Geri Dön

Karaciğer kitlelerinin tanı ve takibinde konvansiyonel MR bulgularının yanı sıra difüzyon ağırlıklı görüntülemenin rolü

The role of diffusion weighted imaging in diagnosis and follow-up of liver masses alongside conventional MRI findings

  1. Tez No: 548916
  2. Yazar: AHMET TANYERİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖMER FARUK KUTSİ KÖSEOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Karaciğer Lezyonları, Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG), Difüzyon Ağırlıklı Görüntüleme (DAG), ADC (Apperent Diffusion Coefficient), Difüzyon katsayısı, Difüzyon manyetik rezonans görüntüleme, Karaciğer hastalıkları, Karaciğer neoplazmları, Manyetik rezonans görüntüleme, Neoplazmlar, Teşhis, Liver Lesions, Magnetic Resonance Imaging (MRI), Diffusion-Weighted Imaging (DWI), Diffusion coefficient, Diffusion magnetic resonance imaging, Liver diseases, Liver neoplasms, Magnetic resonance imaging, Neoplasms, Diagnosis
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı MRG (manyetik rezonans görüntüleme)'de saptanan karaciğer lezyonlarının tanı ve takibinde kantitatif ADC (apperent diffusion coefficient) verilerinin etkinliğini araştırmaktadır. Gereç-Yöntem: Aralık 2014-2017 yılları arasında, karaciğerde solid ve/veya kistik lezyon saptanan 18 yaş ve üzeri 948 hastadan 524'ü çalışmaya dâhil edilmiştir. Tedavi takibinde olan 40 olgunun iki MRG'si, diğer her olgu için tek MRG ve her tetkikte bir lezyondan ölçüm yapılmıştır (564 tetkik; 564 ölçüm). 1,5 Tesla MRG cihazı ile edilen konvansiyonel sekanslarda lezyonun yeri, boyutu, kenar-sınır özellikleri, T1-T2 sinyali değerlendirilmiştir. Kantitatif ADC ölçümleri (minimum, maksimum, ortalama) ve lezyon kontrastlanma paterni lisanslı görüntü analiz yazılım programı aracılığıyla bulunmuştur. İstatistiksel analizde (SPSS 22. versiyon, MedCalc 18. versiyon) p <0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Toplam 524 (242 erkek, 282 kadın) olgudan 350 (%67)'si benign, 174 (%33)'ü malign tanı almıştır. Olguların yaş ortalaması 60 (±12/21-88)'dı. Benign lezyonlarda ortalama boyut 30 (±20/10-125) mm, malign lezyonlarda 52 (±40/10-200) mm idi. Bening-malign lezyon grupları arasında minimum, maksimum ve ortalama ADC değerleri için önemli ölçüde istatistiksel anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,001/Mann-Whitney U). Rutin pratikte sıkça kullanılan ortalama ADC için eşik değer 1,72 x10-3mm2/s alındığında benign- malign ayırımında duyarlılık %83, özgüllük %98, negatif prediktif değer %99, pozitif prediktif değer %74 bulunmuştur (ROC analizi, MedCalc). Hepatosellüler karsinomların (HSK) iyi, orta ve kötü diferansiyasyon gösteren tipleri arasında minimum ADC için istatistiksel anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,001/One-Way ANOVA). Li-RADS sınıflamasına göre ise L3-L4-L5 grupları arasında ADC değerlerinde anlamlı farklılık saptanmamıştır (p:0,698). Tedavi altındaki malign lezyonlardan boyutsal regresyon gösterenlerde ADC değerindeki artış anlamlı bulunmuştur (p<0,001/Wilcoxon T test). Sonuç: Konvansiyonel MRG sekanslarının yanında kantitatif ADC ölçümleri benign-malign lezyon ayrımında, HSK'ın diferansiyasyon derecelendirmesinde ve tedavi yanıtının doğru değerlendirilmesinde faydalı bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

Purpose: The aim of this study is to investigate the efficiancy of quantitative ADC (apperent diffusion coefficient) data in the diagnosis and follow-up of liver lesions detected in MRI (magnetic resonance imaging). Material-Method: 524 out of 948 patients who had solid and/or cystic hepatic lesions detected in MRI between december 2014-2017 and aged 18 and over, were included in the study. One lesion was measured at each examination. Two MRIs of 40 patients who were under follow-up and one MRI for each another patient. (564 examinations; 564 measurements). The location, size, margin-border and T1-T2 signal characteristic of the lesion were evaluated with 1.5 Tesla MRI device. Quantitative ADC measurements (minimum, maximum, mean) and lesion enhancement pattern were identified through the licensed image analysis software program. Statistical analysis (SPSS v22, MedCalc v18) p<0.05 was considered significant. Results: Out of 524 (242 male, 282 female) cases 350 (67%) were benign and 174 (33%) were malignant. The mean age of the patients was 60 (±12/21-88). The mean size was 30 (±20/10-125) mm in benign lesions and 52 (±40/10-200) mm in malignant lesions. Statistically significant difference was found for the minimum, maximum and mean ADC values of benign-malignant lesion groups (p <0.001, Mann-Whitney U). When the mean ADC value which used commonly in routine practice taken 1.72 x10-3mm2/s as cut-off value for the differentiation of benign-malignant lesions, sensitivity was 83%, specificity was 98%, negative predictive value was 99% and positive predictive value was found 74% respectively (ROC analyse, MedCalc). Statistically significant difference was found between the good, moderate and poor differentiation types of hepatocellular carcinomas (HCC) for minimum ADC (p <0.001/One-Way ANOVA). According to the Li-RADS classification, there was no significant difference between the L3-L4-L5 groups in ADC values (p: 0.698). The increase in ADC values in malign lesions which showed dimensional regression under treatment, were significant. (p <0.001/Wilcoxon T test). Conclusion: In addition to conventional MRI sequences, quantitative ADC measurements were found to be useful in the differentiation of benign-malign lesions, in the differentiation histological grading of HCC and in the correct evaluation of treatment response.

Benzer Tezler

  1. Karaciğerinde sebebi bilinmeyen kitle tanısıyla gastroenteroloji polikliniğine başvuran olguların prospektif izlenmesi

    Follow-up of the patients admitted with liver masses of unknown origin to Gastroenterology clinic: A prospective study

    FATMA ERGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    GastroenterolojiCelal Bayar Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ELMAS KASAP

  2. Fokal solid karaciğer kitlelerinin benign-malign ayrımında hepatik elastografinin tanı değeri

    Diagnostic value of hepatic elastography of liver masses distinguishing benign from malign

    EDA ALMUS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Radyoloji ve Nükleer TıpGaziosmanpaşa Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ZAFER ÖZMEN

  3. Karaciğer benign ve malign kitlelerinde adc ve rölatif adc değerlerinin karşılaştırılması

    Comparison of adc and relative adc values in benign and malign liver masses

    NEŞE UÇAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bakanlığı

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYLİN HASANEFENDİOĞLU BAYRAK

    DOÇ. DR. ELİF EVRİM EKİN

  4. Karaciğer kitle lezyonlarında ultrason kontrast ajanlarının geçerliliği

    The Diagnostic validity of US contrast agents in focal liver lesions

    FATİH ALPER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Radyoloji ve Nükleer TıpAtatürk Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. PINAR POLAT