Geri Dön

Kronik myeloid lösemi tedavisinde kullanılan tirozin kinaz inhibitörlerinin yaşam kalitesi ve semptom yükü üzerine etkileri

Quality of life and symptom burden with tyrosine kinase inhibitors in patients with chronic myeloid leukemia

  1. Tez No: 553671
  2. Yazar: HAYRİ BOSTAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. TAYFUR TOPTAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirti ve semptomlar, Dasatinib, ErbB reseptörleri, Lösemi-miyeloid-kronik-BCR-ABL pozitif, Nilotinib, Yaşam kalitesi, İmatinib mesilat, Signs and symptoms, Dasatinib, ErbB receptors, Leukemia-myelogenous-chronic-BCR-ABL positive, Nilotinib, Quality of life, Imatinib mesilat
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Tirozin kinaz inhibitörlerinin (TKİ'ler) ortaya çıkmasıyla beraber, kronik miyeloid lösemili (KML) hastalar, yaş ve cinsiyet uyumlu sağlıklı popülasyonla benzer bir yaşam beklentisine sahip oldu. Derin moleküler yanıtı olan kronik faz KML hastalarında, tedavinin kesilebilirliğine dair bazı çalışmalar yürütülmekle beraber güncel yaklaşım, TKİ tedavisinin ömür boyu olması şeklindedir. Bu uzun süreli TKİ tedavisi sürecinde hastalardan bazıları, özellikle yorgunluk, ödem, kas krampları gibi ciddi semptomlar tariflemekte ve bu semptomlar yaşam kalitesinde ciddi düşüşe, tedaviyi yarıda bırakmaya ve bu nedenle hastalık progresyonuna neden olabilmektedir. Ek olarak, jenerik imatinib çeşitli ülkelerde lisansa sahiptir, retrospektif analizlerde ve pazarlama sonrası güvenlik izlemelerinde, orijinal imatinib ile benzer bir etkinlik ve güvenlik profiline sahip olduğu görülüyor. TKİ'leri arasında yapılan bir çok tedavi etkinliği çalışması olmasına rağmen, TKİ alan hastalarda yaşam kalitesi ve semptom yükü sorunları hala net olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Amaç: Orijinal imatinib, jenerik imatinib, dasatinib ve nilotinib alan hastalarda yaşam kalitesini ve semptom yükünü değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: En az üç ay süreyle herhangi bir TKİ almış olan KML'li 129 hastaya telefonla veya rutin poliklinik kontrolleri sırasında ulaşıldı, 121 hasta anketi kabul etti, kabul etmeyen 8 hasta çalışma dışı bırakıldı. Demografik ve hastalık ilişkili klinik veriler kliniğimiz dosya arşivinden elde edildi. Yaşam kalitesi, EORTC QLQ-C30 ve CML 24 modülü ile değerlendirildi. Semptom yükü, MDASI-CML ve EORTC QLQ-CML24 ile değerlendirildi. Anket skorlamaları ilgili modülün protokollerine göre hesaplandı. Grup karşılaştırmaları Kruskal-Wallis testi ile yapıldı. Bulgular: Popülasyonun medyan yaşı 53 (28-90) idi. 83 hasta (%81.4), düşük-orta Sokal risk skoruna sahipti. Hastaların büyük çoğunluğu iyi ECOG performans durumu (<2: %96) ve düşük komorbidite skoruna (HCT-CI<3: %90.8) sahipti. TKİ kullanma medyan süresi 31 (3-154) aydı. Hastaların EORTC QLQ-C30 ve CML24 modülüne göre ortanca genel sağlık durumları arasında anlamlı bir fark saptanmadı (p=0.94). MDASI-CML ve CML24 modülü sonuçlarına göre tüm gruplarda en sık saptanan semptom yorgunluk (%58.7) idi. İmatinib alan kolda vücut şişliği yakınması (p=0.02), ikinci kuşak TKİ alan kolda ise döküntü ve deri değişiklikleri daha fazla görülme eğilimindeydi (p=0.02). Ayrıca, orijinal imatinib kullanan hastalarda iştahsızlık diğer gruplara göre daha az olma eğilimindeydi (p=0.03), diğer semptomlarda gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Semptomların hastaların günlük yaşamsal aktivitelerini etkilemesi açısından gruplar arasında anlamlı fark olmadığı görüldü. Sonuç: Birinci ve ikinci kuşak TKİ'leri ve jenerik imatinibin yaşam kalitesi ve semptom yükü üzerindeki etkileri benzer sonuçlara sahiptir.

