Geri Dön

Üremik kaşıntı indol metabolitleriyle ilişkili midir?

Is the uremic pruritus related to indole metabolites?

  1. Tez No: 623375
  2. Yazar: NUSRET SERHAN KÜÇÜKASLAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İDRİS ŞAHİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Nefroloji, Dermatology, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Böbrek hastalıkları, Böbrek yetmezliği-kronik, Kaşıntı, Metabolitler, Üremi, İndoller, Kidney diseases, Kidney failure-chronic, Pruritus, Metabolites, Uremia, Indoles
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İnönü Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nefroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Çeşitli çalışmalar göstermiştir ki kronik böbrek hastalığı (KBH) prevalansları dünyada önemini korumaktadır. Üremik kaşıntı ise KBH'ye sahip kişilerde can sıkıcı ve morbitideye katkı veren bir semptom olarak durmaktadır. Çalışmamızın amacı ise bu semptomun etyopatogenezinde yer alabilecek olan indol metabolitlerinin plazma ve deride ki seviyelerinin hemodiyaliz (HD) hastalarında, kaşıntı skalalarına göre gruplandırarak ölçmek ve olası korelasyonu göstermektir. Materyal ve Metot: Çalışmamızın evrenini Malatya il genelinde HD alan hastalar oluşturmaktadır. Kaşıntısı olan ve olmayan gruplarda sırası ile 32 ve 29 kişi çalışmamıza dahil edilmiştir. Kişilerin kaşıntı durumları Görsel Analog Skala ve 5 D kaşıntı skalası kullanılarak belirlenmiştir. Bu kişilerin indol metabolit seviyeleri plazma ve deride Yüksek Performanslı Sıvı Kromotagrafi (HPLC) metodu kullanılarak tespit edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza katılanların yaş ortalamaları 60,8 ± 14,8 olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamıza katılanların 32 (%52,5)'si erkek, 29 (%47,5)'u kadındır. Çalışmamıza katılanlar ortalama olarak sırasıyla 4,6 ± 3,8 yıl ve 54,9 ± 45,7 ay hemodiyaliz aldıkları tespit edilmiştir. Çalışmamıza katılan kişilerin kanda ki hemoglobin değeri ortalama 10,7 ± 1,7 (g/dL), hasta ve kontrol gruplarında sırası ile 11,2 ± 1,2 (g/dL) ve 10,1 ± 1,9 (g/dL) olarak bulunmuştur. Hasta ve kontrol gruplarının plazma 2-3 piridin dikarboksilik asit değerleri sırası ile 142,2 ± 50,9 (µg/ml) ve 72,1 ± 38 (µg/ml) olarak bulunmuştur. 2-3 piridin dikarboksilik asit düzeyleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,001). Hasta ve kontrol gruplarının plazma indoksil sülfat değerleri sırası ile 7,60 ± 2,59 (µg/ml) ve 2,60 ± 0,98 (µg/ml) olarak bulunmuştur. Gruplara göre indoksil sülfat düzeyleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,001). Hasta ve kontrol gruplarının plazma İndoksil β-D-Glukoronid düzeyleri sırası ile 1,95 ± 1,36 (µg/ml) ve 1,03 ± 1,20 (µg/ml) olarak bulunmuştur. Gruplara göre İndoksil β-D-Glukoronid düzeyleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,001). Tartışma: Yaptığımız çalışmada kaşıntı semptomu gösteren hasta grupta 2-3 piridin dikarboksilik asit düzeyleri kaşıntısı olmayan kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. Bu durum çalışmamızın bu bulgusunun literatür verileri ile uyumlu olduğunu göstermektedir. Diğer parametrelerde ki bulgularımız da literatür ile uyumludur. Sonuç: KBH olan kişilerde üremik kaşıntı etyolojisi çok faktörlü olduğundan zorluk teşkil etmektedir. Bu konuda yapılmış çalışmalar nedenlere ışık tutabilmesi açısından önemlidir. Bizim çalışmamız korelasyonel olarak kaşıntı ve indol metabolitleri ilişkisine ışık tutmuştur. Literatüre öncü olabilecek bu çalışmanın bu konuda daha çok ve daha kapsamlı çalışmalara yön vereceğini ummaktayız.

