Adjuvan tedavi alan ileri yaş kolorektal kanserli hastalarda kemoterapinin etkinliği ve toleransının retrospektif değerlendirilmesi
The retrospective evaluation of the effectiveness and tolerance of chemotherapy in elderly patient received adjuvant treatment with colorectal cancer
- Tez No: 564758
- Danışmanlar: PROF. DR. TUĞBA YAVUZŞEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Onkoloji, Oncology
- Anahtar Kelimeler: Kemoterapi-adjüvant, Kolorektal neoplazmlar, Neoplazmlar, Retrospektif çalışmalar, Sağkalım, Yaşlılar, İlaç tedavisi, İlaç tedavisi-kombine, Chemotherapy-adjuvant, Colorectal neoplasms, Neoplasms, Retrospective studies, Survival, Aged, Drug therapy, Drug therapy-combination
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kolorektal kanser (KRK), dünyada en sık karşılaşılan kanserlerden dördüncüsü olup, insidansı 40-80 yaşları arasında her on yılda bir iki katına çıkmaktadır. Hastaların üçte ikisi tanı konduklarında 65 yaş üstündedir. Geriatrik KRK hastalarında tedavi seçimi, yanıtları ve toksisiteleri konusunda çok fazla veri bulunmamaktadır. Bu çalışmada amacımız adjuvan tedavi alan geriatrik KRK hastalarında adjuvan kemoterapinin etkinliği ve toleransının retrospektif değerlendirilmesidir. Ocak/2010-Aralık/2016 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji polikliniğine başvuran ve tanı anında metastatik olmayan 65 yaş üstü 236 hasta çalışmaya alınmıştır. Hastaların %59,3'ü (140) erkek, %40,7'si (96) kadındı. 132 hasta kolon, 104 hasta rektum kanseri tanılarına sahipti. 166 hastada (%70,3) bölgesel lenf nodu tutulumu mevcuttu. Hastaların %74,6 (176)'sına adjuvan tedavi verilirken; %25,4 (60)'üne verilmedi. Adjuvan tedavi alanlarla nod pozitifliği varlığı ve lenfovasküler invazyon varlığı arasında istatistiksel açıdan anlamlılık bulundu (p<0.001). Hastaların ortalama yaşı 73,56 (66-91) olup, tek ajan tedavi alan grupta 73,4 (66-87), kombine tedavi alan grupta 72,2 (66-85) ve tedavi almayan grupta 75,8 (66-91) bulundu. Adjuvan tedavi alanların %33,9 (80)'una tek ajan, %40,7 (96)'sine kombine tedavi verildi. En sık verilen adjuvan tedavi protokolleri sırasıyla; %27,5 (65) FOLFOX (Folinik asit + Flourourasil+ Oksaliplatin), %16,9 (40) Kapesitabin, %16,1 (38) 5-FU, %11 (26) XELOX (Kapesitabin+ Oksaliplatin) olarak saptandı. En sık verilen adjuvan tedavi protokolleri kendi aralarında değerlendirildiğinde FOLFOX rejimi ile hematolojik toksisiteler arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulundu (p< 0,001). Hematolojik olmayan yan etkiler ise en sık FOLFOX ve Kapesitabin rejimlerinde izlenirken , en az tek ajan 5-FU rejiminde izlendi (p=0,002). Hematolojik olmayan yan etkilerden diyare, el-ayak sendromu ve halsizlik yakınmaları ile kapesitabin tedavisi arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulundu (p< 0,001). Hastalarda gözlenen ve doz redüksiyonlarında belirleyici olan komorbid hastalıklar; %22 Konjestif Kalp Yetmezliği, %19,9 Koroner Arter Hastalığı, %16,9 komplikasyonsuz Diyabetes Mellitus, %18,2 Böbrek Yetmezliğiydi. İzlemde 236 hastanın 12'sinde (%5,1) lokal nüks; 35'inde (%14,8) metastaz geliştiği gözlendi. Hastaların ortalama izlem süresi 46 ay (minimum 1 ay-maksimum 99,4 ay) bulundu. 