) was observed in 52 (34.2%). Single cell invasion was observed in 76 cases (50%), small nests in 60 cases (39.4%), medium nests in 15 cases (9.9%), and large nest in 1 case (0.7%). According to the new grading system proposed by Boxberg et al., 15 cases (9.9%) were reclassified as Grade 1 (nG1), 90 cases (59.2%) as Grade 2 (nG2) and 47 cases (30.9%) as Grade 3 (nG3). Tumor budding, cell nest size and new grading system were associated with disease recurrence (local recurrence and / or distant metastasis), and disease-free survival was found to be reduced in cases with high budding activity, single cell invasion and nG3. However, no significant relationship was found with overall survival. In cases with high budding activity, single cell invasion and nG3, nuclear grade was high, keratinization was low and perineural invasion was increased. In addition, the size of metastasis in the metastatic lymph node and the incidence of extracapsular spread were higher in these patients. No significant correlation was found between tumor budding, cell group size and new grading system with stromal component, lymphocytic response, mitotic activity and lymphovascular invasion. Conclusion: The new grading system based on tumor budding and cell nest size which can only be determined by histomorphological evaluation, allows for a more objective assessment. It can be a guide in predicting the prognosis of patients by providing a more homogeneous distribution between the grades.

Benzer Tezler

  1. Larenksin skuamöz hücreli karsinomlarında tümör budding'in prognostik öneminin CD44 ve P53 ekspresyonu ile karşılaştırılması

    The prognostic importance of tumor budding and its association with expression of cd44 and P53 in patients having squamous cell carcinoma of larynx

    YASEMİN GÖNÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Kulak Burun ve BoğazNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAMDİ ARBAĞ

  2. Larenksin skuamöz hücreli kanserlerinde östrojen reseptör beta-2(ERβ2) ekspresyonunun lenf nodu durumu ve konvansiyonel parametrelerle ilişkisinin araştırılması

    Estrogen receptor beta-2 presence and it's association with lymph node involvement and conventional parameters in laryngeal squamous cell cancer

    ELİF KAYA ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAD MUTLU

  3. Larenksin skuamöz hücreli karsinomlarında reaktif oksijen türlerinin (ROT) varlığının araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    TEKİN BAĞLAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Kulak Burun ve BoğazMarmara Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

  4. Larinks skuamöz hücreli karsinomlarında lenfatik damar yoğunluğu ve mikrodamar yoğunluğunun değerlendirilmesi

    The evaluatıon of lymphatıc vessel densıty and mıcrovessel vessel densıty ın laryngeal squamous cell carcınoma

    GANİME ÇOBAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    PatolojiErciyes Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN BALKANLI