Geri Dön

D vitamini eksikliğinin derecesi ile komorbid hastalık sayısının ilişkisi

The relationship between the degree of vitamin D deficiency and the number of comorbid diseases

  1. Tez No: 597977
  2. Yazar: SAVAŞ ÇELEBİ
  3. Danışmanlar: ÖĞR. GÖR. FATİH BORLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Kolekalsiferol, Komorbidite, Kronik hastalık, Vitamin D, Vitamin D eksikliği, Cholecalciferol, Comorbidity, Chronic disease, Vitamin D, Vitamin D deficiency
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Vitamin D eksiklği ile malign ve malign olmayan hastalıkların ilişkisinin irdelenmesidir. Gereç ve yöntemler: Çalışmaya, 01.01.2018-01.01.2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi SUAM Şişli Hamdiye Etfal İç Hastalıkları Kliniği'nde yatmış olan ve D vitamini bakılmış olan hastalar alındı. Çalışmaya dâhil edilme ve dışlanma kriterlerini karşılayan 436 hasta alındı. Vitamin D eksiklik derecesine göre 4 gruba ayrılarak, komorbid hastalık sayıları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda vitamin D eksikliği (<20 ng/ml) %73,6, vitamin D yetersizliği (<30 ng/ml) %92,6 oranında bulunmuştur. D vitamini eksikliği en sık olan hastalar, diyabetes mellitus, hipertansiyon, iskemik kalp hastalığı ve KOAH'tır. D vitamini gruplarına göre solid organ malignite dağılımı incelendiğinde; solid organ malignitesi ve akciğer malignitesi oranları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0,05). Buna göre, vitamin D eksikliği oranı, özellikle akciğer malignitesi olmak üzere solid organ malignitelerinde anlamlıdır. Hematolojik maligniteler açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Malignite dışı hastalıklar incelendi. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) oranları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu (p=0,012). Vitamin D düzeyleri derinleştikçe, KOAH sayısı arttığı görüldü. Kronik iskemik kalp hastalıkları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu (p˂0,05). Sonuç: Türk toplumunda D vitamini eksikliği %93 oranında görülmektedir. Çalışmamızda tüm hasta gruplarında D vitamini eksikliği oldukça sıktır. Bu çalışma doğrultusunda D vitamini eksikliği ile hastalıkların sıklığını ilişkilendirmek oldukça zor olacaktır. Bu sonuca varabilmek için kontrollü, prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study is to investigate the relationship between vitamin D deficiency and the group of diseases which includes malign and non-malign ones. Materials and Methods: The patients who were hospitalized at SBU Şişli Hamidiye Etfal SUAM Internal Medicine Clinic between the dates of 01.01.2018 and 01.01.2019 were included in the study. 436 patients who met the inclusion and exclusion criteria were included. By the dividing into 4 groups according to the degree of vitamin D deficiency, the numbers of comorbid diseases were compared. Results: In our study, the rate of vitamin D deficiency (<20 ng/ml) was found as 73.6%, on the other hand vitamin D insufficiency (<30 ng/ml) was found as 92.6%. The patients who have diseases such as diabetes mellitus, hypertension, ischemic heart disease, COPD generate the most common group of vitamin D deficiency. When the distribution of solid organ malignancy according to vitamin D levels was examined, there was a statistically significant difference between the groups in terms of solid organ malignancy and lung malignancy rates (p<0,05). Accordingly, the rate of vitamin D deficiency is significant in solid organ malignancies, especially lung malignancy. There was no statistically significant difference in hematologic malignancies (p>0,05). Furthermore, non-malignant diseases were examined. A statistically significant relationship was found between the groups in terms of chronic obstructive pulmonary disease (COPD) rates (p=0,012). As the level of serum vitamin D decreases, the number of COPD patients increases. Statiscally significant relationship was found between the groups in terms of chronic ischemic heart diseases (p<0,05). Conclusion: Vitamin D deficiency is a highly prevelant condition, presents in approximately 93% of the Turkish population. In our study, vitamin D deficiency was quite common in all groups of patients. Based on this study, it will be very difficult to relate the frequency of the diseases with vitamin D deficiency. To reach these results, controlled and also prospective studies are needed.

Benzer Tezler

  1. Sklerodermalı hastalarda D vitamini eksikliğinin sıklığı ve rodnan cilt skoru ile ilişkisi

    Frequency of vitamin D deficiency in patients with scleroderma and its relationship with rodnan skin score

    ECE SEVİM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    RomatolojiKocaeli Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYTEN YAZICI

  2. Çocuklarda D vitamini seviyesinin ağız-diş sağlığı, diş yaşı ve trabeküler yapı üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of vitamin D level on oral-dental health, dental age and trabecular structure in children

    PAKİZE KARA

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Diş HekimliğiRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İPEK ARSLAN

  3. D vitamini ve hiperemezis gravidarum ilişkisi

    Relationship between vitamin D and hyperemesis gravidarum

    OSMAN EREN ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KEZİBAN DOĞAN

  4. Farklı seviyelerde D vitamini eksikliği olan çocuklarda çürük riskinin karyogram modeli kullanılarak değerlendirilmesi

    Evaluating the caries risk in children with varying levels of vitamin D deficiency by using the cariogram model

    YASEMİN GÜLER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Diş HekimliğiAtatürk Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. SERA DERELİOĞLU

  5. Yaşlı hipertansiflerde kardiyovasküler risk,d vitamini ve parathormon düzeyleriyle arteryel sertlik arasındaki ilişki

    Cardiovascular risc,vitamin d and parathormone levels and relationship between arterial stiffness in elderly hipertensives

    SALİH IŞIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NefrolojiÇukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM KARAYAYLALI