Genel anestezi sonu ekstübasyon sorunları
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 59313
- Danışmanlar: PROF. DR. ÖMER LÜTFÜ ERHAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Anestezi-genel, Ekstübasyon, Entübasyon-intratrakeal, Anesthesia-general, Extubation, Intubation-intratracheal
- Yıl: 1997
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Fırat Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Genel anestezi sonunda ekstübasyonla ilişkili birçok komplikasyon görüle bilmektedir. Çalışmamızda trakeal ekstübasyon sırasında ve sonrasındaki erken dönemde oluşan komplikasyonların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyalimizi oluşturan, ASA l-IV risk grubundaki çeşitli cerrahi uygulanacak 1002 olgu 0-90 yaşları arasında olup, randomize olarak yaşlarına göre grup 1: 0-12 ay (n:10), grup 2: 13 ay-14 yaş (n:165), grup 3: 15-18 yaş (n:53), grup 4: 19-60 yaş (n:703), grup 5: 61-90 yaş (n:71) şeklinde 5 gruba ayrıldı. 241 olguya kontrendikasyon olmamasına rağmen premedikasyon uygulan mazken, 761 olguya indüksiyondan 30-60 dakika önce değişik bilinen klasik ajanlar ile premedikasyon uygulandı. Bebekler ve küçük çocuklara inhalasyon anestezik ajanlarıyla, diğer olgulara ise i.v. anestezik ajanlar ile anestezi indüksiyonu uygulandı. Entübasyon tüpü olarak bebeklerde şeffaf balonsuz, diğer olgulara operasyon bölgesi ve pozisyonlarına göre spiralli/kırmızı kauçuk balonsuz/balonlu Rüsch marka tüpler kullanıldı. Anestezi nin devamı inhalasyon ajanları veya propofol infüzyonu ve kas gevşeticiler, gerektiğinde opioid aneljezik kombinasyonları ile sürdürüldü. Cerrahi girişim sonunda anestezik ajanlar kesildi, gerektiğinde antagonist ajanlar verildi, uyanma ve yeterli spontan solunum sağlandıktan sonra ekstübasyon yapıldı, indüksiyondan önce, ekstübasyondan hemen önce ve 1 dakika sonra KAH, SKB/DKB ölçüldü ve görülen değişiklikler ile ortaya çıkan sorunlar kaydedildi. 17 olguda aritmi, 44 olguda 15 dakika ve daha uzun süren derlenme, 3 olguda metabolik asidoz, 2 olguda yanlışlıkla erken uyandırma, 4 olguda istemsiz ekstübasyon, 2 olguda uygunsuz pozis yon ve zamanda ekstübasyon, 3 olguda hasta tarafından gerçekleştirilen ekstübasyon, 10 olguda şişkin kaf ile ekstübasyon, 9 olguda zor ekstübasyon, 13 olguda ekstübasyon sırasında takılma, 3 olguda soluk tutma, 75 olguda bulantı- kusma, 1 olguda aspirasyon, 52 olguda öksürük, 12 olguda larinks spazmı, 4 olguda bronkospazmı, 10 olguda desatürasyon, 20 olguda aşırı sekresyon, 5 olgudaajitasyon, 4 olguda titreme, 44 olguda larinks ödemi, 9 olguda ses kısıklığı, 1 olguda boğaz ağrısı, 3 olguda hatalı ilaç kullanımı sorunları görüldü. Bulgular varyans analizi, ki-kare testi ve student's t testi uygulanarak değerlendirildiler. 1002 olgudan 287 olguda 380 komplikasyon; grup 1'de KAH'da ekstübasyondan önce ve 1 dakika sonra önemsiz (p>0,05) düşüş; diğer gruplarda KAH, SKB/DKB'nda hem ekstübasyondan önce hem de ekstübasyondan 1 dakika sonra ileri derecede önemli (p<0,001) artışlar gözlendi. Hem komplikasyon sayısı hem de komplikasyon görülen olgu sayısı ile anestezist deneyimi arasında ileri de recede ilişki bulundu (p<0,001). Hiç bir grupta anestezi yöntemi ve komplikasyon sayısı arasında ilişki bulunmadı (p>0,05). Sadece grup 1'de anestezi süresi ile komplikasyon sayısı arasında süreyle orantılı olarak ters bir ilişki bulundu (p<0,05). Grup 3'de kadınlarda daha fazla görülmek üzere cinsiyet ve komplikasyon sayısı arasında anlamlı bir ilişki bulunurken (p<0,05), diğer gruplarda cinsiyet ve komplikasyon sayısı arasında belirgin bir ilişki bulunamadı. Bulantı ve kusma genellikle kadınlarda daha yüksek oranda görülürken, öksürük görülme oranı erkeklerde daha yüksek bulundu. Yaş ve komplikasyon sayısı arasında grup 1,2,4 ve 5'de belirgin bir ilişki bulunamazken (p>0,05), grup 3'de anlamlı, ancak ters bir ilişki bulundu (p<0,05). Sonuç olarak; genel anestezi sonu ekstübasyonla ilgili sorunların sonderece önemli ve sayısal olarak azımsanmayacak durumda olması olguların bu süreçte özel ilgi ve gözleme muhtaç olduklarını göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Kraniotomi uygulanan nöroşirürji operasyonlarında end-tidal parsiyel CO2 basıncı (PETCO2) değerlerinin arteriyel parsiyel CO2 basıncı (PaCO2) değerlerini belirlemedeki güvenilirliği ve P (a-ET) CO2 farkının önemi
Başlık çevirisi yok
HAKAN KİLERCİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Anestezi ve ReanimasyonEge ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TANER BALCIOĞLU
- Sezaryende genel ve epidural anestezinin anne anestezi konforu ve yenidoğan üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
ELİF BENGİ ŞENER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Anestezi ve ReanimasyonOndokuz Mayıs ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. FUAT GÜLDOĞUŞ
- Laparoskopik girişimlerde batın içi CO2 uygulamasının kafa içi basıncına etkisi
The Effect of intraabdominal CO2 for laparoscopy on intracranial pressure
YUSUF TUNALI
- Türkiye'de cerrahi devrim
Başlık çevirisi yok
SELİM KADIOĞLU
Doktora
Türkçe
1997
Deontoloji ve Tıp TarihiAnkara ÜniversitesiDeontoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BERNA ARDA
- Lichtenstein fıtık onarımı ile Kugel fıtık onarımının ameliyat sonu sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of the postoperative results of Lichtenstein and Kugel repairs
MUZAFFER ÇAPAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Genel CerrahiAnkara ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. AHMET GÖKHAN TÜRKÇAPAR