Erken Matematik Yeteneği Testi-2'nin geçerlik, güvenirlik, norm çalışması ve sosyo-kültürel faktörlerin matematik yeteneğine etkisinin incelenmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 61781
- Danışmanlar: PROF. DR. AYLA OKTAY
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Eğitim ve Öğretim, Education and Training
- Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, Matematiksel beceri, Sosyoekonomik düzey, Öğretim yöntemleri, İlkokullar, Mathematics education, Mathematical skill, Socio-economic level, Teaching methods, Primary schools
- Yıl: 1997
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Araştırmamızın temel amacı A.B.D.'de Herbert P. Ginsburg ve Arthur J. Baroody tarafında geliştirilen Erken Matematik Yeteneği Testi-2'nin geçerlik, güvenirlik ve norm çalışmasının yapılarak Türk çocukları için eğitim ve psikolojinin hizmetine sunulması olmuştur. Erken Matematik Yeteneği Testi-2 ilk defa Erken Matematik Yeteneği Testi (Test of Early Mathematics Ability:TEMA) adıyla 1983 yılında 4-8 yaş çocuklara bireysel olarak uygulanabilen bir test olarak sunulmuştur. Daha sonra bu test yeniden gözden geçirilmiş ve teste 3 yaş grubunun da ilave edilmesiyle şimdiki halini almış ve 1990 yılında yeni versiyonu yayınlanmıştır. Testin amacı matematik yeteneği açısından yaşıtlarından önemli derecede geride ve ileride olan çocukları ve onların matematiksel düşünme açısından zayıf ve kuvvetli yönlerini tespit etmeyi ve sonucunda aile ve eğitimcilere rehberlik etmek olarak ifade edilmiştir. Test toplam 65 sorudan oluşmuştur, uygulama süresi ortalama 20 dakikadır. Testin ölçtüğü matematik alanlar ise informal ve formal olmak üzere iki temel özellik üzerine kurulmuştur. Informal matematik alanlar büyüklük, sayma, informal sayı bilgisi ve informal işlemlerle ilgili konulan; formal matematik alanları ise sayıları okuma-yazma, formal matematiksel işlemler, formal aritmatik işlemler, basamak kavramı gibi konulan173 kapsamaktadır. Türkiye'de erken çocukluk döneminde çocukların matematik yetenekleri üzerinde çalışan araştırmaların ve ölçme araçlarının çok yetersiz oluşu Erken Matematik Yeteneği Testi-2'nin geçerlik, güvenirlik ve norm çalışmasının bir doktora tez çalışması olarak seçilmesinin ana nedeni olmuştur. Erken Matematik Yeteneği Testi-2 ile ilgili bu çalışma pek çok istatistiksel süreci ele almayı gerektirmiştir. Öncelikle testin tercümesi uzmanlardan yardım alınarak gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada test gerekli düzenlemelerle uygulanabilir hale getirilmiştir. Testin daha sonra Örneklem grupları seçilerek geçerlik, güvenirlik ve norm çalışmalarına geçilmiştir. Örneklem gruplarının oluşturulmasında ve istatistiksel işlemlerde istatistik konusunda uzman olan kişilerin bilgilerine de başvurulmuştur. Ayrıca testin geçerliği ile ilgili çalışmalarda Sayı Kavramları Testi ve WISC-R uygulamaları gerekmiş ve bu testlerin Erken Matematik Yeteneği Testi-2 ile karşılaştırmaları yapılmıştır. Bu aşamalarda da uzman yardımına baş vurulmuştur. Uygulamalar 1995-96 ders yılı içerisinde gerçekleştirilmiş daha soma ise verilerin istatistiksel olarak analiz edilmesi işlemlerine geçilmiştir. Testin güvenirlik çalışması safhasında test-tekrar test metoduna başvurulmuştur. 96 çocuğa 12-15 gün arayla test iki kez uygulanmış ve iki uygulama arasında hesaplanan Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Katsayısı 0.980 olarak bulunmuştur. Bu sonuç mükemmele yakın bir sonuç olarak görülebilir. Orjinal Erken Matematik Yeteneği Testi-2'nin ilk versiyonu olan TEMA'nın test-tekrar test sonuçlan ise.94 olarak verilmiştir. Bu açıdan da arada büyük bir benzerlik vardır.174 Uygulanan ilişkili grup“t”testi sonucunda ise istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmamıştır. Erken Matematik Yeteneği testi-2'nin parelel formu olmadığı için eşdeğerlik katsayısı hesaplanamamıştır. Testin güvenirliğini hesaplamak için diğer bir yöntem olarak iç tutarlılık katsayısının belirlenmesi yoluna gidilmiş ve Cronbach alpha ve Item-total sonuçlarına ulaşılmaya çalışılmıştır. 