Maternal D vitamin düzeyinin trimesterler arası değişimi, D vitamini eksikliğinde görülen obstetrik ve neonatal sonuçlar
Change of maternal vitamin D levels between trimesters, obstetric and neonatal outcomes in vitamin D deficiency
- Tez No: 552229
- Danışmanlar: PROF. DR. MERİH BAYRAM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Gebelik, Komplikasyonlar, Neonatal tarama, Vitamin D, Vitamin D eksikliği, Pregnancy, Complications, Neonatal screening, Vitamin D, Vitamin D deficiency
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Vitamin D, diyetle alınabilen, temelde ultraviolet ışınları etkisi altında sentezlenebilen, kolesterolden derive prohormondur. Vitamin D eksikliği tüm dünyada yaygın bir problemdir. Vitamin D; plasental implantasyon, immun fonksiyonlar, inflamatuar yanıt ve glukoz homeostazı üzerine etkilidir. Plazma 25(OH)D, vitamin D eksikliğini, endojen vitamin sentezini ve vitamin D takviyesini en iyi gösteren biyomarkerdır. D vitamininin yeterli seviyelerinin cut off değerlerini tanımlamak için kullanılan çalışmaların çoğunda farklılıklar vardır. Gebelikte optimal vitamin D düzeyleri belirlenmemiştir ve bu konu araştırma alanı olmaya devam etmektedir. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde Ocak 2016-Aralık 2017 tarihleri arasında takip edilip, her üç trimesterde D vitamin düzeyi değerlendirilen ve doğum yapan 179 hasta çalışmaya dahil edildi. Veriler, arşiv bilgilerinden ve elektronik data analizlerinden edinilerek kaydedildi. Hastaların tamamı Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü tarafından 'Gebelere D Vitamini Destek Programı' kapsamında 12. gebelik haftasından itibaren günde tek doz 1200 IU (9 damla) D vitamini desteği almaktaydı. Vitamin D düzeyleri; 20 ng/ml üzerinde olanlar yeterli, 20 ng/ml altında olanlar eksik olarak tanımlandı. Bu iki grup arasında doğum şekli, gestasyonel diyabet eşlik etmesi, preeklampsi gelişmesi, preterm doğum, SGA, düşük doğum ağırlığı, bebek doğum kilosu ve boyu gibi antenatal ve neonatal sonuçlar arasında fark olup olmadığının değerlendirilmesi planlandı. Eş zamanlı kord kanı D vitamin düzeyi değerlendirilen hastalarda, D vitamin eksikliğinin yenidoğan üzerindeki etkisi hakkında da değerlendirme yapılması planlanmıştır. Çalışmamızda vitamin D yetersizliği, ilk trimesterde %59, ikinci trimesterde %72, üçüncü trimesterde %62 olarak saptanmıştır. Üçüncü trimesterde ölçülen ortanca vitamin D düzeyi, birinci ve ikinci trimestere göre belirgin olarak yüksek saptanmıştır (p<0,001). Bebek kord kanı vitamin D düzeyi ile üçüncü trimester maternal vitamin D düzeyi arasında pozitif yönde orta düzeyde bir korelasyon saptanmıştır (p<0,001 / R:0,694). Ayrıca kord kanı D vitamin düzeyi yetersiz olan grupta bebek doğum kilosu ve doğum haftası anlamlı olarak düşük saptanmıştır. Maternal vitamin D düzeyi yetersiz olan grup ile GDM, preeklampsi, doğum şekli, doğum zamanı arasında ilişki saptanmamıştır. Çalışmamızda, üçüncü trimester D vitamin düzeyi <20 ng/ml olan grupta SGA bebek oranı yüksek saptanmıştır (p:0,045). Bebek doğum kilosu 2500 gr altında olan düşük doğum ağırlıklı grupta preterm doğum oranı yüksek gözlenmiştir (p:0,025). Düşük doğum ağırlığı olan grupta üçüncü trimester 25(OH)D vitamin düzeyleri yetersiz saptanmıştır (p:0,045). Çalışmadan elde edilen bulgular ışığında; D vitamini desteği verilen gebelerde 25(OH)D düzeyi ilk trimesterden gebeliğin sonuna kadar anlamlı olarak yükselse bile ortanca değerin istenilen düzeylere ulaşmadığı gözlenmiştir. Bu durum verilen dozların hastalar tarafından düzenli kullanılmaması ile, verilen dozun yetersizliği ile, ilacın veriliş şeklinin farklılığıyla ilgili olabilir. Bu nedenle öncelikle gebeler bilinçlendirilmelidir. Oral damla, intranasal ya da intramuskuler kullanım yolları da denenebilir. Maternal serum D vitamin düzeyi kord kanı ile koreledir ve yetersizliğinde düşük doğum ağırlıklı bebeklerin sıklığı artmaktadır. Prematüritenin getirdiği komplikasyonlardan kaçınılması için D vitamini durumu daha sıkı takip edilmelidir.
