Büllöz pemfigoid hastalarında doku eozinofil düzeyi ile hastalık şiddeti, klinik, laboratuvar ve tedavi özellikleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between tissue eosinophil level and disease severity, clinical, laboratory and treatment characteristics in bullous pemphigoid
- Tez No: 608616
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AYSE ESRA KOKU AKSU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: büllöz pemfigoid, eozinofil, nörolojik hastalık, büllöz pemfigoid hastalık alan indexi, Büllöz pemfigoid, Eozinofiller, Hastalık şiddeti indeksi, Nörolojik hastalıklar, bullous pemphigoid, eosinophil, neurological disease, bullous pemphigoid disease area index, Eosinophils, Severity of illness index, Neurological diseases
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Dermatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Büllöz pemfigoid (BP) sıklıkla dermal eozinofilik infiltrasyonun izlendiği subepidermal büllöz bir hastalıktır. Çalışmamızda BP hastalarında doku eozinofil düzeyi ile demografik, klinik özellikler, hastalık şiddeti, laboratuvar bulguları ve tedavi özellikleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Ocak 2008-Aralık 2018 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Kliniği'nde BP tanısı alan 87 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Doku eozinofil düzeyini etkileyebilecek hastalığı ve tedavisi olan hastalar araştırma dışı bırakılarak, 59 hastanın demografik, klinik, laboratuvar ve tedavi özellikleri kaydedildi. Patoloji arşivinden tanı amacıyla alınan Hematoksilen-Eozin (H&E) ile boyanmış preperatlar değerlendirilerek, doku eozinofil düzeyi ile demografik, klinik, laboratuvar ve tedavi sonuçları arasındaki ilişki değerlendirildi. Histopatolojik incelemede tüm kesitler taranarak dermişteki eozinofillerin en yoğun olduğu alanlar seçildi ve en yoğun alanlardaki eozinofiller x400 büyütmede bir büyük büyütme alanında sayıldı. Hastalık klinik şiddeti Büllöz Pemfigoid Hastalık Alan İndexi (BPDAI) ile hesaplandı. Bulgular: Çalışmamızda doku eozinofil sayıları ortalama 35,2±36,9 (minimum:0,0; maksimum:169,0) idi. Doku eozinofil düzeyi yüksek olan grupta BP'ye nörolojik hastalıkların daha sık eşlik ettiği saptandı (p<0,05). Doku eozinofil düzeyi yüksek olan grupta erozyon/bül BPDAI ve ürtiker/eritem BPDAI skorlarının istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek olduğu gözlendi (p<0,05). Doku eozinofil sayısı ve periferik kan eozinofil sayısının toplam BPDAI ve ürtiker/eritem BPDAI skoru ile korele olduğu saptandı (p<0,05). Periferik kan eozinofil sayısı ile doku eozinofil sayısı arasında anlamlı korelasyon saptanmadı. Doku eozinofil düzeyi yüksek ve düşük olan grup arasında hastalık aktivitesinin kontrol altına alınma süresi, konsolidasyon fazının bitme süresi, tedavili komplet remisyona ulaşma süresi anlamlı fark göstermedi (p>0,05). Doku eozinofil düzeyi yüksek olan grupta mortalite %64,7, doku eozinofil düzeyi düşük olan grupta mortalite %44,0 olup iki grup arasında anlamlı fark yoktu (p>0,05). Sonuç: Çalışmamız BP hastalarında doku eozinofil düzeyinin hastalık şiddeti ile ilişkisinin saptandığı ilk çalışmadır ve eozinofillerin BP patogenezindeki yeri ve önemini desteklemiştir. Doku eozinofil yüksekliği ile nörolojik hastalıklar arasındaki ilişki eozinofillerin BP ve nörolojik hastalıkların patogenezinde ortak role sahip olabileceğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Bullous pemphigoid (BP) is a subepidermal bullous disease with dermal eosinophilic infiltration. The aim of this study was to evaluate the relationship between tissue eosinophil levels and demographic, clinical features, disease severity and laboratory findings in BP patients. Materials and Methods: Between January 2008 and December 2018, eighty-seven patients diagnosed with BP were evaluated retrospectively in dermatology department of Health Sciences University, Istanbul Training and Research Hospital. Patients with disease and treatment that could affect tissue eosinophil levels were excluded and demographic, clinical, laboratory and treatment characteristics of 59 patients were recorded. Hematoxylin-Eosin (H&E) stained preparations from the pathology archive were re-evaluated and the relationship between tissue eosinophil levels and demographic, clinical, laboratory and treatment features were recorded. For histopathological examination, all sections were re-evaluated to select the areas with the high tissue eosinophils in the dermis and eosinophils were counted in x400 magnification in one visual field. The clinical severity of the disease was calculated with Bullous Pemphigoid Disease Area Index (BPDAI). Results: The mean number of tissue eosinophils was 35.2 ± 36.9 (minimum: 0.0; maximum: 169.0) in our study. BP was more frequently associated with neurological diseases in the group with high tissue eosinophils (p<0.05). In the group with high tissue eosinophils, erosions/blisters BPDAI and urticaria/erythema BPDAI scores were significantly higher than the group with low tissue eosinophils (p<0.05). Tissue eosinophil count and peripheral blood eosinophil count were correlated with total BPDAI and urticaria/erythema BPDAI scores (p<0.05). There was no significant correlation between peripheral blood eosinophil count and tissue eosinophil count.There was no significant difference in terms of control of disease activity, end of consolidation phase, and time to achieve complete remission in the low and high tissue eosinophil group (p>0.05). The mortality rate was 64.7% vs 44,0% in the high and low tissue eosinophil groups and there was no significant difference between the groups (p> 0.05). Conclusion: Our study was the first to determine the relationship between tissue eosinophil level and disease severity in BP patients. It supported the role and importance of eosinophils in BP pathogenesis. The relationship between tissue eosinophil level and neurological diseases suggested that eosinophils may have a common role in the pathogenesis of BP and neurological diseases.
Benzer Tezler
- 1985-1988 tarihleri arasında kliniğimizde yapılan keratoplasti ameliyatları sonuçları
Başlık çevirisi yok
ZÜBEYDE ŞAHİN
- Dermatolojide direkt immunofloresan yöntemin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
RIFKİYE SARICA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Dermatolojiİstanbul ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLSEVİM AZİZLERLİ
- Oto immun büllöz hastalıklarda (Pemfigus ve Pemfigoid'de) immunfloresan yönteminin uygulanabilirliği
Başlık çevirisi yok
NURAY S. GÜREL
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
Dermatolojiİstanbul ÜniversitesiTıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MAHMUT N. ÇARİN
- Primer spontan pnömotoraks olgularında serum alfa-1-antitripsin düzeyinin araştırılması spontan pnömotorakslı 352 olgunun değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
OLGUN KADİR ARIBAŞ
- Ostiomeatal birimdeki anatomik varyasyonların ve paranazal sinüslerdeki mukozal anormalliklerin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
BİLGİN TOPCU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1993
Radyoloji ve Nükleer TıpCumhuriyet ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MÜBECCEL AKSU