Geri Dön

Açık kalp cerrahisinde ileri hemodinamik yönetim parametrelerinin değerlendirilmesi

Evaluation of the advanced hemodynamic patameters in patients undergoing open heart surgery

  1. Tez No: 608612
  2. Yazar: ANIL KARAAĞAÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET KAPLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: açık kalp cerrahisi, hemodinamik monitörizasyon, hemodinamik yönetim, Cerrahi-kardiyovasküler, Hemodinami, Kalp hastalıkları, cardiac surgery, hemodynamic monitoring, hemodynamic management, Surgery-cardiovascular, Hemodynamics, Heart diseases
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Koroner Arter Bypass Greft ameliyatı, günümüzde Koroner Arter Hastalığı'nın ana tedavi yöntemlerinden birisidir ve yaygın olarak Kardiyopulmoner Bypass altında uygulanır. Hemodinamik parametrelerin önemli dinamik değişikliklere uğradığı bir operasyon sırasında ve sonrasında hayatı tehdit edebilecek problemlerle karşılaşılma riski mevcuttur. Günümüzde standart takip ve yönetim parametreleri ile çoğunlukla başarılı bir hemodinamik yönetim sağlanabilmesine karşın farklı ölçümlerle hastalarda oluşabilecek problemlerin daha erken saptanabilmesi, yönetimin daha efektif olması için farklı hemodinamik yönetim prensiplerine yönelik araştırmalar sürmektedir. Bizim de bu çalışmada amacımız, açık kalp cerrahisi uygulanan hastalarda ileri hemodinamik parametrelerin kullanılabilirliğini ve bu parametreler yardımıyla hastalardaki olası problemlerin erken teşhis edilebilirliğini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, hastanemizde izole KABG operasyonu uygulanacak olan hastalarda ileri hemodinamik yönetim parametrelerinin etkinliğini değerlendirmeyi amaçlayan prospektif ve gözlemsel bir çalışma olarak tasarlandı. Hastaların demografik verileri, intraoperatif verileri, belirlenen zaman dilimlerindeki (anestezi indüksiyonu, kardiyopulmoner bypass sonlanımı, yoğun bakım takiplerinde (yoğun bakım ünitesine geliş anı ve 1,6,12,18. Saatlerde)) hemodinamik verileri ve hastaların postoperatif takip verileri prospektif olarak kayıt altına alındı. Uygun yöntemler kullanılarak verilerin istatistiksel analizi yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza %85.7'si (n=30) erkek, %14.3'ü (n=5) kadın olmak üzere toplam 35 hasta dahil edildi. Yapılan korelasyon analizlerinde; SVV ve PPV arasında tüm zaman dilimlerinde (p<0.001), PVI ve PPV arasında T1 (p=0.027, <0.05), T2 (p=0.007, <0.05), T4 (p=0.028, <0.05), T5 (p=0.005, <0.05) ve T6 (p=0.05) ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptandı. PVI ve PPV değerleri ile CVP değerleri arasında herhangi bir zaman diliminde istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı (p>0.05). DCO2 değerleri ile laktat değerlerinin T0-T3 arasında yapılan ölçümlerde ters yönde, T3 sonrası ölçümlerde aynı yönde seyrettiği, DCO2 ve viii CI değerlerinin seyir grafiği incelendiğinde DCO2 ve CI ölçümlerinin tüm zamanlarda ters yönde seyrettiği gözlenmiştir. Ancak yapılan korelasyon analizlerinde herhangi bir zamandaki DCO2 değerleri ile laktat ve CI değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır (p>0.05). Hastalar aritmi varlığına göre iki gruba ayrılarak yapılan istatistiksel analizlerde, Aritmi gözlenen grupta T0 ve T2 ölçümlerinde DCO2 değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Çalışmamız sonucunda, literatürde santral venöz basınç ölçümlerinin birçok faktörden olumsuz etkilendiği, güvenilirliğinin düşük ve yanlış sonuç oranının yüksek olduğu belirtildiğinden PPV, SVV ve PVI gibi parametrelerin postoperatif dönemde hastaların volüm dengesini takipte kullanılabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca dPmax ve CI değerlerinin özellikle trendlerinin, postoperatif erken dönemde sol ventrikül fonksiyonlarını takipte önemli bir rol oynayabileceğini, DCO2 ölçümlerinin de postoperatif doku perfüzyonunu değerlendirmede ve komplikasyonları öngörmede önemli bir role sahip olabileceğini düşünüyoruz.

