Dokuz Eylül Üniversitesi Kardiyoloji Kliniğine akut koroner sendrom ile başvuran ve stent implante edilen hastalarda PRECİSE-DAPT ve DAPT skorları ve mortaliteye etkisi
PRECİSE-DAPT and DAPT scores and effects on mortality in patients who admitted to the Dokuz Eylül University Cardiology Clinic with acute coronary syndrome and undergo stent implantation
- Tez No: 616602
- Danışmanlar: PROF. DR. NEZİHİ BARIŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: İkili Antitrombosit Tedavi(İATT), PRECİSE-DAPT, DAPT, Mortalite, Kanama, Akut koroner sendrom, Protezler ve implantlar, Stentler, Ölçekler, İmplantasyon, Dual Antiplatelet Therapy (DAPT), PRECİSE-DAPT, Mortality, Bleeding, Acute coronary syndrome, Prostheses and implants, Stents, Scales, Implantation
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: İkili Antitrombositer Tedavinin(İATT) uzatılması iskemik sonlanımlarda anlamlı azalma sağlarken, majör kanamalarda anlamlı artışa yol açmaktadır. İskemik sonlanımların ve kanama olaylarının bağımsız şekilde mortaliteyi arttırmaları, hekimlerin İATT tipi ve süresi ile ilgili karar vermesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, uluslararası kılavuzlar indeks olay esnasında İATT ile ilgili karar verirken kanama ve iskemi riskini değerlendirmemizi sağlayan skorlamaları önermektedir. Fakat bu skorlamalar büyük prospektif RKÇ(Randomize Kontrollü Çalışma) ile test edilmediği için değerleri tartışmalıdır. Biz araştırmamızda yeni risk skorları olan DAPT ve PRECİSE-DAPT skorlarının mortalite olan ilişkilerini incelemeyi amaçladık. Metot: 01.01.2013 ile 01.07.2014 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji bölümüne (kardiyoloji servis ve koroner yoğun bakım) AKS ile başvuran ve stent implante edilen 260 hasta çalışmamıza dahil edildi. Hastaların kayıtları hastane bilgi sistemi ve arşiv kayıtları üzerinden retrospektif olarak incelendi. Bu hastaların sistem üzerinde kayıtlı telefon numaraları aracılığıyla hastalara ulaşıldı. Hastaların kanama öyküleri, İATT'yi kullanım süreleri, tekrarlayan ME öyküsü, İATT altında veya sonrasında kanama öyküleri ve hastaların ilaç uyumu ayrıntılı bir şekilde sorgulandı. Hazırlanmış olan olgu veri kayıt formu ve MORISKY ilaç uyum ölçeği, hastalara telefonla ulaşılarak soru cevap şeklinde dolduruldu. Hastaların laboratuvar sonuçları, ekokardiyografi ve KAG raporları, hastalık geçmişlerine sistem üzerinden kayıtlı bilgilerinden ulaşıldı. Bu veriler ile hastaların PRECİSE-DAPT ve DAPT skorları hesaplandı. Bulgular: Araştırmamıza 260 hasta dahil edildi. AKS(Akut Koroner Sendrom) ile başvuran hastaların PRECİSE-DAPT ve DAPT skorları hesaplandı. PRECİSE-DAPT Skoru ≥ 25 üzerinde olan hasta sayısı 62'ydi(%23,8). DAPT Skoru ≥ 2 ve üzerinde hasta sayısı ise 193(%74,2) olduğu saptandı. Çalışmaya alınan hastaların 49'unda(%18,8) ölüm gerçekleşmiştir. PRECİSE-DAPT ≥25 üzerinde olan hastalar ile PRECİSE-DAPT <25 altında olan hastalar mortalite açısından karşılaştırıldı ve yüksek skora sahip olan grupta mortalitenin belirgin olarak yüksek olduğu gözlendi [P<0,001 OR 6,94 Cİ (3,53-13,62)]. DAPT skoru ≥ 2 üzerinde olan hastalar ile DAPT skoru < 2'nin altında olan hastalar mortalite açısından karşılaştırıldı ve DAPT skoru 2'nin altında olan grupta mortalitenin anlamlı olarak yüksek olduğu gözlendi (P=0,021). Hastalar PRECİSE-DAPT ve DAPT skoruna göre 4 gruba(PRECİSE-DAPT < 25 ve DAPT ≥ 2,PRECİSE-DAPT ≥ 25 ve DAPT ≥ 2, PRECİSE-DAPT < 25 ve DAPT < 2, PRECİSE-DAPT ≥ 25 ve DAPT < 2) ayrılarak birbirleriyle karşılaştırıldı. PRECİSE-DAPT skoru yüksek olan hastaların DAPT skorundan bağımsız olarak mortalitesinin anlamlı olarak yüksek olduğu gözlendi(p<0,001). PRECİSE-DAPT skorlaması öncelikle İATT'ye rehberlik edebilmesi açısından kanama riskini öngördürücü olarak oluşturulmuştur. Araştırmamızda, PRECİSE-DAPT skoru ile meydana gelen tüm kanamalar ve majör kanamalar arasındaki ilişkiyi değerlendirdik. PRECİSE-DAPT skoru yüksek olan grupla düşük olan grup karşılaştırıldığında tüm kanama olayları (P=0,56) ve majör kanama olaylarında(P=0,23) anlamlı fark olmadığı saptandı. Araştırmamızda meydana gelen tüm kanamaların ve majör kanamaların mortalite ile ilişkisi değerlendirildi. Kanama meydana gelen hastalarda, mortalitede anlamlı fark olmadığı (p=0,689) gözlenirken; majör kanama meydana gelen hastalarda mortalitenin anlamlı olarak arttığı saptandı [P=0,025 OR 6,16(1,33-28,49)]. Çalışmamızda, kısa (≤ 12 ay) ve uzun (>12 ay) İATT alan hastalar mortalite ve meydana gelen kanama olayları açısından karşılaştırıldı. Uzun İATT alan grupta ölümler, kısa İATT'ye göre anlamlı olarak daha fazla olduğu