Geri Dön

Kardiyak bypass cerrahisi sonrası gelişen atriyal fibrilasyon patogenezinde total oksidatif stres (Tos), total antioksidan kapasite (Tak) ve oksidatif stres indeksinin (Osi) rolü

The role of oxidative stress parameters such as total oxidative stress (Tos), total antioxidant capacity (Tac) and oxidative stress index at the pathogenesis of postoperative atrial fibrillation developed after cardiac bypass surgery

  1. Tez No: 565918
  2. Yazar: VEYSEL OKTAY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ZERRİN YİĞİT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Kardiyoloji Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda koroner arter bypass cerrahisi (KABC) sonrası gelişen atriyum fibrilasyonu (AF) patogenezinde iskemi reperfüzyon hasarıyla (İRH) ilişkili oksidatif stresin rolünü araştırdık. Çalışma planı: Çalışmaya elektif koşullarda pompa kullanılarak ve tek başına KABC uygulanan 118 hasta dahil edildi. Hastalar ameliyat sonrası atriyum fibrilasyonu (POAF) gelişimine göre iki gruba ayrıldı. (Grup 1: POAF gelişen hastalar, Grup 2: Sinüs ritminde kalan hastalar). Her iki grup ameliyat öncesi, ameliyat sırasında ve ameliyat sonrasındaki klinik özellikler ile aort kros klemp (AKK) yerleştirilmesi ve uzaklaştırılması sonrası plazma toplam oksidatif durum (TOD) değerleri açısından karşılaştırıldı. POAF öngördürücüleri çok değişkenli lojistik regresyon analiziyle belirlendi. Bulgular: Her iki grup arasında ameliyat öncesi, sonrası ve ameliyat sırasındaki klinik özellikler açısından yapılan karşılaştırmada grup 1'deki hastaların grup 2'deki hastalara oranla daha ileri yaşta olduğu (65.6±7.20 ve 59.6±9.07, p<0.001), hematokrit seviyelerinin daha düşük olduğu (37.5±5.16 ve 39.7±5.28, p=0.034) ve sol atriyum çaplarının daha geniş olduğu görüldü (39±0.45 ve 3.6±0.48; p=0.006). Grup 1'de yer alan hastaların AKK yerleştirilmesi ve uzaklaştırılması sonrası bakılan plazma TOD değerlerindeki değişimin istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı [13 (8.6-23), 30 (18.1-47.3), p=0.001 ve 14 (8.8-22.2), 24 (21.4-42.7); p=0.060]. Yoğun bakım ünitesi [3 (2-14) ve 2 (1-58); p=0.001] ve hastanede kalış süresinin [7 (6-85) ve 7 (5-58); p=0.001] Grup 1'deki hastalarda daha uzun olduğu belirlendi. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde yaş (odds oranı [OO]: 1.088, %95 güven aralığı (GA) 1.005- 1.177, p=0.036), hematokrit seviyesi ([OO] : 0.718, %95 GA 0.538-0.958, p=0.025), pompa derecesi ([OO]: 1.445, %95 GA 1.059-1.972 p=0.020) ve plazma TOD değerinin ([OO]: 1.040, %95 GA 1.020-1.050, p=0.040) POAF gelişimi için bağımsız bir belirteç olduğu tespit edildi. Sonuç: Aort kros klemp ile ilişkili iskemi reperfüzyon hasarı POAF gelişiminde önemli bir faktör olabilir. POAF'nin önlenmesinde ameliyat sırasında oluşan oksidatif stresin azaltılması hedeflenmelidir.

