Evre C proliferatif vitreoretinopatili nüks retina dekolmanlarında pars plana vitrektomi ve pars plana vitrektomi ile kombine skleral band uygulamasının karşılaştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 549526
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CENGİZ ALAGÖZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
- Anahtar Kelimeler: Nüks regmatojen retina dekolmanı, proliferatif vitreoretinopati, skleral band, Proliferative vitreoretinopathy, recurrent rhegmatogenous retinal detachment, scleral buckle
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Proliferatif vitreoretinopati nedeniyle nüks retina dekolmanı gelişen olgularda uygulanan pars plana vitrektomi (PPV) ve pars plana vitrektomi ile kombine skleral band cerrahisini karşılaştırarak, bu yöntemlerin anatomik ve fonksiyonel başarı oranlarının, ameliyat sırasında ve sonrasında gelişen komplikasyonlarının değerlendirilmesi Gereç-Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Beyoğlu Göz EAH Retina Kliniğinde 2015-2017 yılları arasında daha önce regmatojen retina dekolmanı tanısıyla PPV cerrahisi uygulanmış ancak postoperatif dönemde evre C proliferatif vitreoretinopati (PVR) nedeniyle nüks dekolman gelişmiş olgular dahil edildi. Olguların demografik özellikleri, oftalmolojik muayene bulguları, nüks cerrahi prosedür çeşidi, müdahale sırasında veya sonrasında gelişen komplikasyonlar ve cerrahi sonrası takip süreleri not edildi. Olguların başvuru sırasında ve cerrahi sonrası 1., 3., 6., 12. aydaki ve son vizitteki en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK) seviyeleri kaydedildi. Bulgular: Çalışma kapsamında değerlendirmeye alınan 60 olgunun 31'ine PPV, 29'una PPV ile kombine skleral band cerrahisi uygulanmıştı. Ortalama yaş 55,9 ± 16,3 (19-80) idi. Pre-operatif ve postoperatif tüm kontrollerde EİDGK değeri PPV grubunda anlamlı ölçüde yüksek bulundu (p <0,05). Gruplar arasında pre-operatif PVR evresi karşılaştırıldığında kombine cerrahi grubunda, PPV grubuna göre anlamlı şekilde daha yüksekti (p <0,05). Makula tutulumu; PPV grubunda 8 olguda (%25,8), kombine cerrahi grubunda 15 olguda (%51,7) mevcuttu ve bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p <0,05). Makula tutulumu olan olguların son kontrollerindeki EİDGK açısından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmadı (p=0,225). Olguların lens durumları açısından gruplar arasında anlamlı farklılık izlenmedi. PPV grubunda 16 olguya (%51) retinotomi ve / veya retinektomi uygulanırken kombine cerrahi grubunda 14 olguda (%48) uygulanmıştı, istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmadı (p=0,800). Postoperatif GİB artışı PPV grubunda 11 olguda (%35,5), kombine cerrahi grubunda 6 olguda (%20,7) izlendi. En yüksek GİB artışına yol açan tamponadın 11 olguyla, 1000 centistoke (cst) silikon yağı olduğu görüldü ve diğer tamponadlarla karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,029). PPV grubunda 19 olguda (%61,3), kombine cerrahi grubunda ise 23 olguda (%79,3) anatomik başarı mevcuttu. Tekrar nüks gelişen olgular, PPV grubunda 12 (%38,7) iken kombine cerrahi grubunda 6 (%20,7) idi ve gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmadı (p=0,128). Sonuç: Proliferatif vitreoretinopatiye bağlı nüks retina dekolmanlarında PPV ve PPV ile kombine skleral band cerrahisi benzer anatomik başarıya sahipken, fonksiyonel başarı PPV grubunda daha ön planda izlenmektedir. Postoperatif dönemde nüks dekolman gelişimi açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamasa da kombine cerrahi grubunda nüksün daha az olduğu görülmüştür. Makula tutulumu olan olgularda ise sonuç görme keskinliği açısından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır.
Özet (Çeviri)
Purpose: To evaluate the anatomical and functional success and per-op or postoperative complications of different surgical methods in patients with recurrent retinal detachment due to proliferative vitreoretinopathy. Methods: In this retrospective study, patients who had previously undergone Pars Plana Vitrectomy with the diagnosis of rhegmatogenous retinal detachment between 2015-2017 at University of Health Sciences, Beyoglu Eye Training and Research Hospital, Retina Department, however, patients who developed recurrent retinal detachment due to Grade C proliferative vitreoretinopathy in the postoperative period were included in the study. Results: Within the scope of the study 60 patients, 31 had PPV, 29 had PPV-scleral buckling group. The mean age was 55.9 ± 16.3 (19-80) years. In pre-operative and post-operative controls, BCVA was significantly higher in the PPV group (p <0.05). Comparing the pre-operative PVR stage between the groups was significantly higher in the combined surgery group than the PPV group (p <0.05). There were 8 patients (25.8%) in the PPV group and 15 patients (51.7%) in the combined surgery group with macular involvement and this difference was statistically significant (p <0.05). No significant difference was found between the groups in terms of BCVA in the final follow-up of patients with macular involvement (p = 0.225). There was no significant difference between the groups in terms of lens status. Retinotomy and/or retinectomy was performed in 16 patients (51%) in PPV group and in 14 (48%) patients in the combined surgery group, no statistically significant difference was found (p = 0.800). Postoperative IOP increase was observed in 11 patients (35.5%) in the PPV group and in 6 patients (20.7%) in the combined surgery group. In 11 cases that had the highest IOP increase, 1000 cst silicone oil was used as tamponade and this was statistically significant compared to the other tamponades (p = 0.029). Anatomical success was found in 19 patients (61.3%) in the PPV group, and 23 patients (79.3%) in the combined surgery group. The recurrence rate was 12 patients (38.7%) in the PPV group and 6 patients (20.7%) in the combined surgery group and no statistically significant difference between the groups (p = 0.128). Conclusion: In the recurrent retinal detachment due to proliferative vitreoretinopathy, PPV and PPV-scleral buckle surgery have similar anatomical success. But functional success is more prominent in the PPV group. No significant difference was found between the groups in final visual acuity in patients with macular involvement.
Benzer Tezler
- Yırtıklı retina dekolmanı olgularında subretinal sıvıda hücresel adezyon moleküllerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
EBRU TOKER
- Meme kanserlerinde C-erb B-2 onkoproteini varlığı ve prognostik faktörlerle ilişkisi
Başlık çevirisi yok
OYA GÖRE
- Erken ve ileri evre gastrointestinal stromal tümör olgularında DOG1 ve ki-67 doku belirteçlerinin tanısal ve prognostik önemi
Diagnostic and prognostic roles of tissue markers; dog1 and ki-67, in gist patients with localized or advanced / metastatic disease
DİDEM SÖZÜTEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
OnkolojiÇukurova Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BERKSOY ŞAHİN
- Endometriyumun endometrioid ve seröz karsinomlarında östrojen, progesteron, c-erbB-2, p53, ki-67, GLUT-1, heparanaz ve galectin-3'ün araştırılması
Investigation of estrogen, progesterone, c-erbB-2, p53, Ki-67, GLUT-1, heparanase and galectin-3 in Endometrioid and Serous carcinomas of the endometrium
ÇİĞDEM BERNA EGE