saptandı [P=0,019 OR 2,20 Cİ (1,12-4,30)]. Uzun İATT kullanan grupta kanamaların belirgin olarak yüksek olduğu gözlendi [P<0,001 OR 3,77 ( 1,80-7,9 )]. Uzun İATT'nin majör kanamalarla olan ilişkisi değerlendirildiğinde, uzun İATT alan grupta majör kanamalar sayısal olarak fazla olsa da istatistiksel anlamlılığa ulaşmadığı gözlendi [p=0,056 OR 4,48 Cİ (0,975-20,607)]. Sonuç: AKS ile başvuran ve stent implante edilen 260 hastanın dahil edildiği çalışmamızda; PRECİSE-DAPT skoru yüksek olan hasta grubunun, DAPT skorundan bağımsız olarak mortalitesinin yüksek olduğunu gözlemledik. Kanamayı öngörmek için geliştirilen PRECİSE-DAPT skorunun çalışmamızda meydana gelen kanama olayları ile anlamlı ilişkisi olmadığı gözlemlendi. Araştırmamızda PRECİSE-DAPT skorunun meydana gelen kanamaları öngörmede başarısız olup mortaliteyi göstermekte belirgin başarılı olması yüksek kanama riski mi, yüksek riskli hasta mı sorusunu akıllara getirmektedir. Tüm kanama olaylarının mortalite ile ilişkisi olmadığı çalışmamızda gözlemlenirken, majör kanamaların mortaliteyi arttırdığı araştırmamızda saptanmıştır. Majör kanamaların mortalite ile güçlü ilişkisi olması; yüksek kanama riskine sahip hastayı tanımlama ihtiyacı doğurmuştur. Araştırmamızda İATT süresinin mortalite ve meydana gelen kanama olayları ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Uzun İATT'nin tüm nedenlere bağlı mortaliteyi arttırdığı gözlenmiştir. Bu sonucun nedenlerinin daha iyi anlaşılması için geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç vardır. Uzun İATT alan hastalarda tüm kanamalarda anlamlı artış olduğu saptanmıştır. Optimal İATT tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. İATT süresi, skorlamaların tedaviyi yönlendirmedeki yeri, yüksek kanama riski, yüksek kanama riski ve iskemik riske sahip hastalarda yaklaşım ile ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Purpose: Prolongation of DAPT, provides a significant reduction in ischemic outcomes, while resulting in a significant increase in major bleeding. The independent increase in mortality because of ischemic and bleeding events, makes it difficult for physicians to make decisions about the type and duration of DAPT. For this reason, international guidelines recommend using risk score tools that allow us to assess the risk of bleeding and ischemia when deciding on DAPT. However, since these risk score tools are not tested with large prospective RCT (Randomized Controlled Trial), their values are controversial. In our research, we aimed to examine the mortality relationship of new risk scores, DAPT and PRECISE-DAPT scores. Method: Between 01.01.2013 and 01.07.2014, 260 patients admitted to Dokuz Eylül University Medical Faculty Cardiology Department (cardiology service and coronary intensive care unit) with ACS and undergo stent implantation were included in our study. The patients' records were retrospectively analyzed through the hospital information system and archive records. These patients were reached through the phone numbers registered on the system. Bleeding history of the patients, duration of DAPT use, history of recurrent Mİ, bleeding history under or after DAPT and drug compliance of the patients were questioned in detail. The patient data record form, which was prepared, was filled out in the form of questions and answers by telephone. Laboratory results, echocardiography and CAG reports of the patients, disease histories were obtained from the information recorded through the system. With these data, PRECISE-DAPT and DAPT scores of patients were calculated. Results: 260 patients were included in our study. PRECISE-DAPT and DAPT scores of patients admitted with ACS were calculated. The number of patients with a PRECISE-DAPT Score ≥ 25 was 62 (23.8%). The number of patients with DAPT Score ≥ 2 was 193 (74.2%). Mortality occurred in 49 (18.8%) patients. Patients with PRECISE-DAPT ≥25 and those with PRECISE-DAPT <25 were compared in terms of mortality and mortality was significantly higher in the high-scoring group [P <0.001 OR 6.94 C (3.53-13.62)]. Patients with DAPT score ≥ 2 and patients with DAPT score below 2 were compared for mortality and mortality was significantly higher in the group with DAPT score below 2 (P=0.021). The patients were divided into 4 groups (PRECISE-DAPT 25 and DAPT ≥ 2, PRECISE-DAPT ≥ 25 and DAPT ≥ 2, PRECISE-DAPT 25 and DAPT 2, PRECISE-DAPT ≥ 25 and DAPT 2) according to PRECISE-DAPT and DAPT score. Mortality was significantly higher regardless of DAPT score in patients with high PRECISE-DAPT scores (p<0.001). PRECISE-DAPT scoring was established