Özet (Çeviri)

Objectives: We aimed to investigate the role of oxidative stress related with ischemia-reperfusion damage on the pathogenesis of atrial fibrillation (AF) developing after coronary artery bypass graft (CABG) surgery. Study design: In our prospective, single-center study, 118 patients who underwent elective isolated on-pump CABG surgery were included. Patients were divided into two groups according to the development of postoperative atrial fibrillation (POAF) as Group 1: Patients who developed POAF, and Group 2: Patients who remained in sinus rhythm. In addition to preoperative demographic, laboratory, echocardiographic, intraoperative, and postoperative clinical characteristics, levels of plasma total oxidative status (TOS) after placement and removal of aortic cross clamp (ACC) were compared between the two groups. Predictors of POAF were also investigated by multivariate logistic regression analysis. Results: A comparison of preoperative demographic, laboratory, echocardiographic, and postoperative clinical characteristics between the two groups showed that patients in Group 1 were significantly older (65.6±7.20 vs. 59.6±9.07, p<0.001), had a lower hematocrit level (37.5±5.16 vs. 39.7±5.28; p=0.034), and an enlarged left atrium diameter (39±0.45 vs. 3.6±0.48; p=0.006). Changes in plasma TOS levels after placement and removal of ACC were statistically significant in Group 1 [13 (8.6- 23), 30 (18.1-47.3); p=0.001 vs. 14 (8.8-22.2), 24 (21.4-42.7); p=0.060]. Length of stay in the intensive care unit [3 (2-14) vs. 2 (1-58); p=0.001] and length of stay in hospital [7 (6-85) vs. 7 (5-58); p=0.001] were prolonged in Group 1. In multivariate logistic regression analysis, aging (odds ratio (OR): 1.088, 95% confidence interval (CI): 1.005-1.177; p=0.036), hematocrit level (OR: 0.718, 95% CI: 0.538-0.958; p=0.025), pump temperature (OR: 1.445, 95% CI: 1.059-1.972; p=0.020), and plasma TOS level (OR: 1.040, 95% CI: 1.020-1.050; p=0.040) were found to be independent predictors of POAF. Conclusion: Ischemia-reperfusion damage related with ACC placement may be an important factor on the pathogenesis of POAF. Minimizing the oxidative stress occurring intraoperatively should be targeted for preventing mortality and morbidity due to POAF.

Benzer Tezler

  1. İzole koroner arter baypas cerrahisi sonrası gelişen atriyal fibrilasyonda platelet/lenfosit oranı, kırmızı küre dağılım genişliği (rdw) ve ortalama platelet hacminin(mpv) prediktif değeri

    Predictive value of platelet/lymphocytes ratio,red cell distribution width and mean platelet volume in atrial fibrillation development after isolated coronary artery bypass surgery

    ÖZGÜR ALTINBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDAL EGE

  2. Koroner arter bypass cerrahisi sonrası görülen atriyal fibrilasyon gelişiminin kardiyak SİRT 1 proteini, mikro RNA 195-199A ile ilişkisi

    Altered expression of micro-RNA 195-199A and increased levels of cardiac SIRT1 protein are associated with the occurrence of atrial fibrillation after coronary artery bypass graft surgery

    SITKI KÜÇÜKBUZCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    KardiyolojiBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYLİN HATİCE YAMAÇ

    DOÇ. DR. AHMET BACAKSIZ

    PROF. DR. ÖMER GÖKTEKİN

  3. Çalışan kalp ve konvansiyonel koroner revaskülarizasyonda atriyal fibrilasyon

    Atrial fibrillation in off-pump heart and conventional coronary revascularization

    AYHAN ALİOSMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiUludağ Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYATİ ÖZKAN

  4. Kardiyo-pulmoner bypass (CPB) eşliğinde koroner arter bypass greft (CABG) cerrahisinde iskemi-reperfüzyon hasarına karşı amiodaron' un etkinliği

    The effect of amiodarone against the damage due to ischemic reperfusion during the surgery of coronary artery bypass graft with cardio-pulmonary bypass

    SONER AZAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiFırat Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ RAHMAN

  5. İzole koroner arter bypass cerrahisine giden hastalarda postoperatif tiroid fonksiyonlarındaki değişiklikler ve aritmi ile ilişkisi

    Changes of thyroid hormones at patients undergoing isolated coronary artery bypass surgery and their relationship with arrythmia

    KÖKSAL DÖNMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİnönü Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEVZAT ERDİL