Geri Dön

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 2014-2018 yılları arasında izlenen çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde mortalite ve morbidite sonuçları ve önceki sonuçlarla karşılaştırılması

Assessment and comparison of the mortality and morbidityrates of very low birth weight (VLBW) infants followedbetween years 2014-2018 in Dokuz Eylül University Faculty ofmedicine neonatal intensive care unit with previous results

  1. Tez No: 592922
  2. Yazar: YAĞMUR DAMLA AKÇURA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NURAY DUMAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bebek-düşük doğum ağırlığı, Bebekler, Morbidite, Mortalite, Yoğun bakım, Infant-low birth weight, Infant, Morbidity, Mortality, Intensive care
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç:Perinatal ve neonatal bakımdaki gelişmeler sonucu tüm dünyada prematüre bebeklerin yaşam oranı artmış ancak çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerin morbidite ve kronik hastalık oranı da artmıştır. Bu çalışmanın amacı, Dokuz Eylül Üniversitesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde son beş yıl içinde izlenmiş olan çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde morbidite, doğum ağırlığı ve gebelik yaşına özgü mortalite ve bakım uygulamalarını içeren yenidoğan sonuçlarını göstermek ve bu sonuçları ünitemizin 1996-2000 yılları arasındaki verilerini inceleyenönceki çalışmamızın sonuçlarıyla ve ayrıca ülkemiz ve gelişmiş ülke verileriyle karşılaştırmaktır. Böylece mevcut uygulamalarımızın sonuçlarını değerlendirmek ve geliştirilmesi gereken alanları belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma Düzeni:Retrospektif kesitsel çalışma Hastalar ve Yöntem:Çalışmaya01.01.2014 – 31.12.2018 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndedoğan ve Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesindetaburculuğa (ya da mortaliteye) kadar izlenmiş olan bebekler ve başka bir merkezde doğup yaşamın ilk günü içinde merkezimize sevk edilip izlemini ünitemizde tamamlayan bebekler dahil edilmiştir.Herhangi bir nedenle izlemi tamamlanmadan başka bir merkeze sevk edilen bebekler ve major konjenital anomalili bebekler çalışma dışı bırakılmıştır.Çalışmadaki hastaların maternal özellikler olarak; preeklampsi, koryoamnionit, erken membran ruptürü (EMR) varlığı, antenatal steroid verilip verilmediği, tek ya da çoğul gebelik durumu kaydedilmiştir. Bebeklerin demografik ve klinik özellikleri olarak; gestasyon yaşı, doğum ağırlığı, Apgar skoru, doğum odası resüsitasyonu varlığı, doğum şekli, surfaktan verilip verilmediği, postnatal steroid verilme durumu, yatışı süresince invaziv ve invaziv olmayan ventilasyon süresi, oksijen tedavi süresi, total parenteral beslenme süresi, hava kaçağı sendromu varlığı, hastanede yatış süresi ve taburculuktaki vücut ağırlığı kaydedilmiştir. Tüm mortalite ve majör morbidite verileri (RDS, BPD, ROP, PDA, NEK, İVK, PVL, erken ve geç neonatal sepsis) kaydedilmiştir. Tüm veriler hasta başı dosya ve elektronik kayıtlardan toplanmış, kayıtlardaki notlar ardışık ölçümler, muayene notları ve laboratuvar sonuçları ile birlikte yeniden değerlendirilmiştir. Bulgular:Çalışmaya203 bebek dahil edilmiştir. Ortalama doğum ağırlığı 976 gr ± 308 gr ve ortalama gestasyonel yaş 27.8± 2.5 hafta saptanmıştır. Doğum ağırlığı ve gestasyonel yaşa göre dağılımda bebeklerin %26.1'inin 501- 750 gr arasında ve %45.3'ünün 28-31 hafta arasında olduğu görülmüştür. Antenatal steroid %69 gebeye uygulanmıştır. Sezaryen doğum oranı %83.3 saptanmıştır. Bebeklerin %53.7'si RDS tanısı almış, hava kaçağı sendromu 23 bebekte (%11.3), hemodinamik anlamlı PDA 60 (%30.7) bebekte görülmüştür.Ciddi İVK (>grade 2) %5.6, kistik PVL %5.6, orta-ağır BPD %20.6, ROP (>stage 2) %2.4, NEK (> grade 2) %2.9,erken sepsis %6.8, geç sepsis %39.6oranlarında saptanmıştır. Ortalama hastanede yatış süresi yaşayanlarda 53.4±24.3 gün ölenlerde 9.9±15.5 gün olarak saptanmıştır. Taburculuğa kadar geçen süre içinde toplam mortalite oranı %23,6 olarak saptanmıştır. Sağ kalım oranları doğum ağırlığı <501 gr olanlarda %16.7, 501-750 gr olanlarda %49.1, 751-1000 gr olanlarda %82, 1001-1250 gr olanlarda %93.5, 1251-1500 gr olanlarda %91.7 saptanmıştır. Mortalite oranı erkeklerde kızlardan yüksekolarak görülmüştür (%30, %17). Bu sonuçlar ünitemizin 1996-2000 yılları arasındaki verilerini inceleyen benzer çalışması ile karşılaştırıldığında; son çalışmadaki bebeklerin önceki çalışmadaki bebeklere göre doğum ağırlığı ve gestasyonel yaş ortalamalarınındaha düşük olduğu, yine doğum ağırlığı ve gestasyonel yaş dağılımlarına bakıldığında, anlamlı şekilde son grupta küçük bebeklerin daha fazla, büyük bebeklerin daha az oranda olduğu görülmüştür. Diğer demografik ve natal özellikler karşılaştırıldığında; son grupta önceki gruba kıyasla istatistiksel anlamlı olacak şekilde antenatal steroid kullanımı, SGA oranı, doğum odasında endotrakeal entubasyon gereksinimi ve 5.dakikada <6 Apgar skorlu bebek oranı yüksek saptanmıştır. Çoklu doğum, doğum şekli ve cinsiyet iki grup arasında benzerdir. Grupların postnatal klinik özellikleri karşılaştırıldığındason grupta ilk gruba göre;RDS tanılı, sürfaktan verilen ve ventilatör desteği alan hasta sayısının daha fazla, ventilatörde kalış süresi ve yaşayan hastalarda hastanede yatış süresinin daha uzun, hava kaçağının daha fazla olduğu görülmüştür.Taburculukta büyüme geriliği, TPN süresi ve mortalite gelişen hastalarda hastanedeyatış süresi iki grup arasında benzer saptanmıştır. Major morbidite verileri karşılaştırıldığında bronkopulmoner displazi ve NEK (>Evre 2) oranları son grupta fazla iken ROP (> Evre 2), IVK (> Evre 2) ve PVL oranları benzer olarak saptanmıştır. Sağkalım oranları iki grup arasında benzerdir. Mortalite verileri doğum ağırlıklarına ve gestayonel yaşa göre karşılaştırıldığında özellikle küçük bebeklerde son grupta daha düşük mortalite oranları görülse de istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Major morbidite olmaksızın sağkalım oranınınson grupta ilk gruba göre daha düşük olduğu görülmüştür. Sonuç:1996-2000 ve 2014-2018 verileri karşılaştırıldığında; ünitemizde giderek daha riskli bebeklere bakım verildiği, son dönemde doğum ağırlığı ve gestasyonel yaş olarak daha küçük bebeklerin izlenmesine karşılık sağ kalım oranlarının değişmediği, major morbiditelerden BPD ve NEK oranlarının daha yüksek olduğu, ROP, İVK ve PVL oranlarının benzer olduğu görülmüştür. Mortalite ve morbidite verileri gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında özellikle küçük gestasyonel haftalarda mortalite oranlarında iyileşmeye gereksinim olduğu, majör morbidite oranlarının ise genel olarak yüz güldürücü olduğu görülmüştür. Bu şekilde düzenli iç denetimler yapılarak klinik sonuçların seyrinin izlenmesi ve gelişmiş ülke verileri ile kıyaslanması mevcut uygulamaların gözden geçirilmesine ve kalitenin iyileştirilmesine yardımcı olacaktır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Purpose:Due to developments in perinatal and neonatal care, the survival rates of premature infants increased globally, but the morbidity and chronic disease rates of very low birth weight infants also increased. The aim of this study is to indicate the neonatal results of very low birth weight infants followed during the last five years in Dokuz Eylul Universit Neonatal Intensive Care Unit including their morbidities, birth weights, gestational age related mortalities and care applications; and to compare these results with the results of our previous study which analyzed the results between years 1996 and 2000 and also to compare our results with nationwide data and with data from developed countries. Thus, evaluation of our current applications and determination of areas which require develpment were intended. Study Format: Retrospective sectional study Patients and Method: Infants born in Dokuz Eylul University Faculty of Medicine between dates 01.01.2014 and 31.12.2018 and followed in the Neonatal Intensive Care Unit until discharge (or mortality) and infants born in another unit and referred to our unit within his/her first day and completed his/her follow-up in our unit were included in the study. Infants referred to another unit without completing follow-ups and infants with major congenital anomalies were excluded. Preeclampsia, chorioamnionitis, presence of early membrane rupture (EMR), application of antenatal steroids, singularity / plurality of pregnancy were recorded as maternal properties of the infants included in the study. Gestational age, birth weight, Apgar score, presence of resuscitation in the delivery room, duration of invasive and non-invasive mechanical ventilation throughout stay in hospital, duration of oxygen treatment, duration of total parenteral nutrition, presence of air leakage syndrome, duration of hospital stay, weight at discharge were recorded as demographic and clinical properties of infants in the study. All mortality and major morbidity data (RDS, BPD, ROP, PDA, NEC, IVH, PVL) were recorded. All data were obtained from patient files and electronic data, and notes in these data were re-evaluated with consecutive measurements, examination notes and laboratory results. Results: 203 infants were included in the study. The mean birthweight was found to be 976gr (400- 1500 gr) and mean gestational age was recorded as 27.8 weeks (22-32 weeks). The distribution of birhweight and gestational age of the infants indicated that 26.1% of the infants were between 501- 750 gr and 45.3% of the were between 28-31 weeks. Antenatal steroid was applied to 69% of the pregnants. The rate of Caesarean section was determined as 83.3%. 53.7% of the infants were diagnosed with RDS, air leakage syndrome was seen in 23 infants (11.3%), and hemodynamically significant PDA was seen in 60 infants (31.9%). The rates of some conditions was determined as follows: severe IVH (>Stage 2) 5.6%, PVL 8.3%, intermediate-severe BPD 20.6%, ROP (>Stage 2) 2.4%, NEC (>Stage 2) 2.9%, early sepsis 6.8%,and late sepsis 39.6%. The mean duration of hospitalization was determined as 53.4±24.3 days in survivors, and 9.9±15.5 days in mortal patients. The total rate of mortality till discharge was found to be 23.6%. Survival rate of infants with birthweights <501gr was 16.7% , the same rate was found to be %49.1 for infants with birthweights between 501-750gr, 82% for infants with birthweights between 751-1000gr, 93.5% for infants with birthweights between 1001-1250gr, and 91.7% for infants with birthweights between 1251-1500gr. Mortality rate of males was found to be higher in male patients than female patients (30% and 17% respectively). Whencomparing these results with the similar study evaluating data from our unit between years 1996 and 2000; it was seen that in the last study, the average birth weights and gestational ages of infants were lower. Also, when analyzing the distribution of birth weights and gestational ages, it was significantly clear that in the last study, small infants were more in number and big infants were less in number. When comparing other demographic and natal properties, in the last group, application of antenatal steroids, rate of SGA, need of endotracheal intubation in the delivery room, rate of infants with an APGAR score of <6 in the fifth minute were higher and these results were statistically significant. Multiparity rates, form of birth and gender were similar among two groups. When the postnatal clinical properties of the two groups were compared, the infants with RDS, infants applied surfactant and infants that received ventilator support were higher in number in the last group. The duration of ventilator support and the duration of hospital stay among survivors were longer in the last group. Air leakage syndrome was seen more in the last group; and though the rates of survival were similar, the rate of survival without any major morbidiy was smaller in the last group. Growth retardation in discharge, duration of TPN and duration of hospital stay among mortal patiens were similar in two groups. When comparing majör morbidity data of the two groups, it was seen that the rates of bronchopulmonary dysplasia and NEC ( >Stage 2) were higher in the last group, while the rates of ROP ( >Stage 2), IVH ( >Stage 2) and PVL were similar among the two groups. When comparing the mortality data with birth weights and gestational age, lower mortality rates were seen among infants in the last group, however this was not statistically significant. Conclusion:Comparing data from 1996-2000 with data from 2014-2018, it was understood that more and more risky infants were given care in our country. Given that infants with less birth weight and smaller gestational age were followed recently; rates of survival stayed the same, and the rates of BPD and NEC as major morbidites were higher. Nevertheless, these rates were observed as similar or lower when comparing these rates with nationwide data and data from developed countries.