Özet (Çeviri)

Introduction: Several studies have shown that prevalence of chronic kidney disease remains important in the world. Uremic pruritus remains an stresfull symptom contributing to morbidity in people with chronic kidney disease. The aim of our study is to measure the plasma and skin levels of indole metabolites, which may be involved in the etiopathogenesis of this symptom, by grouping them according to the itching scales in hemodialysis patients and to show possible correlation. Results: The average age of the participants in our study was found to be 60.8 ± 14.8. In our study 32 (52.5%) of the participants are men and 29 (47.5%) are women. It was found that the participants in our study received an average of 4.6 ± 3.8 years and 54.9 ± 45.7 months of hemodialysis, respectively. The avarage blood hemoglobin value of the participants in our study was found to be 10.7 ± 1.7 and 11.2 ± 1.2 (g / dL) and 10.1 ± 1.9 in the patient and control groups, respectively. Plasma 2-3 pyridine dicarboxylic acid values of patient and control groups were found 142.18 ± 50.92 (µg / ml) and 72.08 ± 37.96 (µg / ml), respectively. There was a statistically significant difference between 2-3 pyridine dicarboxylic acid levels (p <0.001). The plasma indoxyl sulfate values of the patient and control groups were found to be 7.60 ± 2.59 (µg / ml) and 2.60 ± 0.98 (µg / ml), respectively. A statistically significant difference was found between indoxyl sulfate levels by groups (p <0.001). The plasma indoxyl β-D-Glucuronide levels of the patient and control groups were found to be 1.95 ± 1.36 (µg / ml) and 1.03 ± 1.20 (µg / ml), respectively. A statistically significant difference was found between indoxyl β-D-Glucuronide levels according to the groups (p <0.001). Discussion: In our study, 2-3 pyridine dicarboxylic acid levels in the patient group showing pruritus symptoms were found to be statistically significantly higher than the control group without pruritus. This situation shows that this finding of our study is compatible with the literature data. Our findings in other parameters are also compatible with the literature data. Conclusion: In patient with CKD, the etiology of uremic pruritus poses a challenge because it is multifactorial. Studies on this subject are important in terms of shedding light on the causes. Our study shed light on the relation between pruritus and indole metabolites. We hope that this study will lead more comprehensive studies on this subject.

Benzer Tezler

  1. Hemodiyaliz hastalarının üremik kaşıntı ile başedebilmek için kullandıkları geleneksel yöntemlerin belirlenmesi

    Determination of the traditional methods used by hemodialysis patients to deal with ureamic pruritus

    FATMA ÇELİKBİLEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    HemşirelikÜsküdar Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SEBAHAT ATEŞ

  2. Hemodiyaliz tedavisi alan ve almayan üremik hastalarda kaşıntı konforu etkiler mi?

    Does itc effect to comfort of uremic patient receiving hemodialysis treatment and not receiving

    TÜRKAN ÇALIŞKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    HemşirelikCelal Bayar Üniversitesi

    İç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEZGİ ÇINAR PAKYÜZ

  3. Hemodiyaliz tedavisi alan hastalara uygulanan Akupres'in kaşıntı durumuna etkisi

    The effect of acupress on pruritus status of patients having hemodialysis

    NAZAN KILIÇ AKÇA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    HemşirelikErciyes Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SULTAN TAŞCI

    PROF. DR. NİMET KARATAŞ

  4. Hemodiyaliz hastalarında üremik pruritus ile 25 hidroksi vitamin D arasındaki ilişki

    The relationship between uremic pruritus and 25-hdyroxy vitamin D in hemodialysis patients

    DİLEK GÖKÜSTÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    NefrolojiBaşkent Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMRE TUTAL

  5. Hemodiyaliz hastalarında kaşıntı sorununun değerlendirilmesi

    Evaluation of pruritus in hemodialysis patients

    ÖZGÜR TERZİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    NefrolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Nefroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NUROL ARIK