Özet (Çeviri)

Aim: Coronary Artery Bypass Grafting is one of the main treatment methods of Ischemic Heart Disease. The procedure is generally carried out with cardiopulmonary bypass. In this procedure, hemodynamic parameters are remarkably altered and there is always some risk of life threatening complications. To date, there are quite more studies being conducted for developing more effective management principles although adequate hemodynamic management can be achieved with standart monitoring. Our aim in this study is to investigate the efficiency of advanced hemodynamic parameters for a better hemodynamic management and for early diagnosis of the possible complications. Materials and Methods: The study was designed as a prospective, observational, non-interventional study in patients undergoing elective isolated Coronary Artery Bypass Graft operation. The patients' demographical data, intraoperative and postoperative hemodynamic data were recorded at certain periods (induction of anesthesia, cessation of cardiopulmonary bypass, admission to the intensive care unit and after 1st, 6th, 12th, 18th hours of admission to the intensive care unit). Statistical analysis of these data were performed. Results: The study was conducted with 35 patients of which 85.7% (n=30) were male and 14.3% (n=5) were female. There was a strong correlation between SVV and PPV in all of the recordings (p<0.001). There was statistically significant correlation between PVI and PPV at time periods T1 (p=0.027, <0.05), T2 (p=0.007, <0.05), T4 (p=0.028, <0.05), T5 (p=0.005, <0.05) and T6 (p=0.05). The CVP values were not correlated with PPV or PVI at any of the time points. DCO2 and lactate were inversely related between T0 and T3 periods and directly related after the T3 period although there was no statistical significance. DCO2 and CI was inversely related in all time periods but there was also no statistical significance. When the patients were grouped into two according to arrhytmia; the DCO2 values of Arrhytmia (+) group were statistically significantly higher than Arrhytmia (-) group. x Conclusion: There are many studies in the literature concluding that CVP measurements are unreliable in the postoperative evaluation of volume status of cardiac surgical patients. With this study, we state that PPV, SVV and PVI are simple and effective alternatives for evaluating the volume status of patients. dPmax and CI measurements, especially in trends, can be important tools for continuously monitoring the left ventricular functions in the early postoperative period. We also conclude that, DCO2 measurements can play an important role to evaluate the tissue perfusion and to detect complications earlier.

Benzer Tezler

  1. Açık kalp cerrahisi geçiren hastalarda hipertansiyon varlığının perioperatif hemodinami üzerine etkisinin pram (basınç kayıtlı analitik metod) parametreleri ile değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of the presence of hypertension on perioperative hemodynamics using pram (pressure recording analytical method) parameters in patients undergoing open heart surgery

    AYDAN İREMNUR ERGÖRÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonGazi Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YUSUF ÜNAL

  2. Kalp cerrahisinde uygulanan pulmoner arter (Swan-Ganz) kateterlerine bağlı enfeksiyon riskini azaltmada hemşirelik önlemlerinin etkinliği

    The Effectiveness of the nursing implementations in preventing the catheter related infection with swan-ganz pulmonary artery catheters in cardiac surgery

    S. DENİZ TANRIVERDİ ÖZTEKİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Hemşirelikİstanbul Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. GÜLER AKSOY

  3. Transkatater aortic valve implantasyonu uygulanmış hastalarda balon expandable ve self expandable kapakların demografik ve komplikasyonlar açısından karşılaştırılması ve komplikasyon prediktörlerinin değerlendirilmesi

    Transcatheter aortic valve implantation applied in patients comparison of balon expandable and self expandable lids in terms of demographic and complications and evaluation of complication predictors

    RAİF KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    KardiyolojiDicle Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FARUK ERTAŞ

  4. Ventri küler septal defekt ameliyatı yapılan hastalarda ameliyat sonrası rezidüel sorunların değerlendirilmesi

    Evaluation of residual problems of petients after VSD operations

    SELÇUK UYGUÇGİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. LEVENT SALTIK