Benzer Tezler

  1. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bisitopeni/ pansitopeni gelişmiş hastalarda risk faktörleri ve prognozun araştırılması

    Investigation of risk factors and prognosis in patients with bicitopenia / pancytopenia in A newborn intensive care unit

    ECE TÜSÜZ ÖNATA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    HematolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALE ÖREN

  2. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde doğan ya da polikliniğe başvuran yenidoğanlarda major/minör konjenital anomali frekansı ve etkili faktörlerin taranması

    Investigation of congenital major/minor anomaly frequency and affecting factors in newborns born at Dokuz Eylül University Faculty of Medicine or referred to our neonatal policlinic

    HATİCE KARAOĞLU ASRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZLEM GİRAY BOZKAYA

  3. Prematüre bebeği olan annelerin depresyon ve maternal bağlanma ilişkisi

    Depressıon and maternal attachment relatıonshıp ın mothers wıth a premature ınfant

    RUŞEN ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEge Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYNUR SARUHAN

  4. Sağlıkta kalite standartları (SKS) hastane (versiyon 5) yeni doğan yoğun bakım ünitesi standartlarının çalışanlar tarafından değerlendirilmesi: Diyarbakır kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesi örneği

    Health quality standards (Sks) hospital (version 5) assessment of newborn intensive care unit standards by employees: Diyarbakir hospital for obstetrics and pediatrics

    HURİYE DOĞRU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Sağlık EğitimiDokuz Eylül Üniversitesi

    Sağlıkta Kalite Geliştirme ve Akreditasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TONAY İNCEBOZ