Özet (Çeviri)
Vitamin D is a cholesterol-derived, prohormone that can be taken on a diet and can be synthesized under the influence of ultraviolet rays. Vitamin D deficiency is a common problem all over the world. Vitamin D, is effective on placental implantation, immune functions, inflammatory response and glucose homeostasis. Plasma 25(OH)D is a biomarker that best demonstrates vitamin D deficiency, endogenous vitamin synthesis and vitamin D supplementation.There are differences in most of the studies used to define the cut off values of adequate levels of vitamin D. Optimal vitamin D levels were not determined during pregnancy and this topic remains a research area. The study included 179 patients who were followed-up between January 2016-December 2017 at the Gazi University Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology, who had been evaluated for vitamin D levels in all three trimesters and delivered in our clinic. Data were obtained from archival information and electronic data analysis. All of the patients received a single dose of 1200 IU (9 drops/day) vitamin D daily from the 12th gestational week within the scope of the Vitamin D Support to Pregnant Women Program by the General Directorate of Maternal and Child Health and Family Planning. Vitamin D levels; those who were above 20 ng/ml were identified as adequate, and those below 20 ng/ml were defined as deficiency. It was planned to evaluate whether there were any differences between antenatal and neonatal outcomes such as delivery type, gestational diabetes, preeclampsia development, preterm delivery, SGA, low birth weight, infant birth weight and height. It was planned to evaluate the effect of vitamin D deficiency on neonates in patients with concurrent cord blood vitamin D levels. In our study, vitamin D deficiency was found as 59% in the first trimester, 72% in the second trimester and 62% in the third trimester. The median vitamin D level measured in the third trimester was significantly higher than the first and second trimesters (p <0,001). A moderate positive correlation was found between the level of maternal vitamin D in third trimester and baby cord blood (p <0,001 / R: 0,694). In addition, in the group with inadequate cord blood vitamin D levels, birth weight and birth week were significantly lower. There was no relationship between the group with inadequate maternal vitamin D levels and GDM, preeclampsia, type of delivery and delivery time. In our study, SGA infant rate was found to be high in the group with a vitamin D level <20 ng / ml in the third trimester (p: 0,045). Preterm delivery rate was found to be high in the low birth weight group with a birth weight below 2500 g (p: 0,025). In the low birth weight group, 25(OH)D vitamin levels were found to be insufficient in the third trimester (p: 0,045). In the light of the findings obtained from the study; although 25(OH)D levels increased significantly from the first trimester to the end of the pregnancy, it was observed that the median value did not reach the desired levels in the pregnants who were given vitamin D supplementation. This may be related to the lack of regular use of the given doses by the patients, the insufficiency of the given dose and the difference in the mode of administration of the drug. Therefore, pregnant women should be informed firstly. Oral drops, intranasal or intramuscular routes of administration can also be tried. The maternal serum vitamin D level is correlated with cord blood, and the incidence of low birth weight infants is increasing. Vitamin D status should be followed more strictly in order to avoid complications caused by prematurity.
Benzer Tezler
- İlk trimerster 25(OH)D vitamin ve insulin seviyesi ile gestasyonel diabetes mellitus gelişimi arasında ilişki
Association between first-trimester 25(OH)D and insulin levels with development of gestational diabetes mellitus
ESRA KELEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZEHRA MELTEM PİRİMOĞLU
- Erken gebelik kayıplarının önceden belirlenmesinde ultrasonografik ve biyokimyasal belirteçlerin yeri
Prognostic significance of ultrasonographic and biochemical markers in the prediction of early pregnancy failure
HANDE AKBAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF.DR. RIZA MADAZLI
- Miadında komplike olmayan gebelerde D vitamini düzeyinin ultrasonda fetusun femur uzunluğu/abdominal çevre oranına (FL/AC) etkisi
Başlık çevirisi yok
BEGÜM AKTAŞ ÇİFTÇİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumMuğla Sıtkı Koçman ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MELİKE NUR AKIN
DOÇ. DR. BURCU KASAP
- Gebelikte vücut ağırlığı artışı ile hemoglobin düzeyi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between body weight increase and hemoglobin level during pregnancy
SADIK PORTAKAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ ÖZDEMİR
- Yenidoğanlarda nöral tüp defektlerinde risk faktörlerinin araştırılması
Investigation of risk factors in neural tube defects in newborn
NUSHABA ABDULLAYEVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METE AKISÜ