as a predictor of bleeding risk to guide DAPT. In our study, we evaluated the relationship between PRECISE-DAPT score and major bleeding and all bleeding. Compared to the group with high PRECISE-DAPT score and the low group, there was no significant difference in all bleeding events (P=0.56) and major bleeding events (P=0.23). In our study, the relationship between all bleeding and major bleeding events and mortality was evaluated. There was no significant difference in mortality (p=0.689) with all bleeding events; but mortality was significantly increased in patients with major bleeding [P=0.025 OR 6.16 (1,33-28,49)]. In our study, patients receiving short (≤ 12 months) and long term (>12 months) DAPT were compared in terms of mortality and bleeding events. Mortality was significantly higher in the group receiving prolonged DAPT compared to shorter DAPT [P = 0.019 OR 2.20 C (1.12-4.30)]. Bleeding events were significantly higher in the long DAPT group [P <0.001 OR 3.77 (1.80-7.9)]. When the relationship of long DAPT with major bleeding events was evaluated, it was observed that BARC3 bleedings were numerically high in the group receiving long DAPT but did not reach statistical significance [p=0.056 OR 4.48 CI (0.975-20.607)]. Conclusion: In our study, which included 260 patients who presented with ACS and were implanted coronary stents; we observed that the patient group with a high PRECISE-DAPT score had a high mortality rate regardless of the DAPT score. It was observed that PRECISE-DAPT score, which was established to predict bleeding, did not have a significant relationship with bleeding events in our study. In our study, the PRECISE-DAPT score failed to predict bleeding events, but it was found to be significantly successful in predicting mortality. It was observed in our study that all bleeding events were not related to mortality, while major bleeding increased mortality. Strong relationship of major bleeding with mortality; the need to identify a patient with a high risk of bleeding. In our study, the relationship of DAPT duration with mortality and bleeding events has been evaluated. It has been observed that long DAPT increases all-cause mortality. Large-scale studies are needed to better understand the reasons for this outcome. There was also a significant increase in bleeding events in patients receiving long DAPT. Optimal DAPT duration remains a controversial issue. Further studies are needed to evaluate the duration of DAPT, the role of risk score tools in guiding treatment, high risk of bleeding, and the treatment of high bleeding and ischemic risk patient.
Benzer Tezler
- Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Kliniğinde transkatater aortik kapak implantasyonu uygulanan hastaların klinik, elektrokardiyografik ve laboratuvar parametrelerin retrospektif incelenmesi
Retrospective evulation of clinical, electrocardiographic and laboratory parameters of patients undergoing transcatheter aortic valve implantation in the cardiology department of Dokuz Eylul University Faculty of Medicine
HATİCE ÖZDAMAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
KardiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜSEYİN DURSUN
- İlk kez akut miyokard infarktüsü geçiren bireylerin tıbbi yardım isteme konusunda nasıl karar verdiklerinin incelenmesi
A study on how the people having experienced myocardial infarction for the first time decide to seek treatment
TUĞBA YARDIMCI
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
HemşirelikDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HATİCE MERT
- Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tıkayıcı olmayan koroner arter hastalığı ile birlikte miyokard enfarktüsü olan hastaların klinik özellikleri ve prognozunun araştırılması
Myocardial infarction with non-obstructive coronary arteries (minoca) in Dokuz Eylül University : Clinical features , prognosis
REŞİT YİĞİT YILANCIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
KardiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BAHRİ AKDENİZ
- 2013 yılında pulmoner tromboemboli geçiren hastalarda elektrokardiyografide fragmante QRS bulgusunun mortalite öngördürücü değeri nedir
Başlık çevirisi yok
ABDULLA ARSLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
KardiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEZİHİ BARIŞ
- Atriyal fibrilasyon bilgi ölçeğinin geliştirilmesi
Development of atrial fibrillation knowledge scale
HÜLYA AKBULUT
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
HemşirelikDokuz Eylül ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HATİCE MERT