Yeni oral antikoagülan kullanmakta iken serebrovasküler olay (iskemik veya hemorajik) geçiren ve nöroloji kliniğine yatırılan hastaların epidemiyolojik incelemesi ve serebrovasküler olay oranının araştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 541516
- Danışmanlar: DOÇ. DR. OĞUZHAN KURŞUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroloji, Neurology
- Anahtar Kelimeler: Antikoagülanlar, Atriyal fibrilasyon, Retrospektif çalışmalar, İlaç değerlendirme, İnme, İskemi, Anticoagulants, Atrial fibrillation, Retrospective studies, Drug evaluation, Stroke, Ischemia
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
İskemik inmelerin %20-35'inden kardiyoemboli sorumludur. Kardiyoembolik inme ağır bir klinik tablodur ve tekrarlama riski yüksektir. Kardiyoembolik inmelerin yaklaşık olarak yarısı AF' ye bağlı olup, non-valvüler AF ise %20-25' lik bir kısmından sorumludur. AF hastalarında warfarinin inmeyi önlemede, plaseboya ve aspirine kıyasla belirgin üstünlüğü olmasına rağmen kullanımındaki bazı zorluklar (besin-ilaç etkileşimi, INR takip zorluğu, eliminasyonunun geç, yarılanma ömrünün uzun olması, etkinliğinin karaciğer fonksiyon bozukluklarıyla değişmesi gibi) yeni nesil oral antikoagülanlara geçişin esas nedenidir. Bu çalışmada yeni nesil oral antikoagülan (dabigatran, apiksaban, rivaroksaban, edoksaban) kullanırken serebrovasküler olay (iskemik veya hemorajik) ve GIS kanama geçiren hastalar retrospektif olarak incelenmiş, farklı ilaç kullanan hastalarda bahsi geçen komplikasyonlar arasında farklılık olup olmadığı, farklılık varsa; bunlara yol açan olası nedenlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmamızda, retrospektif olarak Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kliniğine 01.01.2017-01.07.2018 tarihleri arasında acil servisten sereberovasküler olay ön tanısı ile konsülte edilen 4112 hasta retrospektif olarak tarandı. 33'ü kadın 22'si erkek 55 hasta çalışmaya dâhil edildi. Çalışmaya dâhil edilen hastaların %90,9' unda iskemik inme, %5,8' inde hemorajik inme, %3,3'ünde ise GİS kanama izlenmiştir. 55 hastanın 18 tanesi dabigatran kullanmaktaydı, bu gruptan ilaç dozu 2x150 mg olanlar (n=14) daha çok SVO geçirmişti. Bu hastaların 11'i iskemik SVO, üçü ise hemorajik SVO (2si parankimal hematom, biri travmatik olmayan subdural hematom) tanısı ile servisimize kabul edilmişti. Dabigatran kullanmakta olan gruptaki SVO prevalansındaki bu yüksekliğin nedeni; iskemik SVO haricinde hemorajik SVO geçiren üç hastanın da dabigatran 2x150 mg kullanan grupta olmasına bağlanmıştır. Bu hasta grubu nedeni ile SVO prevalansı dabigatran grubunda yüksek bulunmuştur. Yüksek doz dabigatran kullanmakta iken iskemik SVO geçirilmesi ise, hastaların doz atlamış olabileceği düşündürmüştür. Rivoraksaban kullanan hasta sayısının fazla olması ise, günde tek doz alınması dolayısıyla kullanımındaki kolaylık olarak düşünülmüştür. Çalışmamızın sonucunda tüm YOAK gruplarında komplikasyon olarak SVO'nun arttığı gözlemlenmiştir. Tüm ilaç gruplarında iskemik SVO oranındaki artışın nedeni olarak ilaç yarı ömrünün kısa olması olarak düşünülmüştür. Warfarinin aksine ilaç kan düzeyi takip gerekliliği olmaması, hasta ve hasta yakınlarının ilaç dozlarına daha az önem göstermesine yol açmış olabileceğinden, ilaç dozlarının atlanması da bu komplikasyon fazlalığına etkide bulunmuş olabilir. Çalışmamızda ilaçlar arasında iskemik SVO oranları arasında anlamlı bir farklılık bulunmasa dahi, beklenildiği gibi aynı grup içerisinde farklı dozlarda ilaç kullanımının SVO oranlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa yol açmış olduğu saptanmıştır.
Özet (Çeviri)
Cardiac embolism is responsible for 20-35% of ischemic strokes. Cardioembolic stroke is a severe clinical presentation and has a high risk of reccurence. At least half of cardioembolic strokes are related to AF. Non-valvular AF is responsible for 20- 25% of all cardioembolic strokes Although warfarin has a significant superiority compared to placebo and aspirin in patients with AF, some difficulties in its use (nutrient-drug interaction, INR followup difficulty, long elimination period, prolonged half-life, alterations in blood levels due to liver malfunctions) are the main reasons for the transition to new generation oral anticoagulants. In this study, 4112 patients who were consulted to the Neurology Department of Ankara Numune Education and Research Hospital from the emergency department between 01.01.2017-01.07.2018 are surveyed retrospectively .Out of these 4112, 55 patients (33 women, 22 men) were included. 90.9% of these patients suffered from ischemic stroke, while the other 5.8% had hemorrhagic stroke and 3.3% had GIS bleeding. Of the 55 patients, 18 were using dabigatran, and those with a dose of 2x150 mg (n = 14) had more CVA. Eleven of these patients were admitted to neurology ward with the diagnosis of ischemic SVO and three patients with hemorrhagic CVA (2 parenchymal hematomas, one non-traumatic subdural hematoma). The reason for this elevation in the prevalence of CVA in dabigatran using group is thought to be due to three patients having haemorrhagic CVA as a complication while undergoing dabigatran 2x150 mg therapy. The prevalence of CVA was high in the dabigatran group due to this group of patients. Skipping doses may have caused higher ischemic CVA ratios in the dabigatran group. The number of patients using rivoraxaban was highest among all. Its single tablet per day dosage may have contributed to this high number. The reason for the increase in ischemic CVA ratio in all drug groups in NOAC's is thought to be the fact that, their half-lives are short. Another reason can be that, unlike warfarin regular blood level follow up is not necessary; as a result patients and their relatives would not think that skipping tablets may cause complications. Although there was no significant difference between the rates of ischemic CVA among the NOAC's in our study, a statistically significant difference was found in CVA rates of different doses of same drugs.
Benzer Tezler
- Antakya tarihi ticaret merkezi mekansal yapı değişim ve gelişim sürecinin kent ticaret merkezi planlamasına etkinliği
The Effectiveness of spatial structural chance and development period of the historical trade center of Antakya in the urban trade planning
NEVİN TURGUT
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Şehircilik ve Bölge PlanlamaGazi ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NURCAN UYDAŞ
- İzmir'de bazı yolların kapatılarak yaya bölgeleri oluşturma da kent peyzajını geliştirme açısından yeniden planlanması üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
BAHAR TÜRKYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Şehircilik ve Bölge PlanlamaEge ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
- Çoklu amaçların çözümlemesinde amaç programlaması ile genelleştirilmiş ters yaklaşımı ve yem sanayiinde bir uygulama
Goal programming and generalieed inverse approaches in the multi-objective analysis and application in feed industry
HASAN BAL
- Bazı yer ve sırık fasulye çeşitlerinde optimal melezleme şartlarının tespiti üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
TÜRKAN KOÇLU