Geri Dön

Adenoidektomi veya adenotonsillektomi sonrası obezite gelişiminde leptin ve ghrelinin rolü

The role of lepti̇n and ghrelin in development of obesity after adenoi̇dectomy or adenotonsillectomy

  1. Tez No: 613594
  2. Yazar: ZEYNEP SELEN KARALÖK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İFFET BİRCAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Obezite çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biridir. Sıklığı giderek artmaktadır. Adenoidektomi/adenotonsillektomi sonrasında kilo alımının ve obezite sıklığının arttığı bildirilmektedir. Operasyon sonrasında kilo artımı patogenezinde rolü olabilecek IGF-1, IGFBP-3, insülin direnci, leptin ve ghrelin düzeyleri ve bunun kilo artışına etkisi araştırıldı. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından, Şubat–Ağustos 2010 tarihleri arasında, adenoid/adenotonsiller hipertrofi nedeniyle opere edilen 2-10 yaş arası 38 hasta çalışmaya alındı. Çalışmaya klinik olarak obstrüksiyon bulguları mevcut olan, Brodsky sınıflamasına ve endoskopik bulgulara göre 3. ve 4. derece adenotonsiller hipertrofili çocuklar alındı. Olguların operasyon öncesinde boy ve kilo değerleri ölçülerek, glukoz, insülin, IGF-1, IGF-BP3, ghrelin ve leptin seviyeleri için kan örnekler alındı. Olgular bir yıl sonrasında çağırılarak, boy ve kilo değerleri ve aynı parametreler tekrar çalışıldı. Olgular kendi yaş grubuna uygun 28 sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Kontrol grubunun da boy, kilo ölçümleri alındı; glukoz, insülin, IGF-1, IGFBP-3, leptin ve ghrelin seviyeleri çalışıldı. Operasyon öncesi çalışma ve kontrol grubu arasında boy, kilo, BMI değerlerinde fark yoktu. Çalışma grubunun bir yıl sonraki kontrolünde boy (p=0,001), kilo (p=0,004) SDS'lerinde artış saptanırken, BMI SDS'lerinde fark bulunmadı. Hem çalışma grubunda hem de kontrol grubunda insülin direnci yoktu. Postoperatif birinci yılda IGF-1 (p=0,01), IGFBP-3 (p=0,001) düzeylerinde artış, ghrelin (p<0,001) düzeyinde ise azalma saptandı. Leptin düzeyi preoperatif dönemde kontrol grubuna göre yüksek bulundu (p=0,002). Birinci yıl kontrolünde leptin yüksekliğinin giderek arttığı gösterildi (p=0,036). Sonuç olarak; adenoid veya adenotonsiller hipertrofisi olan olgularda büyüme ve gelişme normal bulundu. Operasyon sonrasında IGF-1, IGFBP-3 düzeylerinde artma ghrelin düzeyinde azalma saptandı. Uyku düzeni düzelmesi ile büyüme hormonu salınımın düzeldiğini ve bu bulguların düzelen büyüme hormonun etkilerinden kaynaklandığını düşünmekteyiz. Operasyon öncesinde leptin seviyeleri kontrollere göre anlamlı derecede yüksek bulundu. OSAS'lı olgulardaki leptin yüksekliğinin, obstrüksiyonun ortadan kaldırılması ile normal seviyelere indiği birçok çalışmada bildirilmiştir. Bizim çalışmamızda literatürden farklı olarak birinci yılın sonunda hastalarda obstrüksiyon bulguları olmamasına rağmen, leptin yüksekliği devam etmekteydi. Bu hastalarda leptin direnci olduğunu varsaymak için, hastaların uzun süreli takiplerinde leptin seviyeleri ölçülmelidir. Bizim olgularımızda operasyon sonrası birinci yılda BMI SDS'lerinde fark bulunmadı, daha uzun süreli takipler sonunda obez olan olgulardaki leptin yüksekliği, direnç olarak yorumlanabilir. Bunun için daha çok sayıda olgunun, daha uzun süreli takip edildiği çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Obesity is one of the most important health issues of this era; it is becoming more frequent. Frequency of weight gain and obesity is reported to be increased after adenoidectomy/adenotonsillectomy. IGF-1, IGFBP-3, insulin resistance, leptin and ghrelin are acknowledged as factors that might be contributing in the pathogenesis of weight gain following the surgeries. Here, their tissue levels and effect on weight gain were studied. Aged between 2–10 years, 38 patients who were operated in Ear Nose Throat Department of our institution from February 2010 to August 2010 due to adenoid/adenotonsiller hypertrophy, were enrolled in the study. Patients having signs of obstruction and adenotonsiller hypertrophy of 3rd–4th degree endoscopically were eligible for the study. We measured height and weight of each case and took blood samples to check their glucose, insulin, IGF-1, IGFBP-3, leptin and ghrelin levels prior to surgeries. We called them back at postoperative 1 year to repeat the same procedures. These parameters were compared with a control group of 28 healthy children of the same age. There was no significant difference between study and control groups before surgery with respect to height, weight and BMI score. Insulin resistance was found in neither of the groups. In study group, SDS of height (p=0,001) and SDS of weight (p=0,004) were found to be increased while there was no change in SDS of BMI at postoperative 1 year. Levels of IGF-1 (p=0,01) and IGFBP-3 (p=0,001) were increased while ghrelin level (p<0,001) was decreased at postoperative 1 year. Preoperative leptin level was higher in the study group compared to control group (p=0,002). Leptin was found to be increased gradually at postoperative year 1 (p=0,036). In conclusion, height and weight development was found to be normal in children with adenoid or adenotonsiller hypertrophy. Postoperatively, IGF-1 and IGFBP-3 were increased while ghrelin was decreased. This may be an outcome of regularized growth hormone release by virtue of a beneficial sleep activity. Preoperative leptin levels were significantly higher in cases compared to healthy controls. Several studies have revealed leptin level returning to normal values among patients with OSAS, when obstruction was relieved. However in this study, leptin levels stayed high even though the cases showed no signs of obstruction at postoperative year 1. Leptin levels should be checked in these patients in long term periods in order to suggest leptin resistance. There was no difference in SDS of BMI pre and postoperatively among our patients. Persistent high levels of leptin might be attributed to its resistance among obese patients in the long term. Hence, we need more studies including more participants with longer follow-ups.

