Geri Dön

Karaciğer lezyonlarında histopatoloji ile difuzyon MR, ultrason shearwave elastografi ve superb-microvascular görüntüleme tekniklerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesi

Evaluation of histopathologically proven liver lesions with diffusion mri, shearwave ultrasound and superb-microvascular imaging

  1. Tez No: 611960
  2. Yazar: MUHAMMAD OSAMA AWIWI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ASIM GÜNDÜZ ÖĞÜT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Difüzyon manyetik rezonans görüntüleme, Elastografi, Görüntüleme yöntemleri, Karaciğer, Manyetik rezonans görüntüleme, Ultrasonografi, Diffusion magnetic resonance imaging, Elastography, Imaging methods, Liver, Magnetic resonance imaging, Ultrasonography
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Fokal karaciğer lezyonları radyologların sık karşılaştığı bir patolojik entitedir. Günlük pratiğimizde, non-invazif radyolojik görüntüleme teknikleri ile kesin benign/malign ayrımı yapılamayan birçok lezyon ile karşı karşı kalmaktayız ve bu lezyonların biyopsi ile örneklenip histopatolojik incelenmesi gerekebilir. Bu çalışmada, biyopsi kararı verilen karaciğer lezyonları shearwave elastografi (SWE), superbmicrovascular imaging (SMI) ve yüksek b-değerleri ile diffüzyon ağırlıklı MRG ile değerlendirilmiş olup histopatolojik sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Karaciğer lezyon biyopsisi için kliniğimize yönlendirilen hastalara biyopsi işleminin öncesinde yüksek b değerleri (1000, 1500 ve 2000 sn/mm2) ile diffüzyon ağırlıklı MR görüntüleri alınmıştır. Lezyonların sinyal intensiteleri, sinyal/görültü oranları, sinyal/kontrast oranları ve ADC değerleri hesaplanmıştır. Lezyonların sertliği SWE ile değerlendirilmiştir. Lezyonların vaskülarite skorları renkli doppler (RDUS), power doppler (PDUS) ve SMI ile değerlendirilmiş olup istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: 30 hastada (18 erkek ve 12 bayan) 30 karaciğer lezyonuna tru-cut biyopsi yapılmıştır. Histopatolojik inceleme sonucunda 6 lezyon benign ve 24 lezyon malign olarak raporlanmıştır. Tüm lezyonlarda SMI ile vasküler kodlanma izlenebilmiştir. SMI, RDUS ve PDUS'a göre anlamlı düzeyde daha yüksek vaskülarite skorları elde edilmiştir (p<0.01). 5cm'den daha derin yerleşimli lezyonlarda ve 3cm'den daha küçük lezyonlarda SMI ile PDUS'a göre anlamlı düzeyde daha yüksek vaskülarite skorları elde edilmiştir. Malign ile benign grupların SMI, RDUS ve PDUS'un vaskülarite skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. 5 olgu SWE ile değerlendirilememiştir. SWE ile değerlendirdiğimiz malign ve benign lezyonların arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Tüm b-değerlerinde malign ile benign lezyonların sinyal intansiteleri ve ADC değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Malign lezyonların kontrast/gürültü oranları benign lezyonlara göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: RDUS, PDUS, SMI, SWE ve ADC değerleri ile karaciğer lezyonlarının radyolojik olarak malign/benign ayrımını yapmak güvenilir bulunmamıştır. Tüm b-değerlerinde malign lezyonların kontrast/gürültü oranları benign lezyonlara göre yüksek bulunmuştur. Özellikle küçük ve derin lezyonlarda SMI PDUS'a göre üstün bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

Aim: Focal liver lesions are frequently encountered in radiologists' daily practice. Despite the recent advances in radiology, non-invasive imaging modalites may not be able to separate benign from malignant lesions, and obtaining a histopathologic sample is a must in several cases. In this study, we plan to investigate patients who presented for biopsy for a liver lesion with shearwave elastography (SWE), superbmicrovascular imaging (SMI) and high b-value diffusion weighted magnetic resonance imaging. Materials and Methods: Patients planned to get biopsy from a liver lesion were imaged with high b-value (1000, 1500 ve 2000 s/mm2) diffusion weighted MRI. The ADC values of the lesions, signal/contrast ratios and the signal/noise ratios were calculated. Lesion stiffness was evaluated with SWE. Lesion vascularity was determined using a vascularity score obtained with color doppler (CD), power doppler (PD) and SMI. Biopsy results were compared with imaging data. Results: Core biopsy was obtained from 30 patients (18 male and 12 female). According to the pathology reports, 6 lesions were benign and 24 were malignant. SMI detected vascular flow in all lesions. Vascularity scores were significantly higher in SMI compared to CD and PD (p<0.01). SMI and PD recoreded significantly higher vascularity scores in lesions deeper than 5cm and in lesions smaller than 3cm. No significant difference in vascularity scores was found between benign and malignant lesions in SMI, CD and PD. SWE could not be performed in 5 patients. No significant difference was found between malignant and benign lesions with SWE. No significant difference in ADC values of benign and malignant lesions was found across all the b-values. The contrast/noise ratio of malignant lesions was significantly higher in malignant lesions (p<0.05). Results: CD, PD, SMI, SWE and ADC values could not reliably identify benign from malignant liver lesions. The contrast/noise ratio was significantly higher in malignant lesions. SMI performed better than PD in smaller and deeper lesions.

Benzer Tezler

  1. Sirotik hastalada regenerati-displastik nodül ile hepatosellüler karsinom lezyonlarının ayırımında diffüzyon ağırlıklı MR görüntülemenin rolü

    The contrubition of DWI to MRI in differantial diagnosis of HCC and regenerative-displactic nodular lesions in cirrhotic liver

    RÜŞTÜ TÜRKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BARIŞ BAKIR

  2. Fokal karaciğer lezyonlarının benign – malign ayrımında ve histopatolojik özelliklerinin öngörülmesinde görünür difüzyon katsayısının (ADC) tanısal değeri

    Diagnostic value of apparent diffusion coefficient (ADC) in differentiating benign - malignant of focal liver lesions and predicting histopathological features

    ELNUR ALIYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEMAL NİYAZİ ARDA

  3. Karaciğer solid lezyonlarının malign-benign ayırımında difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntülemenin tanıya katkısının değerlendirilmesi

    The evaluatıon of the contrıbutıon of the dıffusıon weıghted magnetıc resonance ımagıng to the dıfferantıal dıagnosıs of the benıgn and the malıgn solıd lıver masses

    ERSİN ŞENGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN GENÇHELLAÇ

  4. Karaciğer hidatik kistlerinin tiplendirilmesinde ultrasonografi ve difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntüleme bulgularının karşılaştırılması

    The comparison of the diffusion weighted magnetic resonance imaging and the ultrasonography findings in the classification of the liver hydatid CYSTS

    DENİZ KÖKEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ERCÜMENT ÜNLÜ

  5. Primer karaciğer malignitelerinin tanısında [18f]FDG PET/BT ve diğer görüntüleme yöntemlerinin karşılaştırılması:[18f]FDG PET/BT, [68GA]-FAPI-04 PET/BT ve MRG

    Compari̇son of [18f]FDG PET/CT and other imaging modalities in diagnosis of primary liver malignancies: [18f]FDG PET/CT, [68GA]-fapi-04 PET/CT and MRİ

    SEYFULLAH KARADOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERKAN KUYUMCU