181 hastanın (%76,7) yaşadığı, 55 hastanın (%23,3) ex olduğu tespit edildi. Adjuvan tedavi alan hastaların yaş ortalaması 72,7 (66-87) bulundu. Bu hastaların 92'si Evre 0- 2C ; 84'ü Evre 3A-3C 'ydi. Evre 3A ve üstündeki evrelerde olan hastalarda kombine tedavi tercih edilirken; Evre 2C ve altındaki evrelerde olan hastalarda tek ajan ile adjuvan tedavi tercih edildiği görüldü. Hasta evreleri ile adjuvan tedavi seçimleri arasında (tek ajan/kombine) istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulundu (p<0,001). Hastaların genel sağ kalım süreleri (GSK) tedavi gruplarına göre analiz edildiğinde; tek ajan tedavi alan hastalarda 84,3 ± 3,5 ay (%95Cl 77,4-91,3), kombine tedavi alan hastalarda 77,9 ±3,2 ay (%95Cl 71,5-84,4), adjuvan tedavi verilmeyen hastalarda 66,9 ± 6 ay (%95Cl 55-78,7) olarak bulundu (p=0,014). Çalışmaya dahil edilen hastaların hastalıksız sağ kalım süreleri (HSK) alt gruplara ayrı ayrı bakıldığında ise; tek ajan tedavi alan hastalarda 87,67 ± 3,3 ay (%95Cl 81,13 - 94,22), kombine tedavi alan hastalarda 77,31 ± 3,3 ay (%95Cl 70,78 - 83,85), adjuvan tedavi verilmeyen hastalarda 86,40 ± 4,6 ay (%95Cl 77,42 - 95,45) olarak tespit edildi (p=0,412). Sonuçta; adjuvan tedavi durumuna göre genel sağ kalım ve hastalıksız sağ kalım analizleri yapıldığında tek ajan tedavi alan hastalar, kombine tedavi alan hastalar ve tedavi almayan hastalar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gözlenmedi. Çalışmamızda risk faktörleri ve komorbid hastalıklara göre tedavi seçimi yapıldığında, tedavi grupları arasında yapılan istatistiksel analizlerde anlamlı GSK ve HSK farkı saptanmaması , hastaların risk faktörleri ve tedavi endikasyonu açısından doğru yönetilmesine bağlanmıştır. Geriatrik hastaların tedavi planlanmasında bireye özgü, multidisipliner ve bütüncül yaklaşımlar önem kazanmaktadır. Yaşlarına uygun tedavinin bakım hedefleriyle örtüşmesini sağlamak, eşlik eden komorbiditelere ve hastalığa ait risk faktörlerine göre değişiklikler yapabilmek önemlidir.
Özet (Çeviri)
cancer (CRC) is the fourth most common cancer in the world and its incidence doubles every ten years between 40-80 years of age. Two-thirds of the patients are older than 65 years of age. In geriatric CRC patients, there is not much data on treatment selection, responses and toxicity. The aim of this study was to retrospectively evaluate the efficacy and tolerance of adjuvant chemotherapy in geriatric CRC patients who received adjuvant therapy. Between January / 2010-December / 2016, 236 patients aged 65 years who were admitted to Dokuz Eylül University Hospital Medical Oncology outpatient clinic were included in the study. 59.3% (140) of the patients were male and 40.7% (96) were female. 132 patients had colon cancer and 104 had rectal cancer. Regional lymph node involvement was present in 166 patients (70.3%). 74.6% (176) of the patients were given adjuvant therapy. There was statistically significant difference in the presence of node positivity and lymph-vascular invasion in patients receiving adjuvant therapy (p <0.001). The mean age was 73,56 (66-91), 73,4 (66-87) in the single agent treated group, 72,2 (66-85) in the combined treatment group and 75,8 (66-91) in the untreated group. . 33.9% (80) of the patients who received adjuvant therapy received single agent and 40.7% (96) of them received combined therapy. The most common adjuvant treatment protocols are; 27.5% (65) FOLFOX (Folinic asid + fluorouracil and oxaliplatin) , 16.9% (40) Capecitabine, 16.1% (38) 5-FU, 11% (26) XELOX (Capecitabine+ oxaliplatin). A statistically significant relationship was found between the FOLFOX regimen and hematological toxicities when the most common adjuvant treatment protocols were evaluated (p < 0.001). Non-hematological side effects were most frequently observed in FOLFOX and single agent Capecitabine regimens, while at least one agent was observed in the 5-FU regimen (p = 0.002). Non-hematologic side effects like diarrhea, hand-foot syndrome and fatigue were found to be significantly associated with Capecitabine regimen (p <0.001). Comorbid diseases observed in patients and decisive in dose reduction; 22% CHF, 19.9% CAD, 16.9% uncomplicated DM, 18.2% kidney failure. In the follow-up, 12 of the 236 patients (5.1%) had local recurrence; It was observed that 35 (14.8%) patients had metastasis. The mean follow-up period was 46 months (1-99.4), while 181 patients (76.7%) were observed to have a follow-up period. The mean age of patients receiving adjuvant therapy was 72.7 (66-87) years. 