3-8 yaş arasında 277 çocuğun örneklem grubunu oluşturduğu bu bölümde Cronbach alpha sonucu (iç tutarlılık katsayısı) tüm grup için.958 olarak bulunmuştur ki bu sonuçta mükemmele yalandır. Orjinal testin sonuçları ise tüm gruplar için.94 olarak verilmiştir. Ancak 3 ve 6 yaşlar için elde edilen iç tutarlılık katsayısı A.B.D.'de elde edilen sonuçlardan biraz daha düşük fakat yinede anlamlıdır. îç tutarlılık katsayısma Item-total tekniği uygulanarak tüm grup için ve her yaş grubu için ayrı ayrı sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Tüm grup için bakıldığında 65 soruda 18 tanesi (ilk başlarda yer alan) anlamlı ilişki vermemiştir. Anlamlık düzeyi 3 madde dışında ise p<0.01 bulunmuştur. Sonuçta tüm maddelerin her yaş grubu için olmasa da toplam ile anlamlı ilişkiler içinde olduğu görülmüştür. Yaş gruplarının testten aldıkları toplam puanların aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanarak A.B.D'de elde edilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Buna göre 3, 4 v 5 yaş gruplarının aritmetik ortalamaları A.B.D.'deki çocuklardan daha düşük çıkmıştır. 6, 7 ve 8 yaş grubunun aritmetik ortalamaları ise A.B.D.'deki çocuklardan daha yüksek bulunmuştur.175 Geçerliğe ilişkin araştırma farklı yollarla denenmeye çalışılmıştır. Testin kapsam geçerliğinin denenmesi aşamasında iki testten yararlamlmıştrr. Bunlardan birisi Nilüfer Çepoğlu tarafından geliştirilen ve 5-6, 5 yaşlar arasındaki çocuklara uygulanan Sayı Kavranılan Testi, diğeri ise WISC-R'dir. Ayrıca öğretmen kanaatlerine ve çocukların yıl sonu karne notlarına da başvurulmuştur. Sayı Kavranılan Testi ile Erken Matematik Yeteneği Testi-2, 33 çocuğa uygulanmış ve iki test arasında bulunan Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Katsayısı 0.816 olup p<0.01 düzeyinde anlamlı bir ilişkiyi göstermiştir. WISC-R Testi ile bulunan zeka bölümü sonuçlan ile Erken Matematik Yeteneği Testi-2 arasında bulunan ilişki katsayısı 0.51 dir ve bu sonuç p<O.01 düzeyinde anlamlıdır. Ayrıca matematik yeteneği ile WISC-R'in alt ölçekleri ayrı ayrı karşılaştırılmış ve şu sonuçlara ulaşılmıştır. Matematik yeteneği ile Genel Bilgi, Aritmetik, Küplerle desen alt ölçekleri arasında p<0.01 düzeyinde; Benzerlik, Sözcük Dağarcığı alt ölçeği arasında ise p<0.05 düzeyinde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yargılama, Resim Tamamlama, Resim Düzenleme, Parça Birleştirme ve Şifre alt ölçekleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. ilkokula devam eden 6, 7 ve 8 yaş çocukların hakkında öğretmenlerinin kanaatleri sorulmuş ve çocukların matematik yetenekleri açısından düşük, orta ve yüksek olarak gruplamaları istenmiştir. Bu sonuçlar Erken Matematik Yeteneği Testi-2 sonuçlan ile karşılaştırılmıştr. Bunun sonucunda 6 yaş için öğretmen görüşleri ile test sonuçlan arasında anlamlı bir ilişki elde edilmezken, 7 yaş ve 8 yaş için ise sonuçlar p<O.01 düzeyinde anlamlı ilişkilerin olduğunu göstermiştir. Bir sonraki aşama olarak yapılan“t”testi sonuçlarıda gruplar arasında p<0.01 düzeyinde anlamlı ilişkilerin176 olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlar Erken Matematik yeteneği Testi-2'nin kapsam geçerliğini ispatlamaktadır. Erken Matematik Yeteneği Testi-2'nin gelecekteki akademik başarıyı yordama özelliğini saptamak için 54 öğrencinin yılsonu karne notlarına bakılmış ve test sonuçlan ile karşılaştrrılmıştrr. Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Katsayısı hesaplamaları sonucunda 6 yaş grubu için testin gelecekte öğrenci akademik başarısını yordama özelliği anlamlı bulunmazken, 7 ve 8 yaş grubu için p<0.01 düzeyinde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Testin tümünün yaş gruplarına göre ayırdediciliği üst çeyrek ve alt çeyrek arasındaki ilişkisiz grup“t”testi sonuçları araştırılarak sınanmış ve tüm yaş gruplarında testin p<0.01 düzeyinde anlamlı olduğu, dolayısı ile ayırdediciHğinin çok yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca testin tüm maddelerinin üst çeyrek ve alt çeyrek arasındaki ayırdedicilik sonuçlan tek tek araştinlmış ve testin tüm maddeler açısından da ayırdedici olduğu saptanmıştır. Her yaş grubunun üst çeyrek ve alt çeyrek arasındaki ilişkisiz grup“t”testi sonuçlan tek tek araştırılarak test maddelerinin ayırdediciliğine bakılmıştır. Daha sonra ise testin tüm sorulannın madde güçlük dereceleri yaş gruplarına