Özet (Çeviri)

Background: With the emergence of tyrosine kinase inhibitors (TKIs), patients with chronic myeloid leukemia (CML) have a similar life expectancy similar to those of age- and sex-matched healthy population. Although there are some studies about discontinuation of TKIs in chronic phase CML patients with deep molecular response, the current approach is that TKI treatment should be used lifelong. In the course of this long-term treatment with TKIs, some of the patients may report complaints, such as fatigue, edema, and muscle cramps, may lead to an impairment in quality of life, discontinuation of treatment, and disease progression. In addition, generic imatinib is licensed in various countries, and has a similar efficacy and safety profile as the original imatinib in retrospective analysis and post-marketing safety monitoring. Although there are many studies assessing treatment efficacy, quality of life and symptom burden in patients receiving TKIs have not been studied. Aim: We aimed to assess the quality of life and symptom burden in patients receiving original imatinib, generic imatinib, dasatinib, and nilotinib. Methods: A total of 129 patients with CML who received TKIs for at least three months were contacted by telephone or during routine outpatient follow-up visits. One hundred and twenty-one patients accepted to join the study, eight patients who did not accept the study were excluded from the study. Demographic and clinical data at the time of initial diagnosis were obtained from the hospital chart files. Quality of life was assessed by EORTC QLQ-C30 and CML-24 module. The symptom burden was assessed with MDASI-CML and EORTC QLQ-CML24. Survey scores were calculated according to the protocols of the relevant module. Group comparisons were made by Kruskal-Wallis test. Results: The median age of the study population was 53 (28-90) years. Eighty-three patients (81.4%) had a low-to-medium Sokal risk score. The ECOG performance status of most patients (<2: 96%) was good and had a low comorbidity score (HCT-CI <3: 90.8%). The median duration of TKI treatment was 31 (3-154) months. There was no significant difference between general health status of patients in terms of EORTC QLQ-C30 and CML-24 (p = 0.94). According to the results of MDASI-CML and CML-24 module, the most common symptom was fatigue (58.7%) in all groups. In patients receiving imatinib, swelling of hands, legs, feet, abdomen, and around eyes (p = 0.02), and in patients who use second generation TKI, skin changes and rash were observed more frequent (p = 0.02). In addition, in patients using the original imatinib anorexia tended to be less in comparison to other groups (p = 0.03), and no significant difference was found between the groups regarding other symptoms. There were no significant differences between the groups in terms of the effects of the daily life activities of the patients. Conclusions: First and second generation TKIs have similar quality of life and symptom burden.

Benzer Tezler

  1. Kronik myeloid lösemi hücre hattında tirozin kinaz inhibitörlerine karşı direnç mekanizmalarının araştırılması

    Investigation of resistance mechanisms against tyrosine kinase inhibitors in chronic myeloid leukemia cell line

    SEDA BAYKAL KÖSE

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    HematolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEYNEP YÜCE

  2. Kronik faz KML hastalarında tirozin kinaz inhibitörlerinin tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi: Tek merkez deneyimi

    Efficiency of tyrosin kinase inhibitors in chronic phase CML patients: A single center experience

    FERHAT ÇAÇA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıGaziantep Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HANDAN HAYDAROĞLU ŞAHİN

  3. Kronik miyeloid lösemili hastalarda tedavi uyumunun değerlendirilmesi

    Evaluation of treatment compliance in patients with chronic myeloid leukemia

    SENA ÇELİKTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    HemşirelikTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BURHAN TURGUT

  4. BCR-ABL pozitif hücrelerde tirozin kinaz inhibitörlerinin otofajik hücre ölümü üzerindeki etkileri

    The affect of the tirosine kinase inhibitors on the autophagic cell death in the BCR-ABL positive cells

    SEDA BAYKAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Tıbbi BiyolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ZEYNEP SERCAN

  5. Kronik miyeloid lösemi tedavisinde ruxolitinibin in vitro uygulanması ile meydana gelen moleküler biyolojik değişikliklerin incelenmesi

    Examination of molecular biologic changes that occur result of in-vitro application of ruxolitinib in chronic myeloid leukemia treatment

    BAKİYE GÖKER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Tıbbi BiyolojiEge Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇIĞIR BİRAY AVCI