ST elevasyonlu miyokart infaktüsü nedeniyle koroner anjiyografi yapılan hastalarda Tiyol/Disülfit dengesinin işlem öncesi ve sonrası infarkt ilişkili arter TIMI akımı ile ilişkisi
The relationship between thiol/disulfide homeostasis and pre-or post- interventional TIMI flow in patients who underwent coronary angiography with a diagnosis of ST segment elevation myocardial infarctus
- Tez No: 560224
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ÜMİT GÜRAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Oksidatif stres, Tiyol/disülfit dengesi, ST elevasyonlu miyokart infarktüsü, Disülfitler, Kalp hastalıkları, Koroner anjiyografi, Miyokard enfarktüsü, ST segmenti, Tiyoller, Oxidative stress, thiol/disulfide homeostasis, ST elevation myocardial infarction, Disulfides, Heart diseases, Coronary angiography, Myocardial infarction, ST segment, Thiols
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: ST elevasyonlu miyokart infarktüsünde (STEMI), perkütan koroner girişim (PKG) öncesi ve sonrası infarkt ilişkili arter (İRA) açıklığı, daha iyi klinik sonlanımlar ve mortalite ile ilişkilidir. Biz STEMI ile başvuran ve PKG uygulanan hastalarda işlem öncesi ve sonrası İRA açıklığı ile tiyol/disülfit dengesi arasındaki ilişkiyi araştırdık. Gereç ve Yöntem: Ağrı başlangıcı sonrası 12 saat içinde hastaneye başvuran ve PKG uygulanan 176 STEMI hastası prospektif olarak çalışmaya alındı. İRA açıklığı işlem öncesi (İÖ) ve sonrası (İS) TIMI (Trombolysis in Myocardial Infarction) akım derecesine göre belirlendi. İÖ ve İS TIMI akımı 0,1 ve 2 olanlar İRA non-patent ve TIMI akımı 3 olanlar İRA patent olarak sınıflandı. Bu hastalardan başvuru esnasında tiyol/disülfit dengesi ölçüldü. Bulgular: İşlem öncesi 71 (%40.3) ve İS 153 (%86) hastada İRA patent olarak izlendi. İÖ-İRA non-patent olan grupta kadın cinsiyet daha fazla (p=0.048) idi. İÖ-İRA patent olan grupta, İÖ-İRA non-patent olan gruba göre ejeksiyon fraksiyonu (p=0.043), albümin (p=0.004), hemoglobin (p=0.004), native tiyol (p<0.001), total tiyol (p<0.001) ve native/total tiyol oranı (p=0.001) daha yüksek; yaş (p=0.011), açlık kan şekeri (p=0.002), beyaz kan hücresi (p=0.016), kırmızı hücre dağılım genişliği (p=0.044), disülfit/native tiyol oranı (p<0.001) ve disülfit/total tiyol oranı (p<0.001) daha düşük izlenmiştir. İS-İRA patent olan grupta, İS-İRA non patent gruba göre ejeksiyon fraksiyonu (p=0.013), albümin (p=0.003), native tiyol (p<0.001), total tiyol (p<0.001) ve native tiyol/total tiyol oranı (p=0.023) daha yüksek; yaş (p=0.015), laktat dehidrogenaz (p=0.012), disülfit (p=0.021), disülfit/native tiyol oranı (p=0.001) ve disülfit/total tiyol oranı (p=0.003) daha düşük izlendi. Çok değişkenli regresyon analizinde native tiyol; İÖ (OR:1.08, %95 GA: 1.05-1.11, p<0.001) ve İS (OR:1.02, %95 GA: 1.01-1.03, p<0.001) İRA açıklığı ile anlamlı ve bağımsız olarak ilişkiliydi. Sonuç: Tiyol/disülfit dengesi ve özellikle native tiyol değeri STEMI hastalarında işlem öncesi ve sonrası İRA açıklığı öngördürücüsü olarak potansiyel bir oksidatif stres belirteci olabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: The patency of the infarct-related artery (IRA) before and after percutaneous coronary intervention (PCI) is associated with better clinical outcome and mortality in ST-elevation myocardial infarction (STEMI). In this study, we evaluated the pre- and post-interventional relationships between IRA patency and thiol/disulfide homeostasis in patients who presented with STEMI and underwent PCI. Material and Methods: A total of 176 patients with STEMI who had applied to the hospital within 2 hours following pain development and underwent PCI were prospectively enrolled in this study. The pre- and post-intervention (PrI and PoI, respectively) IRA patency values were determined according to TIMI (Thrombolysis in Myocardial Infarction) flow grades. Pre- and post-interventional TIMI flow grades of 0, 1 and 2 were defined as non-patent IRA, while a TIMI flow grade of 3 was defined as