Geri Dön

Total ve bölgesel vücut yağ ölçümünde dexa, ultrason ve skinfold yöntemlerinin karşılaştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 59214
  2. Yazar: A. SEMRA ELMACI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FİKRET DURUSOY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Spor, Sports
  6. Anahtar Kelimeler: Obezite, vücut bileşimi, antropometrik ölçümler, skinfold, ultrason, dual energy X-ray absorptiometry. 32, Antropometri, Vücut kompozisyonu, Obesity, body composition, anthropometric measurements, skinfold, ultrasonography, dual energy X-ray absorptiometry. 33, Anthropometry
  7. Yıl: 1996
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET DEXA'nin sualtı ölçümü ile yüksek korrelasyon gösterdiği bilindiğinden, DEXA % yağ oranı kriter alınarak ve çevre ölçümleri, ultrason ve skinfold değerlerinin kullanılmasıyla obez popülasyona spesifik regresyon formüllerinin oluşturulabileceği ve pratikte kullanılabileceği fikri doğdu. Çalışma, 30 kişilik bir bayan grubunda (18-44 yaş) yapıldı. Denekler sedanter bir yaşam şekline sahip olduklarından, yağlılık derecesinin belirlenmesinde BMI'in güvenle kullanılabileceği düşünüldü. Obezite kriteri olarak BMTlerinin ortalamasının 30 kg/m2'nin üzerinde olması kabul edildi. Vücut yağ oranının saptanmasında DEXA ve SF yöntemleri; derialtı yağ kalınlığının belirlenmesinde ise US ve SF yöntemleri kullanıldı. Vücut yağ oranı açısından SF yöntemleri ile karşılaştırıldığında; DEXA, DW-1 ile en yüksek korrelasyonu gösterdi. Ancak, kullanılan bölgelerin sınırlı olması nedeniyle söz konusu deneklerde kullanımı pratik bulunmadı. Bunun yerine DW-3 formülü daha uygun bulundu. DEXA kriter alınarak SF ile elde edilen regresyon denklemleri az sayıda veya ölçüm sınırlarını aşan bölgeleri içermeleri nedeniyle bu popülasyon için uygun bulunmadı. Ultrason ölçüm değerlerini kullanarak oluşturulan regresyon denklemlerinden dördünün güvenilirliği yüksek (r2 = 0.76) görünmekle birlikte, abdomeinal bölgenin ölçüm zorluğu yaratması nedeniyle, quadriceps (Q), lateral Q ve triceps (T) bölgelerini içeren denklem, % yağ oram hesaplanmasında aynı popülasyon için daha uygun bulundu. Ultrasonun rutin olarak kullanılması ise, maliyetinin hem SF, hem de çevre ölçümünden yüksek olması nedeniyle, obez popülasyonumuzun % yağ saptanmasında önerilememektedir. Çevre ölçümü kullanarak elde ettiğimiz denklemlerden altı veya yedi bölgeyi kullananlar, DEXA % yağ oranı ve US verileri gözönünde bulundurulduğunda denek grubumuz için en uygun seçenekler olarak değerlendirildi. Sonuç olarak DEXA yönteminin araştırmaya konu olan obez popülasyonun % yağ oranının belirlenmesinde geçerli olabileceği düşünüldü.

Özet (Çeviri)

SUMMARY The comparison of DEXA, ultrasonographic and skinfold methods in total and regional body fat measurements Since it is known that DEXA shows good correlation with underwater weighing, it was aimed to obtain specific regression equations for the obese population assuming fat % by DEXA as a criterion, and using circumference, ultrasonographic and skinfold measurements. The study was carried on a group of 30 females aged 18-44. BMI was accepted to be a reliable parameter in assessing their degree of fatness. A BMI score higher than 30 kg/m2 was accepted to be the obesity criterion. DEXA and SF methods were used to determine body fat ratio, whereas US and SF methods were applied to evaluate subcutaneous fat thickness. When compared with various SF methods, DEXA revealed the highest correlation with DW-1. However, its use was not practical in the subjects in question, due to the limitation in the number of measurement sites. DW-3 was considered to be more appropriate. Regression equations obtained using SF measurements, and DEXA as a criterion, were not found to be suitable for the population in question, since they made use of a limited number of sites which may also surpass measurement ranges. Though the reliability of four of the regression equations obtained through US measurements appeared to be high (r2 = 0.76), the use of quadriceps (Q), lateral Q and triceps (T) in the evaluation of % body fat was found to be more appropriate, since the abdominal site caused measurement difficulties. The routine use of ultrasonography was not recommended in this obese population, due to its higher cost compared with SF and circumference measurements. When DEXA fat ratios and US data are considered, the equations obtained using six or seven sites of circumference mesurements were accepted to be more reliable for our subjects. İn conclusion, the DEXA method was considered to be appropriate to determine the % body fat of the obese population in question.

Benzer Tezler

  1. Katı ve sıvı yağlarla beslenen kişilerden elde edilen lökosit zarlarında doymuş ve doymamış yağ asiti miktarlarının tayini

    Determination of saturated and unsaturated fatty acid amount in leucocyte membranes from subjects fed with solid and fluid oils

    FAZİLET ERMAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    BiyokimyaAtatürk Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EBUBEKİR BAKAN

  2. Tip 2 diabetes mellituslu hastalarda solunum fonksiyon testleri ile alveolokapiller membran permeabilitesi ve ventilasyon perfüzyon dağılımının değerlendirilmesi

    Pulmonary function test, alveolar-capillary membrane permeability and distribution of ventilation and perfusion in type 2 diabetic patients

    GÜLSÜM ARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Göğüs HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OYA İTİL