göre ayrı ayrı araştırılmıştır. Araştırmanın geçerlik, güvenirlik çalışması sonuçlarının anlamlı çıkması ardından norm çalışmasının yapılmasına karar verilmiştir. İstanbul ili sınırları içerisinde 1178 çocuğa ulaşılarak norm çalışması gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Her yaş grubu orjinal formunda da olduğu gibi 6 şar aylık iki gruba ayrılmış ve test sonuçlarının aritmetik ortalama ve standart sapmaları177 verilmiştir. Norm çalışmasında kız ve erkek çocuklar arasında her yaş grubu için aritmetik ortalamalar arası ilişkisiz grup“t”testi ile farklılık sınanmış fakat hiç bir yaş grubu için fark elde edilmemiştir. Bu nedenle kız ve erkek çocukların ayrı ayrı norm değerleri hesaplanmamıştır. Türkiye'deki ve A.B.D'deki norm çalışmaları karşılaştırıldığında ise Türkiye'deki 3 ve 4 yaş grubu çocukların aritmetik ortalama ve standart sapmaları A.B.D.'deki çocuklardan daha düşük çıkmıştır. 5 yaşta bir farklılık görülmemiştir. 6, 7 ve 8 yaş çocukların aritmetik ortalama ve standart sapmaları ise A.B.D.'deki çocuklardan anlamlı derecede daha yüksek çıkmıştır. Bu sonuç Türkiyede ilkokul döneminde matematiğe oldukça önem verildiğinin bir göstergesi sayılabilir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise sosyo-kültürel faktörler ile çocukların matematik yetenekleri arasındaki ilişkilere bakılmıştır. Araştırma bulguları oldukça anlamlı ilişkilerin varlığım göstermiştir, örneğin; ailelerin sosyo-ekonomik düzeyleri ile çocukların matematik yeteneklerine bakıldığında tüm gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık (p<0.01 düzeyinde) elde edilmiştir. Matematik yeteneği puanlamalanna göre en yüksek ortalamayı üst ve ortanın üstü sosyo-ekonomik düzeyden gelen ailelerin çocukları edinmişlerdir. En düşük ortalama ise alt sosyo-ekonomik düzeyden gelen çocuklara aittir. Ailedeki çocuk sayısı ile çocukların matematik yetenekleri arasında p<0.01 düzeyinde anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür, t testi sonuçlan ailedeki çocuk sayısının azaldıkça matematik yeteneği puanlarının arttığını, çocuk sayısı arttıkça ise puanların azaldığını göstermiştir.178 Çocuğun evde ayrı bir odasının olup-olmaması ile matematik yeteneği puanını arasındaki ilişkiye bakıldığında ise ayrı odası olanların matematik yetenek puanlan olmayanlardan daha yüksek çıkmıştır. Ayrıca anne ve babanın eğitim durumlarınm çocukların matematik yeteneği puanlarına nasıl etki ettiği araştırılmış ve genel olarak annenin eğitim durumunun arttığı durumlarda çocuğun matematik yetenek puanının da arttığı görülmüştür. Örneğin üniversite mezunu anneler ile diğer tüm eğitim düzeyli anneler arasında çocukların matematik yetenekleri açısından üniversite mezunu anneler lehine (çoğunlukla p<0.01 düzeyinde) anlamlı farklılıklar vardır. Baba eğitim durumu ile çocukların matematik yetenekleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde yukarıdaki sonuçlara benzer sonuçlar elde edilmiştir. Genel olarak baba eğitim düzeyi arttıkça çocukların matematik yeteneği puanları da artmaktadır. 5.2. Yargı Araştırmamız sonucunda Erken Matematik Yeteneği Testi-2'nin geçerli, güvenilir ve türk çocukları için uygun bir test olduğunu söyleyebiliriz. Testin orjinal formunda ve Türkiye'de yapılan araştırma sonucunda 3 yaş için testin ayndediciHğinin diğer gruplara göre çok düşük çıkması düşünülmesi gereken bir konudur. Matematik yeteneğin ölçülmesi açısından 3 yaşm erken bir yaş olduğu söylenebilir. Türkiyedeki okulöncesi dönemdeki çocukların (3-4 yaş) aritmetik ortalama ve standart sapmaları A.B.D. 'deki çocukların aritmetik ortalama ve
Özet (Çeviri)