patent IRA. The thiol/disulfide homeostasis was determined from blood drawn at first application to our center. Results: The IRA was patent in 71 (40.3%) pre-interventional and 153 (86%) post-interventional measurements. Female sex was significantly more frequent in those with non-patent IRA at PrI (p=0.048). The levels of ejection fraction (p=0.043), albumin (p=0.004), hemoglobin (p=0.004), native thiol (p<0.001), total thiol (p<0.001) and native/total thiol ratio (p=0.001) were found to be significantly higher in those with patent IRA at PrI compared to those with non-patent IRA at PrI; whereas age (p=0.011), fasting blood glucose (p=0.002), white blood cell count (p=0.016), red blood cell distribution width (p=0.044), disulfide/native thiol ratio (p<0.001) and disulfide/total thiol ratio (p<0.001) were significantly lower. When those with patent IRA at PoI and those with non-patent IRA and PoI were compared, we found that the levels of ejection fraction (p=0.013), albumin (p=0.003), native thiol (p<0.001), total thiol (p<0.001) and native thiol/total thiol ratio (p=0.023) were significantly higher in patients with patent IRA at PoI; whereas age (p=0.015), lactate dehydrogenase (p=0.012), disulfide (p=0.021), disulfide/native thiol ratio (p=0.001) and disulfide/total thiol ratio (p=0.003) were significantly lower. Multiple regression analysis revealed that native thiol levels were independently and significantly associated with IRA patency at PrI (OR: 1.08, 95% CI: 1.05-1.11, p<0.001) and PoI (OR: 1.02, 95% CI: 1.01-1.03, p<0.001) Conclusion: The thiol/disulfide homeostasis and especially native thiol levels, as oxidative stress markers, may be utilized to predict pre- and post-interventional IRA patency in patients with STEMI.
Benzer Tezler
- Akut ST elevasyonlu miyokard infarktüsü nedeniyle revaskülarizasyon yapılan hastalarda tikagrelorun etkinliğinin hemoglobin a1c düzeylerine göre anjiografi verileriyle değerlendirilmesi
Evaluation of ticagrelor efficacy in patients undergoing revascularization due to acute ST-elevation myocardial infarction according to hba1c levels
FARUK AYDINYILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT TULMAÇ
- Miyokard infarktüsü ile başvuran diyabetik hastalarda geliş glisemi kontrol düzeyinin koroner arter hastalığının yaygınlık ve ciddiyetine etkisi
The effect of initial blood glucose level on the severty and extend of coronary arter disease in the diabetic patients wi̇th myokardi̇al infarction
TAYLAN ERDEM ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
KardiyolojiAkdeniz ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. Necmi DEĞER
- Sigara kullanan ve akut koroner sendrom tanısı alan hastaların taburculuk sonrası sigara içme durumları ve sigara kullanmaya devam edenlerde etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Evaluation of tobacco smoking status and related factors that effect continuing smoking after discharge in patients with acute coronary syndrom
AYBÜKE DEMİR ALSANCAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TİJEN ŞENGEZER
- Acil serviste ST yükselmesiz myokard infarktüsü (NSTEMI) ve anstabil anjina pektoris (AAP) hastalarının tanısında kardiyogonyometrinin tanısal değerinin araştırılması
Investigating the diagnostic value of cardiogoniometry in identifying patients with non-st segment elevation myocardial infarction (NSTEMI) and unstable angina pectoris (UAP) in the emergency department
MERVE AKIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
İlk ve Acil YardımEge ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜÇLÜ SELAHATTİN KIYAN
- Süperdominant sağ koroner arter varlığında vakaların demografik özelliklerinin, başvuru kliniklerinin, elektrokardiyografi ekokardiyografi ve koroner anjiyografide saptanan özelliklerinin tanımlanması
Identification of the demographic characteristics, application clinics, electrocardiography, ecocardiography and coronary angiography of the cases in the superdominant right coronary artery
HATİCE TOLUNAY