Geri Dön

Renal transplant alıcılarında immünsüpressif tedavide sirolimus ve kalsinörin inhibitörleri kullanımının karotis intima kalınlığı ve aterosklerotik plak oluşumuna etkisi: Prospektif çalışma

Impact of sirolimus and calcineurin inhibitors on carotis intima-media thickness and atherosclerotic plaque formation in renal transplant patients: A prospective study

  1. Tez No: 558673
  2. Yazar: ŞÜKRİYE JÜLİDE SAĞIROĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜRKAN TELLİOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Renal transplantasyon sonrası ilk yıllarda mortalitenin birinci ana nedenini kardiyovasküler komplikasyonlar oluşturur. Kardiyovasküler hastalığın (KVH) bilinen risk faktörleri olan hipertansiyon, diyabet, obezite, erkek cinsiyet, hiperlipidemi ve sigara içimi, renal transplant alıcılarında da prediktiftir. Sirolimusun (SRL) düz kas proliferasyonunu bloke ettiği ve vaskülopatiyi önlediği, bu şekilde de ateroskleroz progresyonunu yavaşlattığı ve kronik allogreft nefropatisini engelleyebileceği ileri sürülmüştür. Takrolimus (TAC) ve SiklosporinA (CsA) mükemmel immünsüpresyon sağlamalarına rağmen dislipidemik, hipertansif ve nefrotoksik yan etkilerinden dolayı KVH ve kronik allogreft disfonksiyonuna zemin hazırlarlar. Amaç: Bu çalışmada SRL'un posttransplant dönemde sıklıkla görülen myointimal hiperplazi ve ateroskleroz sürecine, bunun yanısıra kronik rejeksiyon döngüsüne etkisinin TAC ve CsA ile kıyaslanması hedeflendi. Gereç ve Yöntem: 2004-2006 tarihleri arasında kliniğimizde renal transplantasyona hazırlanan kronik renal yetmezlikli hastalarda operasyon öncesi, postop. 3., 6., 12. aylarda ve ikinci ve üçüncü yıllarda birer kez olmak üzere bilateral A. Karotis doppler ultrasonografı uygulanarak hastaların damar intima-media kalınlığında başlangıç değerine oranla artış olup olmadığı ortaya konuldu. Çalışma, üç grup olarak planlandı: Grup I: SRL, grup II: TAC, grup III: CsA kullanan hastalardan oluşturuldu. İstatistiksel analiz one way ANOVA, olasılık analizi ve Pearson korelasyon testiyle yapıldı. Bulgular: Demografik ve biyokimyasal özellikler açısından bir farklılık bulunmayan gruplardan SRL kullanılanlarda 3. yıl sonunda aterom plağı boyutlarında azalma, TAC ve CsA kullanılanlarda artma gözlendi. Boyut artışı TAC grubunda daha belirgindi ancak farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı değildi. SRL grubunda erken postop dönemde istatistiksel anlamlı olmasa da daha fazla hastanın akut red atağı geçirdiği görüldü. Sonuç: SRL myointimal hiperplaziyi azaltarak ateroskleroz sürecini tersine çevirmekte, bu yönüyle TAC ve CsA protokollerine kıyasla KVH riskini azaltmaktadır.

Özet (Çeviri)

Introduction: Cardiovascular disease (CVD) is the leading cause of mortality and morbidity for renal transplant recipients after renal transplantation. This study is aimed to assess and compare the effects of sirolimus (SRL) and calcineurin inhibitors (CNIs) on the progression of posttransplant atherosclerosis prospectively . Methods:The study included 82 renal transplant recipients operated between2004-2006. Bilateral B mode arterial carotis Doppler ultrasound was performed pretransplant and in follow-up during posttransplant 3 years for detection of the changes in arterial intima-media thickness (IMT) and atherosclerotic plaque dimensions in the carotid arteries. Time points for Doppler ultrasound performance were as follows; one week before the operation and 3, 6, 12, 24 and 36 months posttransplant. IL-2 receptor blockade was not used routinely. Selection for IL-2 receptor blockade usage was based on the history of immunosensitization and similar doses were administered. Outcome analysis was based on the comparison of the immunosuppressive regimen including SRL and CNIs (sirolimus, n=20, tacrolimus (TAC), n=31, cyclosporin A (CsA), n=31). Mycophenolate mofetil and steroids were adjunctive immunosuppressive drugs and used in similar doses in each group. Results: Patient characteristics were similar regarding mean age, duration of renal replacement therapy and the type of replacement therapy prior to the transplantation, family history of cardiovascular disease and presence of diabetes mellitus type I and II (p>0.05). Serum LDL levels were significantly higher in SRL group during post transplant follow-up (p<0.05). No graft loss was recorded during the study period. Mean serum creatinine levels at the last follow-up were 1,03+0,3 mg/dl, 1,3+0,3 mg/dl, 1,1+0,1 mg/dl in SRL, TAC and CsA groups respectively. Number of acute rejection episodes (biopsy proven) were 5, 2, 2 in SRL, TAC and CsA respectively and the differences were not statistically significant. Biopsy proven acute rejection episodes were slightly higher in the SRL group but this was not statistically significant (p>0,05). Although did not reach a statistically significant level patients in SRL group showed tendency to decreased carotid plaque dimensions where TAC and CsA increased the plaque progression and this difference was not statistically significant (p>0,05). Conclusion: SRL seems to reverse the progression of atherosclerosis and thereby possibly produce a risk reduction of CVD following renal transplantation when compared to TAC and CsA. Longer follow-up may clarify the benefit of SRL with regard to CVD related to immunosuppressive treatment in renal transplantation.

Benzer Tezler

  1. Çocuk nefroloji B.D polikliniğimizde izlediğimiz böbrek nakli hastalarında everolimus deneyimimizin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of everolimus experience in renal transplantation patients at department of pediatric nephrology outpatients

    BURCU MENEKŞE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBursa Uludağ Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OSMAN DÖNMEZ

  2. Renal transplantasyon yapılan hastalarda M-TOR inhibitörleri'nin kullanımı

    Uses of M-TOR i̇nhi̇bi̇torrs i̇n renal transplantation.

    AMMAR AJOUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURHAN SEYAHİ

  3. MTOR inhibitörü kullanan renal transplantasyon hastalarında ilaç yan etkilerinin retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of drug side effects in renal transplant patientsreceiving mtor inhibitors

    SABIR ISRAFILOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    NefrolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TOLGA YILDIRIM

  4. Böbrek nakli alicilarinda homosistein, parathormon, aktif vitamin D3 ve kemik mineral dansitometrisi arasindaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaulation of relationship between homocysteine, parathyroid hormone, active vitamin D3 and bone mineral density in renal transplant recipients

    ESRA ATEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NefrolojiÇukurova Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. MUSTAFA BALAL

  5. Renal transplant alıcılarında idrar anjiotensinojen düzeyi ile ilişkili parametreler

    Association between urinary levels of angiotensinogen and clinical parameters in renal transplant recipients

    ŞİYAR ERDOĞMUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NefrolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞULE ŞENGÜL