Mathematics is one of the crucial issue for every individual and society. Therefore no one can refuse to learn it. That is the reason why the educatiors, psychologists and parents are very much involved in this subject. Mathematical thinking begins before a child enters school. Most of the Informal mathematical skills are gained througout the experiences in daily life. As children are introduced to formal education they possess lots of formal mathematical conceps and gradually extend their skills in this area. However some children are not as good as the others and suffer from deficiencies in mathematical thinking skills. The contrary some children are excellent on maths and demand more from education. Most of the problems exist in school years. The role of the educators are to provide realistic information matching the child's special needs. One of the the major reasons for using standardized tests is to identify children who are significantly behind or ahead of their peers in the development of mathematical tMnking. Added to these, we can make educational predictions about children based on the test results. Furthermore tests can be used as a measure in research projects. There are numerous tests are used in this area for screening and diagnosis of children. However the insufficiency of standardized tests used in Turkey is one of the major problem in education. The rationale for choosing the Test of Early Mathematics Ability-2 (TEMA-2) is to fill this gap in the assessment of Turkish children's (aged from 3 to 8) mathematical thinking. xiThis study had two main parts. The first part has contained the statistical process such as normative procedures, validity and reliabilty results of TEMA-2 for Turkish children. The normative sample consisted of 1178 cases (568 girls and 610 boys) from 49 schools in Istanbul. At the end of the study it has seen that TEMA-2 could be used as a valid and reliable test. Compatible results between U.S.A. and Turkish children indicated that means and standart deviations of school aged Turkish children from age 6 to 8 were superior compering the U.S.A. children. On the other hand pre school children (age 3 to 4) performed poorly. But no statistical differences at age 5 between two cultures. No gender differences has obtained which confirm the previous results made several researchers. The second part of this present study tried to make a preliminary attempt for investigation the effects of socio-cultural factors such as; socio economics status, private rooms for children at home, number of children in the family and parental education, on mathematics ability. The results again showed the importance of the cultural and economical factors on the childrens'cognitive development. For instance lower-class children showed less success on the tests than the middle-class and upper-class children. Also to have a private room at home for a child has a positive impact on mathematical abiliy. Another investigation was made on the effects of numbers of children in the family on mathematics ability and it showed that too many children in a family has also negative effects. As last, this investigation emphasized the importance of parental education once more. The childrens' performance of high educated parents were superior than the childrens 'of low educated parents.
Benzer Tezler
- The Effects of individual and group computer based problem solving on students affective and congnitive outcomes in secondary school mathematics
Bilgisayara dayalı grup ve bireysel problem çözme ortamının öğrencilerin matematik başarısı, matematik ve bilgisayar destekli öğretime olan tutumları üzerindeki etkisi
DİLŞEN TUNCER
Yüksek Lisans
İngilizce
1993
Bilim ve TeknolojiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiEğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PETEK AŞKAR
- Lise ikinci sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki başarı ve başarısızlıklarına gösterdikleri nedenler
12.th. grade highschool students causal attributions for success and failure
HAKAN GÜLVEREN
Yüksek Lisans
Türkçe
1996
Eğitim ve ÖğretimHacettepe ÜniversitesiEğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜNİRE ERDEN
- İlkokul sınıf öğretmenlerinin, sınıf içi etkinlikler, ders başarıları ve kişilik özellikleri açısından kız ve erkek öğrencileri algılama biçimleri
The perception patterns of primary school teachers about pupils (girls and boys), concerning the sex and the experience of teachers
NİLGÜN EROĞLU
- Farklı ekim ve hasat tarihleri ile bitki sıklıklarında şeker pancarı verim ve kalitesinin matematik modelle tahmini
Başlık çevirisi yok
RAMAZAN ÇAKMAKÇI
- Scada sistemi yardımıyla su getirme hatlarının optimum işletimi
Optimum operation of main water lines by the help of scada systems
EROL ÖZALP