Romatizmal zeminde mitral kapak replasman cerrahisi ile eşzamanlı triküspit kapak cerrahisi uygulanan ve uygulanmayan hastalarda triküspit kapağın orta-uzun dönem fonksiyonlarının değerlendirmesi
Evaluation of the mid-long term functions of tricuspid valve according to the status of concurrent tricuspid valve surgery with mitral valve replacement surgery on rheumatic basis
- Tez No: 540079
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET KAAN KIRALİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Anjiyoplasti, Cerrahi-kardiyovasküler, Kalp fonksiyon testleri, Kalp hastalıkları, Mitral kapak, Mitral kapak yetmezliği, Romatizmal hastalıklar, Romatizmal kalp hastalıkları, Triküspid kapak, Triküspid yetmezliği, Angioplasty, Surgery-cardiovascular, Heart function tests, Heart diseases, Mitral valve, Mitral valve insufficiency, Rheumatic diseases, Rheumatic heart disease, Tricuspid valve, Tricuspid valve insufficiency
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç Romatizmal mitral kapak cerrahisi uygulanan hastalarda eşzamanlı triküspit kapak tutulumunun varlığı ve konkomitant cerrahi açısından endikasyon tanımlamaları literatürde kısıtlıdır. Çalışmamızda amaç; romatizmal mitral kapak cerrahisi sırasında cerrahi müdahale edilmeyen triküspit kapakların, orta-uzun dönemdeki seyri ve eş zamanlı cerrahi müdahale edilen vakalarda en iyi cerrahi müdahale yönteminin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem 01.01.2011-31.12.2014 tarihleri arasında S.B.Ü. Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde romatizmal kapak patolojileri zemininde mitral kapak replasmanı uygulanmış tüm hastaların verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Tüm hastalar, mitral kapak replasmanına ek olarak triküspit kapağa müdahale edilip edilmemesine göre; mitral kapak replasmanı esnasında triküspit kapağa onarım yapılmayanlar (Grup I), de Vega onarım yapılanlar (Grup II) ve ring ile onarım yapılanlar (Grup III) olarak üç gruba ayrıldı. Çalışmaya toplam 333 hasta dahil edildi. Geç dönemde ileri triküspit kapak yetersizliğinin gözlenmesi, triküspit kapağa yönelik yeniden girişim ihtiyacı ve hastaların uzun dönem fonksiyonel kapasiteleri değerlendirildi. Bulgular Ortalama yaş 45,2±9,7 yıl (min 18, maks 60) idi. Çalışmada kadın hasta çoğunluğu hakimdi (%69,1). Hastaların 178 (%53,4)'ine mitral kapak replasmanına ek olarak triküspit kapak onarımı yapıldı. Geri kalan 155 hastaya onarım yapılmadı. Triküspit kapak onarımı olarak çoğunlukla (%30,0) de Vega sütür anüloplasti uygulandı. Bunun yanısıra 78 (%23,4) hastada ring ile onarım uygulandı. 13 hastada (%3,9) erken dönemde mortalite görüldü. Uzun dönem sonuçlar incelendiğinde; grup III'te, geç dönemde ileri derecede triküspit kapak yetersizliği ve triküspit kapak için yeniden girişim ihtiyacı gözlenmedi ve gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlı idi (sırasıyla p<0,001 ve 0.05). Fonksiyonel kapasite açısından değerlendirildiğinde ise; grup III'te NYHA III ve IV görülme oranı, geç dönemde diğer gruplara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı olarak düşüktü (p=0.02). Sonuç Romatizmal kalp hastalığı bulunan bireylerde mitral kapak tutulumuna sıklıkla triküspit kapak tutulumu eşlik ettiğinden mitral kapak ile eşzamanlı triküspit kapak cerrahisi uygulanmalıdır. Romatizmal zeminde triküspit yetmezliğinde ring anuloplastinin, sütur (de Vega) annuloplastiye göre uzun dönem sonuçlarının daha üstün olduğu kanaatindeyiz.
Özet (Çeviri)
The presence of simultaneous tricuspid valve involvement in rheumatic mitral valve surgery and indicative indications for concomitant surgery is limited in the literature. The aim of this study was to investigate the mid-long-term course of tricuspid valves without surgical intervention during rheumatic mitral valve surgery and to investigate the best surgical intervention in patients with concomitant surgical intervention. Materials and Method The data of all patients who underwent mitral valve replacement on the basis of rheumatic valvular pathologies were evaluated retrospectively between 01.01.2011 and 31.12.2014 at the SBU Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Training and Research Hospital. In addition to mitral valve replacement, all patients were divided into three groups as non-repair (Group I), concomitant tricuspid valve repair either with DeVega annuloplasty (Group II) or ring annuloplasty (Group III). A total of 333 patients were included in the study. In the late period, advanced tricuspid valve insufficiency was observed and the need for re-intervention for the tricuspid valve and also the long-term functional capacity of patients was evaluated. Results The mean age was 45.2±9.7 years (min 18, max 60). The majority of the female patients were in the study (69.1%). Tricuspid valve repair was performed in 178 patients (53.4%) in addition to mitral valve replacement. The rest was not repaired. De Vega suture annuloplasty was performed mostly in tricuspid valve repair (30.0%). In addition, 78 (23.4%) patients underwent repair with the ring annuloplasty. Early mortality was seen in 13 patients (%3,9). When the long term results are examined; in Group III, severe tricuspid valve insufficiency and need for re-intervention for tricuspid valve was not observed and the difference between the groups was statistically significant (p <0.001 and 0.05, respectively). In terms of functional capacity; the incidence of NYHA III and IV in group III was significantly lower in the late period compared to the other groups (p= 0.02). Conclusion Since mitral valve involvement is frequently accompanied by tricuspid valve involvement, simultaneous tricuspid valve surgery should be performed with mitral valve in individuals with rheumatic heart disease. In tricuspid regurgitation with rheumatic involvement; we believe that the long-term results of ring annuloplasty are superior to the suture (de Vega) annuloplasty.
Benzer Tezler
- Spondiloartropatili hastalarda HLA-B27 allelleri ve hastalık parametreleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi
HLA-B27 alleles in patients with spondylarthropathies and their relationship with disease parameters
AYHAN KAMANLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonFırat ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZGE ARDIÇOĞLU
- Ankilozan spondilitli hastalar ile sağlıklı kontrollerde core stabilizasyon ve dengenin karşılaştırılması
Comparison of core stabilization and balance in healthy controls and patients with ankylosing spondylitis
YASEMİN ACAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
Fizyoterapi ve RehabilitasyonDokuz Eylül ÜniversitesiFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURSEN İLÇİN
- NON-radyografik spondilartrit ve ankilozan spondilit hastalarında serum oksitosin düzeylerinin ölçülmesi ve bu düzeylerin hastalık klinik parametreleriyle ilişkilerinin araştırılması
The measurement of serum oxytosine levels in non-radiographic spondylartrit and ancylosis spondylitis patients and the investigation of the relationship with clinical parameters
ÖZKAN YÜKSELMİŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
RomatolojiDicle ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ÇAĞLAYAN
- Romatoid artritte subklinik ateroskleroz ile karotis arter intima-medya kalınlığı ve serum MMP-9 düzeylerinin ilişkisi
The association of subclinical atherosclerosis in rheumatoid arthritis with circulating MMP-9 concentrations and karotid artery intima media thickness
SERHAT IŞIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
BiyokimyaGazi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ŞEMİNUR HAZNEDAROĞLU