92 of them was Stage 0- 2C; 84 was Stage 3A- 3C. In Stage≥3A patients, combined treatment is preferred; Adjuvant treatment with single agent was found to be preferred in patients with Stage ≤ 2C (p <0.001). If we look at the overall survival rates (OS) of the patients; 84,3 ± 3,5 months (95% 77,4-91,3) in patients treated with single agent , 77,9 ± 3,2 months (95% 71,5-84,4) in patients treated with combined therapy , 66 9 ± 6 months (95%, 55-78, 7) in patients with no treatment (p = 0.014). Disease-free survival rates (DFS) of the patients included in the study were examined separately; 87.67 ± 3.3 months (95% Cl 81,13 - 94,22) in single-agent treatment , 77,31 ± 3,3 months (95% Cl 70,78 - 83,85) in combined treatment, 86,40 ± 4,6 months (%95Cl 77,42 - 95,45) in patients with no treatment (p = 0,412). As a result, there was no statistically significant difference between the groups receiving single agent therapy, combined treatment and not receiving treatment according to the adjuvant treatment status. In our study, the selection of treatment according to risk factors and comorbid diseases, the lack of significant OS and DFS differences in the statistical analysis among the treatment groups was attributed to the correct management of patients in terms of risk factors and treatment indication. Individual-specific, multidisciplinary and holistic approaches are important in the treatment planning of geriatric patients. It is important to ensure that appropriate age-matched treatment matches care objectives, and to make changes based on comorbidities and risk factors associated with the disease.
Benzer Tezler
- 70 yaş üstü kolon kanseri tanısı alan hastalar ile 50 yaş altı kolon kanserli hastaların klinik ve patolojik özelliklerinin karşılaştırılması
Comparison of clinical and pathological characteristics of patients with a diagnosis of colon cancer over 70 and patients with colon cancer under 50
BETÜL ERİŞMİŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
OnkolojiBaşkent Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZDEN ALTUNDAĞ
- Rektum kanseri nedeniyle küratif amaçlı aşağı anterior rezeksiyon ve abdominoperineal rezeksiyon yapılan hastaların lokal nüks, uzak metastaz ve sağ kalım açısından karşılaştırılması
Locoregional reccurence, distant metastasis and survey of the rectum cancer patients that curative operation performed as low anterıor resection or abdominoperineal resection
MEHLİKA BİLGİ KIRMACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Genel CerrahiDokuz Eylül ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEM TERZİ
- Rektum kanserinde neoadjuvan tedavi alan ile almayan hastaların lenf nodu sayılarının retrospektif olarak karşılaştırılması
Retrospective comparison of lymph node numbers in rectal cancer patients who received neoadjuvant treatment against no neoadjuvan treatment received
SERHAT BULDUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Genel CerrahiEge ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEMİL ÇALIŞKAN
- Kolorektal kanserde tedavi öncesi lenfopeninin prognostik önemi
Prognostic significance of pretreatment lymphopenia in colorectal cancer
DİLEK ERDEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
OnkolojiOndokuz Mayıs Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İDRİS YÜCEL
- İleri yaş lokal ileri ve ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında uygulanan tedaviler ve sağkalım oranları
Başlık çevirisi yok
MERVE KESKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PINAR ÇİMEN