Geri Dön

The Turk (O-German) ısh and Mexican-American (guest) workers/immigrants in the world economy: From labor migrants 8of the third world) to underclass members in (ethnic/racialised) harlem-ghettos (of the firt world)

Dünya ekonomisinde Türk(-Alman) ve Meksika-Amerikalı (konuk) işçi/göçmenler: (Üçüncü dünyanın ) emek göçmenlerinden (birinci dünyanın) (etnik/ırksallaştırılmış) harlem -ghettolardaki dip sınıf üyelerine

  1. Tez No: 56570
  2. Yazar: ÖZER BOSTANOĞLU
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Şehircilik ve Bölge Planlama, Urban and Regional Planning
  6. Anahtar Kelimeler: Küresel kapitalizm, uluslararası emek göçleri, kentsel yoksulluk, (etnik/ırksallaştırılmış) Harlem-ghetto, dipsınıf, konuk-işçi, ırkçılık.) VI 11, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Türk işçileri, Yabancı işçiler, İşçiler, Global capitalism, international labor migrations, urban poverty, (ethnic/racialised) Harlem-ghetto, underclass, guestworker, racism.), Germany, United States of America, Turkish workers, Foreign workers, Workers
  7. Yıl: 1996
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Orta Doğu Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Küreselleşmenin bugün ulaştığı mekansal ve teknolojik boyutlar, kapitalist gelişmiş ve/ya da gelişmekte olan ülkelerdeki konut(lanma) görüngüsünde tarihsel sosyo-ekonomik gelişimde varolan değişik saçaklanma ve büyüme süreçlerinin nedenlediği fiziksel ve teknolojik farklılıkların yanısıra, bu ülkelerin konutlanma süreçlerindeki benzerliklerin de öneminin saptanıp, açımlanmasını gerekli ve olanaklı kılmaktadırlar. Sözkonusu benzerlikler,“ırkçılık”,“etnik kümelenmeler”,“ghettolaşma”,“slum”,“gecekondu”gibi toplumsal oluşumlarda yakalanabilmededirler. VIYerleşmiş bir anlayışa göre, her bilimsel uğraş, ele alınan konulardaki farklılıkların bulgulanmasını amaçlar. Dolayısı ile, benzerlikler bulmaya çalışmanın, bilimsel ele-alışa uygun düşüp, düşmeyeceği sorulabilir. Eğer bunlar, varolan kuramsal paradigmalardan kuşku duyurtmayı başarabilirlerse, o zaman benzerlik arama çabası, bir anlamda, farklılık arama çabasına zaten dönüşecektir. Bu sonuç, coğrafik mekanda sürekli batıya giderek doğuyu bulmak anlamında, felsefi söylem olarak diyalektik süreçte bir antitezin zıt iki kutbunun birbirlerine geçişliliğini anıştırır. Anılan toplumsal oluşumlardaki benzerliklerin ortaya konulması çabası, şimdiye kadarki çoğu“Batılı-kapitalist-beyaz-gelişmiş ülke(ler)”(ya da“Birinci Dünya”) kaynaklı kentsel araştırma paradigmasının baskın özellikleri ile çelişebilecektir. Bu“liberal”paradigmanın taraftarlarına göre, sanayi devrimlerini tamamlamış bulunan gelişmiş (kapitalist) ülkeler; belli bir zaman, parasal kaynak, bilimsel-teknolojik ve sanatsal-estetik donanım sayesinde, kentleşme sorunlarını görünüşte ve fiziksel olarak çözmüşlerdir.“Modernleşmeci”,“evrimci”bu görüş sahiplerine göre.azgelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler de (ya da“Üçüncü Dünya”) bu aşamalardan geçecekler ve sonunda sorunlarını çözeceklerdir. Oysa gerçek hiç de savlandığı gibi basit değildir. Ne Batılı gelişmiş kapitalist ülkeler kentleşme sorunlarını çözmüşlerdir; ne de, Üçüncü Dünya ülkeleri, görünür gelecekte sözkonusu sorunlarını kolayca çözebileceklerdir. Tez, anılan paradigmanın yanlışlığını; dünya-kapitalizminin uluslararası emek göçleri genelinde ve Türk (-Alman) azınlığı özelinde, VI 1Amerikan örneğini (Amerika'yı sadece bir onyıl geriden izleyen) Almanya ile karşılaştırarak, göstermeyi amaçlamaktadır. (

Özet (Çeviri)

The dimensions of the globalization in terms of spatial and technological development do dictate and enable at the same time that the resemblances between the housing processes of the capitalist developed and/or developing countries be taken into account, too, as besides the very differences caused by discrete dispersal and growth processes witnessed in the historical socio-economic evolution of the housing articulation phenomena. The resemblances mentioned can be detected in such social contexts as“racism”,“ethnic minorities”,“ghettoization”,“slums”, and“gecekondus”(squatter houses). IllAccording to a settled view, every scientific attempt aims to find out of the very differences within the topics to be handled. Hence, it could be asked whether it would be appropriate to look for resemblances. If they could be effective in making one start to suspect the existing theoretical paradigms, then, the search for the resemblances will be transferred into the realm of the search for the differences, anyway. This result reminds one of the dialectic process as a philosophical concept whereby the poles of an antithesis do interpenetrate mutually despite all their opposition to each other as being just similar to the exploration of the east while one issearching the west on the geographical space. The effort to display the resemblances within the social contexts cited, would contradict the dominant urban research paradigm stemming largely from the“Western-capitalist-white-developed- country(es)”(or the“First World”). According to the proponent s of this“liberal”paradigm, the developed (capitalist) countries which have completed their industrialization processes have been able to solve their urbanization problems apparently and in physical terms by making use of time, monetary sources, scientific-technological and artisanal-aesthetical equipment. These“evolutionist”scholars from the“pro-modernisation”school state that the underdeveloped or developing countries (or the“Third World”) will also pass through the mentioned stages and, then at the end, solve their problems. IVHowever, the situation is not so simple as stated. Neither the Western developed countries have solved their urbanization problems; nor the Third World countries will be able to solve theirs in foreseeable future. The Thesis aims at displaying the falseness of the liberal paradigm within the context of international labor migrations of world-capitalism, in general, and of Turk(o-German)ish minority in particular, while comparing the U.S. case with Germany (following America just a decade behind). (

Benzer Tezler

  1. Sedad Hakkı Eldem binalarının alizi

    Başlık çevirisi yok

    MELTEM ERGÜLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF.DR. FİLİZ ÖZEN

  2. Almanca öğretiminde oyun tekniği ile öğretim yöntemleri

    Spielerische lehrmethoden beim Deutschlehren

    SERAP ÇALIŞKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Alman Dili ve EdebiyatıSakarya Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BİNNAZ BAYTEKİN

  3. Lehrkonzepte zum deutschunterricht für die Türkischen kinder in Deutschland

    Almanya`daki Türk çocukları için ders plan örnekleri

    HÜSEYİN SÖNMEZ

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    2000

    Alman Dili ve EdebiyatıDokuz Eylül Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HASAN SEBÜKTEKİN

  4. Sabri F. Ülgener'de zihniyet analizi

    Mentality analysis in Sabri F. Ülgener

    AHMET ÖZKİRAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    SosyolojiHacettepe Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. NEVİN GÜNGÖR ERGAN

  5. Turizm sektöründe Almanca-Türkçe servis ve mufak üzerine sözlük çalışması

    The Drodosol of the model of German-Turkish dictionary about tourism

    ZEKERİYA BİNGÖL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Alman Dili ve EdebiyatıSakarya Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEŞE ONURAL