Geri Dön

Ewing sarkomunda kemoterapiye yanıtın değerlendirilmesi; Dinamik ve rutin MRG bulgularının histopatolojik sonuçlarla karşılaştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 58790
  2. Yazar: NÜRETTİN KATRANCI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ESİN EMİN ÜSTÜN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Manyetik rezonans görüntüleme, Sarkom-Ewing, İlaç tedavisi, Magnetic resonance imaging, Sarcoma-Ewing, Drug therapy
  7. Yıl: 1997
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Ewing sarkomu çocukluk çağı ve genç yaşlarda görülen kemik tümörüdür. Sıklıkla 5-30 yaş arasında görülür. Patolojik olarak küçük, yuvarlak ve diferansiye olmamış hücrelerden oluşur. Köken aldığı hücre konusunda değişik görüşler bildirilmekle birlikte, son zamanlarda nöroektoderm kökenli olduğuna inanılmaktadır. Femur ve iliak kemik en sık yerleştiği lokalizasyonlardır. En sık gözlenen başvuru nedeni lokalize ağrı ve şişlik şikayetleridir. Tanı açısından direkt grafı oldukça değerlidir. BT ile tümör matriksi, MRG ile de yumuşak doku kitlesinin sınırları oldukça iyi görüntülenir. Sintigrafi skip lezyonların veya metastazların gösterilmesi açısından değerlidir. Kemoterapiye verilen yanıtı değerlendirmede MRG'nin diğer yöntemlere göre üstünlükleri vardır. Çalışmamızda kemoterapi sonrası MRG'de gelişen T1 ve T2 değişikliklerinin kemoterapiye verilen iyi yanıt (%90 ve üzeri nekroz) ve kötü yanıtı (%90 altı nekroz) ayırt etmede yetersiz olduğu görüldü. Bunun yanısıra tümör hacminde, tümör sınırlarının niteliğinde ve tümör çevresi ödemde gelişen değişikliklerin de kemoterapiye verilen yanıtı değerlendirmede yetersiz kaldığı saptandı. Dinamik kontrastlı MRG çalışmasının ise kemoterapiye yanıtı değerlendirmede oldukça etkili olduğu dikkati çekti. Erken dönemde hiç kontrast madde tutuluşu olmamasının, geç dönemde erken döneme göredaha fazla kontrast madde tutuluşu olmasının ve hem erken hem de geç dönemde eşit derecede ince periferik kontrast madde tutuluşu olmasının oldukça güvenilir iyi yanıt kriterleri olduğunu gözledik. Erken ve geç dönemde eşit derecede diffüz kontrast madde tutuluşunun ise güvenilir kötü yanıt kriteri olarak kullanılabileceğini gördük. Bunların yanında erken ve geç dönemde eşit derecede kalın periferik kontrast madde tutuluşunun ise iyi yanıt ile kötü yanıt ayırımını yapamadığını izledik. Bu şekilde kontrast madde tutuluşu gösteren 2 ayrı olguda nekroz oranları %80 ve %100 olarak bildirildi. Bu olguları iyi yanıt ya da kötü yanıt olarak değerlendirmek yerine, %80 ile %100 arası nekroza uyabileceğini bildirmenin daha iyi olacağı görüşündeyiz. Bu paterni gösteren olgularda, tümör ödeminde gerileme ve tümör sınırlarında belirginleşme gibi bulguları da gözönünde bulundurarak klinisyene olası iyi yanıt düşüncesi de bildirebilir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Ewing sarkomunda prognostik faktörlerin ve lokal başarısızlık nedenlerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    CEM UZAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Onkolojiİstanbul Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

  2. Kemik ve yumuşak doku sarkomlarında ploidi ve S-fazı fraksiyonunun belirlemenin hasta izlemine katkısı

    Determination of ploidy and S-phase fraction in bone and soft tissue sarcomas: Correlation with clinical outcome

    MUSTAFA SAMUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    OnkolojiAnkara Üniversitesi

    Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ DEMİR

  3. Enflamatuar lezyonların değerlendirilmesinde Tc-99 m HMPAO ile işaretli lökosit sintigrafisinin yeri

    Başlık çevirisi yok

    ZEYNEP BURAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Radyoloji ve Nükleer TıpEge Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAYAL ÖZKILIÇ