Benzer Tezler

  1. Adenoidektomi,tonsillektomi veya adenotonsillektomi yapılan hastalarda serum IGF-1 (İnsülin Like Growth Faktör 1), IGFBP-3 (İnsülin Like Growth Faktör Bağlayıcı pProtein 3) ve GH (Growth Hormon) düzeyleri

    In the patients who had adenoidectomy,tonsillectomy and adenotonsillectomy for several reasons-compare Insulin Like Growth Factor 1(IGF-1), Insulin Like Growth Factor Binding Protein 3 (IGFBP-3 ) and Growth Hormon (GH) levels

    AYDIN DEGİRMENCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Kulak Burun ve BoğazDicle Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FARUK MERİÇ

  2. Adenoidektomi /adenotonsillektomi öncesi ve sonrası dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun değerlendirilmesi

    The evaluation of attention deficit and hyperactivity disorder before and after adenoidectomy/adenotonsillectomy

    MUHAMMED AYRAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kulak Burun ve BoğazDicle Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MÜZEYYEN YILDIRIM BAYLAN

  3. Çocuklarda adenoidektomi ve adenotonsillektomi öncesi ve sonrası orexin A düzeylerinin karşılaştırılması

    Comparison of orexin A levels before and after adenoidectomy and adenotonsillectomy in children

    COŞKUN ATAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kulak Burun ve BoğazMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SABRİ KÖSEOĞLU

  4. Adenoidektomi ve adenotonsillektomi operasyonu yapılan çocuklarda preopoperatif ve postoperatif psikosomatik analiz

    Preoperative and postoperative psychosomatic analysis in children with adenoidectomy and adenotonsillectomy operations

    BİLAL SİZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kulak Burun ve BoğazDicle Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET AKDAĞ

  5. Tonsillektomi ve/veya Adenoidektomi operasyonu planlanan pediatrik hastalarda, sevofluran-remifentanil ile propofol-remifentanil kombinasyonlarının, hemodinamik parametreler ve derlenme kalitesi üzerine etkileri

    The aim of this study was to compare the combinations of sevoflurane-remifentanil and propofol-remifentanil in respect of hemodynamic parameters, recovery profile, side effects and complications in tonsillectomy and/or adenoidectomy operations

    FİLİZ APUCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    UZMAN BANU ELER ÇEVİK